6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İnkar edilen sözleşme imzası - imza incelemesiz de sonuç değişmiyorsa gerekçe düzeltilerek ret

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/680 E. 2018/10 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatdüzelterek yeniden esas hakkında hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Bir sözleşmedeki imza inkâr edilmiş olsa da, taraflar arasında fiili ticari ilişkinin (düzenli fatura ve ödeme kayıtlarıyla) varlığı tespit edildiğinde, imza incelemesi yapılmadan salt inkâr nedeniyle sözleşme ile bağlı olunmadığı sonucuna varılamaz. Ancak imza incelemesinin sonucu davanın esasını değiştirmiyorsa (örneğin sözleşmenin süresinin mutabakatla uzatıldığı ayrıca ispatlanamamışsa ve tahakkuk koşulları oluşmamışsa), imza incelemesi yapılmaksızın da talebin reddi sonucuna varılabilir; bu durumda ilk derece gerekçesi düzeltilerek istinaf başvurusu esastan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İnkâr edilen sözleşme imzasının incelenmeden hükme esas alınamayacağı → kabul

İddia: Davacı vekili, taraflar arasında sözleşme bulunduğunu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde sözleşmenin varlığını kabul ettiğini belirterek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 211. madde gereği ve taraflar arasında fiili ticari ilişkinin mevcut olduğu (düzenli faturalandırma ve ödemelerin ticari defter ve kayıtlarla tespit edilmesi) gözönüne alındığında, imzası inkâr olunan bir belgede imza incelemesi yapılmaksızın sözleşme ile bağlı olunmadığına dair gerekçe kabul edilebilir değildir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Sözleşme süresinin mutabakatla uzatıldığının ispatlanamaması nedeniyle kâr kaybı ve cezai şart taleplerinin reddi → ret

Gerekçe: Davacının dayandığı sözleşme, belirli bir tarih aralığında 1 yıllık süreli olarak akdolunmuş; sözleşme kendiliğinden uzamamakta, sürenin dolmasından bir ay evvel karşılıklı mutabakat ile 1 yıl süreyle uzatılabileceği kararlaştırılmıştır. Karşılıklı mutabakatla sözleşmenin uzatıldığına dair yazılı delil sunulamadığından, bu uzatma iddiası ispatlanamamıştır; süreden sonra fiili ilişkinin bir müddet daha devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle imza incelemesi yapılmasının da sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmıştır. Ayrıca sözleşmedeki cezai şart hükmü, hizmet bedelinin zamanında ödenmemesi halinde tahakkuk edecek nitelikte olup, ticari defter ve kayıtların incelenmesinde ödenmemiş ücret bulunmadığı tespit edildiğinden, davacının sözleşmenin süresinden evvel sonlandırılması nedeniyle uğradığı kâr kaybı ve cezai şart istemleri yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmedeki imzanın inkâr edilmesi halinde, taraflar arasında fiili ticari ilişkinin varlığı tespit edilmişse imza incelemesi yapılmaksızın sözleşme ile bağlı olunmadığına hükmedilemeyeceği; ancak imza incelemesinin sonucu esası değiştirmiyorsa (örn. süre uzatımının ispatlanamaması nedeniyle talep zaten reddedilecekse) gerekçe düzeltilerek aynı sonuca ulaşılabileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza inkârı isticvap cezai şart fiili ticari ilişki ispat yükü sözleşmenin uzatılması

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 211HMK 200HMK 353(1)b-1HMK 362.a · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/680

KARAR NO 2018/10

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/02/2017

NUMARASI 2014/778 Esas 2017/142 Karar

DAVA

Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/01/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekilidava dilekçesinde; taraflar arasında 22/10/2012 tarihinde personel taşıma sözleşmesi imzalandığını; bu sözleşmenin süresinin 1 yıl olduğunu; 22/10/2013 tarihinde aynı şartlarla sözleşmenin yenilendiğini ve 22/10/2014 tarihine kadar uzatıldığını; davacının sözleşme koşullarından olan taşıma hizmetini eksiksiz yerine getirdiğini,ancak 11/04/2014 tarihinde taşıma işinin 3. firma ile yapılmaya başlandığını; bu nedenle, davacının sözleşmeden kaynaklanan borçların hiç yada gereği gibi yerine getirilmemesi ve haksız fesih dolayısıyla sözleşme alacaklısının asıl ifanın yanında uğramış olduğu zararlarının tazminini isteme hakkının bulunduğunu; davacı şirketin davalı firmadan asıl ifanın yanında uğramış olduğu zararların tazmini için sözleşmede belirtilen cezai şart talep ettiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin ve sözleşmede belirtilen cezai şart bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine hükmolunmasına karar verilmesini;

talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yazılı bir personel taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davacı şirketin ihtiyaç duyulduğunda gerektiğinde sözlü olarak personel taşıma işine ilişkin olarak hizmet alımı gerçekleştirildiğini; davacı iddialarının haksız olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından, taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan 22/10/2012 tarihli sözleşmenin ayrıntılı koşullarını içeren 1. ve 2. Sayfalarında davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığı gibi davalı şirket yetkilisinin 29/03/2016 tarihli oturumundaki isticvabında bu sözleşmenin 3.sayfasında şirket kaşesi üzerindeki imzanında kabul edilmediği dikkate alındığında; davacının, davalının kabulünde bulunmayan bu sözleşmeye istinaden cezai şart talep etme hakkının bulunmadığını, yine davacı tarafından, davalıya verilen taşıma hizmeti karşılığı ödenmemiş bakiye alacağının da bulunmadığını; taraflar arasındaki ticari ilişkinin yazılı sözleşmeye dayanmadığını;

bu kapsamda, TMK m.6 ve HMK'nun 200.maddesi kapsamında, davacının, sözleşme süresinin (1) yıl olduğunu yazılı delille ispat edemediğini; buna göre davalının sözleşmeyi süresinden önce feshettiği ve bu nedenle de davacının zarara uğradığı maddi vakıasının da ispat edilemediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili taraflar arasındaki yazışmalara göre taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğunu ve bu konuda faturalar kesildiğini ve fatura bedellerinin bir kısmının ödendiğini, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, davalı vekilinin sözleşmenin varlığını cevap dilekçesinde kabul ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık taraflar arasında akdedildiği belirtilen taşıma sözleşmesinin haksız olarak davalı tarafından feshedildiği iddiası ile açılan alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.

Davacı vekili tarafından ibraz edilen sözleşme aslı mahkemece kasaya alınmış ; davalının sözleşme hükümlerine uymadığını bildirerek cezai şart ve alacak talep etmiştir.Davalı vekili taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte ticari ilişkinin bulunduğunu ,ilişkinin fiilen sürdüğünü kabul etmiş ,yapılan ticari defter ve kayıtların incelenmesinde de ; ticari ilişkinin mevcut olduğu ,düzenli olarak faturalar düzenlediği ve ödemelerin yapıldığı tesbit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi sözleşmede ki imza hususunda davalı şirket yetkilisini isticvap etmiş ,davalı şirket yetkilisinin imzayı kabul etmemesi üzerine sözleşme ile bağlı sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. HMK 211.madde gereği mevcut durumda taraflar arasında fiili ilişkinin mevcut olduğu da gözönüne alındığında İmzası inkar olunan belge de imza incelemesi yapılmadan davalının sözleşme ile bağlı olmadığına dair gerekçesi kabul edilebilir değildir.Ancak imzası inkar edilse de ; davacının dayandığı sözleşme 12.11.2012-12.11.2013 tarihleri arasında geçerli olarak 1 yıllık süreli olarak akdolunmuş ,sözleşmenin yenilenmesi veya kendiliğinden uzaması sözkonusu olmayıp sürenin dolmasından bir ay evvel karşılıklı mutabakat ile bir yıl süre ile uzatılabileceği kararlaştırılmış olup ,karşılıklı mutabakatla sözleşmenin uzatıldığına dair yazılı bir delil sunulamamıştır.

Buna göre sözleşmenin mutabakatla 1 yıl daha uzatıldığı iddiasının ispatlanamadığı süreden sonra fiilen ilişkinin bir müddet daha devam ettiğinin kabulü gerektiği ,bu nedenle imza incelemesi yapılmasının da sonucu değiştirmeyeceği ,yine inkar edilen sözleşme de cezai şart hükmü hizmet bedelinin zamanında ödenmemesi halinde tahakkuk edeceği, sözleşmenin VI maddesi gereği bulunduğu gibi yapılan ticari defter ve kayıtların incelenmesinde ödenmemiş ücret bulunmadığı tesbit edildiğinden davacının sözleşmenin süresinden evvel sonlandırılması nedeniyle uğradığı kar kaybı ve cezai şart istemlerinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılmış olmakla gerekçenin düzeltilmiş şekli ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/01/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/262872 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.