6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haklı fesih sonrası ayıp iddiasına dayalı tazminat talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2039 E. 2020/1246 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Sözleşmeden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Sözleşmede stoktaki ürünlerin geri alınması satıcının takdirine bağlanmışsa ve alıcı, ödeme yükümlülüklerini ihlal ederek akdi ilişkiyi satıcı için çekilmez hale getirmişse, satıcının bu takdir yetkisini iade almama biçiminde kullanması ve akdi ilişkiyi haklı sebeple feshetmesi durumunda, alıcı feshe bağlı zararlarının tazminini talep edemez. Ayrıca satılan malın kalitesi sözleşmede açıkça belirlenmemişse, satıcı yalnızca orta kalitede mal tedarik etmekle yükümlüdür ve bilirkişi incelemesiyle malın orta kalitenin altında olmadığı tespit edilirse ayıp iddiasına dayalı tazminat talebi ispatlanamamış sayılır.

Ele alınan sorunlar

Malların iade alınmamasından doğan zararın tazmini talebi → ret

İddia: Davacı, davalının sözleşmenin 23. maddesine aykırı ve kötüniyetli olarak lensleri geri almayı reddetmesi nedeniyle zarara uğradığını, davalının hiçbir gerekçe göstermeksizin kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili hükmüne göre, davacının stoğunda bulunan ürünlerin geri alınması münhasıran davalının takdirine bağlıdır. Davacının borç ihlali sonucunda davalı bu takdir yetkisini, davacının stoğundaki malları iade almama şeklinde kullanmıştır. Davacı, ürünlerin iadesi ile ilgili haklı ve geçerli hiçbir neden ve belge göstermediğinden uğradığı zararların tazminini isteyemez. Davacı, ödemelerde gecikme yaptığını kabul etmiş, ödemelere karşılık verdiği çekler karşılıksız çıkmış, davacı şirket yetkilisi karşılıksız çek keşide etmek suçundan mahkum olmuştur. Sözleşmedeki kesin delil anlaşması hükmü uyarınca davalının ticari defter kayıtlarından davacının yüklü miktarda ödenmemiş mal bedeli borcu bulunduğu, bilirkişi raporuyla bu borcun miktarının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davalı, davacı ile arasındaki akdi ilişkiyi haklı olarak feshetmiştir. Sözleşme davacının borç ihlalleri sonucunda akdi ilişkinin davalı tarafından çekilmez hale gelmesi nedeniyle davalı tarafından haklı sebeple feshedildiğinden, davacının sözleşmenin feshinden dolayı uğradığı zararların tazminini talep etme hakkı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Teslim edilen lenslerin taahhüt edilenden düşük kalitede/ayıplı olduğu iddiasına dayalı tazminat talebi → ret

İddia: Davacı, davalının 'hidrofolik lens' vermesi gerekirken daha düşük kalitede 'hidrofobik kaplama' ürün teslim ettiğini, bu durumun teknik inceleme ile sabit olduğunu ve buna rağmen davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının davacıya hangi nitelikte ve kalitede lens satmayı taahhüt ettiği hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda ilgili yasal düzenleme uyarınca davalı, davacıya 'orta kalitede' lens satmakla yükümlüdür; orta kalitenin üstünde kalitede lens satmakla yükümlü değildir. Teknik bilirkişi raporuyla, dava konusu göziçi lenslerin taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen lensler olduğu, lenslerin düşük kalitede olmadığı, dosyadaki laboratuvar raporuna göre ve ambalajında belirtildiği gibi hidrofobik olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre davalının davacıya ayıplı mal (orta kalitenin altında lens) sattığı ve bundan dolayı davacının maddi zarara uğradığı hususu ispatlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmede ürün kalitesi belirtilmemişse satıcının orta kalitede mal tedarik etmekle yükümlü olduğu ve alıcının borç ihlali nedeniyle haklı feshedilen sözleşmede alıcının feshe bağlı zarar talep edemeyeceği yönündeki tespitler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili satıcılık sözleşmesi haklı fesih ayıplı mal orta kalite ifa yükümlülüğü kesin delil anlaşması takdir yetkisi karşılıksız çek

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2039

KARAR NO 2020/1246

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/05/2018

NUMARASI 2014/433 Esas - 2018/475 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/11/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 08/10/2007 tarihinde "Yetkili Satıcılık Sözleşmesi' imzalanmış, sözleşme ilişkisi devam ederken müvekkili şirketin ödemelerde zaman zaman gecikmeleri söz konusu olmuş, ancak anlaşmanın sağlanması beklenmeksizin ve sözleşmenin 23. md. ne aykırı olarak takibe konulan çekler için başlatılmış olan icra takip dosyalarında müvekkili şirket hakkında İİK 89/1 haciz ihbarnameleri göndermeye başlanmış olup, müvekkili şirketin yetkili satıcılık sözleşmesi de sona erdiği için davalı şirketin almayı taahhüt ettiği lensleri, sözleşmedeki taahhüdüne ve sözleşmenin feshi sonrasındaki faks yazışmalarındaki tekliflere aykırı olarak almamasının, lenslerin son kullanma tarihinin de geçiyor olması sebebiyle müvekkili şirketin lensleri satmasının mümkün olmamasının bilinmesine rağmen iyiniyet kurallarına aykırı olarak lensleri almayı reddetmesinin, müvekkili şirketin piyasada ki güvenilirliğinin ve ticari itibarının zedelenmesine sebep olduğunu, ayrıca davalı şirketin müvekkili şirkete "hidrofolik lens" vermesi gerekirken daha düşük kalitede "hidrofobik kaplama" ürün teslim ettiğini, ancak müvekkili şirketten yüksek kalitedeki lens fiyatı üzerinden cari işlemlerini gerçekleştirmiş olduğunu belirterek, müvekkili şirketin davalı şirketin sözleşmeye aykırı suretle ve kötüniyetle hareket etmiş olması sebebi ile müvekkili şirkete vermiş olduğu zararın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000-TL 'lik tazminatın sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, bu iddialarını daha önce Sivas İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/530 E. sayılı dosya nezdinde dile getirmiş, söz konusu davanın reddedilmiş olduğunu, davanın öncelikle derdestlik itirazlarından dolayı reddi gerektiğini, müvekkili şirketin işbu sözleşme gereği edimini yerine getirerek malları teslim ettiğini, mallara karşılık aldığı çeklerin ödenmediğini, sözlü bir çok uyarıya ve borcun yeniden yapılandırılmasına rağmen davacı şirketin borcunu ödememesi üzerine arkası yazılan çeklerin icra takibine konu yapıldığını, davacı şirketin iddiasının aksine karşılıksız çıkan çeklerin, hatır çeki değil, mallara karşılık alınan çekler olduğunu, davacı şirketin borcunu ödememek için müvekkili şirketin "hidrofolik" lensler yerine, "hidrofobik kaplama" lens sattığı yönünde gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, müvekkili şirket için iş bu sözleşmenin devamlılığında hukuki ve ticari hiçbir yarar olmadığı gibi müvekkili şirketin zarar ettiğini belirterek, derdestlik itirazının kabulü ile davanın reddine, aksi halde hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; Davalı tarafından davacıya satılan lenslerin düşük kalitede ve kaplama lens olduğu davacı iddiası dışındaki diğer iddialar somut delil ve belgelerle kanıtlanamadığı, lenslerin kaplama ve düşük kaliteli olduğu iddiası yönünden bilirkişi incelemeleri yaptırıldığı, ancak bu konuda davacı iddiası da alınan raporlarla sübuta varmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan ve yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili şirket sözleşme ilişkisinin devam ettiği süre boyunca, ödemelerini gecikmeli de olsa yapmış, ürün hastanelere ihale usulü ile satıldığından hastanelerden tahsilatın uzaması ödeme vadelerini de uzatmış, davalı şirket ortağı olan ve müvekkili şirket ile ticari faaliyeti yürüten ortak kişi değişmiş, yönetim kurulu başkanının değişiminden sonra, yeni yönetim, mevcut teamülü ve sözleşmedeki iyi niyet kuralını devre dışı bırakarak, müvekkili şirketin tek satıcılık sözleşmesini feshetmiş ve aleyhine, hem alacağı, hem de teminat olarak verilmiş çekleri de kapsayan ve asıl borcun 3 katı tutarına varan icra takip işlemlerini başlatmış olduğundan, davalı tarafın, hiç bir gerekçe göstermeksizin kötü niyetle hareket etmiş ve sözleşmenin 23.maddesini ihlal etmiş olduğunu, müvekkili şirket, davalı şirkete karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmiş, tek sorun ödemelerde yaşanan gecikme olmuş, ancak bu durumun da en başından beri davalı şirketçe kabul edilmiş olduğunu, davacı tarafın kendisinden beklenen teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun teknik inceleme ile sabit olduğunu, gizli ayıplı olarak tespiti yapılmış olan lenslerle ilgili taleplerinin haklılığı bu dosya ile sabit olmasına rağmen, davanın reddine karar verilmesi gerekçeleri dayanaksız olduğundan hükmün bozulması gerektiğini bildirerek, talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava,taraflar arasında 08/10/2007 tarihinde imzalanmış olan sözleşme gereğince, davacı nezdinde bulunan ürünlerin taahhüt edilenden daha düşük kalitede olduğu ve ürünlerin geri alınmaması sebebi ile davacı şirketin uğramış olduğu sözleşmeden doğan 8.000-TL tazminatın tahsili isteminden ibarettir. Davacı şirket ile davalı şirket 08/10/2007 tarihinde 24 maddeden oluşan Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'ni karşılıklı imzalamışlardır. Bu sözleşmeyle davacı, 1 yıllık bir süre için, davalıya ait lenslerin yetkili satıcısı olarak atanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 13/C/v. nolu hükmüne göre; davacının (yetkili satıcının) stoğunda bulunan ürünler, münhasıran davalının takdirine bağlı olarak...davalı tarafından geri alınabilecektir.

Davacının borç ihlali sonucunda, davalı takdir yetkisini davacının stoğundaki malları iade almama şeklinde kullanmaktadır. Bu bağlamda; davacı, davalı satıcıya ürünlerin iadesi ile ilgili haklı ve geçerli hiçbir neden ve belge göstermediğinden uğradığı zararlarının tazminini isteyemez. Davacı; davalıdan satın aldığı lenslerle ilgili gecikmeli ödeme yaptığını kabul ve ikrar etmiştir. Ayrıca davacının ödemelere karşılık olarak verdiği çekler karşılıksız çıkmış ve hatta davacı şirket yetkilisi karşılıksız çek keşide etmek suçundan mahkum olmuştur. Ayrıca, sözleşmede yer alan "kesin delil anlaşması" hükmü uyarınca davalı lehine kesin delil gücüne sahip olan davalının ticari defter kayıtlarından da, davacının davalıya, yüklü miktarda ödenmemiş mal bedeli borcu olduğu anlaşılmaktadır.

Talimat Bilirkişi raporunda davacının davalıya 234.645,19-TL ödenmemiş borcu bulunduğu tespit edilmiştir. Bunun sonucunda da davalı, davacı ile arasındaki akdi ilişkiyi haklı olarak feshetmiştir. Sözleşme "davacının borç ihlalleri sonucunda akdi ilişkinin davalı tarafından çekilmez hale gelmesinden" dolayı davalı tarafından haklı sebeple feshedilmiş olduğundan, davacının davalıdan sözleşmenin feshinden dolayı uğramış olduğu zararların tazminini talep etme hakkı bulunmamaktadır. Öte yandan; davacı, davalının satıp teslim ettiği lenslerin vaad edilen kalitede olmaması ve dolayısıyla ayıplı olması nedeniyle maddi zarara uğradığını iddia etmekte ve bu nedenle uğradığı zararın tazmini talep etmektedir.

Somut olayda; davalının davacıya hangi nitelikte ve kalitede lens satmayı taahhüt ettiği hususunda sözleşme de bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durum nedeniyle ilgili yasal düzenleme uyarınca, davalı davacıya, "orta kalitede" lens satmakla yükümlüdür. Yoksa, orta kalitenin üstünde kalitede lens satmakla yükümlü değildir. Teknik bilirkişi raporuyla; dava konusu olan göziçi lenslerin taraflar arasında yapılmış sözleşmedeki lensler olduğu, lenslerin düşük kalitede olmadığı, dosyadaki laboratuvar raporuna göre ve ambalajında belirtildiği gibi hidrofobik olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre; davalının davacıya ayıplı mal (orta kalitenin altında lens) sattığı ve bundan dolayı davacının maddi zarara uğradığı hususu ispatlanamamıştır.

Bu itibarla İlk derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/11/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/265109 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1482 E. 2022/5498 K. · Onandı

Alıcının borç ihlali sonucu satıcının stok malları geri almaması ve zarar tazmini

Gerekçe özeti

Stok malların münhasıran satıcının takdiriyle geri alınacağı kararlaştırılmışsa, alıcının kendi borç ihlali üzerine satıcının malları iade almaması zarar tazmini doğurmaz; sözleşme alıcının ihlalleri nedeniyle haklı feshedilmişse alıcı fesihten doğan zararı isteyemez. Kalite hususunda sözleşmede hüküm yoksa satıcı orta kalite edimle yükümlüdür; ayıp ve zarar ispat edilemedikçe tazminat doğmaz.

Emsal değeri

Alıcının kendi ihlali sonucu doğan iade-almama ve haklı fesih hâllerinde zarar tazmini istenemeyeceği ile sözleşmede kalite hükmü yokluğunda orta kalite yükümü bakımından emsal.

Kavramlar: yetkili satıcılık sözleşmesi haklı fesih takdir yetkisi ayıplı mal orta kalite edim ispat yükü

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/1482 E.  ,  2022/5498 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.05.2018 tarih ve 2014/433 E- 2018/475 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.11.2020 tarih ve 2018/2039 E- 2020/1246 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davacı ile davalı arasında 08/10/2007 tarihinde "Yetkili Satıcılık Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme ilişkisi devam ederken davacının ödemelerde zaman zaman gecikmeleri olduğunu, ancak sözleşmenin 23. maddesine aykırı olarak anlaşma sağlanması beklenmeksizin davalıya verilen çekler için icra takibi başlatıldığını, bu arada yetkili satıcılık sözleşmesi sona erdirildiği için davalı şirketin iade almayı taahhüt ettiği lensleri almadığını, davacının elinde bulunan lenslerin son kullanma tarihinin geçiyor olması sebebiyle davacının lensleri satmasının mümkün olmadığının davalı tarafından bilinmesine rağmen iyiniyet kurallarına aykırı olarak lensleri almayı reddederek davacının piyasadaki güvenilirliğinin ve ticari itibarının zedelenmesine sebep olduğunu, ayrıca davalı şirketin taahhüdüne aykırı olarak düşük kalite ile kaplama lensleri teslim ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL'lik tazminatın sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacının bu iddialarını daha önce dile getirdiği Sivas İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/530 E. sayılı dosyasında davanın reddedildiğini, davalının sözleşme gereği edimini yerine getirerek malları teslim ettiğini, mallara karşılık aldığı çeklerin ödenmemesi üzerine arkası yazılan çeklerin icra takibine konu yapıldığını, çeklerin mallara karşılık alınan çekler olduğunu, davacı şirketin borcunu ödememek için davalının düşük kalite lens sattığı yönünde gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından davacıya satılan lenslerin düşük kalite lens olduğu davacı iddiası dışındaki diğer iddialar somut delil ve belgelerle kanıtlanamadığı, lenslerin kaplama ve düşük kaliteli olduğu iddiası yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı iddiasının haklı olduğu anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; tarafların 08/10/2007 tarihinde imzaladığı Yetkili Satıcılık Sözleşmesiyle davacının, davalıya ait lenslerin yetkili satıcısı olarak atandığı, sözleşmeye göre; davacının stoğunda bulunan ürünler, münhasıran davalının takdirine bağlı olarak davalı tarafından geri alınabileceği konusunda anlaşıldığı, davacının borç ihlali sonucunda, davalının takdir yetkisini davacının stoğundaki malları iade almama şeklinde kullandığından davacının bu yüzden uğradığı zararlarının tazminini isteyemeyeceği, davacının, davalıdan satın aldığı lenslerle ilgili gecikmeli ödeme yaptığını kabul ve ikrar ettiği, bilirkişi raporunda davacının davalıya 234.645,19 TL ödenmemiş borcu bulunduğunun tespit edildiği, sözleşme "davacının borç ihlalleri sonucunda akdi ilişkinin davalı tarafından çekilmez hale gelmesinden" dolayı davalı tarafından haklı sebeple feshedilmiş olduğundan, davacının sözleşmenin feshinden dolayı uğramış olduğu zararların tazminini talep etme hakkı bulunmadığı, sözleşmede lenslerin kalitesi hususunda bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davalının "orta kalitede" lens satmakla yükümlü olduğu, teknik bilirkişi raporuyla;

dava konusu olan lenslerin düşük kalitede olmadığı, davalının davacıya ayıplı mal sattığı ve bundan dolayı davacının maddi zarara uğradığı hususu ispatlanamadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.