6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortağın şirkete borçlanma yasağı ihlaline dayalı ceza talebinde görev

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/642 E. 2018/281 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: TTK 358 borçlanma yasağı ihlaline dayalı adli para cezası talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir yükümlülüğe aykırılığın yaptırımı adli para cezası ise, bu yaptırım TCK'nın 45. maddesi kapsamında bir ceza niteliğinde olduğundan, ilgili talep hukuk mahkemesinde değil ceza mahkemesinde görülür; hukuk mahkemesi bu tür bir talep üzerine açılan davada görevsizlik kararı verse de, dosyayı HMK 20/1 kapsamında ceza mahkemesine gönderemez, çünkü hukuk ve ceza mahkemeleri arasında görev ilişkisi yoktur ve ceza mahkemesinde dava ancak Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilir.

Ele alınan sorunlar

TTK 358'e aykırılık nedeniyle adli para cezası talebinde görevli mahkeme → ret

İddia: Davacı vekili, davalıların TTK 358'e aykırı şekilde şirketten borçlandıklarını, bu nedenle TTK 562/5-b uyarınca adli para cezası ile cezalandırılmaları talebiyle açtıkları davanın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunu, mahkemenin bilançodan anlaşılabilecek durumu incelemeden görevsizlik kararı vermesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'da düzenlenen borçlanma yasağına aykırılığın yaptırımı olan adli para cezası, 5237 sayılı TCK'nın 45. maddesi uyarınca suçlara uygulanan bir yaptırım türüdür ve bu nedenle ancak ceza mahkemelerince hükmedilebilir. Hukuk mahkemeleri ile ceza mahkemeleri arasında HMK 20/1 kapsamında bir görev ilişkisi bulunmadığından, hukuk mahkemesinin vereceği görevsizlik kararının kesinleşmesiyle dosya ceza mahkemesine gönderilemez; zira Asliye Ceza Mahkemesinde dava ancak Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilir (CMK 272/3-a). Bu çerçevede Ticaret Mahkemesi'nin dava dilekçesi üzerine dosyayı görevli ceza mahkemesine gönderme yetkisi yoktur; mahkemenin görevli olup olmadığını HMK 115/1 uyarınca yargılamanın her safhasında resen gözetebileceği de gözetilerek, deliller toplanmadan karar verildiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK'da düzenlenen borçlanma yasağı ihlaline dayalı adli para cezası talebinin ceza yaptırımı niteliğinde olması nedeniyle hukuk mahkemesinde görülemeyeceği ve hukuk mahkemesinin görevsizlik kararıyla dosyayı ceza mahkemesine gönderemeyeceği yönündeki tespit, benzer TTK yaptırım taleplerinde görev sorunu açısından yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
TTK'da düzenlenen bir yükümlülüğe aykırılığın yaptırımı adli para cezası niteliğinde olduğunda, bu yaptırıma hükmedilmesi talebi hukuk mahkemesinde değil, ceza mahkemesinde görülür; hukuk mahkemesi ile ceza mahkemesi arasında HMK 20/1 kapsamında görev ilişkisi bulunmadığından, hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı ile dosya ceza mahkemesine gönderilemez.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev dava şartı adli para cezası şirkete borçlanma yasağı hukuk-ceza mahkemesi görev ilişkisi görevsizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun — 5235 sayılı Kanun 11 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 358TTK 562/5TTK 562/5-b · 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) — TCK 45 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-cHMK 115/2HMK 115/1HMK 20/1 · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) — CMK 272/3-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/642

KARAR NO 2018/281

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/05/2017

NUMARASI 2017/418 Esas- 2017/420 Karar

DAVA

Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/03/2018

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davadışı şirketin ortağı olduğunu, 6102 sayılı TTK.nun ortakların şirketten borçlanmasına ilişkin 358.maddesinde, şirket ortakları ile YK üyelerinin şahsi harcamalarını şirket üzerinden yürütmeleri ve şirket kasasının kişisel kullanımının engellenmesin amaçlandığını, şirketin 2015 yılında bilançoda gösterilen zarar miktarının sermayenin yaklaşık % 65 ine denk geldiğini, TTK.'nun 358.maddesi dikkate alındığında şirket ortaklarının hiçbir surette şirkete borçlanamayacağını, bu maddeye aykırı davranan şirket ortağına yönelik yaptırımın TTK.'da cezaları düzenleyen 562. maddesinin 5.fıkrasında düzenlendiğini, ve bu düzenlemeye aykırı davrananların üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılmasının öngörüldüğünü, bu sebeple davalı şirket ortaklarının TTK.'nun 562/5 maddesinin (b) bendine aykırılık nedeniyle 300 günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılmasını talep etmiştir.

CEVAP

Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verildiğinden, davalıların davaya cevapları bulunmamaktadır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, isteme ilişkin Ticaret Mahkemesi'nin görevli olmadığı, anılan suçlara bakma ve cezaları tayin etme görevinin Asliye Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle, davanın HMK.'nun 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.'nun 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı kişiler aleyhine TTK'nun 358. maddesine aykırı davranmaları nedeniyle aynı Kanun'un 562/5 maddesinde düzenlenen yaptırımın uygulanması kapsamında kamu davası açılması adına 02/02/2017 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 2017/12840 Soruşturma şikayette bulunduklarını, bu şikayet kapsamında Savcılık tarafından, müşteki ile şüpheli arasındak anlaşmazlığın hukuki ihtilaftan ileri gelmesi nedinyle" kamu adına soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu karar neticesinde, söz konusu uyuşmalığın hukuki ihtilaf olmasından dolayı Bakırköy 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/418 Esas sayılı dosyası kapsamında davalı şirketin hem pay sahibi hem de yönetim kurulunda görevli olan davalılar aleyhine Türk Ticaret Kanunu'nun 358.

maddesine aykırı davranmaları nedeniyle aynı kanunun 562. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen yaptırımın uygulanması kapsamında dava açıldığını, bu davada davalıların şirketten aşırı bir borçlanma yaptıkları 2015 yılına ait olan bilançoda belirtildiğini, yerel mahkemenin bilançodan bile anlaşılabiliecek bu durumu hiçbir şekilde incelemden görevsizlik kararı vererek usulden reddetttiğini belirterek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

5235 sayılı Kanunun 11. maddesine göre kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, Sulh Ceza Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere Asliye Ceza Mahkemelerinde bakılır.

Davacının talebinin dayanağı düzenleme TTK'da yer almakta aise yargılamanın hangi mahkemede yapılacağı konusunda düzenleme yoktur. TTK'da düzenlemiş olsa da adli para cezası ile yaptırıma bağlanan eylemin suç olduğu ,5237 sayılı TCK nın Cezalar başlıklı 45. Maddesine göre "Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır.

" ifadesinden adli para cezasının suçlara uygulanabileceği,bu durumda bu cezanın ancak Ceza Mahkemelerince verilmesi gerekir.

Hukuk Mahkemeleri ile Ceza Mahkemeleri arasında görev ilişkisi bulunmamaktadır.Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesiyle dosyanın HMK 20/1 madde kapsamında görevli mahkemeye gönderilmesi mümkün olmayıp, görevsizlik kararıyla Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılamaz.

Davacının şikayeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın TTK ya muhalefet, ve hizmet nedeniyle görevi kötüye suçu üzerinden yürütüldüğü, ortakların şirkete borçlanma yasağının ihlalinin soruşturulmadığı, şirket mal varlıklarının düşük bedellerle üçüncü şahıslara satıldığı iddiasının soruşturulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin görevli olup olmadığını resen yargılamanın her safhasında nazara alabileceği yönündeki HMK 115/1 karşısında, mahkemenin deliller toplanmadan dosya üzerinde karar verildiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 272/3- a maddesine göre adli para cezasını gerektiren suçların Ceza Mahkemesinde hükme bağlanabileceği,Ticaret Mahkemesinin dava dilekçesi üzerine dosyayı görevli ceza mahkemesine gönderemeyeceği ,Asliye Ceza Mahkemesine ancak Cumhuriyet Savcısı tarafından dava açılabileceği gözetilerek ; usulden redde ilişkin karara karşı davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 4,50- TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353 (1) a kapsamında (ve CMK.'nun 272/3-a) kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/03/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/261324 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.