6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kaldıraçlı işlemlerde tüketici sıfatı bulunan davalı yönünden görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1594 E. 2019/1208 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

sermaye piyasası

Gerekçe özeti

Kaldıraçlı alım satım (foreks) işlemleri, kanunda açıkça düzenlenmemiş olsa da bankacılık sözleşmesi benzeri nitelikte kabul edilir; taraflardan biri ticari veya mesleki olmayan amaçla, şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere hareket eden gerçek kişi ise, işlemin boyutu da gözetilerek bu kişi tüketici konumunda sayılır ve TKHK 83. madde uyarınca diğer kanunlarda düzenleme bulunması bu niteliği ortadan kaldırmaz; bu durumda uyuşmazlıkta görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Ayrıca görevsizlik kararına karşı istinafta, yetki hususu görevli mahkemece değerlendirilmesi gereken bir konu olduğundan istinaf incelemesinde ele alınmaz.

Ele alınan sorunlar

Kaldıraçlı alım satım (foreks) işleminden kaynaklanan uyuşmazlıkta görevli mahkemenin belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun opsiyon işlemleri uyuşmazlıklarında Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna dair emsal kararına dayanarak, davalının tüketici değil yatırımcı konumunda olduğunu, kazanç elde etme saikiyle hareket ettiğini ileri sürerek görevsizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: HMK 115/1 uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır; HMK 114/1-c uyarınca mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. TTK 4 uyarınca bir davanın ticari dava sayılması için tarafların tacir olması veya işin ticari işletmeyle ilgili olması ya da kanunda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağının düzenlenmiş olması gerekir. 6502 sayılı TKHK'nın 2. maddesi kapsamı tüketici işlemi ve tüketiciye yönelik uygulamalar olarak belirlemiş, 3/k maddesinde tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden kişi olarak, 3/l maddesinde tüketici işlemi ise tacir ile tüketici arasında kurulan bankacılık ve benzeri sözleşmeler dahil her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır; yasa koyucu bu hükümle tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini de tüketici işlemi kapsamına almıştır. TKHK 73. maddesi bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesini görevli kılmış, 83. maddesi ise taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler hakkında diğer kanunlarda düzenleme bulunmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını engellemeyeceğini öngörmüştür. Kaldıraçlı alım satım işlemi (foreks) kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğindedir ve Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir. Somut olayda davalı devlet memuru olup şahsi birikimlerini değerlendirmek amacıyla hareket etmiş olup işlemin boyutu da dikkate alındığında davalının hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu ve bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Görevsizlik kararına karşı ileri sürülen yetki itirazının istinaf incelemesinde değerlendirilemeyeceği → ret

İddia: Davalı vekili, mahkemenin yetkisi hususunda verilen kararın hatalı olduğunu, TKHK 73/5 uyarınca davalının ikametgahının bulunduğu Erzincan Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve dosyanın yetkili-görevli mahkemeye gönderilmesini istemiştir.

Gerekçe: Mahkemenin yetkili olup olmadığı hususu, görevli mahkemece değerlendirilmesi gereken bir husus olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kaldıraçlı alım satım işlemlerinin bankacılık sözleşmesi benzeri sayılarak, işlemin niteliği ve tarafın amacı gözetilerek tüketici işlemi olarak değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olarak belirlenmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Kaldıraçlı alım satım (foreks) işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, taraflardan biri ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden ve işlem boyutu itibariyle tüketici konumunda sayılan gerçek kişi ise, görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldıraçlı alım satım işlemi (foreks) tüketici işlemi görev dava şartı bankacılık sözleşmesi benzeri sözleşme tüketici mahkemesi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 115/1HMK 114/1-c · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4 · TKHK — TKHK 2TKHK 3/kTKHK 3/lTKHK 73TKHK 83

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1594

KARAR NO 2019/1208

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/04/2019

NUMARASI 2018/1029 E.-2019/342 K.

DAVA

İtirazın İptali (Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/10/2019

Mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 20.03.2006 tarihli Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi uyarınca davalının, ... AŞ. nezdinde bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında alım satım işlemleri gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkilinin bu işlemlerde sadece davalının alım satım emirlerini Borsa İstanbul nezdindeki ilgili piyasaya iletmekte ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde etmekte olduğunu, davalı 13.04.2006 tarihinden bu yana yaklaşık 12 yıldır vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde işlem gerçekleştiriyor olup bu konuda oldukça deneyimli olduğunu, davalının VİOP nezdinde almış olduğu alım-satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağı olan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle 13.08.2018-16.08.2018 döneminde yatırdığı teminatın tamamını kaybettiğini, kayıplarının teminatı aşarak 1.251.171-TL olduğunu, davalıya müteaddit defalar teminat eksiğini tamamlaması çağrısı yapıldığını, ancak davalının bu çağrıların hiçbirine icabet etmediğini, borcunu ödemekten imtina ettiğini, zararın karşılanması amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, iş bu davada Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca Mahkemenin yetkisine de itiraz ettikleri, 6502 sayılı Yasanın 73/5 m. uyarınca müvekkilinin ikametgahı olan Erzincan Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin yatırdığı teminat kadar riski üstlendiğini, müvekkili devlet memuru olup aylık gelirinin 3.800-TL olduğunu, dolayısıyla imzalamış olduğu risk bildirim formundaki yüksek sermayeye sahip deneyimli kişi tanımına uymadığını, davalının döviz artışı karşısında gerekli önlemleri almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüketici olduğu, 6502 sayılı TKHK nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemesinin görevli kılındığı, aynı kanunun 83 maddesi uyarınca ise taraflardan birinini tüketici olması durumunda bu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme yapılmış olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını engellemeyeceği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun opsiyon işlemleri konusundaki uyuşmazlıklarda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olacaklarına ilişkin olarak yakın tarihte almış olduğu bir kararının, dava bakımından emsal niteliğinde olduğunu, bu kararda görev konusunda sözleşmenin taraflarının pozisyonları ele alınarak değerlendirme yapılması gerektiğinin ortaya konulduğunu, somut olayda da davalının tüketici değil yatırımcı konumunda olduğunu, tüketim saiki ile değil kazanç elde etme saiki ile hareket ettiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin yetki hususunda verdiği kararın doğru olmadığını, zira bu davada Erzincan Asliye Hukuk Mahkemesinin(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) yetkili olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve dosyanın yetkili-görevli mahkemeye gönderilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmeleri ile Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Aracılık Çerçeve Sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. HMK’nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Bunun yanında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.

maddesinde, kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/k maddesinde tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul etmiştir.

Aynı Yasa'nın 73. maddesinde, bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinin görevine girdiği düzenlenmiş, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Foreks (kaldıraçlı alım satım işlemi) kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olup Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.(Yargıtay 11 HD nin 2017/692 E.-1393 K. ,2017/6 E.-4020 K. sayılı emsal kararları da bu yoldadır.) Davalı devlet memuru olup şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere hareket ettiğinden ve işlemin boyutu dikkate alındığında davalının hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olması nedeniyle, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun ve bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunun kabulü gerekmiştir.

Öte yandan mahkemenin yetkili olup olmadığı hususu, görevli mahkemece değerlendirilmesi gereken bir husus olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.

O halde ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

erinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.

03. 10.2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/255718 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.