6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterlerin ibrazından kaçınmanın ispat yükü açısından sonucu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2108 E. 2020/750 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari defter ve kayıtlarını incelemeye ibraz etmeyen tarafın aleyhine olan defter kaydı ve bilirkişi tespitleri esas alınır; usulüne uygun tutulmuş defter kayıtları karşı tarafça çürütülemezse alacağın ispatı için yeterli görülür. Ayrıca, Vergi Usul Kanunu'na göre irsaliyeli fatura olarak düzenlenen faturalarda, mal teslimini ayrıca kanıtlamak için sevk irsaliyesi düzenlenmesi şart değildir. Borçlu tarafın, takip konusu fatura bakiyesine ilişkin olarak kısmi ödemede bulunması, o fatura bakiyesini zımnen kabul ettiği anlamına gelir.

Ele alınan sorunlar

Davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin ispat yükü açısından değerlendirilmesi → ret

İddia: Davalı, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, mal teslim alınmadığını ve borcu bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin ise incelemeye kendi defterlerini ibraz etmediği tespit edilmiştir. Davalı ticari defterlerini ibraz istenilmesine rağmen incelemeye sunmadığından, davacının kanuna uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İrsaliyeli faturalarda ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenme zorunluluğunun bulunmaması → ret

İddia: Davalı, takibe dayanak faturalara ilişkin sevk irsaliyesi bulunmadığını, malın teslim alındığının ispatlanamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava dosyasına ibraz edilen faturalar Vergi Usul Kanununa göre irsaliyeli fatura olarak düzenlendiğinden, ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Faturaların irsaliyeli fatura olması nedeniyle, davalının iddia ettiği ürünlerin teslimi konusunda fatura ekinde ayrıca sevk irsaliyesi olma şartı bulunmadığından, davacının takip konusu irsaliyeli fatura içeriği ürün teslimini kanıtladığının kabulü gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı şirket yetkilisince yapılan kısmi ödemenin fatura bakiyesinin kabulü niteliğinde olması → ret

Gerekçe: Bilirkişi raporuna göre, mal tesliminden sonra davalı şirket yetkilisi tarafından toplu ödemeler gerçekleştirildiği, ticari ilişkinin devam ettiği dönem boyunca bu şekilde sürdüğü, takibe konu cari hesap bakiyesinin oluştuğu tarihten sonra da şirket yetkilisinin kredi kartı ile kısmi ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Takip dayanağı faturalar nedeniyle kısmi ödeme yapan davalının, fatura bakiyesinin de kabulünde olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, ticari defterlerini incelemeye ibraz etmeyen tarafın bundan olumsuz sonuç çıkarılması ve irsaliyeli faturalarda ayrıca sevk irsaliyesi ibrazı gerekmediği yönündeki tespitler, benzer cari hesap alacağı davalarında ispat yükü ve delil değerlendirmesi açısından yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter ibrazı ispat yükü irsaliyeli fatura sevk irsaliyesi kısmi ödeme cari hesap itirazın iptali icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2108

KARAR NO 2020/750

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/07/2018

NUMARASI 2017/246 Esas-2018/759 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/09/2020

Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacağına karşılık davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine davalı borçlunun haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiğini ve tüm bu nedenlerle davalı tarafca yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, icra takibinin takip talebinde yer alan şartlarla devamına, davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki hiçbir zaman mevcut olmadığını, icra takibine dayanak olan faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri de bulunmadığını, davacı tarafın alacak iddialarına dayanak olarak sunmuş olduğu faturalara konu mallar tarafımızca hiçbir zaman teslim alınmadığı gibi işbu faturalara ilişkin malın teslim edildiğine dair sunulmuş tek bir sevk irsaliyesi dahi bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacı tarafa %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı tarafın defter ibrazından kaçındığı, davacı yanın defterleri incelenmek suretiyle alınan raporda da belirtildiği üzere taraflar arasında düzenlenen faturaların irsaliyeli fatura olması nedeniyle davalının teslime ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, bunun yanında davacı tarafın takip öncesi işlemiş faiz talebinin kesin vade veya takip öncesi temerrüte düşürme durumu söz konusu olmadığından yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.463,22-TL asıl alacak yönünden İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, ticari ilişkinin hiçbir zaman mevcut olmadığını, takibine dayanak olan faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri bulunmadığı, haksız ve kötü niyetli bir şekilde ikame edilen davanın reddi gerektiğini, nitekim davacı tarafın alacak iddialarına dayanak olarak sunduğu faturalara konu mallar taraflarınca hiçbir zaman teslim alınmadığını,davacı tarafından sözde faturaya konu malın teslim edildiğine dair sevk irsaliyelerinin düzenlendiği iddialarında dahi mahkemece işbu sevk irsaliyelerinde malın teslim edildiğine dair müvekkili şirket çalışanlarına ait bir imzanın bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine veya lehlerine esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde borca, faize ve ferilerine yönelik vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre; yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı şirketin incelemeye ticari defterlerini ibraz etmediği, incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.463,22-TL alacaklı olduğu, davacı ile davalı arasında davalı şirketin ortağının şahsi kredi kartı ile davacı firmaya yaptığı kısmi ödemeler dikkate alındığında aralarında ticari ilişki olduğunun tespit edildiği, dava dosyasına ibraz edilen faturalar ilgili Vergi Usul Kanununa göre İrsaliyeli Fatura olarak düzenlendiğinden ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmesine gerek olmadığı hususları tesbit edilmiştir.

Davacının kanuna uygun tutulduğu anlaşılan ticari defter kayıtlarına göre davacı takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu faturalardan dolayı alacaklı görünmekte ise de, davalı ticari defterlerini ibrazı istenilmesine rağmen incelemeye sunmamıştır. Bilirkişi raporu incelendiğinde balık ürünlerinden oluşan ürünlerin cüzi miktarlarda olan fatura tutarları karşılığında ödeme yapılmadığı ,mal tesliminden sonra davalı şirket yetkilisi tarafından toplu ödemeler gerçekleştirildiği ,ticari ilişkinin devam ettiği 2016 yılı boyunca ilişkinin bu şekilde sürdüğü,takibe konu cari hesap bakiyesinin oluştuğu tarihten sonra da şirket yetkilisinin kredi kartı ile kısmi ödemesi bulunduğu ,takip dayanağı faturalar nedeniyle kısmi ödeme yapan davalının fatura bakiyesinin de kabulünde olduğu gerekir.Faturaların irsaliyeli fatura oldukları davalı tarafın iddia ettiği ürünleri teslim konusunda fatura ekinde ayrıca sevk irsaliyesi olma şartı bulunmadığından, davacı takip konusu irsaliyeli fatura içeriği ürün teslimini kanıtladığının kabulü gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle ;davanın kısmen kabulune, fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 578,12- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 144,53- TL harcın mahsubu ile bakiye 433,59- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 30,20- TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 03/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/266855 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.