6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faks talimatıyla yapılan ödemelerde bankanın sorumluluğu ve zımni icazet

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/579 E. 2018/899 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: Bankanın özen yükümlülüğüne aykırılık mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir şirket hesabından faks talimatıyla yapılan ve talimat asılları sonradan temin edilmeyen ödemelerde, imza incelemesiyle bir kısım talimatların yetkililerin eli ürünü olmadığı belirlense de; şirketin uzun süre boyunca hesap hareketlerini takip edip bu işlemlere itiraz etmemesi, taraflar arasında faks talimatıyla işlem yapmanın teamül haline gelmiş olması ve ödemelerin şirketin ticari muhataplarına yapılmış bulunması karşısında, şirketin işlemlere zımnen icazet verdiği kabul edilir; bu durumda bankacılık tekniği yönünden kusur bulunsa da banka sorumlu tutulmaz.

Ele alınan sorunlar

Yetkisiz/sahte imzalı talimatlarla yapılan ödemelerde bankanın sorumluluğu → ret

İddia: Davalı bankanın özen yükümlülüğüne açıkça aykırı davrandığının bilirkişi raporuyla sabit olmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususun gözetilmediği, kararın gerekçesi ile hükmünün çelişkili olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesi sunulmamış olsa da bu konuda ihtilaf bulunmamaktadır; uyuşmazlık, dava konusu işlemlerden dolayı davalının sorumlu olup olmadığı ve sorumluysa tazmin yükümlülüğünün kapsamıdır. Bilirkişi incelemesinde işlemlerin faks talimatıyla yapıldığı, talimat asıllarının alınmadığı, ödemelerin şirketin ticari ilişkide bulunduğu firmalara yapıldığı; Adli Tıp Kurumu incelemesinde ise bir kısım imzaların yetkililerin eli ürünü olmadığı, bir kısmının başka bir belgeden nakledildiği belirlenmiştir. Davalı bankanın talimatları faks ile gerçekleştirdiği ve asıllarını sonradan temin etmediği anlaşılmakla birlikte, davacının işlemler sonrasında hesap hareketlerini takip ederek doğru olmayan işlemlere itiraz etmemesi, böylelikle yapılan işlemlere zımnen (örtülü) icazet vermesi; bankanın da bu doğrultuda faks ile işlem yapmayı adet haline getirmiş olması; işlem tarihlerinden dava tarihine kadar geçen süre gözetildiğinde davacının hesaplarını ve işlemleri kontrol edebilecek durumda olmasına rağmen bunu yapmaması ve yapılan işlemleri bilebilecek durumda olması; ödemelerin davacı şirketin ticari muhataplarına yapılmış olması karşısında, işlemlerde bankacılık tekniği açısından kusur bulunabilse de ticari ilişkinin karşılıklı rıza ve icazetlerle yürüdüğü ve taraflar arasında bu yönde bir teamül oluştuğu, davacı şirketin 1 yıl boyunca devam eden işlemlerden haberdar olmadığını kabul etmenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Faks talimatıyla yürütülen bankacılık işlemlerinde, hesap sahibinin uzun süre işlemlere itiraz etmemesinin zımni icazet olarak değerlendirilip bankanın sorumluluktan kurtulabileceğine ilişkin değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zımni icazet teamül özen yükümlülüğü faks talimatı imza incelemesi sebepsiz zenginleşme

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/579

KARAR NO 2018/899

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/03/2017

NUMARASI 2011/887 E.-2017/225 K.

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/07/2018 817/07/2018 yazım tarihli )

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin işlemlerinin, şirketi temsile yetkili şahıs tarafından, şirket antetli kağıdına yazılan talimat yazıları ve şirketi temsile yetkili şahıs olan şirket müdürü ...ve ... imzaları ile gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket hesaplarında çıkan açıklar nedeni ile yapılan araştırmalar neticesinde Beyoğlu .... Noterliğinin 06.09.2011 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkili şirketin davalı banka şubesi nezdindeki hesaplarında yapılan işlemlerin detay dökümünün çıkarılmasının talep edildiğini, davalı tarafça Bakırköy .... Noterliğinin 13.10.2011 tarihli ve ...yevmiye nolu cevabı ihtarnamesi ile davalı bankadan yapılan işlemlerin dökümünün kendilerine gönderildiğini, müvekkili şirkete temsile yetkili olmayan kişilere ödeme yapıldığını, müvekkili şirketi temsile yektikili kişilerin el ürün olmayan sahte imzalar ile bir takım talimatların davalı bankaca işleme alındığını ve davalı banka şubesinin yetkisiz temsilciye ödemeler yapmış olduğunu, davalı banka şubesinin yetkisiz temsilciye ödeme yapmış olması ve çek karnesi teslim etmiş olması nedeni ile müvekkili şirketi mağdur ettiğini, müvekkili şirketin hem maddi hem manevi olarak zarar gördüğünü fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000- TL alacağın yetkisiz temsilciyle yapılan işlem tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili TBK nun 60. maddesi gereğince haksız fiilden kaynaklanan tazminat davaları 1 ve 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bir yıllık süre, zarar görenin zararı ve haksız fiilden sorumlu olanı öğrendiği andan itibaren başladığını, ilgili hesaba ait talimatlar 2008 yılına ait olduğundan dava tarihine kadar 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, bu itibarla öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi, müvekkili banka tarafından işlemlerin üsulune uygun yapıldığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin sadece 2008 senedinde müvekkili banka ile çalıştığını, ayrıca davacı şirkete gerçekleştirilen işlemlere ilişkin hesap hareketi gönderilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde hangi işlemlere itiraz edildiğinin bildirilmemesi de kötüniyeti ihtiva ettiğini usule ve esasa ilişkin cevapları uyarınca haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen ve davacının ıslah suretiyle talep ettiği 24.523-TL'lik işlemlerin davacı şirket ortakları ve çalışanları tarafından gerçekleştirildiği, EFT işlemine konu edilen havalelerin de davacı şirket ile ticari ilişki içinde bulunan kişilere yapıldığı, bu bağlamda yapılan işlemlerin davacı şirket adına ve hesabına yapıldığı belirlenen işlem tutarının şirket adına ve hesabına yapılmadığı hususunu tespit etmesi halinde işlemi yapanlar aleyhine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabileceği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, davalı bankanın özen yükümlülüğüne açıkça aykırı davrandığının dosyada mübrez bilirkişi raporuyla sabit olmasına rağmen yerel mahkemece bu hususun gözetilmediğini, mahkeme kararının gerekçesi ile hüküm kısmının birbiriyle çelişir nitelikte olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesinin sunulmadığı, fakat bu konuda bir ihtilaf bulunmadığı ,uyuşmazlık konusu dava konusu işlemlerden dolayı davalının sorumlu bulunup bulunmadığı, sorumluysa tazmin yükümlülüğünün kapsamının ne olduğu yönündedir. Davacı şirketin davalı bankanın Yenibosna şubesinde bulunan hesaptan davacı yetkilisinin imzasının olmadığı iddia edilen işlemler bilirkişilerce incelenmiş olup, işlemlerin faks talimatı ile yapıldığı, talimat asıllarının alınmadığı işlemlerin şirketin ticari ilişkide bulunduğu firmalara ödeme şeklinde yapıldığı anlaşılmaktadır.Davacı şirket yetkililerinin imza incelemesi Adli Tıp Kurumunda yapılmış olup, bir kısım işlemlerde bulunan imzaların yetkililerin eli ürünü olmadığı, bir kısmının başka bir belgeden nakledildiği belirlenmiştir.

Davacı şirket yetkilisi ...

20. 3.2017 tarihli oturumda;banka tarafından ödeme yapılan kişilerin şirket ortakları bulunduğu ,diğer ödeme yapılan ...ve ....'nın şirket çalışanları olduğu,ödeme gönderilen iki şirketin de şirketin iş ilişkisi olan şirketler olduğunu ,ortakların tüm borcu üzerine yıktıklarını beyan etmiştir. Davacı şirketin işlem tarihlerinden sonra yetkilisi olan....'ya da yetkisi olmadığı halde ödeme yapıldığı belirlenmiştir.

Davalı bankanın talimatları faks ile gerçekleştirdiği ve asıllarının daha sonra temin edilmediği anlaşılmakla birlikte davacının işlemler sonrasında hesap hareketlerini takip ederek doğru olmayan işlemlere itiraz etmediği ve böylelikle yapılan işlemlere zımnen (örtülü) olarak icazet verdiği, bankanın da bu doğrultuda faks ile işlem yapmayı adet haline getirdiği işlem tarihlerinden itibaren dava tarihi göz önüne alındığında davacının hesaplarını ve işlemleri kontrol edebilecek durumda olmasına rağmen bunu yapmadığı yapılan işlemleri bilebilecek durumda olduğu,ödemelerin ise davacı şirketin ticari muhataplarına yapılmış olması karşısında yapılan işlemlerde bankacılık tekniği açısından kusurlu görülebilse de ticari ilişkinin karşılıklı rıza ve icazetlerle yürüdüğü ve bu yönde taraflar arasında bir teamül oluştuğu, davacı şirketin 1 yıl boyunca devam eden işlemlerden haberdar olmadığını kabul etmenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gözetildiğinde hükme yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacının yaptığı istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına.

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/260501 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.