6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faturanın tebliği ve KDV iadesi kaydından tebliğ karinesi çıkarılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1829 E. 2020/686 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Belirli süreli bir hizmet sözleşmesi kapsamında düzenli olarak fatura kesildiği ve borçlunun bu faturalara ilişkin dönemlerde sözleşmeyi feshettiğini ispatlayamadığı durumda; borçlunun vergi dairesine bildirdiği alım belgeleri (BA formu) ile takip konusu faturanın tutar ve dönem itibarıyla örtüşmesi ve bu belge üzerinden KDV iadesinden yararlanılmış olması, faturanın borçluya tebliğ edildiğinin kabulü için yeterli karine oluşturur; borçlu bu karineyi çürütecek somut bir delil ileri sürmedikçe fatura bedelinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği ve buna bağlı borç sorumluluğu → ret

İddia: Davalı vekili, takibe konu faturanın müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, faturayı tebliğ aldığı bildirilen kişinin şirket bünyesinde hiçbir dönemde istihdam edilmediğini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını ve müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasında belirli süreli servis hizmet sözleşmesi imzalanmış, sözleşme süresi boyunca düzenli olarak aylık faturalar kesilmiştir. Davalının Vergi Dairesinden getirtilen BA formlarına göre, davalı ilgili yıllarda davacıdan hizmet satın aldığını bildirmiş; sözleşme kapsamındaki ay sayısına denk gelen sayıda belge bildirilmiştir. Takip konusu faturanın tutarı, davalının 2014 yılı için Vergi Dairesine bildirdiği belge tutarına tekabül etmekte ve bu belge nedeniyle KDV iadesinden yararlanılmıştır. Bu durum, faturanın davalı tarafından tebliğ alındığının kabulünü gerektirir. Davalı, yargılama sürecinde sözleşmeye itiraz etmemiş, sadece faturanın tebliğ edilmediğini ve borcu bulunmadığını ileri sürmekle yetinmiştir. Sözleşme süresi içinde düzenli olarak kesilen ve önceki aylara ait bedelleri itirazsız ödenen faturalar da gözetildiğinde, sözleşmeyi feshettiği ispatlanmayan davalının, sözleşme süresi içinde düzenlenen son aya ait fatura bedelinden de sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Fatura tebliğinin doğrudan ispatı bulunmadığı hallerde, borçlunun vergi dairesine bildirdiği alım belgeleri ve bu belgeler üzerinden KDV iadesinden yararlanılmış olması gibi dolaylı delillerden tebliğ karinesi çıkarılabileceğine ilişkin değerlendirme, benzer itirazın iptali davalarında emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari satım fatura tebliği BA formu KDV iadesi ispat yükü servis hizmet sözleşmesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1829

KARAR NO 2020/686

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/03/2018

NUMARASI 2015/259 Esas - 2018/245 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/07/2020

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında yürütülen ticari ilişki sonucunda müvekkilinin davalıdan faturaya dayalı alacağının oluştuğunu, davalı şirkete "personel taşımacılığı hizmeti" verildiğini ve ödeme yapılmadığından davalı hakkında yasal takibe geçildiğini, davalının haksız ve dayanaksız itirazı ile takibi durdurduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamını ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davaya bakmanın mahkemenin yetkisi kapsamında olmadığını, İstanbul İcra Dairelerinin yetkili bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, faturanın davalıya tebliği ile ilgili getirtilen belgelerden ... isimli alıcı tarafından teslim alındığının anlaşıldığı, yapılan araştırmada ve getirtilen SGK kayıtlarına göre; adı geçenin davalı şirket çalışanı olmadığının belirlendiği, ancak bu durumun davalıyı borçtan kurtarmayacağı, sözleşmenin içeriğinin davalının kabulünde olup, hizmetin verildiği, 1 yıllık süre içerisinde daha önceki aylara ilişkin hizmet bedelinin ödendiği, sözleşmeye göre; son ay olan Ocak 2014 ile ilgili hizmet bedeline ilişkin düzenlenen faturanın davalıya tebliği kanıtlanamamış ise de; sözleşme kapsamında verilen hizmet nedeniyle bedelinin tahsili gerektiği, ayrıca davalının personel taşıma hizmetinin başka bir taşıma şirketinden sağlandığı konusunda bir savunma ileri sürülmediği de dikkate alındığında davacının verilen hizmet kapsamında davalı şirketten belirtilen tutarda alacağının bulunduğu ve davalının takip dosyasındaki itirazının bu miktar üzerinden iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; takibe konu olan faturanın müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, bu husus göz ardı edilerek bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile davacının arasında sözleşme ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturanın sözleşmenin yerine getirilmesi safhası ile ilgili bir belge olduğunu, faturanın ancak bir ispat aracı olarak kullanılması gerektiğinin Ticaret kanununda belirtildiğini, .... Ltd. Şti.'nin 31/01/2014 tarih, .... gönderi numarası ile tebliğ edildiği söylenen faturanın müvekkiline ulaşmadığını, sonraki aşamada faturanın .... adında biri tarafından tebliğ alındığını, ancak bu kişinin kayıtlara göre de hiçbir dönemde kesinlikle istihdam edilmediğinin ortaya çıktığını, müvekkil şirketin davacı şirketten sözleşme gereği bir hizmet almadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasında 29.1.2013 tarihinde imzalanan ve 29.1.2014 tarihine kadar geçerli olacağı kararlaştırılan sözleşme ile servis sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı tarafından eldeki davadan evvel davalı hakkında yine 2013 yılına ait servis hizmet faturalarından kaynaklanan 59.056,93-TL si asıl alacak olmak üzere 60.115,34-TL alacağın tahsili için 24.1.2014 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, alacaklı davacı vekili tarafından 21.3.2014 tarihinde alacağın haricen ödendiği bildirilerek icra dosyası infazen kapatılmıştır.Davacının bilirkişi tarafından incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre; taraflar arasında 2013 yılı 1.ayından itibaren başlamak üzere her ay düzenli olarak aylık faturalar düzenlendiği, son olarak düzenlenen faturanın 30/01/2014 tarihli ocak ayı faturası olduğu, davacı tarafça talep olunan cari hesap bakiyesinin sözleşmenin son ay ücretine tekabül ettiği, davalı tarafça son aya ilişkin faturanın ödenmediği bakiyenin 11.196,70-TL olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca davalının Vergi Dairesinden BA formları getirtilmiş incelenmesinde 2013 yılında 11 adet belge ile davacı Transay'dan hizmet satın aldığı ,2014 yılında ise 1 adet belge ile hizmet aldığı hususunu Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmaktadır.2014 yılında alınan belgenin tutarı takibe konu olan faturanın KDV hariç tutarı olan 9.488-TL dir. Düzenlenen belge adedi sözleşme içeriği ay sayısı kadardır. Davalının yargılama sürecinde sözleşmeye bir itirazı olmamış, faturanın tebliğ edilmediğini ,icra takibine itirazında da borcu bulunmadığını bildirmekle yetinmiştir. Getirtilen BA formuna göre takip konusu 1 adet faturanın Vergi Dairesine bildirimi yapılmış, KDV iadesinden yararlanılmıştır. Buna göre faturanın davalı tarafından tebliğ alındığı kabul edilmelidir.

Sözleşme süresi içerisinde düzenli olarak faturalar düzenlenmiş ve davalı tarafça icra takibi yoluyla takibe itiraz edilmeksizin ödenen önceki aylar bedeli de gözetildiğinde belli bir süreyle servis hizmet alım sözleşmesi imzalayan davalının sözleşmeyi feshettiği ileri sürülüp ispat edilmediğine göre sözleşme süresi içerisinde düzenlenen fatura bedelinden sorumlu olacağı sonucuna varılmaktadır.Toplanan tüm delillere göre tebliğ alındığı sonucuna varılan fatura kapsamı hizmeti alan davalının takip dosyasındaki itirazının bu miktar üzerinden iptali gerektiğine ilişkin gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 764,84-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 191,21-TL harcın mahsubu ile bakiye 573,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 42-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/266894 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.