Banka dekontundaki ciro alacağın temliki sayılmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2091 E. 2020/1039 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kambiyo senedi vasfı taşımayan banka dekontlarındaki ciro imzaları, alacağın temliki niteliğinde kabul edilemez; alacağın geçerli şekilde devri için TBK 183 ve 184 uyarınca yazılı bir temlik sözleşmesi gereklidir. Bu şekil şartına uyulmadan yapılan ciro işlemine dayanılarak açılan itirazın iptali davası reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Banka dekontundaki ciro imzalarının alacağın temliki niteliği taşıyıp taşımadığı → ret
İddia: Davacı, müvekkilinin alacağı devraldığını, dekontlardaki ciroların alacağın devri niteliğinde olduğunu ve kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Alacağın temliki TBK 183 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 183'e göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı borçlunun rızası olmaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir; TBK 184'e göre ise alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Alacağın temliki, alacaklı ile devralan üçüncü kişi arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen, kazandırıcı tasarruf işlemi niteliğinde şekle bağlı bir sözleşmedir. Banka dekontu kambiyo senedi vasfı taşımadığından, dekonttaki hakların ciro yoluyla temliki mümkün değildir; dekonttaki hak ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir. Dekontlardaki ciro imzaları alacağın temliki olarak kabul edilemeyeceği gibi, temlikin şekil şartı olan yazılı bir sözleşme de bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın reddine ilişkin ilk derece kararı usul ve esas yönünden hukuka uygundur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kambiyo vasfı taşımayan banka dekontlarındaki ciro imzalarının alacağın temliki sayılamayacağı ve TBK 183-184 uyarınca yazılı temlik sözleşmesi bulunmadan alacağın geçerli şekilde devredilemeyeceği hususunda bölgesel ikna edici bir örnek oluşturur.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın temliki↗ ciro↗ banka dekontu↗ kambiyo senedi vasfı↗ itirazın iptali↗ yazılı şekil şartı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/2091
KARAR NO 2020/1039
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/06/2018
NUMARASI 2017/1070 Esas-2018/691 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/10/2020
İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı taraftan alacakları nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ancak davalının kötü niyetli olarak takibe, borca ve bütün ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu belirterek, davalının itirazın iptaline, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; takip alacaklısının alacak talebini müvekkiline yöneltmesinin dayanağının olmadığını, müvekkili şirket ile takip alacaklısı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, takipte alacaklı görünen tarafın alacaklı sıfatının bulunmadığını, kambiyo niteliğine haiz olmayan senetteki hakların devrinin ancak geçerli olarak yapılmış alacağın temliki işlemiyle mümkün olduğunu, davacının alacak iddiasını ispata dair geçerli bir temlik sözleşmesinin mevcut olmadığını belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dayanak banka dekontlarının alacağın temliki niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişitr.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; müvekkilinin alacağı ...'dan devraldığını, dekontlarda bulunan ciroların alacağın devri niteliğinde olduğunu, davalı şirketin takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, çek ödeme dekontlarına dayalı alacağa dair icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, takip dayanağı olan, dava dışı ... tarafından davalı şirkete verilen çek bedellerinin ödenmesine ilişkin banka dekontlarına dayanmaktadır. Söz konusu banka dekontlarında sırasıyla ..., ... ve davacının ciro imzaları bulunmakta olup, davacı ile alacaklı dava dışı ... veya ... arasında düzenlenmiş yazılı bir alacağın temliki sözleşmesi bulunmamaktadır. Alacağın temliki, TBK'nın 183. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 183. maddesine göre, kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. 184. maddesine göre ise, alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Bu haliyle alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir sözleşmedir. Banka dekontu kambiyo senedi vasfı taşımadığından, dekonttaki hakların ciro yoluyla temliki mümkün değildir. Dekonttaki hakkın devri, ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, dekontlardaki ciro imzası alacağın temliki olarak kabul edilemeyeceği gibi, alacağın temlikine yönelik şekil şartı niteliğinde bulunan yazılı bir sözleşme de bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi usul ve esas yönünden hukuka uygun olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 25.144,53 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.108,63-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalı yan tarafından yatırılan 14,-TL gider avansının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
23/10/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/265293 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi