6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rekabet yasağı cezai şartı davasında iş mahkemesi feshinin bekletici mesele yapılması gereği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/394 E. 2018/161 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

rekabet yasağı sözleşmesi

Gerekçe özeti

İş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle açılan cezai şart davasında, davalı işçinin haksız fesih iddiasıyla işveren aleyhine açtığı ve derdest olan işçilik alacakları davasının sonucu, TBK 447/2 uyarınca rekabet yasağının varlığını doğrudan etkiler; feshin haksız olduğu ve işverene yüklenebilecek bir sebeple gerçekleştiği tespit edilirse rekabet yasağı sona erer ve cezai şart talep edilemez. Bu nedenle, iş akdinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının tartışıldığı derdest dava, rekabet yasağı cezai şartı davasında bekletici mesele yapılmalıdır.

Ele alınan sorunlar

İş Mahkemesi'nde görülen fesih davasının bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği → kabul

İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının hatalı olduğunu, rekabet yasağının ihlaline ilişkin TBK 444-447. maddelerin hiç tartışılmadığını, davalının ticari sırra vakıf olduğunu, tanık beyanları ve delillerle davalının haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığının sabit olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 4.9. maddesine göre işçi, sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl süreyle İstanbul ili sınırları dahilinde rekabet etmemeyi taahhüt etmiş, 6. maddesinde ise bu taahhüde aykırılık halinde cezai şart öngörülmüştür. TBK 444-446. maddeleri rekabet yasağının kapsam ve sınırlarını, TBK 447/2 maddesi ise iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir sebeple işçi tarafından feshedilmesi halinde rekabet yasağının sona ereceğini düzenlemektedir. Davalı tarafından davacı aleyhine iş akdinin haksız feshedildiği iddiasıyla açılan ve halen derdest olan İş Mahkemesi dava dosyasında feshin haksız olduğu tespit edilirse TBK 447/2 uyarınca rekabet yasağı sona erecek ve cezai şart talep etme imkanı ortadan kalkacaktır. İlk derece mahkemesince bu dosyanın bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığına karar verilmiş olsa da, sözleşmenin feshine işverenin sebebiyet vermiş olması halinde rekabet yasağının ortadan kalkacağı ve bu durumun eldeki davanın sonucunu etkiler mahiyette olduğu gözden kaçırılarak hüküm kurulmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İşçinin rekabet yasağına aykırılık iddiasıyla açılan cezai şart davasında, işçinin işverene karşı açtığı haksız fesih iddiasına dayalı işçilik alacakları davasının derdest olması halinde, TBK 447/2 uyarınca bu davanın rekabet yasağının varlığını etkileyeceği gerekçesiyle bekletici mesele yapılması gerektiğine ilişkin bir kural ortaya koymaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı cezai şart bekletici mesele haksız rekabet TBK 447/2

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 444TBK 445TBK 446TBK 447/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/394

KARAR NO 2018/161

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/03/2017

NUMARASI 2015/571 Esas 2017/234 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/03/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 14/02/2007 - 21/02/2015 tarihleri arasında müvekkilinin yanında çalıştığını, haksız olarak sözleşmeyi feshederek işten ayrıldığını, Bakırköy 24. İş Mahkemesi'nin 2015/180 esas sayılı dosyasında işçilik haklarına ilişkin davanın görüldüğünü, davalının işten ayrıldıktan sonra "sanat döşeme dekorasyon" adı altında müvekkiline rakip iş yeri açtığını, müvekkiline ait özgün tasarımlı ürünlerin aynılarını ürettiğini, davalının akdedilen iş sözleşmesine aykırı davrandığını, hizmet sözleşmesinin 6. maddesi gereğince, 18.527,55- TL tutarındaki cezai şartın, 23/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde; İş Mahkemesinde görülen dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin iş yeri açmadığını, cezai şart isteminde yasal şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davanın, rekabet etmeme sözleşmesine aykırı davranış iddiasına dayalı, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemine ilişkin olduğunu, somut olayda, davacı sadece davalının aynı sektörde iş yeri açtığını iddia ederek müvekkilinin zarara uğrama ihtimali bulunduğundan bahisle cezai şart isteminde bulunduğunu, davalının ne tür bir ticari sırra vâkıf olduğunu belirtilmediğini, dinlenen davacı tanığı ve bilirkişi raporlarında da bu yönde somut bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, davalı ... adı altında işyeri açtığını, üretilen ürünlerin özgün tasarım olmadığı bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, dava dilekçesinde davalının davacıya ait müşteri çevresini kullandığı yönünde bir iddia bulunmadığı gibi bu yönde dosyaya yansıtılmış herhangi bir delil de bulunmadığından yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili İlk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının hatalı olduğunu,rekabet yasağının ihlaline ilişkin TBK 444-447. maddelerin hiç tartışılmadığını, müvekkilinin rekabet etmeme kuralının ihtali nedeniyle zarara uğradığından şüphe bulunmadığını, davalının çalışırken ticari sırra vakıf olmadığı yönündeki iddianın yerinde olmadığını, zira davalının müvekkilinin iş yerinde usta başı olarak çalıştığını sırra vakıf olmasının doğal olduğunu, zararın bizzat gerçekleşmesi şartı aranmadığını zarar doğma ihtimalinin bulunmasının yeterli olduğunu, davalının davacı ile aynı iş konulu “Sanat kumaş dekorasyon” isminde iş yeri açtığının Tanıklar ... ve ..n beyanlarıyla sabit olduğunu, üretilen ürünlerin özgün tasarım olup olmadığının bu davanın konusunu oluşturmadığını, SGK kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık beyanları ile davalının haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığını, mahkemenin bilirkişi raporlarından ayrılarak başka bir heyetten rapor alma yoluna gitmeksizin davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığından bahisle hükmün kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen 07.09.2007 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi gereğince davalının haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığından bahisle açılan cezai şart istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi, davalının ne tür bir ticari sırra vâkıf olduğunu belirtilmediği, dinlenen davacı tanığı ve bilirkişi raporlarında da bu yönde somut bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, davalı ... adı altında iş yeri açtığını, üretilen ürünlerin özgün tasarım olmadığı bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, dava dilekçesinde davalının davacıya ait müşteri çevresini kullandığı yönünde bir iddia bulunmadığı gibi bu yönde dosyaya yansıtılmış herhangi bir delil de bulunmadığından bahisle yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar vermiştir.

Taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin 4.9. maddesine göre, personel ile yapılan iş sözleşmesinin her hangi bir nedenle sona ermesi halinde,sözleşmenin bitim tarihinden itibaren 1 yıl süre ile İstanbul ili sınırları dahilinde her hangi bir biçimde onunla rekabet etmemeyi, kendi adına rakip bir işletme açmamayı yada rakip firmada çalışmamayı taahhüt ettiği, işçinin taahhüdüne aykırı davranması halinde sözleşmenin 6. maddesine göre, ihlalin söz konusu olduğu tarihteki 15 maaş tutarında hesap edilecek tutarı cezai şart olarak ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

TBK 444. maddesinde göre; sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönemde kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka rakip firmada çalışmaktan kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, TBK 445. maddesine göre, rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini, hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği sınırlamanın 2 yılı geçemeyeceği belirtilmektedir. TBK 446. maddesine göre rekabet yasağına aykırı davranan işçinin işverenin uğrayacağı zararları karşılamak zorunda olduğu, yine ceza öngörülmüşse cezanın karşılanacağı düzenlenmiştir. Yine Aynı Yasa'nın 447. maddesine göre de, ''Rekabet yasağı, taraflar arasındaki iş Sözleşmesi, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir sebeple işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.'' şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda “UYAP” üzerinden inceleme talebi ile getirtilen Bakırköy 24. İş Mahkemesi'ne 2015/180 E sayılı dava dosyasına göre, davalı tarafından davacı aleyhine iş akdinin haksız olarak feshedildiği iddiası ile davada ihbar, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, haftalık tatil ücreti, genel tatil alacağı ve Asgari Geçim İndirimi alacağı talepli dava açtığı davanın halen derdest olduğu, TBK 447/2 maddesi gereğince feshin haksız olduğu söz konusu mahkeme kararı ile tespit edilmesi halinde rekabet yasağının sona ereceği ve cezai şart talep etme imkanı ortadan kalkacağı göz önüne alındığında, ilk derece mahkemesince feshin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı iddiası ile davalı tarafından İş Mahkemesi'nde açılan ve görülmekte olan dava sonucunun beklenmesi;

söz konusu davada feshin haksız olduğu sonucuna varıldığı taktirde davacının TBK'nın 447/2 madde ve fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunamayacağı;her ne kadar İlk derece mahkemesince anılan dosyanın bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığına dair ara karar verilmiş ise de ; sözleşmenin feshine işveren sebebiyet vermiş ise rekabet yasağının ortadan kalkacağı gözetilerek bu davanın neticesini etkiler mahiyette bulunduğu hususu gözden kaçırılarak karar verilmesi yerinde görülmediğinden hükmün kaldırılarak Bakırköy 24. İş Mahkemesinde görülmekte olan davanın huzurdaki dava yönünden bekletici mesele yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2017 tarihli 2015/571 Esas 2017/234 Karar sayılı hükmünün HMK'nun 353(1)-a-4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine,"

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/03/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/261967 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.