6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acentelik sözleşmesinin haklı feshi ve danışmanlık ücreti kesintisinin ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/548 E. 2018/548 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

Acentelik sözleşmesinde acentenin çalışma sahası dışında faaliyette bulunduğu tespit edilip bu husus fesih öncesinde tarafına bildirilmişse, bu bildirimi takiben gerçekleşen fesih sözleşmenin çalışma sahasına ilişkin hükmüne aykırılık nedeniyle haklı ve geçerli kabul edilir. Sözleşmede acentenin doğmadan önce her türlü hak, tazminat, komisyon ve kar kaybı talebinden feragat ettiğine ilişkin kayıt, tüzel kişiliğin haklarından önceden vazgeçmesi niteliğinde olduğundan geçersizdir. Taraflar arasındaki kesinti niteliğindeki ödemelerin (danışmanlık ücreti/komisyon) dayanağı ve miktarı tartışmalıysa, ilgili belge ve ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ve gösterilen deliller toplanıp değerlendirilmeden karar verilemez; bu eksiklik istinafta kararın kaldırılıp dosyanın ilk derece mahkemesine iadesini gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmenin çalışma sahası dışı faaliyet nedeniyle feshinin haklılığı → ret

İddia: Davacı vekili, sözleşmenin 20. maddesine göre feshin ancak acentenin hiç iş yapamaması veya tatminkar faaliyet göstermemesi halinde mümkün olduğunu, bu hususun ispat yükünün davalıda olduğunu ve müvekkilinin merkezini sonradan Bartın'a taşımasının feshi haklı kılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davacı tarafından ihtarname ile feshedildiği ve ihtarnamede fesih nedeninin gösterilmediği sabittir. Davalı yetkilisi ile davacı acente yetkilisi arasındaki görüşme formunda, davacı acentenin faaliyet sahası dışında Bartın'da sözleşme ürettiği ve bu nedenle uyarıldığı anlaşılmakta olup, uyarıyı takiben fesih iradesi gelmiş, davacı da daha sonra faaliyet merkezini Bartın'a nakletmiştir. Bu olgular birlikte değerlendirildiğinde feshin, sözleşmenin çalışma sahası başlıklı maddesine aykırılık nedeniyle gerçekleştiği, bu nedenle haklı ve geçerli olduğu kabul edilmek durumundadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmedeki haklardan önceden feragat kaydının geçerliliği → kabul

Gerekçe: Sözleşmenin 22. maddesinde yer alan, davacı acentenin herhangi bir nam ve unvan altında hak, zarar, ziyan, tazminat, komisyon, portföy hakkı, kar mahrumiyeti ve benzeri taleplerde bulunmayacağını şimdiden beyan, kabul ve taahhüt ettiği yönündeki hükmün, davacı tüzel kişiliğin haklarından doğmadan önce vazgeçmesi anlamına geldiği ve bu nedenle geçersiz olduğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Danışmanlık ücreti adı altında yapılan kesintilerin dayanağının ve miktarının araştırılması → tartışılmadı

İddia: Davacı vekili, davalının müvekkilinden %1-2,5 arasında yasal dayanağı olmayan danışmanlık ücreti kestiğini, bu nedenle hak edişlerinin sürekli eksik ödendiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Danışmanlık ücreti adı altında kesildiği kabul edilen tutarların dayanağının ne olduğu belli olmamakla birlikte, davalı cevabında komisyon oranlarının sözleşme ekinde ve her yıl belirlenerek davacıya aktarıldığını savunmuş olup, komisyon ücreti ile danışmanlık ücreti kesintilerinin aynı anlama gelip gelmediği anlaşılamamaktadır. Bu durumda davacının ürettiği poliçeler kapsamında davalı tarafından yapılan kesintilerin yapıldığı tüm belge, makbuz ve dekontlar getirtilerek, ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle kesintilerin miktarı ve dayanağı, sözleşmesel bir dayanağı olup olmadığı belirlenerek çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu talep yönünden mahkemece tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması karşısında ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak anılan eksikliklerin giderilmesini teminen yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Acentelik sözleşmelerinde çalışma sahası dışı faaliyetin fesih nedeni oluşturması ile sözleşmedeki 'haklardan önceden feragat' kayıtlarının geçersizliği konusunda BAM'ın kendi muhakemesiyle oluşturduğu değerlendirme, benzer acentelik uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi haklı fesih denkleştirme (portföy) tazminatı kar mahrumiyeti danışmanlık ücreti kesintisi haklardan önceden feragat delillerin toplanmaması kararın kaldırılması

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353-a-6HMK 353(1)a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/548

KARAR NO 2018/548

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/02/2017

NUMARASI 2015/569 Esas-2017/75 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/05/2018 (10/06/2018 yazım tarihli)

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı ... şirketi arasında 29/07/2011 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin davalı ... şirketi tarafından gerekçe bildirmeksizin haksız olarak feshedildiğini, sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle meydana gelen kar mahrumiyetinin, denkleştirme tazminatının ve hukuka aykırı olarak müvekkilinden kesildiği öne sürülen danışmanlık ücretlerinin şimdilik 10.000-TL'sinin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkil şirket tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, huzurdaki yargılamada davacı tarafın denkleştirme (portföy tazminatı) talep edemeyeceğini, müvekkil şirketin, davacının kendi sorumlu olduğu bölge dışında poliçe düzenlemesi nedeniyle haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini, davacının münhasır bir acente olmadığını, dolayısıyla davacı şirketin portföyündeki müşterilerin sigortalarını başka bir şirkette yenilemesi mümkün olduğundan kar kaybının söz konusu olmadığını, ayrıca hem kar kaybı hem da portföy tazminatının aynı anda talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, denkleştirme tazminatı talebinin yerinde olabilmesi için taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uygun davranılması gerektiği, davacının çalışma bölgesi dışında poliçe tanzim ettiği, böylelikle sözleşmeye uygun hareket ettiğini ispatlayamadığı, kar mahrumiyeti talebi açısından da sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, davacının kar mahrumiyeti ve denkleştirme tazminatını, taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesi göz önüne alınarak talep edebileceği, danışmanlık hizmetleri yönünden dava konusu edilen alacak kalemine ilişkin olarak da sözleşmede hüküm olmadığını, davalı tarafından tanzim edilen davacıya ait sigorta gider belgelerinin davacı tarafından kabul edildiğini, taraflar arasında danışmanlık ücreti tahsilinin uygulama ile sözleşme hükmü haline geldiği, istirdatının talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, davalının, müvekkili acenteden %1-2,5 arasında danışmanlık ücreti kestiğini, bu kesintinin yasal bir dayanağı olmadığı için müvekkilinin hak edişlerinin sürekli eksik ödendiğini belirttiklerini, müvekkil ile davalı arasındaki sözleşmenin 20. Maddesinde, "acente hiç iş yapamaz veya tatminkar bir faaliyet göstermezse, ... Genel Sigorta iş bu sözleşmeyi tek taraflı olarak ve hiçbir koşul aranmaksızın feshedilebilir" denildiğini, aynı sözleşmenin 22. Maddesinde ifadesini bulan tek taraflı ve hiçbir koşul aranmaksızın ifadesinin dayanağının 20. Madde olduğunu, bu sebeple sözleşmenin belirtilen şekilde feshi için müvekkil acentenin hiç iş yapamamış olması ve tatminkar faaliyet gösterememiş olması gerektiğini, bu hususların ispatının da bilirkişilerin belirtiği gibi müvekkilinin değil, davalı şirkette olduğunu, davalının defterlerinin ehil bilirkişilerce incelenebilirse bu hususun açıklığa kavuşturulacağını, hem davalı beyanında hem de bilirkişi raporunda müvekkil acentenin, sözleşme süresi içinde merkezini Bartın iline taşıdığını ifade ettiğini, bilirkişi raporunda ayrıca mahrum kalınan kar kaybının 12.811,96- TL brüt olarak hesapladıktan sonra müvekkilinin sözleşme ile bunlardan feragat ettiğini beyan ettiğini belirterek kararın bozularak, talepleri doğrultusunda inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasındaki 29/07/2011 tarihli acentelik sözleşmesinin davacı tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 25 Aralık 2014 tarih ve ...no.lu ihtarnameyle feshedildiği sabittir. (3 ay sonra geçerli olacak şekilde) İhtarnamede fesih nedeni gösterilmemiştir. Bununla birlikte davalı yetkilisinin davacı acente yetkilisiyle yaptığı 30/10/2014 tarihli görüşme formunda davacı acentenin faaliyet sahası dışında Bartın'da sözleşme ürettiği bu nedenle (acentelik sözleşmesinin feshedilebileceği konusunda) uyarıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim 25 Aralık 2014 tarihinde de fesih iradesi gelmiştir. Davacı daha sonra faaliyet merkezini 17/03/2015 tarihinde Bartın'a nakletmiştir.Bu durumda feshin taraflar arasındaki sözleşmenin çalışma sahası başlıklı 20.

Maddesine aykırılık nedeniyle gerçekleştiği, bu nedenle haklı ve geçerli olduğu kabul edilmek durumundadır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. Maddesinde yer alan ve davacının (acente) ... Sigorta'dan herhangi bir nam ve ünvan altında herhangi bir hak, zarar, ziyan tazminat, komisyon, portföy hakkı, mahkum kalınan kar maddi ve manevi zarar karşılığı kar kaybı ve benzeri taleplerde bulunmayacağını şimdiden beyan, kabul ve taahhüt eder. şeklindeki bölümün, davacı tüzel kişiliğin haklarından doğmadan vazgeçmesi anlamında geçersiz olduğu kabul edilmelidir. Bu kapsamda danışmanlık ücreti adı altında kesildiği kabul edilen tutarların dayanağının ne olduğu belli olmamakla birlikte davalı cevabında komisyon oranlarının sözleşme ekinde ve her yıl belirlenerek davacıya aktarıldığını savunmuş olup komisyon ücreti ile danışmanlık ücreti kesintilerinin aynı anlama gelip gelmediği anlaşılamamaktadır.

Bu durumda davacının ürettiği poliçeler kapsamında davalı tarafından yapılan kesintilerin yapıldığı tüm belge, makbuz ve dekontlar getirtilerek, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile kesintilerin miktarı ve dayanağı belirlenmeye çalışılmalı, sözleşmesel bir dayanağı olup olmadığı belirlenerek çıkacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Bu talep yönünden mahkemece tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması karşısında ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak anılan eksikliklerin giderilmesini temine yönelik olarak yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK.'nun 353-a-6 maddesi gereği İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/569 Esas- 2017/75 Karar sayılı ve 14/02/2017 tarihli hükmün kaldırılmasına,

"Davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye iadesine "

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nun 353(1)a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/05/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/262309 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.