Nama yazılı pay devri sınırlaması kararında %75 nisap sağlanmaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2130 E. 2020/1091 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Nama Yazılı Payların Devrinin Sınırlandırılması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili mesele: ◆ Esas sözleşme değişikliğinde nitelikli nisap (nama pay devri sınırı %75)
Gerekçe özeti
Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararları, TTK 421(3)-c uyarınca sermayenin en az %75'ini oluşturan payların sahiplerinin olumlu oyu ile alınmak zorundadır; bu nisap sağlanmadan alınan karar, iptal davasına konu edildiğinde iptal edilir.
Ele alınan sorunlar
Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararında %75 nisabın sağlanıp sağlanmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, nama yazılı payların devrine ilişkin kararın yeni TTK'ya uyumlu olduğunu, pay devrinin haklı sebeplere bağlandığını, geçerli bir vasiyetname bulunduğundan çoğunluğun buna göre hesaplanması gerektiğini ve pay devrinin rakip şirkete yapılması halinde şirketin ekonomik bağımsızlığının zedeleneceğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: TTK 421(3)-c maddesi uyarınca, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararlarının sermayenin en az %75'ini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınması zorunludur. Dava konusu 4 no.lu karar, esas sözleşmenin payların devrine ilişkin 7. maddesinde değişiklik yaparak nama yazılı payların devrine sınırlama getirmekte olup, bu niteliği itibariyle %75 oy çokluğu ile alınması gerekmektedir. Somut olayda 512.426 olumsuz oya karşılık 687.574 olumlu oy ile karar alındığı, bu oranın %75 nisaba ulaşmadığı anlaşılmış; nisap sağlanmadan alınan kararın iptaline hükmeden ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararlarının TTK 421(3)-c'de öngörülen %75 nisap koşuluna tabi olduğu ve bu nisap sağlanmadan alınan kararların iptal edileceği hususunda emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ esas sözleşme değişikliği↗ nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması↗ toplantı ve karar nisabı↗ %75 nisap↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/2130
KARAR NO 2020/1091
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/05/2018
NUMARASI 2018/268 Esas - 2018/456 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/10/2020
Davanın kabulüne ilişkin davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili; davalı şirketin 29.12.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 4 no.lu gündem maddesinde, şirket ana sözleşmesinin "payların devri" başlıklı 7. maddesinin tadiline ilişkin YKnca teklif edilen yeni şeklinin, müvekkillerinin 512.426 adet olumsuz oyuna karşılık, diğer ortakların 687.574 adet olumlu oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiğini, TTK'nın esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisaplarını düzenleyen 421/3. maddesinde,sözü geçen kararların, sermayenin en az %75'ini oluşturan payların olumlu oyu ile alınacağının, maddenin c/bendinde nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasının da bu madde kapsamında olduğunun belirtildiğini,esas sözleşme değişikliğinde öngörülen %75 nisabın sağlanmadığını,alınan kararın yasanın açık hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, esas sözleşmede payların devrine onay vermeme için önemli sayılan durumların açık ve somut bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, ayrıca şirket ortağı müteveffa ...'ın 16.07.2015 tarihinde vefat etmesine karşın mirasının paylaşılmadığını, müteveffanın sahip olduğu payların, terekenin taksimine kadar iştirak halinde mülkiyet konusu olduğunu,toplantıya ait hazirun cetvelinin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirket yönetim kurulunun, merhum şirket ortağının henüz mahkemece açılıp okunmamış vasiyetnamesine dayanarak, şirket pay defteri düzenlediğini belirterek, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan 4 no.lu, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; yapılan genel kurulda davalı şirket esas sözleşmesinin 6102 sayılı yeni TTK'ya uyumlu hale getirilmesi için çalışılarak nama yazılı payların devrinin de yeni TTK'ya uyumlu olarak düzenlendiğini, yapılan düzenleme ile pay devrinin haklı sebeplere bağlandığını, genel kurulda alınan kararların usulüne uygun olup, davacının sözünü ettiği vasiyetname geçerli olup iptali davasında davacılar lehine verilmiş bir karar bulunmadığını, pay devrinin şirketin rakiplerine yapılmasının şirketin ekonomik bağımsızlığını etkileyecek nitelikte olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına yönelik ana sözleşme değişikliğine dair genel kurul kararının iptaline ilişkin olduğu, yapılan değişiklikle devrin yönetim kurulunun yazılı muvafakatına bağlı kılındığı, 6102 sayılı TTK'nın 421(3)-c maddesine göre, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına dair ana sözleşme değişikliği kararların sermayenin %75'ini oluşturan payların sahiplerinin olumlu oyu ile alınabileceğinin düzenlendiği, dava konusu edilen karar 512.426 adet olumsuz oya karşılık 687.574 adet olumlu oy ile, yani %75 nisap sağlanmadan alınmış olduğundan batıl olmakla davanın kabulü ile 29.12.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 no.lu kararın iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; nama yazılı payların devrine ilişkin kararın yeni TTK'ya uyumlu olduğunu, yapılan düzenleme ile pay devrinin haklı sebeplere bağlandığını, ortada geçerli bir vasiyetname varken çoğunluğun vasiyetname hükümleri nazara alınarak hesaplanması gerektiğini, pay devrinin rakip şirkete yapılması halinde şirketin ekonomik bağımsızlığını zedeleyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı şirketin 29.12.2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin 4 no.lu genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nun 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. Uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 421(3)-c maddesi uyarınca, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararlarının, sermayenin en az %75'ini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınması zorunludur. Somut olayda; olağanüstü genel kurulda alınan 4 no.lu karar, şirket esas sözleşmesinin payların devrine ilişkin 7.
maddesinde değişiklik yaparak, nama yazılı payların devrine sınırlamalar getirmekte olup, kararın yukarıda belirtilen yasal düzenleme doğrultusunda %75 oy çokluğuyla alınması gerekmekte iken, 512.426 olumsuz oya karşılık 687.574 olumlu oy ile karar alındığı, dolayısıyla %75 oy çokluğuna ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik olmadığından istinaf sebebleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalıdan alınması gereken 54,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL'nin mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalının istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,davacı gider avansından karşılanan 42-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 361/1 maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/10/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/265280 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi