6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket ana sözleşmesindeki rekabet yasağı maddesinin geçersizliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/695 E. 2018/358 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Limited şirket ana sözleşmesinde, ortaklardan birinin şirket faaliyet alanına giren faaliyetlerde bulunmasını başka bir ortağın onayına bağlayan rekabet yasağı düzenlemesi, ortaklar arasında rekabet konusunda eşitsizlik yaratıp serbest rekabet ilkesine aykırılık oluşturuyorsa, TTK'nın 579/1. maddesindeki 'şirket sözleşmesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olmaması' ilkesine aykırı kabul edilir ve geçersizdir; TTK 577/1-g ve 613/2-son cümle uyarınca rekabet yasağı ancak şirketin çıkarlarını koruyucu, eşit biçimde uygulanan bir düzenleme olarak öngörülebilir.

Ele alınan sorunlar

Davacı ortakların ana sözleşme maddesinin geçersizliğinin tespitini istemede hukuki yararı → ret

İddia: Davalı, davacının T.T.K. 613. maddeye dayandığı fakat buna aykırılığa ilişkin herhangi bir vakıa ileri sürmediğini, dolayısıyla dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ana sözleşme değişikliği yapma yetkisi şirket genel kuruluna ait olmakla birlikte, ortakların şirket ana sözleşmesindeki bir maddenin kanuna aykırılığının tespitini talep etmelerinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ortağın rekabete ilişkin faaliyetlerini diğer ortağın onayına bağlayan ana sözleşme maddesinin TTK 579 ve 613'e aykırılığı → ret

İddia: Davalı, TTK 613. maddenin rekabete aykırılığa ilişkin bir yasak öngörmediğini, rekabete aykırılığı denetlemeye yetkili makamın Rekabet Kurulu olduğunu, davanın dava şartı eksikliğinden reddi gerektiğini ve kanuna aykırılığı oluşturan bir vakıa ileri sürülmediğini savunmuştur.

Gerekçe: TTK'nın 576 ve 577. maddelerine göre şirket ana sözleşmesinde yer alması zorunlu ve isteğe bağlı hususlar düzenlenmiş olup, şirketin konusu ve amacıyla bağlantılı olmayan faaliyetlerle ilgili olarak ortakların faaliyetlerinin yasaklanması mümkün değildir; TTK 613. maddesindeki yasaklama, şirketin çıkarlarını zedeleyecek, ortağa özel menfaat sağlayacak ve şirketin amacına zarar verecek davranışlara ilişkindir. Ancak TTK 577/1-g uyarınca kanuni düzenlemeden ayrılan rekabet yasağı hükümleri şirket sözleşmesinde öngörülmüşse ortaklar için bağlayıcıdır; TTK 613/2-son cümle uyarınca şirket sözleşmesiyle ortakların şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmalarına ilişkin hüküm konulması mümkündür, buna uygun olmayan düzenlemeler TTK 579. maddeye aykırılık oluşturur. Somut olayda davacı ortakların şirket faaliyet alanına giren faaliyetlerini diğer ortağın (davalı) onayına bağlayan madde, yasada öngörülmeyen bir düzenleme olup, ortaklardan birine diğer ortaklar üzerinde serbest rekabeti önleyici bir hegemonya sağlamaktadır. Ortaklar arasında rekabet konusunda eşitsizlik öngörmekle serbest rekabet ilkesine aykırı olan bu hüküm, TTK 579/1. maddesindeki şirket sözleşmesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olmaması ilkesine aykırıdır. Ayrıca Rekabet Kurumu, dava konusu maddeyi 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında değerlendirerek 9/3. maddesi gereğince maddenin ana sözleşmeden kaldırılması için davalı şirkete 1 yıl süre vermiştir. Dava konusu ana sözleşme maddesi, bir kısım ortakların rekabet teşkil eden davranışlarını bir başka ortağın onayına tabi kılması nedeniyle 4054 sayılı Kanun ve TTK'nın 579. maddesindeki emredici hükümlere aykırıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirket ana sözleşmesinde ortaklardan birine diğer ortağın onayına bağlı rekabet yasağı getiren düzenlemenin, ortaklar arasında eşitsizlik yaratması nedeniyle TTK 579/1 ve 613. maddelere aykırı ve geçersiz sayılacağına dair BAM görüşü, benzer ana sözleşme düzenlemeleri için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı bağlılık yükümlülüğü ana sözleşmenin emredici hükümlere aykırılığı hukuki yarar serbest rekabet ilkesi limited şirket ortaklığı 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirme

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — T.T.K. 613T.T.K. 579/1T.T.K. 576T.T.K. 577T.T.K. 577/1-gT.T.K. 613/2 · B.K. — B.K. 27/1 · 4054 sayılı Yasa — 4054 sayılı Yasa 44054 sayılı Yasa 9/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/691

KARAR NO 2018/410

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/05/2017

NUMARASI 2016/259 Esas-2017/450 Karar

DAVA

Anasözleşme Hükmünün butlanının tespiti

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/04/2018

Davanının kabulune ilişkin erilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, müvekkili şirketler ile davalı ... Ltd Şti'nin diğer davalı şirketin ortakları olduğunu, davalı ... Ltd Şti'ye ait ana sözleşmenin 12. maddesinin a ve b bentlerinde diğer davalı ortak ... firması lehine rekabet yasağını içerir düzenleme yapıldığını, söz konusu düzenlemenin T.T.K.'nın 613. maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğunu, mevcut rekabet yasağının müvekkili şirketler aleyhine davalılardan ... .Ticaret Limited Şirketi lehine haksız rekabet yarattığını, bu nedenlerle söz konusu düzenlemenin geçersizliğinin tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ....Şirketi temsilcisi, davacı tarafın iddia ettiği ana sözleşme maddesinde öngörülen rekabet yasağının hukuka aykırı sınırlama getirdiğini beyanla davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.

2-Davalı .... ... Şirketi vekili, davacı tarafın rekabet yasağı getirdiğini öne sürdüğü düzenlemenin, hukuka aykırı olmadığını, TT.K.'nın 613. maddesinin rekabet yasağı yönünde bir hüküm getirmediğini, müvekkili şirketin Rekabet Kuruluna olumsuz tespit başvurusunda bulunduğunu, başvuru neticesinin beklenmesini , davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ve ayrıca esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacılar ile davalı ... Ltd Şti'nin ortak olduğu diğer davalı ... .Ltd Şti'ye ait ana sözleşmenin 12. maddesinin a ve b bentlerinde yer alan ve ortaklardan davalı ... Ltd Şti lehine oluşturulan rekabet yasağının ortaklardan biri lehine hakkaniyete aykırı rekabet yasağı getirdiği, rekabet yasağında korunması gereken menfaatin bizzat ana sözleşmenin ait olduğu şirket ile ilgili olması gerektiği, bu bağlamda ortak olan ... Ltd Şti lehine oluşturulan rekabet yasağının T.T.K.'nın 613, 579/1 ve B.K.'nın 27/1 maddesi gereğince geçersiz olduğu belirtilerek davalı ....... Ltd Şti'ye ait ana sözleşmenin 12.maddesinin a ve b bendinde yer alan ve davacı şirketler aleyhine rekabet yasağını öngören düzenlemenin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı ... İstanbul ....Şirketi vekili, davacı tarafın T.T.K.'nun 613. maddesine dayandığı fakat bu maddeye aykırılığa ilişkin olarak herhangi bir vakıa ileri sürülmediği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını iptali istenen ana sözleşme maddesinde davacının iddiasını dayandırdığı diğer maddeler olan TBK.'nun 26. ve 27. maddelerine aykırılık oluşturan herhangi bir hususun da söz konusu olmadığını, rekabete aykırılığa ilişkin düzenlemeleri denetlemeye yetkili olan makam Rekabet Kurulu olduğundan davanın dava şartı eksikliğinden reddi gerektiğini, davacıların Rekabet Kurulu'na başvuruda bulunsa bile başvurularının yasağa ilişkin bir aykırılığın bulunmaması sebebiyle reddedileceğini, herhangi bir kanuna aykırılığı oluşturan vakıanın ileri sürülmeden kanuna aykırılık sebebiyle maddenin iptalini istemenin kötü niyetten başka bir amaç taşımayacağını, diğer davalı ...

. Kalite Kontrol Hizmetleri ltd.şti.'nin davacı tarafa dava sürecinde destek olduğunu, bunun müvekkili şirkete karşı danışıklı şekilde dava ikame edildiğinin kanıtı olduğunu, davacının hukuka aykırılığı göze alıp müvekkili şirkete dava açmış olmasının nedeninin; taraflar ile öncesinde yapılmaya çalışılan toplantıda çıkan husumetin devam ediyor olması olduğunu,mahkemece verilen kararın gerekçesinde yaptıkları savunmaların dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu ve eksik inceleme yapıldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava şirket ortaklarından ikisinin şirkete ve diğer ortağa karşı açtıkları bir dava olup, esas sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin maddenin hükümsüzlüğünün tespitine yöneliktir. Ana sözleşme değişikliği yapma yetkisi şirket genel kuruluna ait olmakla birlikte, ortakların şirket ana sözleşmesindeki bir maddenin kanuna aykırılığının tespitini talep etmelerinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmiştir.

Davalı .... .... Ltd Şti'nin ana sözleşmesi 3. maddesinde; şirketin amaç ve konusu ; tam mamul, madde, ham madde ve metre hesabı ile satılan malların ve her türlü tekstil ürünlerinin kalite kontrolü olup, şirketin bu amaç ve konuyu gerçekleştirmek için faaliyet üzerinde bağlantılı olarak ayrıntılı olarak belirtilen faaliyetleri gerçekleştirmeye yetkili olduğu belirtilmiştir. Şirketin 3 ortağı bulunmakta olup, ortaklar eldeki davada davacı konumunda olan ... ve .. & ... davalılardan ......Ltd.Şti'dir.

Dava konusu ana sözleşmenin 12. maddesi aynen şöyledir: "a. Her ortağın doğrudan veya dolaylı mesleki veya ara sıra kendi veya başkasının hesabına şirketin faaliyet alanında faaliyette bulunması şirketin faaliyet kapsamında bulunan faaliyet konusuna sahip başka bir şirketi devralması, bunlara iştirak etmesi veya farklı bir şekilde desteklemesi yasaktır. Şirketin, iştirak ettiği şirketlerin faaliyet konusu bunu dışında tutulmuştur. Bununla birlikte ... ve ... & .. Und ..'nın TC uyrukları dahilinde veya Türkiye ile bağlantılı olan yerlerde doğrudan veya dolaylı surette lojistik- kontro lojistik uluslararası ve ulusal nakliyeler, depolama hizmetleri, nakliye hizmetleri, tedarik ve dağıtım lojistiği, gümrükleme, katma değer hizmetleri, mallar üzerinde değişiklik yapılması, elleçleme ve paketleme hizmetleri faaliyetlerinde bulunmaları ancak, davalı ...

İ.Limited Şirketi'nin yazılı onayı ile mümkündür ve iş bu rekabet yasağı TC hudutları dahilinde yalnızca şirket amacı kapsamında bulunan yukarıda sayılan faaliyetlerle sınırlıdır. Hali hazırda .. şirketlerinin Türkiye ile bağlantılı olarak gerçekleştirdikleri ve WKS'nin üretim ve yıkama tesisleri için üretim materyallerinin sağlanması gibi ana faaliyet konularından bazılarını oluşturan faaliyetler rekabet kapsamında değildir. b. Rekabet yasağı, TC hudutlarında geçerli olup, şirketten ayrılmaya müteakip 2 yıl süre ile geçerlidir.c. Ortaklar Kurulu, bir ortağın rekabet yasağından muaf tutulması kararlaştırılabilir. İlgili ortak, iş bu kararın alınmasında, oy hakkına sahip olmayacaktır.

TTK'nın Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı başlıklı 613. maddesinde şirket ortaklarının esas olarak şirket sırlarını korumakla yükümlü olduğu, şirketin çıkarlarını zedeleyecek davranışlarda bulunamayacakları düzenlenmiştir.

T.T.K.'nun 576 ve 577 maddelerine göre şirket ana sözleşmesinde yer alması zorunlu ve yer alabilecek isteğe bağlı hususlar düzenlenmiş olup,şirketin konusu ve amacı ile bağlantılı olmayan faaliyetlerle ilgili olarak ortakların faaliyetlerinin yasaklanması mümkün değildir. Zira TTK'nın 613. Maddesinde ortaklara getirilen yasaklama, şirketin çıkarlarını zedeleyecek, kendilerine özel menfaat sağlayacak ve şirketin amacına zarar veren davranışlara ilişkindir. Fakat 577/1-g maddesine göre kanuni düzenlemeden ayrılan rekabet yasağına ilişkin hükümler şirket sözleşmesinde öngörülmeleri halinde ortakları içn bağlayıcıdır. Bu bağlamda şirket ortaklarının kural olarak şirketle rekabet etmelerini yasaklayan bir yasa hükmü olmamakla birlikte (TTK 613/2 maddesinde belirtilen koşullarda olmaması şartıyla) şirket sözleşmesiyle ortakların şirketle rekabet eden işlem ve davranışlarda kaçınmalarına ilişkin hüküm konulması, TTK 613/2-son cümle uyarınca mümkündür.

Buna uygun olmayan sözleşmedeki düzenlemeler, TTK'nın 579. Maddesine aykırılık teşkil eder.

Davacı ortakların kurulan şirket faaliyet alanına giren (kesişen) faaliyetlerini diğer ortak ... firmasının onayına bağlı tutan madde bu haliyle, 6102 sayılı TTK'nın 613. Maddesindeki bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı maddesiyle bağlantılı olmakla birlikte davacı ortakların şirketin faaliyet konularıyla ilgili faaliyette bulunmalarını diğer davalı ortağın onayına tabi tutmakla yasada öngörülmeyen bir düzenleme olup, ortaklardan birinin (davalı ... firması) diğer ortaklar üzerinde (davacılar) serbest rekabette bulunmasını önleyici bir hegemonya sağladığı kabul edilmek durumundadır. Hukuka aykırı olduğu öne sürülen ana sözleşmesinde ortakların rekabet yasağı, bir diğer ortağın onayına tabi tutulmakta böylelikle ortaklar arasında rekabet konusunda eşitsizlik öngörmekle serbest rekabet ilkesine aykırı olan bu sözleşme hükmünün, TTK'nın 579/1.maddesinda öngörülen limited şirketler açısından şirket sözleşmesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olmaması halinde geçerli olması şeklinde özetlenebilecek ilkeye aykırı olduğu kabul edilmek durumundadır.

Bunun dışında davalı ... firmasının Rekabet Kurumuna yaptığı başvuru sonucunun istinaf sürecinde sonuçlandığı davacılar vekilinin sunduğu, Rekabet Kurumunun 13/02/2018 tarihli belgeden anlaşılmaktadır. Rekabet kurumunun dava konusu maddeyi 4054 sayılı Yasanın 4. Maddesi kapsamında kabul ederek maddenin 4054 sayılı yasanın 9/3. Maddesine göre ana sözleşmeden kaldırılması hususunda davalı şirkete 1 yıl süre verdiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu ana sözleşme maddesinin bir kısım ortakların şirket faaliyet alanına giren rekabet teşkil eden davranışlarda bulunmasını bir başka ortağın onayına tabi kıldığı, bu suretle 4054 sayılı yasa ve 6102 sayılı TTK'nın 579. Maddesinde belirtilen emredici hükümlere aykırı olduğu, mahkeme kararının dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olup, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı ... ..Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından, davalı ......Limited Şirketi tarafından peşin yatırılan 31,40- TLnin mahsubu ile bakiye 4,50- TL harcın davalı ... ...Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/04/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/260884 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3243 E. 2019/4748 K. · Onandı

İşten ayrılan çalışanın rakip işyerine geçmesi ve haksız rekabet

Gerekçe özeti

İşten ayrılan çalışanın aynı sektörde ve aynı bölgede rakip bir işletmede çalışmaya başlaması tek başına haksız rekabet oluşturmaz; müşteri portföyünün yeni işverene götürüldüğü ve bu nedenle zarara uğranıldığı ispatlanmadıkça haksız rekabete dayalı tespit, men ve tazminat istemleri reddedilir. Kişi, ayrıldığı şirkete zarar vermemek şartıyla geçimini sağlamak için ekonomik durumuna uygun bir yerde çalışabilir.

Emsal değeri

Yargıtay'ca onanan ilk derece gerekçesi, işten ayrılan çalışanın rakip işletmede çalışmasının tek başına haksız rekabet sayılmayacağı ve müşteri yönlendirmesi ile zararın ispatının davacıya düştüğü bakımından emsal değeri taşır.

Kavramlar: haksız rekabet müşteri portföyü ispat yükü çalışma hürriyeti rekabet yasağı

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2018/3243 E.  ,  2019/4748 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/05/2017 tarih ve 2015/1099 E-2017/457 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 05/04/2018 tarih ve 2017/695- 2018/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin işlettiği Courtyard by Marriott İstanbul Atatürk Havaalanı Oteli’nde altı yıldır satış ve pazarlama direktörü olarak çalışmakta iken emeklilik nedeniyle 21.06.2015 tarihinde işten ayrıldığını, ancak hemen akabinde aynı sektörde ve aynı bölgede faaliyet gösteren başka bir şirketin işlettiği Crown Plaza Florya otelinde yine satış ve pazarlama direktörü olarak çalışmaya başladığını, her iki otelin de aynı müşteri kitlesine hitap ettiğini ve benzer hizmet standartlarına sahip olduğunu, davalının işten ayrıldıktan sonra müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet fiillerinde bulunduğunu, müvekkili tarafından işletilen otelin diğer çalışanları ile görüşmeler yaparak Crown Plaza Florya otelinde çalışmaları yönünde kendilerine telkinlerde bulunduğunu, Sevda Nahçivani dışındaki çalışanların buna itibar etmediğini, davalının söz konusu eylemleri ile haksız rekabet hükümlerini açıkça ihlal ettiğini ileri sürerek, davalının hukuka aykırı işlem ve eylemlerinin tespiti ile men’ine, zararlarının tazmini için 5.000.-TL manevi, 15.000.- TL maddi olmak üzere toplam 20.000.-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin emeklilik nedeniyle 21.06.2015 tarihinde işten ayrıldığını ve kendisine on gün sonra kıdem tazminatı ödenerek ibralaştıklarını, aile içi gelişen hadiseler nedeniyle uygun bir iş teklifi alınca yeniden çalışmaya başladığını, müvekkilinin davacı taraf ile yapmış olduğu iş sözleşmesinde müvekkilinin başka bir otelde çalışamayacağına dair herhangi bir engel bulunmadığını ve taraflar arasında TBK'nin 444. maddesi anlamında bağlayıcı bir anlaşma da sözkonusu olmadığını, otellerin CNR ve Atatürk Havaalanına uzaklıklarının ve konumlarının farklı olduğunu, havalimanı bölgesinde yüzlerce otel bulunduğunu, davacıya ait otelin üç yıldızlı müvekkilinin işbaşı yaptığı otelin ise beş yıldızlı olduğunu, davacı şirketteki ücretinin aylık 4.500.- TL civarındayken yeni işyerinde 7.500.- TL ücret aldığını, müvekkilinin haksız rekabet teşkil edecek hareketlerde bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın iddiaları itibariyle davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra sahip olduğu müşteri pörtföyünü yeni çalışmakta olduğu dava dışı şirkete (otel) götürdüğünün ispatlanamadığı, aynı şekilde davacının işten ayrılarak başka şirkete geçmesi sebebiyle davacının uğradığı zararın da dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı, davalının imzalamış olduğu sözleşmeler kapsamında hareket etmek zorunda olduğu, ancak kişinin geçimini ve özellikle aile geçimini sağlamak için çalışmaya ihtiyacı varsa, işten ayrıldığı şirkete zarar vermemek şartıyla işten ayrılarak ekonomisi uygun yerde çalışmaya başlayabileceği, davalının haksız eylem niteliğinde zarar oluşturduğu öne sürülen eylem ve işlemlerinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda ve tüm dosya kapsamına göre; davalının uzun yıllar çalıştığı davacı şirketin işlettiği otelde çalıştığı iş arkadaşlarıyla sosyal irtibatını kesmesinin beklenemeyeceği, kendi kariyer planı doğrultusunda davacı şirketten ayrıldığını beyan eden Sevda Nahçivani gibi başka çalışanların da kendi şartlarına göre işten ayrılıp başka işe girebilecekleri, otel müşterilerinin kalacağı oteli otel çalışanlarının yönlendirmesiyle değil aldığı hizmet-fiyat performansından memnun kalıp kalmamasına göre belirleyeceği, bu nedenlerle davalının haksız rekabet oluşturacak eylemi nedeniyle davacının zarara uğradığı şeklinde varılan sonuçların hukuken geçerli ispat vasıtalarıyla kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.