6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Simsarlık sözleşmesinde kapsam dışı bırakılan kiralama işlemi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2181 E. 2020/1072 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (simsarlık) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi belirli bir işlem türüne (örn. satış) özgülenmiş olsa da, tarafların ilerleyen süreçte fiilen sözleşme kapsamı dışındaki bir işleme (örn. kiralama) yönelik görüşmeler yürütmesi hâlinde, simsarın bu işlem için de aracılık ücretine hak kazanabileceği kabul edilir; ancak simsarlık ücretine hak kazanılabilmesi için işlemin (satış veya kiralama) fiilen simsarın aracılığı ve çalışması sonucunda gerçekleştiğinin ispatlanması gerekir; bu ispat yükü simsarlık ücretini talep eden tarafa aittir ve ispatlanamaması hâlinde talep reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Satışa özgülenen simsarlık sözleşmesinin kiralama işlemini de kapsayıp kapsamadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, sözleşmenin başlangıçta satış konusunda düzenlenmesine rağmen ilerleyen süreçte davalı şirketler grubunun isteği ile konunun kiralamaya dönüştüğünü, müvekkilinin bulup görüştürdüğü şirketin taşınmazı kiraladığını ve bu nedenle hizmet bedeline hak kazandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 520 uyarınca simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği, bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir; taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. TBK 521 gereğince simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır; bu nedenle simsarlık ücretinin istenebilmesi için sözleşmede sözü edilen satış veya kiralamanın simsarın aracılığı ve çalışması ile gerçekleşmiş olması gerekir. Simsarlık, fırsat gösterme veya aracılık etme tellallığı şeklinde olabilir; fırsat gösterme tellallığında sözleşmenin kurulması fırsatına ait bilginin sağlanması yeterlidir, ayrıca sözleşmenin kurulmasına aracılık edilmesi gerekmez. Somut olayda sözleşmede konunun açıkça satışa aracılık olduğu, kiralamanın sözleşme konusu olmadığının açıkça belirtildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacı tarafça dayanılan e-posta yazışmalarından, ilerleyen süreçte taşınmazın kiralanmasına yönelik görüşmeler yapıldığı görülmektedir; bu nedenle taşınmazın davacının aracılığıyla kiralanması hâlinde de davacının hizmet bedeli isteyebileceği kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kiralama işleminin davacının aracılığıyla gerçekleştiğinin ispatlanamaması → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin bulup görüştürdüğü şirketin taşınmazı kiraladığını ve bu nedenle hizmet bedeline hak kazandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşınmazın davacının iddia ettiği dava dışı şirket tarafından kiralandığı yönünde delil bulunmadığı gibi, davalının ticari defterlerinde de bu yönde bir kayıt bulunmamaktadır; ayrıca ilgili şirket tarafından mahkemeye gönderilen cevabi yazıda taşınmazın kendileri tarafından kiralanmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafından taşınmazın anılan şirketin başka bir grup şirketi tarafından kiralandığı ileri sürülmüşse de, bu husus da kanıtlanamamıştır. Bu nedenle davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Satışa özgülenen bir simsarlık sözleşmesinin, tarafların fiilen kiralamaya yönelik görüşmeler yürütmesi hâlinde kiralama işlemini de kapsayabileceği ve simsarın bu durumda da ücrete hak kazanabileceği yönündeki değerlendirme, benzer nitelikte sözleşme kapsamı tartışması içeren simsarlık davalarında yol gösterici niteliktedir; ancak nihai sonuç, işlemin simsarın aracılığıyla gerçekleştiğinin ispatlanamamasına dayanmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
simsarlık sözleşmesi fırsat gösterme tellallığı aracılık etme tellallığı hizmet bedeli ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 520TBK 521

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2181

KARAR NO 2020/1072

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/06/2018

NUMARASI 2017/771Esas - 2018/635 Karar

DAVA

Alacak (Simsarlık Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/10/2020

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının taşınmazının pazarlanması konusunda 01.09.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinden aracılık yaptığı firmanın taşınmazı kiraladığını, imzalanan simsarlık sözleşmesi gereğince müvekkilin davalıya ait deponun kiralanmasına aracılık etmek hizmetini yerine getirmesine ve davalının sözleşme konusu mülkü müvekkilinin aracılığı ile dava dışı ... Ltd. Şti.'ne kiralamış olmasına rağmen hizmet bedelinin ödenmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafın dayandığı sözleşmenin kira ilişkisine yönelik olmayıp satış işlemine ilişkin olduğunu, bu sözleşmenin kiralama yetkisi vermediğini, ayrıca taşınmazın davacının iddia ettiği dava dışı ... firmasına da kiraya verilmediğini, dava dışı ... ile müvekkil arasında kira ilişkisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşme satış yetkisine ilişkin ise de, kiralamaya yönelik olarak da hizmet verilip verilmediğinin değerlendirilmesinin gerektiği, davacı tarafından, kendisinin aracılığı ile dava dışı ... tarafından veya ...'in grup firması tarafından davaya konu gayrimenkulün kiralandığını hususlarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; sözleşmenin satış konusunda düzenlenmesine rağmen ilerleyen süreçte davalı şirketler grubunun ortak ve yöneticilerinin isteği ile konunun kiralamaya dönüştüğünü, müvekkilinin bulup görüştürdüğü şirketin taşınmazı kiraladığını, bu nedenle müvekkilinin ücrete hak kazandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeli alacağına ilişkindir. TBK.nun 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Simsarlık sözleşmesi simsar ile sözleşme yapan arasında kurulur. Simsarlık sözleşmesi yapılabilmesi için malikin rıza ve simsara yetki vermesine gerek yoktur. Simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz.

TBK.'nun 521. maddesi gereğince; simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Şu halde simsarın, simsarlık ücretini isteyebilmesi için simsarlık sözleşmesinde sözü edilen taşınmaz satış veya kiralanmasının simsarın aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleşmiş olması gerekir. Simsarlık, fırsat gösterme veya aracılık etme tellallığı olmak üzere iki şekilde gerçekleşebilir. Fırsat gösterme tellallığında; sözleşmenin kurulması fırsatına ait bilginin sağlanması söz konusu olur. Fırsat gösterme tellallığında simsarın ücrete hak kazanabilmesi için ayrıca alım satım sözleşmesinin kurulmasına da aracılık etmesine gerek yoktur. Aracılık etme tellallığında ise; aracılık tellalı iki tarafı bir araya getirmek ve olası düşünce uyuşmazlıklarını gidermek için çalışmak zorundadır.

Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 01.09.2015 tarihli sözleşmede, sözleşmenin konusunun açıkça davalının taşınmazının satışına aracılık olup, sözleşmede açıkça kiralamanın sözleşme konusu olmadığının belirtildiği, sözleşme süresi altı ay olup, sözleşmenin bitiminden itibaren taşınmazın sekiz aylık süre içerisinde taşınmazın satışının gerçekleştirilmesi halinde davacıya satış bedelinin %1'i oranında hizmet bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından sözleşmenin sadece satışa aracılık şeklinde düzenlendiği, kiralamayı kapsamadığı ileri sürülmüştür. Gerçekten de sözleşmede kiralamanın kapsam dışı olduğu yönünde açık hüküm bulunmaktadır. Ancak davacı tarafça delil olarak dayanılan e-posta yazışmalarından da anlaşılacağı üzere, ilerleyen süreçte taşınmazın ...

firmasına kiralanmasına yönelik görüşmeler yapılmıştır. Bu nedenle taşınmazın davacının aracılığıyla kiralanması halinde de davacının hizmet bedeli isteyebileceği kabul edilmelidir. Ancak taşınmazın ... firması tarafından kiralandığı yönünde delil bulunmadığı gibi, davalının ticari defterlerinde de bu yönde bir kayıt bulunmadığı, ... tarafından mahkemeye gönderilen cevabi yazıda da taşınmazın kendileri tarafından kiralanmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafından taşınmazın ...'in başka bir grup şirketi tarafından kiralandığı ileri sürülmüşse de, bu husus da kanıtlanamamıştır. Bu nedenle davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 54,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL'nin mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/265276 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.