6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hekimin kusurundan doğan zararda mesleki sorumluluk sigortacısına rücu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2292 E. 2020/754 K. · · İlk derece: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Davacının nitelemesi: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle Rücu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Hastanede gerçekleştirilen ameliyat sırasında hastanın vücudunda cisim unutulması nedeniyle doğan zarardan, ameliyatın usulünce tamamlanmasındaki asıl sorumluluk hekime ait olduğundan sigortalı hekim kusurlu kabul edilir; hastaneyi işleten şirket kusursuz olsa da müteselsil sorumludur ve fazla ödemeyi yapan, TBK m. 62 gereği diğer müteselsil sorumlulara rücu hakkına sahiptir. Mesleki sorumluluk sigortası kapsamının belirlenmesinde esas alınacak tarih, zarara sebep olan tıbbi müdahalenin (olayın) gerçekleştiği tarihtir; ihbar tarihi değil.

Ele alınan sorunlar

Poliçe geçerlilik tarihi ve husumet itirazı → ret

İddia: Davalı, müvekkili şirketin düzenlediği poliçenin geçerlilik tarihinin 08/08/2011-08/08/2012 olduğunu, davanın ihbar tarihinin 10/10/2012 olup poliçe vadesi dışında kaldığını, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı ... ile sigortalısı olan dava dışı Dr. ... arasında 08/08/2011-08/08/2012 tarihleri arasını kapsayan poliçe numaralı Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Ameliyat (olay) tarihi 24/04/2012 olduğundan, poliçe kapsamı belirlenirken esas alınacak tarih ihbar tarihi değil olay (zarar doğuran fiil) tarihidir; bu tarih poliçe süresi içinde kaldığından davalı sigorta şirketi poliçe kapsamındadır ve sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hekimin kusuru ve hastane şirketinin müteselsil sorumluluğu → ret

Gerekçe: Doktor ile hasta arasındaki ilişki vekalet ilişkisi olup, vekil sonucun elde edilmemesinden değil, sonuca ulaşmak için gösterdiği özenden sorumludur ve işçi sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlı olarak hafif kusurundan dahi sorumludur. Doktor, hastanın zarar görmemesi için mesleki ve genel hayat deneylerine göre gereken dikkat ve özeni göstermek zorundadır; bu nedenle doktorun meslek alanındaki bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsurudur. Dosyadaki adli tıp raporu ve mahkemece alınan raporda, sigortalı hekimin ameliyat bölgesini kapatmadan önce gerekli kontrolleri yapmadığı ve hastanın vücudunda ameliyat malzemesi (Pean) unutulduğu tespit edilmiştir. Ameliyata giren hemşirenin malzeme sayımı yapmaması da kusurlu eylem olarak gösterilmiş olsa da, ameliyatın usulünce tamamlanmasında asıl sorumluluk hekime aittir; hemşirenin sayım yapmamasına karşın hekimin uyarı yapıp tutanak düzenlenmesi konusunda titiz davranması gerekirdi. Bu nedenle zarara sebebiyet veren temel kusurlu eylem sigortalı doktorun fiilidir. Hastane yönetimini yapan şirketin sorumluluğu için kusurlu olması gerekmez; davacı şirket kusursuz olsa da TBK m. 62 gereği tazminattan müteselsil sorumlu olacaktır. Kural olarak sigorta şirketleri üçüncü kişilere karşı sigortalının kusuru oranında mesuliyet sahibidir. Davalı sigorta şirketi, dava dışı hastaya ödenen tazminattan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve TBK m. 62 gereği sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Mesleki sorumluluk sigortasının kapsamının, poliçe süresi içinde gerçekleşen zarar doğurucu olay tarihine göre belirlenmesi gerektiği ve hastane işletmecisinin, hekimin kusurundan doğan zarardan kusursuz olsa da müteselsil sorumlu olduğu ve sigortacının bu zarardan rücu kapsamında sorumluluğu yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali rücu müteselsil sorumluluk tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası vekalet ilişkisi hekim kusuru icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 62

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2292

KARAR NO 2020/754

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/06/2017

NUMARASI 2016/50 Esas- 2017/662 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/09/2020

İlk derece mahkemesince verilen davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Dr. ... tarafından davacı şirkete ait hastanede 24/04/2012 tarihinde dava dışı ...'ın ameliyatının gerçekleştirildiğini, bu ameliyatta Dr. ...'ın hastanın karnında cisim unutması nedeni ile davacı şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada 2012/484- 2014/111 E/K sayılı ilamı ile 200-TL maddi , 30.000-TL manevi tazminata hükmedildiğini, ilamın Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe konulması üzerine davacı şirketin 04/07/2014 tarihinde 44.620-TL ödeme yaptığını, dava dışı ...'ın davalı ... şirketine ''Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'' ile sigortalı olduğunu, bu nedenle ödenen bedelden davalı ...

sorumlu olduğundan davalı hakkında Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinde kendilerine herhangi bir belge gönderilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe limiti olan 400.000-TL ile sınırlı sorumlu olduklarını, mahkemece hükmedilen tazminatın hangi oranda sigortalı doktorun kusuruna isabet ettiğinin belli olmadığını, zarar ile hekimin eylemi arasındaki illiyet bağının araştırılması gerektiğini, hastanenin kusurlu eylemi de belirlenerek kusurun ayrıştırılmasını istediklerini, sigortalı hekimin kusuru oranında tazminattan sorumlu olacaklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, sigortalı hekimin ameliyat bölgesini kapatmadan önce gerekli kontrolleri yapmadığı, hastanın iç vücut boşluğunda ameliyat malzemesi unutulduğu, ameliyata giren hemşirenin de malzeme sayımı yapmamasının kusurlu eylem olarak gösterildiği, ameliyatın usulünce tamamlanmasında asıl sorumluluğun hekime ait olduğu, ameliyat hemşiresinin malzeme sayımını yapmamış olmasına rağmen bu konuda hekim tarafından uyarı yapılması ve tutanağın düzenlenip imzalanması konusunda titiz davranılması gerektiği, sigorta şirketinin davadan ve tazminattan haberdar olduğu, o nedenle takibe itirazı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, 44.620 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine Dr. ...'ın müvekkili şirket bünyesinde dava konusu olayı kapsayan herhangi bir tıbbi kötü uyulamaya ilişkin zorunlu hekim sorumluluk poliçesine rastlanılmadığını, müvekkili şirket tarafından düzenlendiği iddia olunan poliçenin geçerli olduğu vade tarihleri 08/08/2011-08/08/2012 olup, davanın müvekkili şirkete ihbar tarihinin 10/10/2012 olduğunu, davanın ihbar tarihi itibariyle poliçe geçerlilik vadesi dışında kaldığını, davanın ihbar tarihini kapsar poliçenin müvekkili şirket tarafından düzenlendiğinden husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın reddi gerekirken müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı şirketin işlettiği hastanede çalışan hekimin sebep olduğu tazminatın, hekimin mesleki sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle itirazın iptali istemidir. Dosya kapsamına göre; dava dışı hasta ... tarafından, gerçekleştirilen tıbbi müdahale (ameliyat sonrası hastanın karın kısmında cisim unutulması) işlemine karşılık olmak üzere davacı şirket ve doktor (...) aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılmıştır. Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/484 E.-2014/111 K. sayılı ilamı ile 200-TL maddi, 30.000-TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Davalı ... şirketine de yargılama aşamasında dava ihbar edilmiştir.

Davacı şirket tarafından hasta tarafından aleyhlerine başlatılan ilamlı icra takibi neticesinde dosya borcu haricen ödenmiştir. Yargıtayın doktor ile hasta arasındaki ilişkiyi vekalet ilişkisi olarak niteleyen yerleşik kararlarına göre, vekil iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumlu olup, bu sorumluluk işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Buna göre, vekil işçi gibi özenle davranmakla yükümlü olup, hafif kusurunda dahi sorumludur. Doktor da, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat deneylerine göre herkese yüklenebilecek olan dikkat ve özeni göstermek zorundadır. O nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Kural olarak sigorta şirketleri, üçüncü kişilere karşı sigortalının kusuru oranında mesuliyet sahibidir. Dosyada mevcut gerek asıl tazminata ilişkin davada alınan Adli Tıp raporunda, gerekse Mahkemece alınan raporda da sigortalı hekimin ameliyat bölgesini kapatmadan önce gerekli kontrolleri yapmadığı, hastanın iç vücut boşluğunda ameliyat malzemesi unutulduğu belirtilmiştir. Yine ameliyata giren hemşirenin de malzeme sayımı yapmaması kusurlu eylem olarak gösterilmiştir. Olayın oluş biçimine bakıldığında, zarara sebebiyet veren temel kusurlu eylemin sigortalı doktorun fiili olduğu görülmektedir. Zira, ameliyatın usulünce tamamlanmasında asıl sorumluluk hekime aittir. Ameliyat hemşiresinin malzeme sayımını yapmamış olmasına rağmen bu konuda hekim tarafından uyarı yapılmalı, tutanağın düzenlenip imzalanması konusunda titiz davranılmalıdır.

Bu bağlamda; hastanın vücudunda "Pean" unutulmasının tek kusurlusu davalı tarafın sigortalısı olan dava dışı doktor, tıbbi müdahale sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle meydana gelen zarardan ve tazminat taleplerinden sorumlu olmalıdır. Hastane yönetimini yapan şirketin sorumluluğu için kusurlu olması gerekmez. Davacı şirket kusursuz olsa da tazminattan müteselsil sorumlu olacaktır. TBK. m. 62 'ye göre; ....tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. Davalı ... ile sigortalısı olan dava dışı Dr. ... arasında 08/08/2011-08/08/2012 tarihleri arasını kapsayan ...

poliçe numaralı "Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi" düzenlenmiştir. Somut olayda, Ameliyat (olay) tarihi 24/04/2012 olduğundan poliçe kapsamında kalmaktadır. Davalı ..., dava dışı hastaya ödenen tazminattan "Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları" ve TBK. m. 62 gereği sorumludur. Bu itibarla davanın kabulüne ilişkin hükme yönelik ileri sürülen istinaf sebeblerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.344,86- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 837,- TL harcın mahsubu ile bakiye 2.507,86 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 55,80- TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 03/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/266859 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.