6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Islah harcı yatırılmayan davada talep artırımının geçersizliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/876 E. 2018/880 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Deniz kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmayan ve ıslah harcı yatırılmayan davalarda geçerli bir ıslah bulunmadığından, talep dava dilekçesindeki miktarlarla sınırlı kalır. Bedensel zarar tazminatlarında iyileşme süresi boyunca geçici işgöremezlik zararı %100 maluliyet esasına göre, bu süre sonrasındaki dönem ise sürekli maluliyet oranı esasına göre hesaplanır; talep edilmeyen ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmayan kısımlar aktif devre maluliyet zararı kapsamında kalır ve ayrıca hükmedilemez. Manevi tazminat miktarının takdirinde her olayın kendine özgü koşulları (kusur durumu, sosyal ve ekonomik durum, paranın alım gücü) esas alınır; emsal karar aranmaz.

Ele alınan sorunlar

Islah talebinin geçerliliği → ret

İddia: Davacı vekili, mahkemenin 13/03/2017 tarihli ıslahını dikkate almadan karar vermesinin kanuni dayanağı bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı taraf, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamış ve ıslah için harç yatırmamıştır. Bu durumda davacının geçerli bir ıslah hakkı bulunmamaktadır; davanın dava dilekçesindeki talepler doğrultusunda değerlendirilmesi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Maddi tazminatın hesaplanma yöntemi (geçici ve sürekli maluliyet ayrımı) → ret

İddia: Davacı vekili bakıcı masraflarına ilişkin bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ve maluliyet oranı gözetildiğinde maddi tazminatın az takdir edildiğini ileri sürmüş; davalılar vekili ise talep edilmeyen kalemlerin (1 yıl çalışılamama gelir kaybının tamamı) kabul edilemeyeceğini ve bakıcı giderine ilişkin istinaf taleplerinin haksız olduğunu belirtmiştir.

Gerekçe: Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının iyileşme süresi olay tarihinden itibaren 6 ay olup bu süre zarfında %100 malul sayılması gerekmektedir; bu süre sonrasında maluliyet durumu %28 meslekte kazanma gücü kaybı şeklindedir. Bu nedenle davacının maddi talepleri açısından ilk 6 ay %100 üzerinden (geçici işgöremezlik zararı), sonraki 6 ay dahil istemler ise %28 çalışma kaybı üzerinden belirlenen (sürekli maluliyet zararı) aktif dönem içindeki zarar kapsamındadır; ancak davacı 1 yıldan sonraki kısmı talep etmediğinden (fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmadığından) bu kalem aktif devre maluliyet zararı kapsamında kalmaktadır. Davacı sosyal güvenlikten emekli ev hanımı olup gider belgesi sunulmadığından hesaplamaların asgari ücret üzerinden yapılması da yerindedir. 6 aylık iyileşme süresi sonrasındaki zarar talepleri %28 maluliyet zararının içinde kaldığından maddi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Manevi tazminat miktarının uygunluğu → ret

İddia: Davacı vekili takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu; davalılar vekili ise emsal Yargıtay içtihatlarına dayanarak manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: BK 47. madde uyarınca hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara uğrayan kimseye adalete uygun tazminat takdir edecektir. Manevi tazminat her olayın özelliklerine göre takdir edileceğinden emsal aranmaz. Davacının deniz aracında yolcu olması, davalıların kazada ağır kusurlu bulunması, kazanın meydana geldiği tarihteki tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve paranın alım gücü değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince takdir olunan manevi tazminat miktarının davacı açısından zenginleşme yaratacak ölçüde olmadığı gibi, daha fazla takdir edilmesini gerektiren bir gerekçe de bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı ve harç yatırılmadığı hallerde ıslahın geçersizliği ile bedensel zarar tazminatının geçici işgöremezlik (yüzde yüz maluliyet) ve sürekli maluliyet (belirlenen oran) dönemleri ayrımına göre hesaplanması gerektiği yönündeki değerlendirmeler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması geçici işgöremezlik zararı sürekli maluliyet zararı aktif devre maluliyet zararı manevi tazminat Adli Tıp Kurumu raporu

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 47BK 49

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/876

KARAR NO 2018/880

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/06/2017

NUMARASI 2014/421 E.- 2017/195 K.

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/07/2018

KARAR YAZIM TARİHİ 21/07/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, Bakırköy Tüketici Mahkemesine açtığı kesinleşen görevsizlik kararıyla kararı veren mahkemeye intikal eden dava dilekçesinde ;müvekkilinin 13/08/2007 tarihinde mülkiyeti davalı tarafa ait olan ... otobüsünde biletli yoluculuk yaptığı sırada kaza geçirdiğini, kaptan ve .... aleyhinde Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinde ceza davası açıldığını, müvekkilinin kaza sonrası vücudunda kırıklar meydana geldiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş olan rapora göre, bahsedilen kırıkların müvekkilinin yaşam fonksyonlarının ağır derecede etkileyecek boyutta olduğunu, müvekkilinin 6 ay hiç kalkmadan bakıcı nezaretinde yatak istiharatı sonrasında da ilave olarak yine 6 ay istiharat öngörüldüğünü, 1 yıllık sürede iyileşmenin sağlanamadığını belirterek 6 ay süreyle hiç yerinden kalkmadan yatması gerektiğinden 15.000-TL sağlık bakıcı masrafı, sonraki 6 ay için 7.000-TL bakıcı masrafı, 1 yıl süreyle ev temizliği ve diğer işler için 10.000-TL yardımcı ücreti 1 yıl boyunca çalışmaması ve gelir kaybı toplamı 12.000-TL toplam 44.500-TL maddi tazminat ile müvekkilinin çektiği manevi ızdıraba karşılık 40.000-TL toplam 94.500 TL tazminatın dava tarihinden itibaren faiz işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, davada görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğu, yolcuların taşınması ve mükellifiyetinin TTK'nun 1130.maddesinde düzenlenmiş olduğunu, yapılan masrafların davacı tarafından yapıldığına dair belgelerin dosyaya sunulmadığını, bahse konu taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen bedellerin fahiş olduğunu, kazanın meydana gelmesi ile İDO yetkililerinin yolcular ile yakından ilgilendiğini, müvekkiline deniz kazası ile ilgili herhangi bir sorumluluk yüklenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/824 esas sayılı dosyasında davalı ...'ın deniz kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğundan dolayı TCK'nun 89/4 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 03/03/2015 tarihinde kesinleştiği, mahkemece davacının iş göremezlik oranının belirlenmesi yönünde Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmesi sonrası sunulan raporda, %28 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının ve iyileşme süresinin (iş görmezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, Adli Tıp kurumu raporu sonrası davacı tarafından talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi için yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi kök ve ek raporundan, 13/08/2007 tarihinde meydana gelen deniz kazası sonucu %28 oranında malul kalan davacının maddi zararının 89.199,66- TL bulunduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından ıslah talebinde bulunularak talep miktarı artırılmış ise de dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmadığı, bu nedenle talebin usulüne uygun görülmediğini, bilirkişi raporuna göre belirlenen 3.545.10- TL bakıcı gideri ile 12.000 TL çalışamaması nedeniyle gelir kaybı toplam 15.545,10 -Tl maddi tazminat ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları değerlendirilerek BK'nun 49.

maddesi (İBK'nun 58. maddesi) gereğince davacının manevi zararına karşılık manevi tazminat olarak 12.000- TL'nin uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.345,10- TL maddi tazminat ile 12.000-TL manevi tazminatın davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili, mahkemenin 13/03/2017 tarihli ıslahı dikkate alınmaksızın davanın kısmen kabulüne karar vermesinin kanuni dayanağının bulunmadığını, mahkeme tarafından bakıcı masraflarına ilişkin olarak bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmasını, davacının %28 oranında maluliyetinin bulunduğunu, çok uzun süre ağır bir şekilde tedavi görmüş olduğu değerlendirildiğine takdir edilen 12.000- TL manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalılar vekili, davacının dava dilekçesi ile talep etmediği, ıslah dilekçesi ile dahi ileri sürmediği bir talebe ilişkin müddeabihi arttırmasının mümkün olmadığını, davacının mahkemenin uygun gördüğü bakıcı giderine ilişkin istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, davacının çalışmadığı süre için talep ettiği 12.000- TL'nin tamamının kabulüne karar verilmesinin ve takdir olunan manevi tazminat tutarının fahiş ,usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafın, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı ve davanın ıslahı yönünde harç yatırmadığı anlaşılmakla, davada davacının ıslah hakkı ve geçerli bir ıslah bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda davanın değerlendirilmiş olması yerindedir.

Davadaki maddi talepler ;6 ay 15.000-TL sağlık bakıcısı masrafı,Sonraki 6 ay 7.000- TL bakıcı masrafı,1 yıl ev işleri yardımcı ücreti 10.000- TL,1 yıl çalışamama gelir kaybı 12.000- TL olup davadaki maddi talepler yeniden değerlendirilirse 1 yıl bakıcı masrafı talebi, 1 yıl ev işlerine yardım talebi, 1 yıl da çalışılamadığı için gelir kaybı şeklindedir.

Davacının kaza tarihinden itibaren iyileşme süresi Adli Tıp Kurumunun (3. İhtisas Kurulu) 14/09/2015 tarihli raporuna göre olay tarihinden itibaren 6 ay olup, bu süre zarfında %100 malül sayılması gerekmektedir. Bundan sonraki maluliyet durumu ise % 28 meslekte kazanma gücünden kaybı şeklindedir. Bu durumda davacının maddi talepleri açısından 1 yılın ilk 6 ayı %100 üzerinden hesaplanması yerinde olup (geçici işgöremezlik zararı) , sonraki 6 ay dahil istemleri esasen davacının aktif dönemi içinde yer alan % 28 çalışma kaybı üzerinden belirlenmiş (sürekli maluliyet zararı) fakat davacı tarafından 1 yıldan sonraki kısmı talep edilmeyen (fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmayan) aktif devre maluliyet zararı kapsamındadır.

Bunun dışında davacının sosyal güvenlikten emekli ev hanımı olduğu anlaşılmış olup, giderler açısından ispat vasıtası sunulmamış (gider belgesi) hesaplamalar asgari ücret üzerinden yapılmıştır. Bu hesaplama şeklinin de yerinde olduğu kabul edilmelidir.

Sonuç olarak davacının 6 aylık iyileşme süresinde bakıcı masrafı, (bu süre için %100), maluliyet oranı dahilinde belirlenmiş olup, ilk 6 aydan sonraki % 28 sürekli maluliyet dahilinde çalışmama ücreti de usulüne uygun maddi zarar olarak belirlenmiş olmakla 6 aylık iyileşme süresi sonrasındaki zarar taleplerinin %28 maluliyet zararının içinde kaldığı anlaşılmakla maddi tazminata ilişkin ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde değildir.

Davacının manevi tazminat talebi de bulunmaktadır. BK 47.maddesi uyarınca hakim hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye adalete muvafık tazminat ödenmesine karar verecektir.Davacı vekili manevi tazminatın az olduğu ,davalılar vekili de emsal Yargıtay içtihatlarını sunarak manevi tazminatın yüksek verildiğini bildirerek hükmü istinaf etmişlerdir. Takdir olunan manevi tazminat her olayın özellikleri gözönüne alınarak takdir edileceğinden emsal aranmayacak ise de ;davacının deniz aracında yolcu olarak bulunması ve davalıların kazada ağır kusurlu tesbit edilmeleri ,kazanın meydana geldiği tarihteki tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve paranın alım gücü karşısında İlk Derece mahkemesince takdir olunan manevi tazminat miktarının ,davacı açısından zenginleşme yaratacak ölçü de olmadığı gibi daha fazla takdir edilmesi gerektiğine ilişkin bir gerekçe bulunmadığı ,kanaatına varıldığından her iki yan vekilinin hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davacı taraftan alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davalılardan alınması gereken 1.881,61-TL istinaf karar harcından, davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan nispi ve maktu peşin harçlar toplamı 940,80- TL harcın mahsubu ile eksik kalan 940,81- TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı ve davalılar vekilince yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/07/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/260524 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.