İhya edilen şirkete tasfiye memuru atanması zorunluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/509 E. 2018/85 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: İhya (Ek Tasfiye) Kararı Sonrası mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir şirketin sicil kaydı iflas nedeniyle kapatılmış olsa dahi, aynı şirketin daha sonra ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verilmesi hâlinde TTK 547/2 uyarınca ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanması zorunludur; tasfiyenin iflas boyutunda iflas idaresi tarafından yürütülmüş olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. İhya kararında tasfiye memuru atanmamışsa ve sonradan açılan tasfiye memuru atanması davası da iflas idaresinin yetkili olduğu gerekçesiyle reddedilmişse, bu ihya kararını işlevsiz kılar ve red kararı usule aykırı olur; bu durumda tasfiye memurunun atanması sağlanmak üzere karar kaldırılıp dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.
Ele alınan sorunlar
İhya edilen (ek tasfiyeye tabi tutulan) şirkete iflas idaresi bulunması gerekçesiyle tasfiye memuru atanmasının reddedilip reddedilemeyeceği → kabul
İddia: Davacı, açtığı hizmet tespiti davasını yürütebilmesi için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılmasını veya talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: TTK 534 hükmü, iflas hâlinde tasfiyenin iflas idaresi tarafından yapılacağını düzenlemekte olup, bu madde şirketin ihya edildikten sonra ek tasfiyeyi (TTK 547) gerektiren hâllerde şirkete tasfiye memuru atanamayacağı sonucunu doğurmaz. TTK 547/2 uyarınca mahkeme, ek tasfiyenin gerektiğine kanaat getirirse, şirketin yeniden tesciline karar verirken son tasfiye memurlarını veya yeni bir/birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atamak, tescil ve ilan ettirmek zorundadır. Şirket kaydının iflas nedeniyle kapatılmış olması, iflas işlemlerinin eksik yürütüldüğünü (alacaklı olduğunu iddia eden davacının alacağının iflas masasında değerlendirilmemiş olması) gösterebilir ve bu durum tasfiyenin eksik yapıldığına işaret eder. Somut olayda, ihya kararının verildiği ve iş mahkemesindeki davanın şirket kaydı kapanmadan önce açıldığı gözetildiğinde, ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması TTK 547/2 gereği zorunludur; şirketin tasfiyesinin iflas boyutunda iflas idaresince yapılmış olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. İlk derece mahkemesinin ihya kararında (2015/574 E-2015/890 K) TTK 547/2'ye rağmen tasfiye memuru atanmamış olması ve eksik kalan tasfiye memuru atanması talebinin de iflas idaresinin yetkili olduğu gerekçesiyle reddedilmesi, ihya kararını askıda ve işlevsiz bırakmaktadır; bu hâliyle karar usul ve yasaya uygun değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kaldırma sonrası tasfiye memurunun BAM tarafından mı yoksa ilk derece mahkemesi tarafından mı atanacağı → kabul
Gerekçe: Yeniden toplanacak bir delil bulunmamakla birlikte, tasfiye memuru atanması/değiştirilmesi hususu salt yargısal bir karar olmayıp denetim görevi de içeren bir işlemdir. Karar kaldırılıp dosya ilk derece mahkemesine iade edileceğinden, tasfiyenin devamı sürecinde davacının daha kolay ulaşabilmesi ve kontrol işlevini daha kolay sağlayabilmesi için tasfiye memurunun ilk derece mahkemesince atanması, tarafların hak ve menfaatler dengesine daha uygundur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İflas nedeniyle kapanan şirket kaydının ihyası (ek tasfiye amacıyla yeniden tescili) hâlinde, tasfiyenin iflas boyutunda iflas idaresince yürütülmüş olmasının TTK 547/2 gereği tasfiye memuru atanması zorunluluğunu ortadan kaldırmadığına ilişkin tespit bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru↗ ihya↗ ek tasfiye↗ iflas idaresi↗ yeniden tescil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2017/509
KARAR NO 2018/85
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/04/2017
NUMARASI 2016/910 Esas 2017/328 Karar
DAVA
Tasfiye Memuru Atanması
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/01/2018
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, Mahkemenin 2015/574 esas sayılı dosyası ile Ortaköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/337 Esas sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere ...A.Ş.'nin ihyasına karar verildiğini, tasfiye memurunun atanmadığını, ihya işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf zorunlu taraf olup, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme, dava dışı ... Şirketi'nin 04/06/2010 tarihli karar ile iflas nedeniyle sicil kaydının kapandığını, dava konusu edilen şirketin Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1994/419 E sayılı dosyasından iflasına karar verildiğini, iflasının, Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/255 E ve 2010/261 K sayılı kararıyla kapatıldığını, iflasa ilişkin işlemlerin yürütülmesinde ve iflasın sonuçlandırılmasında iflas masasının yetkili ve sorumlu olduğunu, bu nedenle iflas idaresinin yerine tasfiye memuru atanması kararının iflas kararının kaldırılması sonucunu doğuracağı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı, açtığı hizmet tespiti davasını yürütebilmeye esas olmak üzere şirketin ihyasının ve bunu sağlayacak şekilde tasfiye memuru atanmasını talep ettiğini belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını veya talebi gibi karar verilmesini istemektedir.
GEREKÇE
Dava aynı mahkeme tarafından ihyasına ( ek tasfiye amacıyla yeniden tesciline) karar verilen dava dışı şirkete, bu işlemleri yürütebilmesinin teminen tasfiye memuru atanmasına ilişkindir.
Dava dışı ihyasına (ek tasfiye amacıyla yeniden tesciline) karar verilen şirketin kaydı, iflas nedeniyle kapatılmış olsa bile (iflas işlemlerinin eksik yapılması anlamına gelecek şekilde iflas masasından alacaklı konumunda olduğunu iddia eden davacının alacağının iflas masasında değerlendirilmediğini) bu durum, iflas nedeniyle yürütülen tasfiyenin eksik yapıldığını göstermektedir.Esasen bu konuda aynı mahkemenin kesinleşen karar içeriğine göre bir tereddüd bulunmamakta,Mahkemenin red kararı kesinleşen karar gerekçesine aykırılık taşımaktadır.
Davacının Ortaköy/Aksaray İş Mahkemesinde açtığı davanın 10/03/2009 olan dava tarihi gözetildiğinde, dava dışı şirket kaydı iflas nedeniyle kapatılmadan önce davacının iş mahkemesinde dava açtığı anlaşılmaktadır. Şirket iş mahkemesindeki davaya ilişkin ihya edildiğine göre ( ek tasfiye amacıyla yeniden tesciline) şirkete bir tasfiye memuru atanması zorunludur. Şirketin tasfiyesinin iflas boyutunda iflas idaresince yapılmış olması sonucu değiştirmez. İhya kararı (ek tasfiye amacıyla yeniden tescili )askıda kalmış olup, İDM 'nin vermiş olduğu istinafa konu karar, uyuşmazlığı çözmemekte daha da çetrefil hale getirmektedir.
Bu konuda güncel Yargıtay 15. H.D nin 07/12/2017 tarih ve 2017/2386 E-2017/4336 K. sayılı kararında şirket kaydının iflas nedeniyle kapatılmış olsa dahi ihya kararı verildikten sonra tasfiye memuru atanması gerektiği ifade edilmiştir.
TTK'nın 534. Maddesinde iflas halinde tasfiyenin iflas idaresi tarafından yapılacağı düzenlenmiştir. Bu madde, şirketin ihya edildikten sonra ek tasfiye (TTK547) gerektiren ahvalde (ihya) şirkete tasfiye memuru atanamayacağını göstermemektedir. TTK'nın 547/2. Maddesine göre mahkeme, ek tasfiyenin gerektiğine kanaat getirmesi halinde ek tasfiye için şirketin yeniden tesciline karar verme kararıyla birlikte son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.
Bu durumda mahkemece (İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi) 30/12/2015 tarih ve 2015/574 E-2015/890 K sayılı ihya kararında TTK'nın 547/2. Maddesine rağmen şirkete tasfiye memuru atanmamıştır. Davacının eksik kalan tasfiye memurunun atanması yönündeki mevcut davası da tasfiyenin iflas idaresince yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiş olup böylece ihya kararı da askıda- işlevsiz bir halde kalmıştır. Kararın bu haliyle usul ve yasaya uygun olmadığı kabul edilmek durumundadır. Bu durumda istinafa konu kararın kaldırılması ve TTK'nun 547/2 maddesi uyarınca ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Her ne kadar yeniden toplanacak bir delil olmamakla birlikte;tasfiye memuru atanması -değiştirilmesi hususu yargısal karar olmaktan ziyade denetim görevi de içeren bir karar bulunduğu,karar kaldırılarak dosya İlk Derece Mahkemesine iade edileceğinden tasfiyenin devamı sürecinde davacının daha kolay ulaşabileceği ve daha kolay kontrol işlevini sağlayabilmesi için tasfiye memurunun İlk Derece Mahkemesince atanmasının tarafların hak ve menfaatler dengesine daha uygun olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/04/2017 tarih 2016/910 Esas 2017/328 Karar sayılı hükmün HMK'nun 353- b-2 ,maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın yeniden görülerek; tasfiye memuru atanması sağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine,"
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda (HMK 353-(1)a kapsamında kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/01/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/261552 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi