6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bağlantılı davaların birleştirilmesine ilişkin istinaf başvurusunun reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/844 E. 2018/4 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Davaların Birleştirilmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Aynı hisselerin devrinden kaynaklanan ve devrin hissedarlık sözleşmesindeki taahhüde uygun gerçekleşip gerçekleşmediğinin ortak olarak tespitini gerektiren, ayrı yargı çevrelerindeki aynı düzey mahkemelerde açılmış davalar arasında HMK 166 uyarınca fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu ve birlikte görülmelerinde zorunluluk olduğu kabul edildiğinde, bu davaların birleştirilmesine ilişkin karar hukuka uygundur.

Ele alınan sorunlar

Davaların HMK 166 uyarınca birleştirilmesinin usule uygun olup olmadığı → ret

İddia: Davacılar vekili, iki davanın hem konu hem taraf itibariyle ilgisi bulunmadığını, mahkemenin yeterli inceleme yapmaksızın ve bir varsayıma dayanarak birleştirme kararı verdiğini ileri sürerek birleştirme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Eldeki dava, hissedarlık sözleşmesi gereği davacı şirket adına devredilmesi gereken %33,4 hissenin devredilmemesi nedeniyle ödenen 410.000 TL hisse devir bedelinin istirdadına ilişkindir. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasında ise davacı, aynı şirketteki %33,4 hisseyi satın aldığını ancak adına tescil edilmediğini ileri sürerek hükmen tescil ve ödenen sermaye artırım bedelinin istirdadını talep etmektedir. Her iki davada da uyuşmazlık, aynı şirketteki aynı hisselerin devrinden kaynaklanmakta; devrin hissedarlık sözleşmesindeki taahhüde uygun şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği ve ilgili kişinin şirket adına hareket edip etmediğinin tespiti her iki dava için de gereklidir. HMK 166(1) uyarınca aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verilebilir; HMK 166/4 uyarınca davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması halinde bağlantı varsayılır. HMK 166/3 uyarınca ayrı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerde açılan davalarda birleştirme, ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenebilir ve birleştirme kararı verildiğinde birinci davanın açıldığı mahkeme, kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır. Her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, davalının birleştirme talebinin mevcut olduğu ve davaların birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, davaların ayrı sebeplerden kaynaklandığı ve aralarında irtibat olmadığına dair istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ayrı yargı çevrelerindeki aynı düzey mahkemelerde açılmış, aynı hisse devrinden kaynaklanan ve ortak tespit gerektiren davalar arasında HMK 166 kapsamında bağlantı bulunduğuna ilişkin değerlendirme yönünden emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davaların birleştirilmesi bağlantı (irtibat) hisse devri hissedarlık sözleşmesi istirdat

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 166(1)HMK 166/3HMK 166/4HMK 166.5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/752

KARAR NO 2018/93

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/03/2017

NUMARASI 2015/736 Esas 2017/212 Karar

DAVA

Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/02/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen birleştirme kararına ilişkin hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 30/10/2013 tarihli sözleşme uyarınca 19/12/2013 tarihinde davalıya şirketteki %33,4 hissenin devir alınması amacıyla 410.000 TL ödeme yapıldığını, 20/03/2014 tarihli hissedarlar sözleşmesi başlıklı yeni bir sözleşme imzalanarak müvekkili şirketin sözleşmenin 4.maddesi uyarınca davalının şahsı adına alacağı kredi için bankanın istediği ipotek için gerekli taşınmazları sağlamayı üstlendiğini, davalının sözleşmenin 2 ve 4 nolu maddelerde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yükümlülüklerini belirlenen sürede yerine getirmeyen davalının kendisine ödenen 410.000 TL'yi müvekkili şirkete avans faizi ile birlikte istirdadına ve ...

adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki ipotek bedeli kadar ... adına kayıtlı...Tic.A.Ş.nezdinde hisselerin devrinin önlenmesi amacıyla devir yasağı niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına, taraflar arasındaki 20/03/2014 tarihli hissedarlar sözleşmesinin feshinin ve ipoteklerin kaldırılması için gerekli tutarın tespiti ile tutarın mahkeme veznesine davalı tarafça depo edilip ödenmek suretiyle söz konusu ipoteklerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, huzurdaki davanın eksik harçla ikame edildiğini,davacı şirketin dışında ... isimli kişinin davacı olarak görüldüğünü, davacı şirket ile müvekkili arasında 30/10/2013 tarihli bir hissedarlık sözleşmesi imzalandığı, 20/03/2014 tarihinde ikinci hissedarlık sözleşmesi yapılarak ilk sözleşmeyi eçersiz kıldığını, davacı şirkete yeni sözleşme ile 5 ay gibi bir zaman tanındığını, Biga'da devam eden yatırımda eski ortakların ... Leasinge olan kefaletini kaldırmak için ...Leasing'e müvekkilince ödenmesi gerekli olan 3.180.000 Usd için gereken teminatın davacı şirket .... tarafından yerine getirilemediğini, davacı şirketin verdiği teminatlarla müvekkilinin şahsi ve diğer şirketlerinin kefaleti ile ancak 2.650.000 Usd kredinin....

çıkarılabildiğini, bu kredi için müvekkili ...'ın eksik kalan teminatı kişisel kefaleti ve şirketleri .adına borçlanarak... Leasing'e olan borcunu kapattığını, huzurdaki davanın açılış tarihinin 16/12/2014 olduğunu, ...Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/5247 E.sayılı dosyasının açılış tarihinin 16/12/2014 olduğunu, burada davacının.... olarak, davalının ....c.San.A.Ş. gözüktüğünü, ancak huzurdaki davada davalı olarak müvekkili ...'ın gözüktüğünü,elde ki davanın birleştirilmesi gerektiğini , taraflar arasında imzalanan hissedarlık sözleşmelerinin içerik itibariyle ....San.A.Ş.ile yapıldığını,müvekkiline ait .....A.Ş.nin %33,4 hissesinin davacı şirkete satıldığını ve nama yazılı geçici ilmuhaberlerden 10 adetin ...'a verildiğini bildirerek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dosya ile İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2547 Esas sayılı dosyasının dava konusunun aynı olduğu ve çözümü gereken hususun ... .. Yatırım ve Tic AŞ deki hisselerin ... tarafından devrinin gerçekleşip ,gerçekleşmediği ,yapılan devri işlemlerinin usulune uygun olup olmadığı ,...k ltd.şti ile ...'ın bağlantısı olup olmadığının tesbiti gerektiği aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle mahkeme dosyasının İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2547 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacılar vekili; davanın konusu müvekkili .... Ltd.Şti'nin tarafı olduğu hissedarlık sözleşmesinin feshi ile müvekkil şirket tarafından davalı ...'a yapılan 410.000-TL lik tutarın istirdadı iken; İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davanın konusunun ... tarafından ... adına ciro ve devri yapılan ....şirketine ait hisselerin ... adına pay defterine tescili olduğunu, dosyaların hem konusu hem de tarafları itibariyle işbu dava ile ilgisi bulunmayan bir dosya olduğunu, yerel mahkemenin, davalının davayı uzatmaya yönelik, tamamen kötü niyetli talepleri doğrultusunda yeterli inceleme yapmaksızın ve sadece bir varsayıma dayanarak birleştirme kararı verdiğini belirterek yerel mahkemenin birleştirmeye ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesi ipoteğin fekkine ilişkin talebi elde ki davadan tefrikine karar verip ayrı bir esasa kaydetmiştir.İstinaf incelemesi bakımından incelenecek dava ; .. ltd.şti tarafından imzalanan hissedarlık sözleşmesi gereği davacı şirket adına %33,4 ... hissesinin devredilmemesi nedeniyle ; ödenen 410.000-TL hisse devir bedelinin istirdadına ilişkindir.İst. Anadolu 5.ATMnin 2014/ 2547 esas sayılı dava dosyasında , davacı... tarafından davalı ... şirketinde ki %33,4 ... hisselerini satın aldığını ancak adına tescil edilmediğini bildirerek hükmen tesciline karar verilmesi ve sermaye artırımı için ödenen 636.000-TL nin istirdadının talep edildiği, elde ki davada;davacılar vekili tarafından hisse devir bedelinin şirket adına ...

tarafından yatırıldığını beyan ettiği ,davalı ... tarafından da davacı şirket adına ... ile anlaşma yapıldığını, şirketin adı geçenin babası ve kardeşinin şirketi olduğunun ve ellerinde ki sözleşme aslında ki imzanın ... tarafından atıldığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.Her iki davada uyuşmazlığın devri kararlaştırılan ....AŞ deki ... hisselerinin devrinden kaynaklandığı, hissedarlık sözleşmesindeki taahhüde uygun olarak ... şirketine devredilip devredilmediği ,...'ın şirket adına hareket edip etmediğinin tesbiti gerektiği ,her iki uyuşmazlığın aynı hisselerin devrinden kaynaklanması nedeniyle birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmaktadır.

HMK 166(1) maddei uyarınca aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirmesine karar verilebileceği düzenlenmiştir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması veya biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında bağlantının varsayılacağı HMK 166/4 maddesinde belirtilmiştir. HMK 166/3.maddesinde davalar ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfatta hukuk mahkemelerinde açılmış ise, bağlantı sebebiyle birleştirmenin ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebileceği, birleştirme kararı verildiği takdirde birinci davanın açıldığı mahkemenin birleştirmeye ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olduğu düzenlenmiştir.

Her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu ,davalının birleştirme talebinin mevcut olduğu ,her iki davanın birlikte görülmelerinde zorunluluk olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin davaların ayrı sebeblerden kaynaklandığı ve her iki dava arasında irtibat olmadığına dair ileri sürdüğü istinaf sebebleri yerinde görülmemiş başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 166.5 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/262864 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.