6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket pay devrinde SGK prim borcundan müteselsil sorumluluk ve rücu hesabı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/800 E. 2018/547 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Davacının nitelemesi: Rücu (SGK Prim Borcu) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Limited şirket payının devri halinde, devir öncesine ait amme alacaklarından (6183 sayılı Kanun m.35 ve mük.35) payı devreden ile devralan müteselsilen sorumludur. Bir ortağın şirket adına ödediği amme borcu nedeniyle diğer ortaktan rücu talep edebilmesi için, kamu borcunun doğum tarihinin kesin olarak belirlenmesi ve müteselsil sorumluluk esasına göre rücu edilecek miktarın uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplanması gerekir; bu inceleme yapılmadan hüküm kurulması, delillerin gereği gibi toplanmadığı anlamına gelir ve kararın kaldırılmasını gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Pay devri sonrası amme borcundan sorumluluk ve rücu miktarının belirlenmesi → kabul

İddia: Davalı, eksik inceleme ile bütün deliller toplanmadan karar verildiğini, alacağın likit olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: 5510 sayılı Kanun'un 88/19. maddesi gereği SGK prim alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun uygulanır. 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35. maddeleri gereği limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumludur; payını devreden ve devralan şahıslar, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur; amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olması halinde de bu şahıslar müteselsilen sorumludur. TBK 167. maddesi gereği müteselsil sorumlu borçluların iç ilişkisinde, aksi kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça her biri alacaklıya karşı yapılan ifadan birbirine eşit paylarla sorumludur; payından fazla ifada bulunan borçlu fazla ödediği miktarı diğer borçlulardan payı oranında rücu ile isteyebilir. Davacının rücu isteminin dayanağı olan ödeme belgelerine göre kamu borcunun doğum tarihleri kesin olarak belirlenmeli, payını devreden ve devralanların müteselsil sorumluluğu gözetilerek davalıya ne oranda rücu edilebileceği uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplanmalıdır. Bu hesaplama yapılmaksızın, borcun doğum tarihi belirlenmeden hüküm kurulması, hükme tesir edecek delillerin hiç ya da gereği gibi toplanmadığı anlamına gelir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirket pay devri halinde devir öncesi amme borçlarından payı devreden ile devralanın müteselsil sorumluluğu ve bu sorumluluğa dayalı rücu miktarının borcun doğum tarihi esas alınarak bilirkişi aracılığıyla hesaplanması gerektiğine ilişkin tespit, benzer rücu davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali müteselsil sorumluluk rücu limited şirket ortağının sorumluluğu pay devri amme alacağı bilirkişi incelemesi

Atıf yapılan mevzuat: 5510 sayılı Kanun — 5510 sayılı Kanun 88/19 · 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun — 6183 sayılı Kanun 356183 sayılı Kanun mükerrer 35 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 167 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 266/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/800

KARAR NO 2018/547

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/05/2017

NUMARASI 2015/438 E.-2017/441 K.

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/05/2018 (08.06.2018 yazım tarihli )

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, tarafları dava dışı ...Ltd. Şti.'nin ortakları olduğu davalının payının %89,5 olup, % 5 hisseye sahip olan davacının dava dışı şirketin SGK ödemesini bizzat yaptığını, davalının bundan sorumlu olduğunu, ödemesi gereken tutarın tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına itiraz ettiğini belirterek, itirazının iptaline, icra takibinin takip talebinde yer alan şartlarla devamına, davalı borçlunun alacağın asgari % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilin dava dışı ... Ltd. Şti. hisselerini İstanbul .. Noterliği'nin 25.02.2012 tarih ve ...Yevmiye Numaralı hisse devir sözleşmeleri ile davacı ... ve kardeşi Ş...'dan devraldığını, dava konusu SGK prim ödemesi, dava dışı ... Ltd. Şti. adına, davacının şirkette olan borçlarına karşılık olmak üzere ödendiğini, davacı ortağın ödediğini iddia ettiği bu kalemlere ilişkin borcun tamamının amme alacağı olup olmadığını ispatlaması gerektiğini öne sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalının icra takibine itirazının haksız olduğu, davacının SGK'ya yapmış olduğu ödemelerin cebri icra tehdidi altında ve borç sorumluluğunun artmasının önlenmesi için yapıldığı, dava konusu amme borcundan şirket ortaklarının sorumlu olduğu ,davacının kısmi davasının davalının sorumlu olduğu miktara yönelik olduğu gerekçesiyle kısmi davanın kabulü ile İst.... İcra Dairesinin.... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın 21.969-TL yönünden iptaline takibin devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili, mahkemece eksik inceleme ile bütün deliller toplanmadan karar verildiğini, mahkemece %20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, alacağın likit olmadığını ,kararın kaldırılarak haksız açılan davanın yeniden yapılacak yargılama neticesinde reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davalı, dava dışı şirkete davacı ile dava dışı ortağın paylarını devralarak ortak olmuştur. Pay devir tarihi 25/01/2012 dir. Sicil kaydına göre de şirketin 13/02/2012 tarihinde tasfiyeye girdiği ve bu tarihte de davalının tasfiye memuru olarak atandığı anlaşılmaktadır.

Davacının yaptığı ödemelerin kaynağı olarak dosyada bulunan SGK evrakları arasında bulunan ödeme emirlerinden takibe konu borçların işsizlik sigortası primi, prim ve damga vergisi borçları olup dönemlerinin 2012 yılı öncesi olduğu anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanunun 88/19 maddesine göre SGK prim alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı kanun uygulanır.

6183 sayılı Kanunun 35 ve mükerrer 35. Maddesi gereği;Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.

HMK 266/1 gereği mahkeme çözümü hukuk dışında ,özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde talep üzerine veya kendiliğinden bilirkişi görüşü alınmasına karar verir.İlk Derece Mahkemesince davalının şirket hisselerini devir aldıktan sonraki pay durumuna göre getirtilen tahakkuk-ödeme evraklarına göre davacının ödediği borçtan sorumlu tutularak hüküm verildiği anlaşılmaktadır.

TBK 167.maddesi gereği müteselsil sorumlu borçluların iç ilişki de; aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasında ki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça ,borçlulardan her biri alacaklıya karşı yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur.Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan istemeye hakkı vardır.Bu durumda borçlu ,her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.Davacının rücu isteminin dayanağı ödeme belgelerine göre kamu borcunun doğum tarihleri kesin olarak belirlenerek ;paylarını devreden ve devralanların müteselsilen sorumlu oldukları gözetilerek davalıya ne oranda rücu edilebileceği uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplanmalıdır.Bu hesaplama yapılmaksızın borcun doğum tarihi belirlenmeden ödenen borç nedeniyle davalıya ne miktarda rücu edileceği belirlenmeden hüküm verilmesi hükme tesir edecek delillerin hiç ya da gereği gibi toplanmadığı anlamında olduğu kabul edilerek hükmün kaldırılmasına ,davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/438 Esas - 2017/441 Karar sayılı ve 30/05/2017 tarihli hükmün HMK.'nun 353-a-6 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine"

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere HMK.'nun 353(1)a maddesi uyarınca oy birliği ile karar verildi. 10/05/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/262306 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.