6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Montaj hatası iddiasının ispatlanamaması nedeniyle rücu davasının reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/468 E. 2018/542 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 15/53 (eser) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Eser sözleşmesi kapsamında imal edilip teslim edilen bir makinenin, teslimden uzun süre sonra (somut olayda 14 ay) sorunsuz çalıştıktan sonra hasarlanması halinde, hasarın imalatçının montaj hatasından/gizli ayıbından kaynaklandığı iddiası; hasarın kullanım hatası, malzeme yorgunluğu gibi başka sebeplerden de kaynaklanabileceği ihtimali ortadan kaldırılamıyorsa ispatlanmış sayılmaz ve bu ispat yükü zararını talep eden tarafa aittir.

Ele alınan sorunlar

Makinenin devrilmesinin davalının montaj hatasından (ayıp) kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve bunun ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, hasarın davalı tarafından üstlenilen montaj ve kurulumun ifasındaki hata/gizli ayıptan kaynaklandığını, bu hususun dosya kapsamında ispatlandığını, ancak yerel mahkemenin teknik bakımdan yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak ve eksik inceleme ile hukuka aykırı şekilde davanın reddine karar verdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu makine, tesisin bir parçası olarak imal edilip 12/01/2014 tarihinde çalışır vaziyette teslim edilmiş; tesis aşınan ve yıpranan parçalar hariç 1 yıl süreyle imalatçı garantisi kapsamındadır. Makine, teslim tarihinden itibaren 14 ay boyunca muntazam çalıştıktan sonra 02/03/2015 tarihinde devrilmiştir. Davacının başvurusu üzerine düzenlenen ekspertiz raporunda devrilmenin, ayakların zemine sağlam monte edilmemesi ve dengesiz baskı sonucu tek tarafa ağırlık binmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Ancak, makinenin bu şekilde ayaklarının zemine kaynaklanmaması veya dikey bağlantıların kurulmamış olması gibi bir ayıp bulunsaydı, bu durumun işi yapan kimseler açısından kolaylıkla anlaşılabilecek bir eksiklik olacağı; buna karşılık makinenin 14 ay kadar sorunsuz çalışmış olması karşısında devrilmenin montaj hatasından mı, kullanım hatasından mı, yoksa taşıyıcı aksamdaki metal/malzeme yorgunluğundan mı kaynaklandığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle, davalının makineyi gizli ayıp teşkil edecek şekilde usulsüz/ayıplı monte ettiği iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İş sahibinin ayıbı gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğü ile eserin kabulü (TBK 474/1, TBK 477) → ret

Gerekçe: TBK'nın 474/1. maddesine göre iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve varsa ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. TBK'nın 477. maddesine göre ise eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için sorumluluğu devam eder. İş sahibi gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır. Somut olayda, dava dışı sigortalının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle eseri ayıplı hali ile kabul etmiş sayılması gerektiği ve dolayısıyla davalının sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Eser sözleşmesine dayalı rücuen tazminat davalarında, hasarın imalatçının montaj hatasından kaynaklandığı iddiasının, makinenin uzun süre sorunsuz çalışmış olması karşısında ispatlanamadığına ilişkin değerlendirme yönünden bölgesel ve ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazminat eser sözleşmesi gizli ayıp açık ayıp montaj hatası ayıp ihbar yükümlülüğü eserin kabulü ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 474/1TBK 477

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/468

KARAR NO 2018/542

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/02/2017

NUMARASI 2015/815 Esas-2017/152 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/05/2018

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, ... AŞ. ile .... Ve Tic. Ltd. Şti. Arasındaki Finansal Kiralama sözleşmesine konu ''agrega bunker'' makinasının 209053593/0 nolu Leasing All Risk Sigorta Poliçesi ile 01/12/2013-31/12/2016 tarihlerini kapsayacak şekilde sigortalandığını, söz konusu sigortalı makinenin 02/03/2015 tarihinde devrilmek suretiyle hasar gördüğünü, hasara ilişkin ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve hasarın karşılandığını, ekspertiz raporunda davaya konu hasarın montaj hatasına dayalı olarak devrilmesi nedeniyle meydana geldiği kanaatine varıldığını, ancak davalının kusurlu ifası nedeniyle meydana gelen zararı tazmin etmediğinden bahisle sigorta kapsamında ödenen 65.000-TL meblağındaki zararın davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı tarafın dayandığı delilleri eklemediğini, ekspertiz raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, bu konuya ilişkin itiraz sebeplerini saklı tuttuklarını, söz makinelerin mekanik olarak bir yıl imalatçı garantisinde olduğunu, aşınan ve yıpranan malzemelerin garanti kapsamında olmadığını, 14 ay önce kurulup sağlam ve çalışır vaziyette teslim edilen bir tesiste montaj hatasının sonradan ortaya çıkmasının mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın rücuan tazminat olduğu, davacı tarafça, davalının dava dışı şirket ile aralarındaki eser sözleşmesini gereği gibi ifa etmediği ve hasar meydana geldiği, davacı ile dava dışı şirket arasında eser sözleşmesi bulunduğu, hasara uğrayan makinenin 12/01/2014 tarihinde teslim ve montajının yapıldığı, meydana gelen hasarın açık ayıp niteliğinde olduğu, bu nedenle TBK'nın 440 ve devamı maddeleri dikkate alındığında dava dışı şirketin eseri en kısa zamanda gözden geçirmek ve var ise ayıbı bildirmek zorunda olmasına rağmen ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle de eseri ayıplı hali ile kabul etmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla da davalının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, dava konusu hasarın, dosya kapsamında yapılan tespitlerden, davalı tarafından üstlenilen montaj ve kurulumun ifasındaki hata, gizli ayıp nedeniyle meydana geldiğini, bu hususun ispatlanmasına rağmen mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hasarın davalı tarafın sebep olduğu montaj hatasından kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, yerel mahkemenin teknik bakımdan yetersiz bilirkişi raporu uyarınca davanın takdirinde hataya düştüğünü, yetersiz bilirkişi raporu ile dava konusu hasara sebebiyet veren ayıbın niteliğinin hatalı olarak tespit edildiğinden ve bu rapora dayanarak eksik inceleme ile hukuka aykırı hükme varıldığından hükmün istinaf sebepleri doğrultusunda kaldırılmasını, yargılamada davacının hak arama özgürlüğü yeterli şekilde kullandırılmadığını, anayasa ile korunan hak arama hürriyetinin kısıtlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi ilamının istinaf denetimi yapılarak yeniden inceleme ve yargılama yapılmasına ve istinaf itirazları doğrultusunda talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dairemizce, davanın dayanağını oluşturan olayın nasıl olduğunun anlaşılması teminen, ekspertiz raporları içinde bulunan ve dosyada siyah beyaz ve tam olarak algılanamayan fotoğrafların asılları, davacı vekilinden istenmiş ise de, davacı vekili tarafından süresinde inceleme sırasında istenilen fotoğraflar sunulmamıştır. Bu durumda, hasarın eksper tarafından fotoğraflanması kapsamında dairemizce tam bir kanaat sahibi olunması yönünde gerekli görünen görsel algılama oluşmadığı için dosyada mevcut bulunan delillerle değerlendirilmesi yoluna gidilmiştir.

Temel uyuşmazlık konusu, bu devrilmenin makineyi monte eden davalı firmanın kusurundan kaynaklanan bir nedenle devrilip devrilmediğidir. Bu bağlamda makinenin imalinde montesinde bir kusur- ayıp olup olmadığı varsa bunun niteliğinin de belirlenmesi gerekmektidir.

Dava konusu makinenin, dava dışı sigortalı ... Tic Ltd Şti ile davalı ... Ltd şti arasında 23/10/2013 tarihli sözleşme kapsamında faaliyet alanına yerleştirilerek işletime alındığı , İmalatçı olan davalı sözleşme kapsamında (teknik kısımda detaylandırılan) makineyi üreterek müşteriye tam ve sağlam çalışır teslim etmeyi üstlenmişdir. Makinenin kullanılmından kaynaklanan hatalar sonucu oluşacak hasarların garanti kapsamı dışında bırakılmıştır.

12/01/2014 tarihli davalı tarafından tanzim edilen servis formundan 2013 model tesisin 120 m3 saat kapasiteli beton santrali eksiksiz ve çalışıf vaziyette teslim edilmiştir tesis aşınan ve yıpranan parçalar hariç 1 yıl süre ile imalatçı firma garantisindedir şeklinde yazılıp dava dışı sigortalıya (bu bağlamda hasarlanan-devrilen makinenin) çalışır vaziyette teslim edildiği anlaşılmaktadır. 07/12/2013 tarihinde kurulumuna başlanıp 12/01/2014 tarihinde çalışır vaziyette teslim edilen beton santralinin bir parçası olarak çalışan makinenin (Bunker Dolum Parçası) 02/03/2015 tarihinde devrildiği sabittir. Bu devrilme neticesinde alt sistemin ve konveyör adı verilen bağlantılı santral bölümlerinin de hasarlandığı anlaşılmaktadır.

(bunker biriktirme teknesinde eğilme, tartım bandında ölçüm yapan ekipmanlarda kısmi hasar ve ayaklarda ezilme) Hasar tazminat hesabında hasarın kaynaklandığı Agrega Bunkeri adındaki makine üzerinden hasar ve tazminat hesabı yapılmıştır.

Davacının başvurusu üzerine görüş bildiren ekspertiz raporunda makinenin devrilmesinin zemine sağlam monte edilmeyen ayakların zemine dengesiz baskı yapması sonucu tek tarafa ağırlık basması nedeniyle gerçekleştiği belirtilmiştir. Bu bağlamda makinenin ayaklarının zemine kaynakla tutturulmadığı, dikey bir sabitleme yapılmadığı ve hasarın montaj hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.

6098 sayılı TBK'nın eser sözleşmelerinde ayıbın belirlenmesi başlıklı 474/1.maddesine göre: iş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.

Eserin Kabulü başlıklı 477. Maddesinde de: Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.

Dava konusu hasarda ; tesisin bir parçası olan makinenin montajında kaynaklanan bir hatadan-ayıptan dolayı makine devrilmişse ve ayıp makinenin ayaklarının zemine kaynaklanmaması ve dikey bağlantıların kurulmamış olması ise bunu anlamak bu işleri yapan kimseler açısından kolaylıkla anlaşılabilecek bir eksiklik- ayıp sayılmalıdır. Bu anlamda makinenin 14 ay kadar çalışmış olması karşısında devrilmenin montaj hatasından- ayıbından mı yoksa kullanım hatasından mı yahut makineyi taşıyan aksamda meydana gelen metal-malzeme yorgunluğundan mı kaynaklandığını tam olarak belirleyebilmenin mümkün olmadığı, en azından açık ve gizli ayıbın bulunmadığı-bu iddianın ispatlanamadığı kabul edilmelidir.

Mevcut dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede makinenin tesisin parçası (alt sistem) olarak imal edilip işler vaziyette yerine monte edildiği, bir yıldan fazla- 14 ay kadar muntazam çalıştığı, devrilmesinin (hasarlanmasının), tesisi imal ederek tesisin bir parçası olan makineyi dava dışı sigortalıya teslim eden imalatçı davalıdan- davalının makineyi gizli ayıp teşkil edecek şekilde usulsüz-ayıplı monte etmesinden kaynaklandığı iddiasının ispatlanamadığı, bu durumda mahkemece verilen kararın dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin ise yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 278,- TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 242,10- TL harcın davacıya iadesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/05/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/261411 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3634 E. 2019/5161 K. · Bozuldu

Ayıbın gizli mi açık mı olduğu eksik incelemeyle belirlenemez

Gerekçe özeti

Eser sözleşmesinden doğan sigorta rücu davasında hasarın açık ayıptan kaynaklandığı sonucuna varılabilmesi için, bilirkişi raporuna yöneltilen ciddi itirazların ek raporla karşılanması ve gerekçeli kararda denetime elverişli biçimde değerlendirilmesi, keşif talebinin reddedilme sebebinin açıklanması ve gerektiğinde yerinde inceleme yapılarak hasarın TBK'nın 477. maddesi anlamında sonradan ortaya çıkan gizli ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tartışılması gerekir; bunlar yapılmadan verilen karar eksik incelemeye dayalıdır.

Emsal değeri

Ayıbın açık mı gizli mi olduğunun belirlenmesinde izlenecek inceleme yükümlülüğünü ve rapora yöneltilen ciddi itirazların karşılanmaması hâlinde kararın eksik incelemeye dayalı sayılacağını ortaya koyan bozma kararıdır; Yargıtay içtihadı olarak bağlayıcıdır.

Kavramlar: gizli ayıp açık ayıp ayıp ihbarı eser sözleşmesi sigorta rücuu eksik inceleme bilirkişi raporuna itiraz denetime elverişli gerekçe

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2018/3634 E.  ,  2019/5161 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/02/2017 tarih ve 2015/815 E- 2017/152 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/05/2018 tarih ve 2017/468 E- 2018/542 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Finans Finansal Kiralama A.Ş ile Vural İnşaat Elektrik Kuy. Pvc. Pencere San. ve Tic. Ltd. Şti. Arasındaki Finansal Kiralama sözleşmesine konu ''agrega bunker'' makinasının ...nolu Leasing All Risk Sigorta Poliçesi ile 01/12/2013-31/12/2016 tarihlerini kapsayacak şekilde sigortalandığını, söz konusu sigortalı makinenin 02/03/2015 tarihinde devrilmek suretiyle hasar gördüğünü, hasara ilişkin ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve hasarın karşılandığını, ekspertiz raporunda davaya konu hasarın montaj hatasına dayalı olarak devrilmesi nedeniyle meydana geldiği kanaatine varıldığını, ancak davalının kusurlu ifası nedeniyle meydana gelen zararı tazmin etmediğinden bahisle sigorta kapsamında ödenen 65.000.-TL zararın davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın rücuan tazminat olduğu, davacı tarafça, davalının dava dışı şirket ile aralarındaki eser sözleşmesini gereği gibi ifa etmediği ve hasar meydana geldiği, davacı ile dava dışı şirket arasında eser sözleşmesi bulunduğu, hasara uğrayan makinenin 12/01/2014 tarihinde teslim ve montajının yapıldığı, meydana gelen hasarın açık ayıp niteliğinde olduğu, bu nedenle TBK'nın 440 ve devamı maddeleri dikkate alındığında dava dışı şirketin eseri en kısa zamanda gözden geçirmek ve var ise ayıbı bildirmek zorunda olmasına rağmen ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle de eseri ayıplı hali ile kabul etmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla da davalının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sigorta rücu davasıdır. Mahkemece, davaya konu “agrega bunker” makinasının montajındaki eksikliğin açık ayıp niteliğinde olduğundan bahisle, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin ciddi itirazlarını karşılamaya yönelik olarak ek bilirkişi raporu alınmadığı gibi, söz konusu itirazlar gerekçeli kararda da Yargıtay denetimine elverişli şekilde değerlendirilmemiştir. Diğer yandan, davacı vekilinin, yerinde keşif yapılarak bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik talebinin yerine getirilmeme sebebi de gerekçeli kararda açıklanmamıştır. Bu nedenle yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, mahkemece, gerektiğinde refakate alınacak bilirkişi kurulu marifetiyle yerinde inceleme yapmak suretiyle dava konusu makinada meydana gelen hasarın, TBK 477. maddesinde öngörüldüğü şekliyle sonradan ortaya çıkan ve makinanın montajındaki gizli nitelikli ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/09/2019 tarihinde olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.