6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kredi sözleşmesi kefillerine yönelik ihtiyati haciz talebinde eş rızası ve teminat şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/37 E. 2019/93 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizdiğerKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde, alacaklı banka lehine tesis edilmiş ipoteklerin kefillerin kefaletini de teminat altına aldığına dair somut bir dayanak bulunmuyorsa, İİK 45 kapsamındaki rehin önceliği kuralı kefiller yönünden ihtiyati haciz talebine engel oluşturmaz. Evli bir kefilin, TBK 584 gereği eşinin yazılı rızası bulunmadıkça kefaletinden sorumlu tutulabilmesi için, kefaletin şirket ortağı/yöneticisi sıfatıyla şirketle ilgili verilmiş olması istisnasının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; istisna kapsamına girmeyen kefil için eş rızası yoksa o kefil yönünden ihtiyati haciz koşulları oluşmaz. Gayrinakdi (teminat mahiyetindeki) alacaklar için İİK 257 kapsamında ihtiyati haciz kararı verilemez; bu husus yalnızca para alacaklarına özgüdür.

Ele alınan sorunlar

İpotek varlığının kefiller yönünden ihtiyati haciz talebine engel olup olmadığı (İİK 45) → ret

Gerekçe: İİK 45/1 uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın alacaklısı, öncelikle rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorundadır. Somut olayda banka lehine tesis edilen ipoteklerin, borçlu kefillerin kefaletlerini de teminat altına aldığı yönünde bir iddia ileri sürülmediği gibi, dosyadaki ipotek belgelerinde de bu yönde bir bilgiye rastlanılmamıştır. Dolayısıyla kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine engel bir durum bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kefil ...'nın eşinin yazılı rızası bulunmaması nedeniyle kefaletin geçerliliği (TBK 584) → kısmi kabul

Gerekçe: TBK 584 uyarınca eşlerden biri, ayrılık kararı veya yasal ayrı yaşama hakkı bulunmadıkça, ancak diğer eşin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kanun ayrıca ticaret şirketinin ortak veya yöneticisi tarafından şirketle ilgili verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmayacağını düzenlemiştir. Somut olayda genel kredi sözleşmesinde evli oldukları belirtilen kefillere ait imza kısmında eşlerin rızalarına dair imza bulunmamaktadır. Borçlu ...'nın şirket ortağı ve yetkilisi olduğu ticaret sicil kaydından anlaşılmış, bu kefil için eş rızası aranmayacağından ihtiyati haciz koşulları oluşmuştur. Buna karşılık borçlu ...'nın şirket yetkilisi veya ortağı (eski ortağı) olduğuna dair bir kayıt bulunmadığından, bu kefil yönünden eş rızası şartı aranması gerekmekte olup, rıza bulunmadığından ihtiyati haciz koşulları oluşmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Gayrinakdi (teminat) alacak için ihtiyati haciz talep edilip edilemeyeceği → ret

Gerekçe: İhtiyati haciz bir icra işlemi değil, özel bir geçici hukuki koruma müessesesidir ve İİK 257 uyarınca ancak para alacakları için öngörülmüştür. Teminat alacağı niteliğindeki gayrinakdi alacaklar (depo edilmesi talepleri) yönünden ihtiyati haciz kararı verilemez (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 27/12/2017 tarihli 2016/1 E., 2017/6 K. sayılı kararına atfen). Bu nedenle ilk derece mahkemesinin gayrinakdi alacak yönünden ihtiyati haciz talebini reddetmesinin gerekçesi hatalı olsa da, sonuç itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Karar, evli kefillerin kefaletlerinde TBK 584 gereği eş rızası şartının şirket ortağı/yöneticisi istisnası çerçevesinde her kefil için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ve gayrinakdi (teminat) alacaklar için İİK 257 kapsamında ihtiyati haciz talep edilemeyeceğini somut biçimde uygulaması nedeniyle, benzer kredi sözleşmesi kefaleti ve ihtiyati haciz taleplerinde bölgesel ikna edici değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 261 uyarınca ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkmış sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz müteselsil kefalet İİK 45 - rehinle temin edilmiş alacak TBK 584 - eş rızası TBK 586 - müteselsil kefil takibi gayrinakdi alacak yaklaşık ispat

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 257/1İİK 258/1İİK 45/1İİK 261 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 586/1TBK 584

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/37

KARAR NO 2019/93

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/10/2018

NUMARASI 2018/1280 D.İş-2018/1324 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/01/2019

İhtiyati haciz talebinin reddine yönelik olarak verilen kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile...Tic. Ve Org. Ltd. Şti. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerinin borçlular tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, ancak sözleşmeler uyarınca kullandırılan kredilere ilişkin şartların ihlal edildiğini, hesap kat ihtarı düzenlenmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek muaccel hale gelmiş 2.459.839,78- TL nakdi ve 30.400- TL gayrinakdi olmak üzere toplam 2.490.239,78- TL alacak yönünden ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.

KARAR

İlk derece Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli kararı ile, yapılan inceleme tetkikinde kredi hesabının kat edilmesini gerektirecek şekilde yoğun bir temerrüt halinin bulunmadığı, bu kapsamda ihtiyati haciz talep eden tarafın Anayasa, HMK, TBK ve TMK uyarınca objektif iyi niyet kuralları içinde hareket ettiğine yönelik yaklaşık ispat zımnında gerekli vicdani kanının oluşmadığı, dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinim reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, muaccel bir borç için borçlulara ihtarname gönderilerek temerrüde düşürülmelerinin yeterli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati hacze karar verilmesini istemiştir

Borçlu ... istinafa cevap dilekçesinde özetle; Talep edilen borçla ilgili olarak şirkete veya kefillere bir ihtar gönderilmediğini, şirketin talep tarihine kadar olan kredi taksitlerini düzenli bir şekilde ödediğini, buna rağmen bankanın sanki kredi hesabının kat edilmesini gerektirecek yoğun bir temerrüt varmışçasına ihtar göndermeden takibe giriştiğini, ayrıca kullandırılan kredinin borcu karşılayacak düzeyde teminatlarının olduğunu, kefillerin sorumluluk alan ve miktarı ile Kredi Garanti Fonunun garanti ettiği miktarın açıkça belirlenmediğini, öncelikle şirketten talepte bulunulması gerektiğini, bankacılık teamüllleri gereğince ihtardan sonra 90 gün beklenilmesi ve ödeme yapılmaması halinde takibe geçilmesi gerektiğini, ancak bu sürenin beklenilmediğini, talebin kamu zararına olduğunu belirterek istinaf isteminin reddini istemiştir.

GEREKÇE

Talep, İİK’nun 257 vd.devamı uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İhtiyati haciz talep eden banka ile ... Tic. Ve Org. Ltd. Şti. arasında akdedilen 17/09/2015 tarihli 2.000.000- TL bedelli ve 04/12/2015 tarihli 3.000.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmelerinin borçlular tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, sözleşmeler uyarınca kullandırılan krediye ilişkin borcun vadesinde ödenmemesi üzerine 28/09/2018 tarihi itibariyle hesap kat edilerek asıl borçlu şirkete ve kefillere ihtarname gönderildiği, ancak tebligatların bila tebliğ iade edildiği görülmüştür.

İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.

İİK'nın 258/1. maddesinin 2. Cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

İİK’nun 45/1 maddesi “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.” hükmünü içermektedir.

Somut olayda banka lehine tesis edilen ipoteklerin borçlu kefillerin kefaletlerinin de teminat olduğu yönünde bir iddia ileri sürülmediği gibi, ipotek belgelerinin dosya kapsamında mevcut kısmı incelendiğinde de bu yönde bir bilgiye rastlanılmamıştır. Dolayısıyla bu anlamda kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesine engel bir durum bulunmamaktadır.

TBK nun 586/1. maddesi; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkca ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir '' düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda alacaklı banka tarafından hesap kat ihtarı düzenlenerek asıl borçlu şirketin sözleşmede bildirmiş olduğu adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak adreste bulunmaması nedeniyle bila ikmal iade edildiği dosya kapsamı ile sabittir.

Öte yandan TBK’nun 584.maddesi “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.... (Ek fıkra: 28/03/2013-6455 S.K./77. md) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.” hükmünü haizdir.

Somut olayda, genel kredi sözleşmesinde evli oldukları belirtilen kefillere atfen imza bulunan kısımda eşlerin rızalarının alındığına dair eş imzalarına rastlanılmamış, ayrıca asıl borçlu şirketin ticaret sicil kaydı incelendiğinde, borçlu ...’nın şirket ortağı ve yetkilisi olduğu görülmüş, ancak borçlu ...’nın şirket yetkilisi veya ortağı(eski ortağı) olduğuna dair bir kayda rastlanılmamıştır. O halde dosya kapsamı itibariyle nakdi alacak talebiyle ilgili olarak borçlu ... yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu, borçlu ... yönünden oluşmadığının kabulü gerekir.

Bununla birlikte, gayrinakdi alacak yönünden ihtiyati haciz talebine gelince; ihtiyati haciz bir icra işlemi değil özel geçici hukuki koruma müessesesi olup, ancak İİK 257.maddesindeki şartlar çerçevesinde sadece para alacakları için öngörüldüğünden, teminat alacağı niteliğindeki gayrinakdi alacakların (depo edilmesi) yönünden ihtiyati haciz kararı verilemez(Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 27/12/2017 tarihli 2016/1 E., 2017/6 K. sayılı kararı). Dolayısıyla gerekçesi hatalı olsa da gayrinakdi alacak yönünden verilen kararda bu anlamda bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan tüm bu nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin borçlu ...’ya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, borçlu ...’ya yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin borçlu ...’ya yönelik istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 uyarınca ESASTAN REDDİNE,

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin borçlu ...’ya yönelik istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE;

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/10/2018 Tarih 2018/1280 D.İş.-2018/1324 K. sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği borçlu ...’ya yönelik nakdi alacak talebi yönünden KALDIRILMASINA;

"2.459.839,78- TL nakdi alacak yönünden alacağın %15 'ine tekabül eden 368.975,96- TL teminat (nakit veya kesin-süresiz teminat mektubu) karşılığında İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince borçlu ...’nın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE,

İİK'nın 261. maddesi uyarınca on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına,”

İhtiyati haciz isteyen alacaklı tarafça yatırılan 35,90- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

İhtiyati haciz isteyen alacaklı tarafça karşılanan toplam 74,50-TL istinaf yargılama giderinin 60,50-TL’sinin borçlu ...’dan alınarak alacaklıya ödenmesine, kalanın alacaklı üzerinde bırakılmasına,

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak:

"Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca 606- TL vekalet ücreti ve 100,20- TL yargılama giderinin karşı taraf borçlu ...’dan alınarak alacaklıya ödenmesine,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Teminatın tamamlanması, tamamlandığında kararın icra dairesine gönderilmesine dair işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle HMK 362/1-f maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi. 28/01/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/256149 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.