Havayolu taşımasında hasar bedelinin rücuen tahsilinde sınırlı sorumluluk
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/740 E. 2018/553 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Uluslararası havayolu taşımasında yükün hasara uğraması halinde, taşıyıcının sorumluluğu Montreal Konvansiyonu'nun 17/2 ve 22/2-3. maddeleri kapsamında belirlenir; gerçek zarar sınırlı sorumluluk üst sınırının üstünde ise üst sınıra, altında ise gerçek zarara hükmedilir. Taşıma sırasında taşıyıcı tarafından bizzat tutulan hasar tutanağı, yazılı şikayet/hasar bildirimi niteliği taşır ve ayrıca bildirim yapılmasını gereksiz kılar. Sulh görüşmeleri sırasında yapılan ödeme teklifi HMK 188/3 uyarınca ikrar sayılamaz ve hükme gerekçe yapılamaz.
Ele alınan sorunlar
Sulh görüşmeleri sırasındaki ödeme teklifinin ikrar sayılıp sayılmayacağı → ret
Gerekçe: 6100 sayılı HMK'nın 188/3. maddesine göre, sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar tarafları bağlamaz. Davalının davacı ile sulh olma görüşmeleri sırasındaki hasar ödemesine yönelik teklifi ikrar olarak yorumlanarak hükme gerekçe yapılamaz; İlk Derece Mahkemesinin bu gerekçesi benimsenmemiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Hasar bildirimi/ihbar mükellefiyetinin yerine getirilip getirilmediği → ret
İddia: Davalı vekili, Montreal Konvansiyonu gereğince ihbar şartının yerine getirilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: THY görevlilerince tutulan kargo hasar raporunda kargonun dağıldığı ve dış ambalaj hasarının bulunduğu tespit edilmiş; kargonun ambara alınması sırasında davalı taşıyıcı tarafından bizzat tutulan bu tutanağın yazılı şikayet niteliği taşıdığı, bu nedenle ayrıca hasar bildirimi yapılmasına gerek bulunmadığı kabul edilmiştir. Hasarlı emtia 19/12/2015 tarihinde bir tutanak tanzim edilerek imha edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gerçek zarar ile sınırlı sorumluluk üst sınırı arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve tazminat miktarının tespiti → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının sınırlı sorumluluk limitleri içinde kalmak kaydıyla ancak ispat ettiği gerçek zararını talep edebileceğini, gerçek zarar araştırılmadan ve zararın üst limiti aşıp aşmadığı tespit edilmeden 8.432 TL'den sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Montreal Konvansiyonunun 22/3. maddesinde yazılı sınırlı sorumluluk hükümleri dahilinde, gerçek zarar üst sınırın üstünde ise üst sınıra, üst sınırın altında kalıyorsa gerçek zarara hükmedilmesi gerekmektedir. Konvansiyonun 22/2. maddesi gereği yükün ziya veya hasara uğraması halinde ödenecek tazminat miktarı, yükün varış yerinde teslim anındaki gerçek değerini geçemez. Sigorta şirketi emtianın fatura bedelini esas alarak ödeme yapmıştır; taşınan emtianın çıkış yerindeki değerinin 4.116 Euro olduğu anlaşılmaktadır. Çıkış yerinde bu maliyete sahip bir emtianın varış yerindeki değerinin bunun altında olamayacağı kabul edilmiştir; kargonun otomobil üretiminde kullanılan, piyasada tüketilmeyen bir emtia olması nedeniyle varış yerindeki değerinin de en az aynı olacağı kabul edilmelidir. Bu miktarın TL karşılığı esas alındığında hükmedilen miktarın üst sınırın altında kaldığı, bu sebeple davacı tarafından ödenmiş bedelin tamamının rücuya konu edilebileceği sonucuna varılmıştır. Davalı taşıyıcının teslim aldığı kargonun hasara uğraması nedeniyle zararı gidermekle yükümlü olduğu, 22/2. madde kapsamında belirlenen üst sorumluluk sınırının dahilinde kalındığı, sınırlı sorumluluk üst sınırının aşılmadığı, kargonun ağırlığı üzerinden belirlenen çekme hakkının karar tarihindeki karşılığı üzerinden sorumluluğa gidilmesinin uluslararası sözleşmeye ve olaya uygun olduğu, hükmedilen miktara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği kabul edilmiş; davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, hükmün sonuç itibariyle dosya içeriğine ve Konvansiyon hükümlerine uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Havayolu taşımalarında hasar tutanağının yazılı şikayet niteliği taşıdığı, gerçek zarar ile Montreal Konvansiyonu'ndaki sınırlı sorumluluk üst sınırı arasındaki ilişkinin nasıl belirleneceği ve sulh görüşmesi sırasındaki ödeme teklifinin ikrar sayılamayacağı hususlarında bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Montreal Konvansiyonu↗ sınırlı sorumluluk↗ sorumluluk üst sınırı (çekme hakkı/SDR)↗ rücuen tazminat↗ gerçek zarar↗ hasar tutanağı/yazılı şikayet↗ sulh görüşmesi ikrarı (HMK 188/3)↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2017/740
KARAR NO 2018/553
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/03/2017
NUMARASI 2016/287 E.-2017/215 K.
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/05/2018 ( 08/06/2018 yazım tarihli )
İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine ... numaralı sigorta poliçesi ile nakliyat emtia sigortası kapsamında sigortalı dava dışı ...Fabrikaları A.Ş'ne ait bir kap, 110-kg emtianın Fransa'dan Türkiye'ye havayolu taşımasının davalı tarafından organize edilerek taşındığını , taşınan emtiaların hasarlandığını, 8.432-TL hasar bedelinin 16/03/2016 tarihinde sigortalıya ödendiğini belirterek hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, Montreal Konvansiyonu gereğince ihbar şartının yerine getirilmediğini, sorumluluklarının sınırlı olduğunu, 2.508-SDR karşılığı, 9.981-TL'nin davacı tarafa teklif edildiyse de davacının teklifi kabul etmediğini, karar tarihi itibariyle faiz talep edilebileceğini, belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı ... şirketine nakliyat emtia sigortası kapsamında sigortalıya ait bir kap, 110-kg emtianın Paris - İstanbul havayolu taşımasının davalı tarafından üstlenildiği, taşınan emtiaların hasarlandığı, MK.31. maddesi anlamında hasar bildirimi yapılmamışsa da, 19/12/2015 tarihli tutanakta yükün tamamının imha edildiğinin belirtildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde hasarı kabul ederek davacı tarafa sorumluluk sınırı olan 2.508 SDR karşılığı ödemeyi teklif ettiği,2.508 SDR karşılığının hüküm tarihi itibariyle 12.450,96 TL'na karşılık geldiği, hasar bedelinin davacı tarafından 16/03/2016 tarihinde sigortalıya ödendiği gerekçesiyle 8.432-TL'nin davalıdan tahsiline ,16/03/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmediğini, her halükarda müvekkilinin sorumululuğunun sınırlı olduğunu, davacının sınırlı sorumluluk limitleri içinde kalmak kaydıyla ancak ispat ettiği ölçüdeki gerçek zararını talep edebileceğini, gerçek zarar araştırılmadan zararınu üst limiti aşıp aşmadığı tespit olunmadan dava öncesinde davacıya 2.508 SDR karşılığı ödemeyi kabul ettiklerinden dolayı 8.432- TL zarardan sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olup kararı bu yönüyle de istinaf ettiklerini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır.THY görevlilerince 16/12/2015 tarihinde tutulan kargo hasar raporunda;kargo bagaj arabasında" kargonun dağıldığı " dış ambalaj hasarı belirtilerek kargonun tespit edilmiş olup,kargonun ambara alınması sırasında davalı taşıyıcı tarafından bizzat tutulan tutanağın yazılı şikayet niteliği taşıdığı ,ayrıca hasar bildirimi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.Hasarlı emtia 19/12/2015 tarihinde bir tutanak tanzim edilerek imha edilmiştir.
Davalının yanıt dilekçesinde 2508 SDR karşılığı 9.981- TL ödeme teklif edildiği fakat kabul edilmediği belirtilmiştir. Taşınan emtianın ağırlığı 110 kg olmasına rağmen davalının 132 kg esas aldığı , Davalının bu beyanı bir ikrar-kabul olarak yorumlanmış ve 110 kg üzerinden 19 SDR karşılığı olarak 2090 SDR sorumluluk üst sınırı dahilinde karar tarihindeki TL karşılığı üzerinden davalı taşıyıcının sorumluluğuna hükmedilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 188/3. maddesine göre, sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar, tarafları bağlamaz. Bu bağlamda davalının davacı ile sulh olma görüşmeleri sırasında hasar ödemesine yönelik teklifi ikrar olarak yorumlanarak hükme gerekçe yapılamaz. İlk Derece Mahkemesinin bu gerekçesi benimsenmemiş ise de ; bununla birlikte davacının gerçek zararının tespit edilmesi ve Montreal Konvansiyonun 22/3.maddesinde yazılı sınırlı sorumluluk hükümleri dahilinde üst sınırın üstünde ise üst sınıra, üst sınırın altında kalıyorsa gerçek zarara hükmedilmesi gerekmektedir.
Konvansiyonun 22/2.maddesi gereği yükün ziya veya hasara uğraması halinde ödenecek tazminat miktarı, yükün varış yerinde, teslim anındaki gerçek değerini geçemez. Sigorta şirketi emtianın fatura bedelini esas alarak ödeme yapmıştır. Taşınan emtianın çıkış yerindeki değerinin 4.116-€ olduğu anlaşılmaktadır. Çıkış yerinde 4.116 e- maliyeti olan bir emtianın varış yerindeki değerinin bunun altında olamayacağı kolaylıkla kabul edilebilir.Kargonun otomobil üretiminde kullanılan bir emtia olduğu ,piyasada tüketilen bir mal olmadığı ,özelliği nedeniyle varış yerinde ki değerinin de en az aynı olacağı kabul edilmelidir. Bu miktarın TL karşılığı esas alınarak hükmedilen miktarın üst sınırın altında olduğu bu sebeble davacı tarafından ödenmiş bedelin tamamının rücuya konu edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Davalı taşıyıcının teslim aldığı kargonun hasara uğraması nedeniyle K.17/2 maddesi uyarınca zararı gidermekle yükümlü olduğu ; 22/2. maddesi kapsamında belirlenen üst sorumluluk sınırının dahilinde kaldığı, sınırlı sorumluluk üst sınırının aşılmadığı , kargonun ağırlığı üzerinden belirlenen çekme hakkının karar tarihindeki karşılığı üzerinden sorumluluğa gidilmesinin uluslararası sözleşmeye ve dava konusu olaya uygun olduğu,hükmedilen miktara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ,davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde olmayıp,hükmün sonuç itibariyle dosya içeriğine ve Konvansiyon hükümlerine uygun olduğu kanaatine varılmış ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nun 362.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/05/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/262305 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi