6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari alacakta fatura ve irsaliye ile ispat; davadan sonraki ödemenin infazda nazara alınması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2011 E. 2020/996 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari nitelikteki bir satım ilişkisinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; fatura ve davacı defter kayıtları, yasal delillerle (irsaliye, teslim alan imzası vb.) desteklenmediği sürece tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Sözleşme bulunmasa da irsaliye üzerindeki teslim alan imzası ve bilirkişi tespiti ile teslim ispatlanmışsa alacak kanıtlanmış sayılır ve icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. İlk derece mahkemesi gerekçesinde yer aldığı halde hüküm fıkrasına geçirilmeyen, davadan sonra yapılan kısmi ödemenin infazda dikkate alınması hususu, yeniden yargılama gerektirmiyorsa BAM tarafından kararın kaldırılıp yeniden hüküm kurulması yoluyla düzeltilir.

Ele alınan sorunlar

Dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiği iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, dava dilekçesinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, bu yüzden savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tebligatların incelenmesinde Tebligat Kanunu ve tüzük hükümlerine aykırılık bulunmadığı, kaldı ki birisi dışında tüm tebligatların aynı kişiye yapıldığı görülmüştür. Davalı tarafın borcun varlığına yönelik bir itirazının bulunmaması, davadan sonraki kısmi ödeme dışında ödeme iddiasının bulunmaması ve istinaf başvurusunda dahi bu yönde herhangi bir delil sunulmamış olması karşısında, davalının savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilmesi mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Fatura ve irsaliyeye dayalı ticari alacağın ispatı → kabul

İddia: Davalı vekili, ticari defterlerin incelenmeden karar verildiğini ve borcu kabul etmediklerini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Bu durumda faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ve faturanın bu akdi ilişki nedeniyle düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir; davacı bu iddiasını uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmamakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla yerinde inceleme sonucu tespit edildiği üzere faturalar konusu malların davalıya teslim edildiği, irsaliyeler üzerinde teslim alan imzalarının bulunduğu ve davacının bakiye alacağının bulunduğu anlaşıldığından, alacak kanıtlanmış olmakla davanın kabulü ve likit alacak niteliği nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davadan sonra yapılan kısmi ödemenin infazda dikkate alınması → kabul

İddia: Davalı vekili, takipten sonra davacı ile mutabık kalınan miktarda toplam 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin davadan habersiz olarak ödeme yaptığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İlk derece mahkemesi gerekçesinde, bilirkişi tarafından tespit edilen ve davadan sonra ödenmiş olan toplam 20.000,00 TL'nin infaz esnasında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerektiğini belirtmiş olmakla birlikte, bu husus hüküm fıkrasına yansıtılmamıştır; bu durum isabetsizdir. Ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece kararı kaldırılarak davanın kabulüne ve davalı tarafça takip ve dava tarihinden sonra yapılan toplam 20.000,00 TL ödemenin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Ticari alacak davalarında faturanın ifa safhasına ilişkin bir belge olduğu, teslim ispatının irsaliye ve bilirkişi tespiti ile sağlanabileceği ve ispat yükünün davacıya ait olduğu yönündeki değerlendirme; ayrıca ilk derece gerekçesinde yer alıp hüküm fıkrasına yansıtılmayan bir hususun yeniden yargılama gerektirmediği durumda BAM tarafından kaldırma yoluyla düzeltilebileceği yönündeki uygulama emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra inkar tazminatı fatura ile ispat irsaliye ispat yükü cari hesap usulsüz tebligat

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2011

KARAR NO 2020/996

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/04/2018

NUMARASI 2017/89 Esas 2018/294 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/10/2020

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ile olan ticari ilişkide gönderilen mallara ilişkin faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, cari hesapta mevcut alacağın ödenmemesi üzerine davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ederek takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının davalıdan 51.499,57 TL alacaklı olduğu, alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olup irsaliyesinin de bulunduğu, davacı defterlerinin lehine delil olduğu, davalı tarafça her hangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, ancak bilirkişi tarafından tespit edilen ve davadan sonra ödenmiş olan toplam 20.000,00 TL'nin infaz esnasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; müvekkiline dava dilekçesinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, bu yüzden savunma haklarının kısıtlandığını, davacı ile takipten sonra görüşmeler yapıldığını ve kabul ettikleri miktarda mutabık kalınması nedeniyle toplam 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin davadan habersiz olarak ödeme yaptığını, ticari defterleri incelenmeden karar verildiğini, ayrıca müvekkilinin kötü niyetli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Öncelikle usulsüz tebligat iddiasının incelenmesi gerekmektedir. Davalı vekilince dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiği iddia edilmektedir. Ancak tebligatların incelenmesinde, Tebligat Kanunu ve tüzük hükümlerine aykırılık bulunmadığı, kaldı ki birisi dışında tüm tebligatların aynı kişiye yapıldığı; davalı tarafın borcun varlığına yönelik itirazının bulunmaması, davadan sonraki kısmi ödeme dışında ödeme iddiasının bulunmaması, bu yönde istinaf başvurusunda dahi herhangi bir delil sunulmamış olması karşısında, davalının savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilmesinin de mümkün olmadığı görülmekle, davalının bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde değildir.

Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir.Fatura sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Bu durumda faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir.

Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da yerinde inceleme sonucu tespit edildiği üzere, faturalar konusu malların davalıya teslim edildiği, irsaliyeler üzerinde teslim alan imzalarının bulunduğu, davacının 51.499,57 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafça takip ve davadan sonra toplam 20.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Alacak kanıtlanmış olmakla davanın kabulü; niteliği itibariyle likit olan alacak nedeniyle de davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli ise de, gerekçede belirtildiği halde, davadan sonra yapılan ödemenin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınması yönünde hüküm kurulmamış olması isabetsizdir.

Ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı tarafça takip ve dava tarihinden sonra yapılan toplam 20.000,00 TL ödemenin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasın karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/89 Esas-2018/294 Karar sayılı ve 02/04/2018 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "1-Davanın KABULÜNE, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki 51.499,57- TL alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, 2- %20 oranında hesaplanan 10.299,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- 31.08.2017, 08.08.2017, 21.07.2017, 18.07.2017 tarihlerinde yapılan 5.000,-TL olmak üzere toplam 20.000,-TL ödemenin infazda nazara alınmasına"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

Alınması gereken 3.517,94- TL nispi karar ve ilam harcından 621,99-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.895,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından ödenen toplam 657,99-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından ödenen 700,-TL bilirkişi ücreti, 93,30- TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 793,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdir olunan 6.014,95- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesineKullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 723,99-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan toplam 70-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/265518 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.