6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetkisiz temsilcinin akdettiği sözleşmenin zımni icazetle geçerliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2518 E. 2021/85 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Sözleşmenin ihlali nedeniyle kar kaybı tazminatı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bir sözleşmeyi yetkisiz bir temsilcinin imzalamış olması, karşı tarafın bu temsilci aracılığıyla uzun süre ticari ilişkiyi sürdürmesi halinde zımni icazetle giderilir ve sözleşme geçerlilik kazanır. Belirli bir bölgede satış hakkı (tekel hakkı) tanınan tarafın bu hakkının, hak sahibi diğer tarafça doğrudan yapılan satışlarla ihlal edilmesi halinde, ister acentelik ister tek satıcılık hükümleri uygulansın, tekel hakkı ihlal edilen taraf uğradığı kar kaybının tazminini talep edebilir. Borçlu tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınması halinde, zarar miktarı tarafların önceki dönemdeki karlılık ve satış verileri esas alınarak bilirkişi marifetiyle belirlenebilir; satış hakkının ihlal edildiğinin sabit olması, tam miktarın kesin tespit edilememesine rağmen tazminat talebinin kabulüne engel değildir.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmeyi imzalayan temsilcinin yetkisizliği ve zımni icazet → ret

İddia: Davalı, sözleşmeyi imzalayan kişinin sözleşme yapma yetkisi bulunmadığını, verilen vekaletnamenin bu yetkiyi içermediğini, bu nedenle protokollerin hükümsüz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Protokolleri imzalayan temsilcinin yetkisiz olduğu iddia edilmiş ise de, davacı aracılığıyla ticari ilişkinin yaklaşık 2 yıl boyunca devam ettirilmiş olması, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemlerin taraflarca benimsendiğini göstermektedir; bu nedenle sözleşme zımni icazetle geçerlilik kazanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmenin ihlali nedeniyle tazminat hakkının doğması (acentelik/tek satıcılık hükümleri) → ret

İddia: Davalı, ticari ilişkinin sona ermesi nedeniyle acentelik hükümlerinin uygulanamayacağını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

Gerekçe: Protokoller kapsamında davacıya belirlenen bölgelerde satış hakkı tanınmıştır. Davalının bu bölgede doğrudan satış yapması sözleşmenin ihlali niteliğindedir. Taraflar arasındaki protokollerle davalı ürünlerinin satış hakkı davacıya ait olduğundan, bu satış hakkının ihlali halinde ister acentelik ister tek satıcılık hükümleri uygulansın, davacının tekel hakkı ihlal edilmiş olacağından zararının tazminini talep hakkı mevcuttur. Sözleşmenin ihlali nedeniyle kar kaybına uğrayan davacının zararın tazminini talep hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

27.01.2009 tarihli tadil protokolünün uyuşmazlığa etkisi → ret

İddia: Davalı, satış şartlarının 27.01.2009 tarihli protokol ile değiştirildiğini, ancak bu protokolün mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İncelenen tadil protokolünün 24.9.2007 tarihli protokolün tadiline ilişkin olduğu, bu protokolle faturalama sisteminde değişiklik yapıldığı, kar oranı, ödeme vadeleri, garanti ve servis ücretlerinin belirlendiği anlaşılmıştır. Tadil protokolü ile davacının satış bölgesinde ve satış yetkisinde bir değişiklik yapılmamış, yalnızca faturalamada davalının kar oranı belirlenmiştir. Uyuşmazlık davalının davacıya tahsis edilen bölgede doğrudan yaptığı satışlar nedeniyle uğranılan kar kaybının giderilmesine ilişkin olduğundan, tadil protokolünün doğrudan uyuşmazlığa etkisi bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınması ve kar kaybı miktarının tespiti → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeye konu bölgelerde satış yaptığı hususunun tespit edilmediğini, bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemlerinin çeliştiğini ve hesaplanan tutarın davacı taleplerini aştığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının yargılama sürecinde ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınması nedeniyle, üçüncü şahıslara doğrudan satılan ürün miktarı ve davacının buna bağlı kazanç kaybı tam olarak tespit edilememiştir. Ancak ticari ilişkinin devam ettiği 2007-2008 yıllarındaki karlılık ve satış durumu incelenerek bir sonuca varılmaya çalışılmıştır. Davalı vekili anılan bölgelerde satış yaptığının belirlenemediğini ileri sürmekte ise de, davacıya satış yapılmadığı sabit olduğundan, davalının bu ürünleri şahsen sattığının ve davacıyı devre dışı bıraktığının kabulü gerekmektedir. Bilirkişi incelemeleri sonucunda davaya konu ürünlerin davalı tarafından satılması nedeniyle davacının uğradığı kar kaybının 50.000 TL olabileceğinin kabulü ile kar kaybı talebinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda yetkisiz temsilcinin akdettiği sözleşmenin uzun süreli ticari ilişkinin devamı ile zımni icazetle geçerlilik kazandığına ve tekel hakkı ihlalinde kar kaybı tazminatının acentelik veya tek satıcılık hükümlerinden bağımsız olarak talep edilebileceğine ilişkin değerlendirmeler, benzer uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisiz temsil zımni icazet tekel hakkı acentelik tek satıcılık kar kaybı (kar mahrumiyeti) ticari defter ve kayıtların ibrazından kaçınma

Atıf yapılan mevzuat: 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu (eTTK) — 6762 sayılı mülga TTK 118

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2518

KARAR NO 2021/85

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/05/2018

NUMARASI 2014/976 Esas- 2018/536 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/01/2021

Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;davalının üretici firma olup, su arıtma sistem ve ekipmanları imal ve montajı yaptığı ve çeşitli filtreler satmakta, softamin markalı su arıtma kimyasalları ürettiğini, her iki yanın üretici- pazarlamacı iş ortaklığı yapmak amacıyla birlikte hareket etme kararı aldıklarını,yoğun bir pazarlama faaliyetinde bulunulduğunu, ... firmasının Avrasya ile işbirliğine başlamadan önce su fabrikalarına yaptığı 15.000- TLnin altında tek bir satışı mevcut olduğunu, zira sektörle ilgili müşteri portföyü ve bilgi birikiminin bulunmadığını, davalının çok fazla müşteri ile ilişki kurduktan sonra protokol hükümlerine aykırı davranmaya müvekkilini dışlayarak kendi başına satış yapmaya başladığını,müvekkiline büyük meblağlarda borçlu bulunduğu halde, bu borcunu ödemediği gibi, müvekkilini tamamen devreden çıkartarak protokolleri fiilen işlemez hale getirdiğini, davalının haksız rekabet fiilinin sona erdirilmesine, protokollere uymaması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 -TL'sinin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödenmesine, haksız rekabeti sebebiyle 25.000-TL maddi ve 75.000-TL manevi tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirketin sektörde davacıdan daha eski olduğunu, öncelikle imzalanmış bir distribütörlük sözleşmesi bulunmadığını, davacı firma aracılığı ile bir kısım satışlar gerçekleştirilmekle beraber bunların hiçbirinin yazılı sözleşmelere istinaden yapılmadığını, davalının davacı firmaya hiç borcu bulunmadığını, haksız rekabeti yapanın davacı olduğunu, zira ... firması ile piyasada olduğunu, davacı firmanın müvekkilinin teklif verdiği yerlere ... arıtma firması ile daha düşük teklifler vermekte ve müvekkili firmayı kötülemekte olduğunu, ne kar mahrumiyeti, ne maddi ne de manevi bir zararı bulunmadığını belirterek, davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; 6762 sayılı mülga TTK madde 118 de acentenin yetkili olduğu bölgede tekel hakkına sahip olması halinde yetkili olduğu bölgede doğrudan veya temsilci aracılığıyla yapılan sözleşmelerden ücret isteme hakkının doğacağının belirtildiği ve bu haliyle ... temsil yetkisine haiz olmamasına rağmen taraflar arasındaki sözleşmenin zımmi icazetle geçerli olduğu,sözleşmenin ihlaline neden olan fiil neticesinde uğranılan zararın tazminin istenebileceği,haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, sözleşmenin ihlali sonucunda davacının kar yoksunluğuna yol açıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 50.000 -TL kar mahrumiyetinin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili;müvekkilinin sözleşmeye konu bölgelerde satış yaptığı hususunun tespit edilmediğini, ortada geçerli bir sözleşme bulunmaması nedeniyle ve sözleşmenin 2009 yılında sona ermesi nedeniyle tek satıcılığa ilişkin hükümlerin de dava konusu olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin ... olduğu ortak yapılan satışlarda da müvekkil şirket adına ... tarafından sözleşmenin akdedildiğini, dosyaya sundukları 27/01/2009 tarihli ek protokolün incelenmediğini, bu protokol ile taraflar arasındaki tüm önceki protokoller ortadan kaldırılarak çalışma şeklinin değiştirildiğini,müvekkilinin herhangi bir aykırılığa neden olacak satışının tespit edilmemiş olması sebebiyle açılan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, heyet tarafından incelenen ve tespit edilen oranlar ile mali müşavir olan bilirkişi tarafından hesap edilen oranların birbiri ile çeliştiğini, karara esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama davacı taleplerini de aştığını, davacının protokollere uyulmadığı iddiasının dosyaya sundukları faturalardan da görüleceği üzere haksız ve kötüniyetli olduğunu bildirerek, kararın kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına,davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasında davalının üreticisi olduğu softamin marka kimyasal ürünlerin satışı için 26.9.2007 tarihinde ,arıtma filtrasyonu cihazı içinde ,24.9.2007 tarihlerinde protokol imzalanmıştır. Davalı bu protokollerde imzası bulunan ... bu sözleşmeyi imzalama yetkisi bulunmadığını,... tarafından ... verilen vekaletnamenin sözleşme yapma yetkisini içermediğini ve bu sebeple imzalanan protokollerin hükümsüz olduğunu iddia etmektedir. Davalı ,protokollerin yetkisiz kişi tarafından imzalandığını savunmuş ise de ,davacı aracılığıyla 2 yıla yakın süre ticari ilişkinin devam ettiği göz önüne alındığında yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemlerin benimsendiği anlaşılmaktadır.Davalı tarafından protokoller kapsamında , belirlenen bölgelerde davacıya Softamin ve arıtma filtrasyon ürünlerinin satış hakkı verildiği anlaşılmaktadır.Davalının davacıya tahsis ettiği bölgede satış yapması sözleşmenin ihlal edilmesi anlamına gelmeketdir.

Sözleşmenin ihlali nedeniyle kar kaybına uğrayan davacı zararın tazminini talep hakkına sahiptir.Davalı vekilinin aksi yöndeki ,ticari ilişkinin bitmesi nedeniyle acentelik hükümlerinin uygulanamayacağına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekili, satış şartlarının 27.1.2009 tarihli protokol ile değiştirildiğini ancak bu protokolün mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.Anılan protokolün incelenmesin de ;protokolün 24.9.2007 tarihli (filtrasyon) protokolün tadiline ilişkin olduğu ,bu protokol ile faturalama sisteminde değişiklik yapıldığı ,Kets'in maliyet +%25 kar ilavesiyle davacıya fatura tanzim edeceği ,... yapacağı ödemelerin vadesinin ve UF modüllerinin maliyetlerinin belirlendiği ,patlama riskinin paylaşılmasına ,Avrasya'nın sattığı ürünlere davalının 1 yıl garanti vermesine , garanti süresi içerisindeki servis ücretlerinin Avrasya tarafından karşılanması ve tutarlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.

Tadil Protokolü ile davacının satış bölgelerinde ve satış yetkisinde bir değişiklik yapılmayıp ,yalnızca davalının davacı adına düzenleyeceği faturalarda davalının kar oranı belirlenmiş olup ,taraflar arasında ki uyuşmazlık davalıya tahsis edilen bölgelerde davalının doğrudan yaptığı satışlar nedeniyle uğradığı zararın(kar kaybının) giderilmesi istemine ilişkin olduğundan doğrudan uyuşmazlığa etkisi bulunmamaktadır.Taraflar arasında yapılan protokoller ile davalı ürünlerinin satış hakkının davacıya ait bulunduğu ,davacıya verilen satış hakkının ihlali nedeniyle ister acentelik ,ister tek satıcılık hükümleri uygulansın davacının tekel hakkı ihlal edildiğinden davacının zararının giderilesini talep hakkı mevcuttur.Davalının yargılama sürecinde ;

ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı bu suretle davalının ticari defterlerinden ne kadar ürünü üçüncü şahıslara doğrudan sattığı, dolayısıyla davacının ne kadar kazanç kaybına uğradığı tesbit edilememiştir.Ancak ticari ilişkinin devam ettiği zamanlarda ki 2007-2008 yılları karlılık-satış durumu incelenerek bir sonuca varılmaya çalışılmış ,davalı vekili her ne kadar anılan bölgelerde satış yaptığının belirlenemediğini istinaf nedeni olarak ileri sürmekte ise de ,davacıya satış yapmadığı sabit olduğundan anılan ürünleri şahsen sattığının davacıyı devre dışı bıraktığının kabulü gerekmektedir. Yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda davaya konu edilen softamin markalı ürün ve Arıtma Filtrasyon ürünlerinin davalı tarafından satılması nedeniyle davacının uğradığı kar kaybının varlığı ve miktarının 50.000-TL olabileceğini kabul ile kar kaybı talebinin kabulüne, karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı vekilinin hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.415,5‬0-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 889,9‬0-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.525,6‬0-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, HMK 'nun 362/1(a) maddesi kesin olmak üzere , dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/01/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/263815 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.