6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortak proje kapsamında kurulan cihazların istihkak yoluyla iadesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1983 E. 2020/999 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ecrimisil mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmasa da, ticari ilişki kapsamında yürütülen ortak projeler için karşı tarafın işyerine kurulan cihaz ve yazılımların mülkiyeti; gümrük beyannameleri, ticari defter kayıtları, cevabi ihtarnamedeki zımni kabul ve bilirkişi tespitleriyle kanıtlanabilir. Malın bulunduğu şirket ile davalı şirketin aynı adreste faaliyet göstermesi ve aynı yetkiliye sahip olması, mülkiyetin davalı uhdesinde bulunduğunun tespitinde destekleyici bir unsur olarak değerlendirilebilir. İadeye ilişkin ihtarnamenin tebliğiyle borçlu temerrüde düşer ve TMK 683 uyarınca istihkak davası açılabilir.

Ele alınan sorunlar

Cihazların mülkiyeti ve istihkak talebinin haklılığı → ret

İddia: Davalı vekili, cihazların dava dışı şirkete ait olduğunu, bu hususun değerlendirilmediğini ve bilirkişi raporunun davacı iddialarına dayalı düzenlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: TMK'nın 683. maddesi hükmüne göre malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabilir. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte, ticari ilişki kapsamında yürütülen projelerde kullanılmak üzere dava konusu cihazlar ve yazılımın davalı şirket merkezinde kurulmasının kararlaştırıldığı ve kurulduğu, davacı tarafından ihtarnameyle iadesinin istenmesine rağmen tesliminin yapılmadığı, davacı tarafça sunulan gümrük beyannameleri ve ticari defter kayıtlarıyla mülkiyet hakkının kanıtlandığı, kaldı ki davalının cevabi ihtarnamesiyle de cihazın varlığını ve davacı tarafından teslim edildiğini zımnen kabul ettiği, davalı ile dava dışı şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiği ve her iki şirket yetkilisinin de aynı kişi olduğu, bilirkişilerce yapılan yerinde tespitte cihazların davalı adresinde kurulu bulunduğu ve aynı cihazlar olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin cihazların aynen iadesi yönündeki kararı yerindedir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargılama gideri ve vekalet ücretinin kısmi kabul oranına göre hesaplanması → ret

İddia: Davalı vekili, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını ve harcın tamamlatılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davanın kabul edilen kısmının dava değerine oranı %79, reddedilen kısmın değeri ise 4.520,92 USD ve 10.000,00 TL olup, reddedilen kısım bakımından yargılama gideri ve avukatlık ücreti hesabında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yazılı sözleşme bulunmayan ticari ilişkilerde, dava konusu malın karşı tarafın adresinde bulunması ve aynı yetkiliye sahip başka bir şirketin envanterinde gösterilmesi durumunda, gümrük beyannamesi, ticari defter kayıtları ve cevabi ihtarnamedeki zımni kabul gibi delillerle mülkiyetin ispatlanabileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istihkak davası mülkiyet temerrüt ecrimisil zımni kabul

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 683

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1983

KARAR NO 2020/999

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/04/2018

NUMARASI 2015/1068 Esas 2018/353 Karar

DAVA

İstihkak, Ecrimisil

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/10/2020

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirkete ait sağlık sektöründen kullanılan ve nitelikleri dilekçede belirtilen bilgisayar, LCD ekran, kamera ve yazılımın muhatap şirket adresine mutabakat sonucu kurulduğunu, müvekkilinin, davalı şirketle müştereken yürütülecek projelerde bu sistemin kullanılmasına muvafakat ettiğini, taraflar arasında ticari ilişki kalmadığından, malların iadesinin talep edildiğini, ancak davalının malların varlığını kabul etmesine rağmen müvekkiline iade etmediğini belirterek, malların aynen iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde 35.000,00 USD bedelin iadesine, ayrıca malların haksız kullanımı nedeniyle temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için şimdilik 10.000,00 TL bedelin ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; malların müvekkiliyle aynı adreste olan dava dışı ... şirketinin envanterinde kayıtlı olduğunu, davacının malların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu kanıtlayamadığını belirterek, davacının davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığından dava şartı eksikliği sebebiyle, usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı yanın uyuşmazlığa konu emtialar üzerinde mülkiyet hakkını haiz olduğunun görüldüğü, davalı tarafın ise yazılım ve cihazların dava dışı ... şirketinin envanterinde kayıtlı olduğu savunmasında bulunduğu, ancak davalı şirket ile dava dışı şirketin sicile kayıtlı merkez adreslerinin ve yetkililerinin aynı olduğu, ayrıca bilirkişilerce davalı şirket adresinde yaptığı inceleme neticesinde dava konusu olan malların kurulu vaziyette olduğunun tespit edildiği, bu haliyle isteme konu emtiaların davalı şirket uhdesinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını, harcın tamamlatılmadığını, cihazların ... şirketine ait olduğu hususunun değerlendirilmediğini, emtianın dava tarihindeki değerinin esas alınması gerekirken davacının satın aldığı değerin esas alındığını, bilirkişi raporunun davacı iddialarına dayalı olarak düzenlendiğin, cevap ve savunmalarının dikkate alınmadığını, ticari defter içeriklerinin incelenmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki müşterek projelerin yürütülmesi kapsamında davalı şirket işyerine kurulan davacıya ait cihazlar ve yazılımın aynen iadesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. TMK.nın 683. maddesi hükmüne göre malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabilir. Somut olayda; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında yürütülen projelerde kullanılmak üzere dava konusu edilen cihazlar ve yazılımın davalı şirket merkezinde kurulmasının kararlaştırıldığı ve cihazların kurulduğu, davacı tarafından 04.05.2015 tarihli ihtarnameyle cihazların iadesi istenilmesine rağmen davacıya tesliminin yapılmadığı, dolayısıyla davalının ihtarname tebliği itibariyle temerrüde düştüğü, davacı tarafça sunulan gümrük beyannameleri ve ticari defter kayıtlarıyla mülkiyet hakkının kanıtlandığı, kaldı ki davalının cevabi ihtarnamesi ile de cihazın varlığını ve davacı tarafından teslim edildiğini zımnen kabul ettiği, davalı ile dava dışı ...

şirketinin aynı adreste faaliyet gösterdiği ve her iki şirket yetkilisinin de aynı kişi olduğu, mahkemece bilirkişilerce yaptırılan yerinde tespitte de cihazların davalı adresinde kurulu bulunduğu ve aynı cihazlar olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça keşide edilen ihtarname ile birlikte davalının temerrüde düştüğü ve cihazları iade yükümlülüğünün doğduğu anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin cihazların aynen iadesi yönündeki kararı yerindedir. Yargılama giderleri ve avukatlık ücreti bakımından ise; davanın kabul edilen kısmının dava değerine oranı %79, reddedilen kısmın değeri ise 4.520,92 USD ve 10.000,00 TL olup, reddedilen kısım bakımından yargılama gideri ve avukatlık ücreti hesabında da isabetsizlik bulunmamaktadır.

Sonuç olarak ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olup, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 5.893,99- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.500,- TL harcın mahsubu ile bakiye 4.393,99- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 56,-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

13/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/265516 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8527 E. 2022/4012 K. · Onandı

Ticari ilişkide teslim edilen malların mülkiyeti gümrük beyannamesi ve defter kayıtlarıyla ispatlanınca aynen iadesine karar verilir

Gerekçe özeti

Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmasa da, ticari ilişki kapsamında davalıya teslim edilip merkezinde kurulan malların mülkiyeti gümrük beyannameleri ve ticari defter kayıtlarıyla ispatlanır; davalının cevabi ihtarnamesiyle malın varlığını zımnen kabul etmesi ve yerinde tespit de gözetildiğinde, ihtarname tebliğiyle temerrüde düşen davalının malları aynen iade etmesine karar verilir.

Emsal değeri

Yazılı sözleşme bulunmasa da ticari ilişki kapsamında teslim edilen malların mülkiyetinin gümrük beyannamesi ve ticari defter kayıtlarıyla ispatlanarak aynen iadesine karar verileceği yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: malların aynen iadesi mülkiyet hakkının ispatı (gümrük beyannamesi, ticari defter) temerrüt (ihtarname) zımni kabul aynen iade ilamının infazı (İİK 24)

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2020/8527 E.  ,  2022/4012 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.04.2018 tarih ve 2015/1068 E- 2018/353 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.10.2020 tarih ve 2018/1983 E- 2020/999 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirkete ait olan ve sağlık sektöründen kullanılan bilgisayar, LCD ekran, kamera ve yazılımın muhatap şirket adresine mutabakat sonucu kurulduğunu, müvekkilinin davalı şirketle müştereken yürütülecek projelerde bu sistemin kullanılmasına muvafakat ettiğini, taraflar arasında ticari ilişki kalmadığından malların iadesinin talep edildiğini, ancak davalının malların varlığını kabul etmesine rağmen müvekkiline iade etmediğini ileri sürerek malların aynen iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde 35.000,00 USD bedelin iadesine, ayrıca malların haksız kullanımı nedeniyle temerrüt tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için şimdilik 10.000,00 TL bedelin ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, malların müvekkiliyle aynı adreste olan dava dışı Oksante şirketinin envanterinde kayıtlı olduğunu, davacının malların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu kanıtlayamadığını, davacının davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı yanın uyuşmazlığa konu emtialar üzerinde mülkiyet hakkını haiz olduğu, davalı tarafın yazılım ve cihazların dava dışı Oksante şirketinin envanterinde kayıtlı olduğu savunmasında bulunduğu, ancak davalı şirket ile dava dışı şirketin sicile kayıtlı merkez adreslerinin ve yetkililerinin aynı olduğu, ayrıca bilirkişilerce davalı şirket adresinde yapılan incelemede dava konusu olan malların kurulu vaziyette olduğunun tespit edildiği, bu haliyle isteme konu emtiaların davalı şirket uhdesinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konu malların davalı tarafça davacıya aynen iadesine, İİK.

24 maddesinin infaz aşamasında 30.479,08 USD bedel üzerinden nazara alınmasına, karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında yürütülen projelerde kullanılmak üzere dava konusu edilen cihazlar ve yazılımın davalı şirket merkezinde kurulmasının kararlaştırıldığı ve cihazların kurulduğu, davacı tarafından 04.05.2015 tarihli ihtarnameyle cihazların iadesi istenilmesine rağmen davacıya tesliminin yapılmadığı, dolayısıyla davalının ihtarname tebliği itibariyle temerrüde düştüğü, davacı tarafça sunulan gümrük beyannameleri ve ticari defter kayıtlarıyla mülkiyet hakkının kanıtlandığı, kaldı ki davalının cevabi ihtarnamesi ile de cihazın varlığını ve davacı tarafından teslim edildiğini zımnen kabul ettiği, mahkemece bilirkişilerce yaptırılan yerinde tespitte de cihazların davalı adresinde kurulu bulunduğu ve aynı cihazlar olduğunun tespit edildiği, yargılama gideri ve avukatlık ücreti hesabında da isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.420,49 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.