6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında kısmi Ro-Ro kullanımı taşımanın bütününü CMR'ye tabi kılar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/563 E. 2018/63 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu'na tabi bir taşımada, taşımanın bir bölümünde yükün karayolu taşıtından boşaltılmadan deniz vasıtasıyla (Ro-Ro) taşınması, taşımanın bütününü CMR hükümlerine tabi kılar ve bu durum görev itirazını haklı kılmaz. Ayrıca, taşıma bedelinde indirim yapıldığı veya sözleşmenin kusurlu/gecikmiş ifa edildiği yönündeki savunmalar, buna ilişkin somut bir tespit, ihbar veya ispat vasıtası (CMR m.30 kapsamında usulüne uygun bildirim dahil) sunulmadıkça kabul edilmez; salt bu tür bir savunma, yerine getirilmiş ifanın bedelinin ödenmesi yükümlülüğünü de ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkeme - CMR kapsamında karayolu taşıması mı, deniz taşıması mı → ret

İddia: Davalı, taşımanın deniz yoluyla (Ro-Ro gemisiyle) yapıldığını, bu nedenle görevli mahkemenin deniz ticareti davalarına bakan Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşımanın yapıldığı kara aracının bir süre deniz vasıtasıyla taşınması, CMR'nin 2. maddesi gereği; yolun bir kısmında yük boşaltılmadan taşınması halinde CMR'nin taşımanın tümü için uygulanacağı düzenlemesi ve 28/03/2016 tarihli CMR belgesi göz önüne alındığında, taşımanın bir bütün olarak CMR hükümlerine tabi olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Navlun bedelinde indirim yapıldığı ve sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği savunması → ret

İddia: Davalı, taşımanın vaad edilen şartlarda gerçekleşmediğini, bu nedenle navlun bedelinde indirim yapıldığını ve sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini (kusurlu/gecikmiş ifa) ileri sürerek alacağın tam olarak talep edilemeyeceğini savunmuştur.

Gerekçe: Davalının navlun bedelinde indirim yapıldığı yahut sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği (kusurlu ifa yahut gecikmiş ifa) yönündeki savunmasına ilişkin herhangi bir tespit, ihbar ve ispat vasıtası sunulmamıştır; CMR'nin 30. maddesi uyarınca taşıyıcıya uygun bildirimlerin yapıldığına dair de bir ispat aracı bulunmamaktadır. Sözleşmenin ifasından sonra feshedildiği savunması da aynı şekilde ispat vasıtasından yoksundur; kaldı ki salt böyle bir savunma, yerine getirilmiş ifanın bedelini ödeme yükümlülüğünden de kurtaramaz. Davacı tarafından sunulan 29/03/2016 tarih ve 68079 no.lu 3.200 Euro bedelli fatura da gözetildiğinde, hükmün dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karma taşımalarda (karayolu + kısmi deniz yolu, örn. Ro-Ro gemisi) CMR'nin 2. maddesi gereği yükün boşaltılmadan taşınması halinde taşımanın bütününün CMR hükümlerine tabi olacağı ve buna bağlı görev itirazının reddedileceği hususunda emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu taşıma sözleşmesi navlun icra inkar tazminatı itirazın iptali görev itirazı ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 2CMR 30

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/563

KARAR NO 2018/63

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/03/2017

NUMARASI 2016/438 Esas 2017/284 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/01/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Küçükçekmece .. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirketin dosya borcunun tamamına ve faize itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı şirketin %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, görevli mahkemenin deniz ticaret mahkemesi olduğunu, davacının karayolu ile taşıyacağı ürünü, deniz yoluyla taşıdığını, ürünün nemlendiğini, müvekkilinin zarara uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, tarafların taşıma konusu emtianın 3.200 euro bedelle İtalya / Bologna'dan, İstanbul'a karayolu ile taşınması konusunda anlaştıkları, daha sonra taşımanın RO-RO gemisiyle yapılması hususunda davalı tarafın onayıyla değişiklik yapıldığı, taşımanın gerçekleştiği, davacının taşıma bedeline hak kazandığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, davada görevli ve yetkili mahkemenin Deniz Ticareti davalarına bakmakla görevli İst.

17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkiline kara taşımacılığı hizmeti verilmediğini, tarafların ürünlerin karayolu ile üstü tente ile kapalı tırla taşınması konusunda anlaşmalarına rağmen, davacı yanın bu anlaşmaya aykırı davrandığını, müvekkili tarafından karşı yanın denizyolu taşımacılığı yapacağına ilişkin sonradan bir onayın mevcut olmadığını, ortada mevcut bir kara taşımacılığı olmadığından taraflar arasındaki hükümlerin de CMR konvansiyonuna tabi olmasının düşünülemeyeceğini, müvekkilinin, davacının sözleşmeye aykırı tutumu nedeniyle zarara uğradığını, müvekkilinin taşımanın kara yoluyla gerçekleşeceği inancıyla sözleşme bedelini 3.200,-euro olarak tayin etse de, taşımanın vaad olunan şartlarda gerçekleşmediğini hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı taşımanın bir kısmının Ro-Ro taşımacılığı kullanılarak yapıldığını bu nedenle deniz taşıması olduğunu ileri sürmekte ise de ,taşımanın yapıldığı kara aracının bir süre deniz vasıtasıyla taşınması CMR 2 gereği "yolun bir kısmında yük boşaltılmadan taşınması halinde CMR nin taşımanın tümü için uygulanacağı "düzenlemesi ve 28/03/2016 tarihli CMR belgesi de göz önüne alındığında taşımanın bir bütün olarak CMR hükümlerine tabi olduğu gözetildiğinde . göreve ilişkin istinaf yerinde değildir.

Davalı esasen taşımanın yapıldığını kabul etmektedir. Davalı taşımanın sözleşmeye uygun yapılmadığını, bu nedenle zarara uğradığını, taşıma şeklinin değişmesiyle yazılı olmayan bir navlun sözleşmesi bulunduğunu, taşımanın karayoluyla gerçekleştirileceği inancıyla navlunun 3.200,00 € tayin edildiğini fakat kısmen deniz yoluyla gerçekleştirilmesi nedeniyle 2.800- € olarak kendilerince taahhüt edildiğini kabul etmekte olup, taşımayı fiilen gerçekleştiren Çobantur firmasının da 3. Şahıs olarak dosyaya verdiği beyan dilekçesi ve evraktan da bu durum anlaşılmaktadır.

Davalının navlun bedelinde indirim yapıldığı, yahut sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği (kusurlu ifa yahut gecikmiş ifa) yönündeki savunmasına yönelik bir tespit, ihbar ve ispat vasıtası olmadığı- sunulmadığı, (CMR sözleşmesinin 30. Maddesi uyarınca taşıyıcıya uygun bildirimlerin yapılmadığı- bu yönde bir ispat aracının olmadığı) sözleşmenin ifasından sonra sözleşmenin feshedildiği savunmasının da aynı şekilde ispat vasıtasının bulunmadığı gibi, salt böyle bir savunmanın da yerine getirilmiş ifanın bedelini ödeme yükümlülüğünden de kurtaramayacağı, davacı tarafından dosyaya sunulan 29/03/2016 tarih ve 68079 no.lu 3.200-€ bedelli fatura da gözetildiğinde; hükmün dosya kapsamı delillere uygun olduğu , delillerin takdirinde isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gerekli 702,99-TL harçtan davalı tarafından peşin yatırılan 175,75- TL harcın mahsubuyla 527,24- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı tarafından yapılan 44-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMk 362.a gereği kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/01/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/261564 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.