Hüküm sonrası, kesinleşmeden önce yapılan feragatin sonuçları
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/654 E. 2019/517 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun kabulü ve ilk derece kararının kaldırılmasıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir davada esas hakkında hüküm verilmiş olsa da, bu hüküm henüz kesinleşmeden önce davacı tarafça usulüne uygun şekilde feragat beyan edilirse, feragat yapıldığı anda hüküm ifade eder ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmaksızın kesin hükmün sonuçlarını doğurur. İlk derece mahkemesinin, hükmün verilmiş olmasını ve dosyadan el çekilmiş olmasını gerekçe göstererek feragati değerlendirmeyi reddetmesi hukuka aykırıdır; bu durumda önceki hüküm kaldırılarak feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Hüküm verildikten sonra, kesinleşmeden önce yapılan feragatin geçerliliği ve sonuçları → kabul
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına yokluğunda ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, hüküm kesinleşinceye kadar davanın her aşamasında feragatin mümkün olduğunu, davadan feragat ettiklerini belirterek feragat doğrultusunda mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 310 maddesine göre davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. HMK 311 maddeye göre feragat yapıldığı anda hüküm ifade eder ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmaksızın kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Henüz hüküm kesinleşmeden davacının davadan feragat ettiği, feragatin yöntemine göre tespit edildiği ve davacı vekilinin davadan feragata yetkili bulunduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin işten el çekme gerekçesiyle feragat talebini reddetmesi hatalıdır; hüküm feragat nedeniyle kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Hüküm verildikten sonra, henüz kesinleşmeden önce yapılan feragatin geçerli olduğu ve ilk derece mahkemesinin işten el çekmiş olmasının feragati değerlendirmeye engel oluşturmayacağı yönündeki tespit, benzer usuli durumlar için emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davadan feragat↗ hükmün kesinleşmesi↗ feragatin hüküm ifade etmesi↗ limited şirketin feshi↗ ortaklıktan çıkma↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/654
KARAR NO 2019/517
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/11/2018 (Ek Karar)
NUMARASI 2014/867 Esas 2018/1079 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Fesih İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/04/2019 (11/04/2019 yazım tarihli )
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hüküm sonrasında davacı vekilinin davadan feragatı üzerine mahkemece verilen 23/11/2018 tarihli ek kararın davacı taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ... Tic. ve San. Ltd.Şti.'nin %50 ortağı olduğunu, diğer ortağın %50 hisse ile ... olduğunu, ...'ün aynı ticari iş sahasında kötü niyetli olarak ...International .. Yatırımları İç ve Dış Tic. San. Ltd.Şti.'ni kurduğunu, ticari ahlaka aykırı olarak rekabet yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve fesih talebi için de haklı sebep oluşturduğunu, 07/06/2013 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ile ... ve ...'un ilk 5 yıl için şirket müdürü seçilmiş olduklarının ve bu kararda bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, sahte imza atıldığını, ortaklar arası güven ve işbirliğini zedeleyen davranışların TTK 636 vd. maddelerine göre haklı nedenlerle limited ortaklığın sona ermesi nedeni olduğunu, bu nedenlerle dava açıldığını haklı nedenlerin varlığından dolayı ...
İnşaat Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ;davacının sahtecilik iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, şirketin iştigal alanında hiçbir faaliyette bulunmadığı gibi kendi kuruluş amacı çerçevesinde dahi faaliyeti olmadığını,yegane faaliyeti bakiye alacaklarını tahsil etmek ve inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan garanti yükümlerini yerine getirmek olan bir şirket olduğunu, dolayısıyla ortada birbiriyle rekabet içinde olması mümkün olmayan iki şirket söz konusu olduğundan rekabet etmeme yükümünün ihlal edildiği iddiasının açıkça mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olduğunu, huzurdaki davanın açılmasından önce zaten genel kurulların yapılması işlemlerine başlandığını ve davacıya ihtarname ile bildirildiğini, kaldı ki, genel kurulların yapılması için Bakırköy Asliye 5.
Ticaret Mahkemesinin 2014/1267 esas sayılı dosyasıyla dava da açıldığını,ayrıca şirketin feshinin talep edildiği Bakırköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesinin 2014/867 E. sayılı dosyasında verilmiş olan 24/10/2014tarihli karar uyarınca denetim kayyımları tarafından şirketin denetlenmekte olduğunu, şirket hesaplarından, şirketin faaliyetleri dışında hiçbir amaçla, başka bir hesaba veya kişi yada kuruma ödeme yapılmadığını,davacının iyiniyetten uzak kayyım talebinin kabul edilerek şirkete kayyım atanması, hak edilen ve kesin kabul sürecini bekleyen Türkmenistan hakedişinin tahsilinin imkansız hale gelmesine neden olacağını ileri sürerek davanın ve kayyım talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 25/10/2018 tarihli karar ile davacı ortak ...'nün ... Dış Ticaret ve Sanayi Ltd.Şti. ortaklığından çıkarılmasına, 599.513,34 TL çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş,karar sonrasında davacı vekili Av....'ın 22/11/2018 tarihli dilekçesi ile davadan feragati üzerine mahkemece işten el çekildiği gerekçesiyle herhangi bir karar verilemeyeceği belirtilerek davanın feragat doğrultusunda sonuçlandırılması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; müvekkili tarafından tasfiye istemli olarak açılan davada hatalı bilirkişi raporuna dayanarak, müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına yokluğunda karar verildiğini, karar kesinleşinceye kadar davanın her aşamasında feragatin mümkün olduğunu, davadan feragat ettiklerini, feragat doğrultusunda mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ;23/11/2018 tarihli ek karar ile ,yargılamanın sona erdiği ,davadan el çektikten sonra yapılan feragat nedeniyle bir karar verilemeyeceği gerekçesiyle talebi reddetmiş, davacı vekili bu kararı istinaf ederek feragat doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. HMK 310 maddesine göre davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. HMK 311 maddeye göre de feragat yapıldığı anda hüküm ifade eder ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmaksızın kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Henüz hüküm kesinleşmeden davacının davadan feragat ettiği, feragatın yöntemine göre tesbit edildiği anlaşılmakla,davacı vekilinin davadan feragata yetkili bulunduğu anlaşılmakla hükmün feragat nedeniyle kaldırılarak ,davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; vaki feragat nedeniyle; Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2018 tarih 2014/867 Esas 2018/1079 Karar sayılı hükmünün ve 23/11/2018 tarihli ek kararın HMK'nun 309.vd. Maddeleri gereği KALDIRILMASINA,
"Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Alınması gereken 44,40-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 19,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı vekili için takdir olunan A.A.Ü.T gereğince hükmedilen 2.725-TL maktu vekalet ücreti ile tebligat giderinden ibaret 96,20-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40-TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/255104 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi