Sözleşmeyi haklı fesheden tarafın karşı tarafın zarar iddiasına karşı korunması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1847 E. 2020/682 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sabit fiyatlı bir sürekli edim ilişkisinde, fiyatların değişen ekonomik koşullara (döviz kuru, vergi artışı gibi) göre belirli aralıklarla gözden geçirilmesi taahhüt edilmiş ancak bu taahhüde uyulmamışsa, karşı tarafın bu nedenle sözleşmeyi feshetmesi haklı nedene dayanır ve fesih nedeniyle piyasadan daha yüksek fiyatla tedarik yapıldığına dayalı zarar iddiası (mahsup) dinlenmez. Ayrıca taraflar arasında alacak miktarında ihtilaf bulunmayan, ticari defter kayıtlarıyla mutabık likit alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmenin davacı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve davalının zarar iddiasının dinlenip dinlenemeyeceği → ret
İddia: Davalı vekili, mahkemenin dayandığı gerekçelerin hukuka aykırı olduğunu, yazılı kesin delille ispatı gereken hususlarda somut bilgi/belge bulunmadan davanın kabul edildiğini, taraflar arasındaki bağlayıcı sözleşmenin göz ardı edildiğini, olağanüstü hal ilanı ile fesih tarihi arasında yaklaşık 6 ay bulunduğunu, davacının haksız feshi sonrası müvekkilinin sabitlenen fiyatlarla ürün almaya devam ederek zarara uğradığını, bu nedenle kendisinin borçlu değil alacaklı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasında 07/06/2016-2017 tarihleri arasında geçerli, alım-satım bedellerinin sabit tutulduğu bir sözleşme imzalanmıştır; sözleşmenin 3. maddesinde ise devlet müdahalesine ve yabancı para kuruna bağlı fiyatların altı ayda bir gözden geçirileceği kararlaştırılmıştır. Davacı, dolar kurundaki artış ve vergi oranlarındaki yükselmeyi ileri sürerek altı aylık sürenin dolmasından sonra sözleşmeyi feshetmiştir. Davalının bu değişen koşullara uygun olarak birim fiyatların gözden geçirilmesi taahhüdüne uymadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının feshi haklı nedene dayanmaktadır; davalının, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle piyasadan daha yüksek fiyatla tedarik yaptığına dayalı zarar iddiası dinlenemez. Olağanüstü hal ilanının tek başına mücbir sebep sayılamayacağı da belirtilmiş, ancak esas gerekçe davalının fiyat gözden geçirme taahhüdüne uymamış olmasıdır. Bu nedenle itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetli olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, kararda kendisi aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatının tutarının yazılı olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraf ticari defterlerinin mutabık olduğu, esasen takip konusu tutar hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı ve alacağın likit nitelikte olduğu anlaşılmakla, hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra/inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sabit fiyatlı sözleşmelerde tarafın fiyat gözden geçirme taahhüdüne uymamasının, karşı tarafın feshini haklı kılacağı ve bu durumda uymayan tarafın zarar iddiasının dinlenemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer sürekli edim sözleşmelerindeki fesih uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ haklı fesih↗ sürekli edim sözleşmesi↗ icra inkar tazminatı↗ likit alacak↗ mücbir sebep↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1847
KARAR NO 2020/682
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/07/2018
NUMARASI 2017/514 Esas - 2018/812 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/07/2020
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında ticari satıma ilişkin akdi ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu ilişki kapsamında davalıya sattığı mal bedelinden kaynaklanan 3.918,72- TL borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, icra/inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili,tarafların 07/06/2016 tarihinde 07/06/2016-2017 tarihleri arasında uygulanacak alım-satım sözleşmesi akdettiklerini, davacının Beşiktaş ....Noterliği vasıtasıyla keşide ettiği 18/01/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin 26/04/2017 tarihi itibariyle 5.832,70-TL zarara uğradığını, bu tarihten sonra zararın devam edeceğini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, hatta alacaklı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının sözleşmenin kuruluşu sırasında davalı tarafa verdiği fiyatların piyasanın çok altında kaldığı, döviz kurundaki aşırı artış ve ülkemizde olağanüstü hal ilanı da gözetildiğinde küçük çapta bir işletme olan davacıdan zarara uğrama pahasına, sözleşmede belirlenen şartlarla satış yapmasının ve sözleşmenin devamının beklenemeyeceği ve sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı, açılan davanın 3.918,72- TL'lik asıl alacak miktarı ile sınırlandırıldığı ve davacının takip tarihi itibariyle 3.918,71 TL (asıl) alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; mahkemece dayanılan gerekçelerin hukuka aykırı olduğunu, yazılı kesin deliller ile ispatı gereken hususlarda herhangi bir bilgi ve belge bulunmamasına rağmen suni gerekçeler ile huzurdaki davayı kabul ettiğini ve taraflar arasında bağlayıcı sözleşmeyi dışladığını, olağanüstü halin ilanı ile fesih tarihi arasında neredeyse 6 ay bulunduğunu, davacının sözleşmeyi haksız bir şekilde feshetmesinden sonra davalının 1 yıl boyunca fiyatlarını sabitlediği ürünleri daha yüksek bedellerle almak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, müvekkilinin davacıya borçlu değil bilakis davacıdan alacaklı konumunda olduğunu,kararın taraflar arasındaki sözleşmeye ve dosyaya yansıyan verilere, hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kararda davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatının tutarının yazmadığını, davacının yaptığı fesih işleminin hukuka uygun olup olmadığının tespitinin gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacı tarafından davalıya tedarik edilen ürün bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıdan tahsiline ilişkin yapılan takibe itirazın iptali ilişkindir.İcra takip konusu tutarın tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu ,esasen bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı ,davalının takip konusu tutar kadar borçlu bulunduğu,ancak davalı tarafın savunmasının davacının sözleşmeyi zamansız feshi nedeniyle piyasadan daha fazla fiyata tedarik edilen ürünler nedeniyle davalının zarara uğradığı,borçlarını uğradıkları zarara mahsup ettiklerine ilişkindir. Alım- satım sözleşmesinin 3. maddenin d bendinde; İşbu sözleşmenin 1 nolu ekinde belirtilen alım satım bedelleri, işbu sözleşme süresince sabittir.
Ancak, sadece devlet müdahaleli çay, şeker gibi malzemeler de USD bazında alınan A4 kağıdının birim fiyatları taraflarca 6 ayda bir defa olmak üzere değerlendirilecektir.Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.20I7 tarihli Beşiktaş....Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarname ile; ‘ haziran ayı itibariyle yenilenen sözleşmenin işleyişinin imkansız hale geldiği ,haziran 2016 usud satış kuru 2.936.61 iken % 28 oranında arttığı ,11.11.2016 (tarihli) resmi gazete'de 2016/ 9422 İthalat rejimi kararı ile büro ve kırtasiye tüketim ürünlerine % l7-25 aralığında ek vergi uygulamasına başlandığı,sözleşmenin 6.madde g bendi içeriğinin( savaş hali, yaygın şiddet olayları, idari merci kararları(olağan üstü hal uygulaması) hayata geçirilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından davacıya gönderilen 27.01.2017 tarih Bakırköy ....Noterliği'nin ... Yevm. nolu ihtarnamesi ile;",sözleşmenin haksız bir şekilde feshedilmesinden doğan veya ileride doğabilecek her türlü menfi veya müspet veya dolaylı ve doğrudan zararlarında tazmini yoluna gidileceği" bildirilmiştir. Hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında icra/inkar tazminatına hükmedildiği anlaşılmakla likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. 07/06/2016 tarihinde 07/06/2016-2017 tarihleri arasında sabit fiyat uygulanacak satış sözleşmesi imzalanmış ,sözleşmenin 3.maddesinde yabancı para ve devlet müdahalesine açık fiyatların 6 ayda bir gözden geçirileceği kararlaştırılmış,ancak davalının fiyatların sabit olduğundan bu isteği reddettiği anlaşılmaktadır.Davacının artırılan vergi oranları ,dolar kurundaki artışı ileri sürerek 6 aylık süre dolduktan sonra sözleşmeyi feshettiği ve haklı nedene dayandığı anlaşılmakla davalının zarar iddiası dinlenemez.
Olağanüstü hal ilanı mücbir sebeb sayılamaz ise de davalı taraf değişen koşullara uygun olarak birim fiyatların gözden geçirileceği taahhüdüne uymamış olup ,davacının haklı feshi nedeniyle davalının zarar iddiasının dinlenmemesinde ve itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.İstinaf sebepleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 267,69- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 66,93- TL harcın mahsubu ile bakiye 200,76- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Hükümden sonra davacı gider avansından karşılanan 39-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/07/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/266907 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi