6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kişisel mevduat hesabına ilişkin alacak davasında görevli mahkeme tüketici mahkemesidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1 E. 2019/86 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Görev mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Gerçek kişi ile profesyonel sağlayıcı banka arasındaki mevduat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, tüketici işlemi niteliğindedir ve davaya bakma görevi tüketici mahkemelerine aittir. Görev dava şartı olduğundan re'sen incelenir ve görevli mahkeme belirlenirken davanın açıldığı tarihteki mevzuat esas alınır; işlemin gerçekleştiği tarih değil.

Ele alınan sorunlar

Bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davasında görevli mahkemenin belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bir ilamında belirtildiği üzere Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış; 3/1-l maddesinde tüketici işlemi, ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden kişilerle tüketiciler arasında kurulan bankacılık dahil her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1 maddesi uyarınca tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklara bakma görevi tüketici mahkemelerine aittir. Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı sayılması için taraflardan birinin tüketici, diğerinin profesyonel sağlayıcı olması ve uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanması gerekir. Somut olayda davacı gerçek kişi tüketici, davalı banka profesyonel sağlayıcı konumundadır ve mevduat sözleşmesi bir tüketici işlemidir. Görev, HMK 114. madde uyarınca dava şartı olup re'sen incelenir; görevi belirlemede işlemlerin gerçekleştiği tarih değil davanın açılma tarihi esas alınır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye tüketici mahkemesi görevlidir; hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, resen yapılan incelemede de usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın holding'i, banka ile gerçek kişi arasındaki mevduat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarının tüketici işlemi sayılacağı ve görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu yönündedir; bu tür bankacılık kaynaklı alacak davalarında görev tespiti açısından yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Gerçek kişi tüketici ile profesyonel sağlayıcı banka arasındaki bankacılık işleminden (mevduat sözleşmesi) kaynaklanan alacak davalarında, işlem 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi niteliğinde olduğundan görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi görev dava şartı re'sen inceleme mevduat sözleşmesi tüketici mahkemesi

Atıf yapılan mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 3/1-k6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 3/1-l6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 73/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1

KARAR NO 2019/86

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/10/2018

NUMARASI 2015/879 Esas 2018/1026 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/01/2019

Görevsizliğe ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin abisi tarafından müvekkili adına ...BANK'ta 1985 yılında ... numaralı vadeli hesap açıldığını, hesap cüzdanının kendilerine yeni ulaştığını, işbu hesaba 11.11.1985 yılında 677.836,00 TL para yatırıldığını, bu paranın 12.11.1987 yılında o zamana dek işlemiş faizi ile birlikte 1.230,452 TL'ye ulaştığını, davalı banka tarafından 1992 yılında ...BANK'ın devralındığını, mevcut hesaptaki paranın davalı banka bünyesine aktarıldığını, ancak ilgili hesaptaki paranın varlığı ve akıbeti konusunda müvekkilinin hiç bir şekilde bilgilendirilmediğini, müvekkilinin söz konusu hesap hakkında tesadüfen haberdar olduğunu, müvekkiline ait olan ve öncesinde ...BANK ...

nolu hesapta bulunup 1992'de davalı ... bünyesine aktarılan paranın müvekkiline ödenmesi talebi ile 21.08.2015 tarihinde davalı bankaya dilekçe ile başvurulduğunu, vermiş oldukları dilekçeye 25.08.2015 tarih ... nolu yazı ile olumsuz cevap verildiğini, bu durum büyük bir hak kaybına neden olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'lik alacağınını ödenmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; anılı başvuruya yapılan ayrıntılı araştırmalar neticesinde 10 yıl geriye dönük araştırma yapıldığını, herhangi bir hak ve alacağa rastlanılmadığını, ek olarak ...BANK'ın 1992 tarihinde devir alındığından 23 yıl ve öncesine ait araştırma yapılamadığını, TTK''nun 82. maddesi, Bankacılık Kanununun 42. maddesi ve Banka Arşiv Yönetmeliğine göre 10 yılı geriye dönük tüm kayıtların tutulduğunu, söz konusu hesaba ilişkin bankalarının ana bilgisayar kayıtlarından 2005 yılından itibaren yapılan araştırma neticesinde ilgili adına açık veya kapalı hesaba rastlanılmadığını, hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl içinde aranmayan mevduatların mezkur düzenlemeler çerçevesinde ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu 8124 numaralı tebliğinde belirtilen listeler ile TMSF'ye devredileceğinin düzenlenmiş olduğunu, bu kapsamda hesapta bir bakiye bulunduğu düşünülse dahi aranmayan alacaklar kapsamında zamanaşımına uğrayarak TCMB'ye veya TMSF'ye devredildiğinin kabulü gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,davacı tarafın davasının dayanağının taraflar arasında kurulan Bankacılık işleminden kaynaklandığı,6502 Sayılı Kanunun 3 maddesinin L. fıkrası uyarınca Tüketici işlemi olduğu, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesinin görev alanı kapsamında kaldığı,davanın 6502 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden sonra açıldığı gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği yönündekarar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2015 yılından beri yargılaması yapılan dosyanın yaklaşık üç yıl sonra mahkemece görevsizlik kararının dosyanın hüküm aşamasına gelmesinden sonra verilmesinin ciddi bir hak kaybına, müvekkilinin daha da mağdur olmasına neden olduğunu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2015/12116 Esas 2016/2350 Karar 02/03/2016 sayılı ilamında da belirtildiği üzere Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, haksız ve hukuka aykırı şekilde verilen görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafça açılan davanın, kişisel hesaba ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihi olan 07.09.2015 tarihinde yürürlükte bulunan "6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan eser,simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de;

tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır." İlk derece mahkemesi de anılan yasal düzenleme nedeniyle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilerek dosyanın görevli bulunan Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar vermiştir.Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması için taraflardan birinin tüketici, taraflardan birinin profesyonel satıcı(sağlayıcı) ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanıyor olması gerekmektedir. Somut olayda davacı dosya kapsamıyla gerçek kişi tüketici, davalı bankanın profesyonel sağlayıcı olduğu, mevduat sözleşmesinin de bir tüketici işlemi olduğu tartışmadan uzaktır.

Görev HMK 114 mad. uyarınca dava şartı olup, re'sen inceleneceğinden,görevi belirlemede işlemlerin gerçekleştiği tarihlerin değil; davanın açılma tarihi dikkate alınacağından, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan ,hükme yönelik istinaf sebebleri yerinde olmadığı gibi resen yapılan inceleme de usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TLharcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/01/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/256210 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.