Mevcut denetim kayyımı varken yeni kayyum talebinde hukuki yarar yokluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/445 E. 2019/477 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıdiğerKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir - İhtiyati Tedbire İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasında, başka bir davada zaten denetim kayyımı atanmış ve bu kayyımın görevi devam ediyorsa, tazminat davası kapsamında ayrıca yönetim/tam yetkili kayyım atanması talebinde hukuki yarar bulunmaz. Ayrıca, HMK 395(1)-(3) uyarınca teminat gösterilerek ihtiyati tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesine ilişkin kararlara karşı, madde metninde kanun yoluna ilişkin bir atıf bulunmadığından istinaf yolu açık değildir; bu tür ara kararlara yönelik istinaf başvuruları usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Şirket yönetimine tam yetkili/yönetim kayyımı atanması talebi → ret
İddia: Davacılar vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, şirkete verilen zararın çok yüksek olduğunu, tam yetkili kayyum atanmayıp yalnızca denetim kayyımı atanması nedeniyle bir kısım zararların ortaya çıktığını, davalının hisselerinden başka mal varlığı bulunmadığını ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılıp tam yetkili kayyum atanmasını ve davalının hisseleri üzerine tedbir konulmasını istemiştir.
Gerekçe: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi ödenmesine yönelik davasında kayyım tayini talebinin kabul edilerek denetim kayyımı atandığı ve bu kayyımın görevine devam ettiği belirlenmiştir. Şirket yönetimine açılan fesih davası kapsamında zaten bir denetim kayyımı atanmış olup, mevcut kayyım varken şirket yöneticisi hakkında açılan tazminat davasında ayrıca yönetim kayyımı atanması talebinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin talebin reddine ilişkin ara kararında isabetsizlik yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Teminat karşılığı ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara karara karşı kanun yolu → ret
İddia: Davalı vekili, ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığını, tedbirin tümüyle kaldırılmasını, bu kabul görmezse davacıdan dava değeri tutarında nakdi teminat alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 395(1) uyarınca aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen kişi mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse mahkeme tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir; (3) fıkrasına göre itiraza ilişkin 394. maddenin 3 ve 4. fıkraları kıyasen uygulanır. Bu maddede kanun yoluna ilişkin bir atıf bulunmadığından, ihtiyati tedbir kararının teminat karşılığı kaldırılmasına ilişkin ara karara karşı kanun yolu açık değildir. Bu nedenle davacılar ve davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurularının usulden reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
HMK 395(1) ve (3) fıkraları uyarınca teminat gösterilerek ihtiyati tedbirin kaldırılması/değiştirilmesine ilişkin ara kararlara karşı kanun yoluna ilişkin atıf bulunmadığından istinaf yolunun kapalı olduğu yönündeki tespit, benzer teminat karşılığı tedbir kaldırma kararlarına karşı istinaf başvurusunun kabul edilebilirliği bakımından bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır. Ayrıca, mevcut denetim kayyımı varken ayrı bir davada yönetim kayyımı talebinde hukuki yarar bulunmadığı yönündeki değerlendirme de aynı şirkete ilişkin çoklu davalarda kayyım taleplerinin çakışması bakımından örnek niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Mevcut denetim kayyımı bulunan bir şirkette, ayrı bir tazminat davasında yönetim kayyımı atanması talebinde hukuki yarar bulunmadığı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetim kayyımı↗ yönetim kayyımı↗ hukuki yarar↗ ihtiyati tedbir↗ ihtiyati tedbire itiraz↗ teminat karşılığı tedbirin kaldırılması↗ kanun yolu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/445
KARAR NO 2019/477
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/12/2018
NUMARASI 2018/1187 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir - İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/04/2019
İlk derece mahkemesince verilen 19/12/2018 tarihli ara kararın davacı ve davalı vekilince istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili; davalı ... ve ... ... Ticaret Ltd. Şti'ni kurduklarını, ortaklardan ... bir süre sonra şirketten ayrılması ile, davalının şirket kontrolünü eline almak için eşi ... %1 ile hissedar yaptığını, müvekkilinin de eşi ...'u %1 ile hissedar yaparak şirkette devam ettiklerini, bir süre sonra anlaşmazlık oluştuğu, şirkete giriş çıkışlarının yasaklanıp bilgi verilmediğini, hissesine düşen alacağın ödemediği, açtığı tesbit davası sonrası alacağını zorlaştırmak için ayrılmaya ilişkin alacağını 5 yıl boyunca taksitlerle ödeme yönünde oy çokluğu ile genel kurul kararı aldığını, şirket ortaklığının daha fazla devam edemeyeceğini anlaması nedeniyle İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/62 sayılı dosyasında şirketin feshi davasını açtığı, talep edilen kayyum istemi üzerine mahkemece denetim ve onay kayyumun atandığını, gerek bu davada ve gerekse tesbit talebi ile açılan İstanbul Anadolu 5.
Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/4710 D.iş sayılı davasında şirketin zarara uğradığı gayriresmi satışlar yapıldığının tesbit edildiği, bu nedenle şirket yetkilisi davalının fiil ve eylemlerinden doğan zararın tazmini ve tedbiren yönetici davalı ...'un yönetim haklarının kaldırılmasına, yerine mahkemece kayyum veya yetkili bir başka kişinin atanmasına, davalının dava konusu şirket üzerindeki hisselerine ihtiyati tedbir konulması istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ...Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/62 esas sayılı dava dosyasında şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi istemi olduğu şirkete 15.02.2018 tarihinde kayyum atandığı, şirket yöneticisinin her türlü tasarruf işleminin kayyum denetim ve onayına tabi kılındığı, kayyumun görevinin devam ettiği nedenle, şirkete yeniden kayyum atanması talebinin reddine,davalının şirkete zarar verdiğinin ispatlanması halinde şirketin haklarının korunabilmesi için davalı ...'un ... Ticaret Ltd. Şti' deki hisselerinin devrinin önlenmesi hususunda 26.10.2018 tarihli ihtiyati tedbir ara kararını vermiştir.Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazı üzerine,19.12.2018 tarihli ara kararı ile 100.000 TL'lik dava değeri kadar miktarın depo edilmesi halinde,davalının şirket hisseleri üzerine konulan tedbirin sunulan teminat üzerine aktarılmasına ve hisselerin devrinin önlenmesi için verilen tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacılar vekili davanın belirsiz alacak davası olduğu, şirkete verilen zararın çok yüksek olduğunu, tam yetkili kayyum atanmayıp denetim kayyumu ataması sonucunda kayyumun katkıları ile bir kısım zararların ortaya çıkarıldığını,zararıntazmini için davalının hisselerinden başka mal varlığının olmadığı, dava değeri gözetilerek karar oluşturulmasının hatalı olup, mahkemenin 19.12.2018 tarihli kararının kaldırılarak tam yetkili kayyum atanarak, davalının hisseleri üzerine tedbir konulması istemiştir.2-Davalı vekili:ihtiyati tedbir koşulları bulunmadığından ihtiyati tedbir kararının tümüyle kaldırılmasını kabul görmemesi halinde davacıdan dava değeri tutarında nakdi teminat alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava şirket yöneticisinin sorumluluğu ve şirkete zarar verildiği iddiası ile açılan sorumluluk davasıdır.Davacılar tarafından dava değeri 100.000- TL olarak belirtilmiştir.HMK 395(1)maddesi uyarınca aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen kişi ;mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse mahkeme duruma göre ihtiyati tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir.(3)İtiraza ilişkin 394.maddenin 3 ve 4.fıkraları kıyas yoluyla uygulanır. Buna göre madde de kanun yoluna ilişkin atıf bulunmadığından ihtiyati tedbir kararının teminat karşılığı kaldırılmasına ilişkin ara kararına karşı kanun yolu açık olmadığından davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/62 esas sayılı dosyası ile şirketin fesih ve tasfiyesi ve tasfiye olmadığı taktirde ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi ödenmesine yönelik davada kayyım tayini talebinin kabul edilerek denetim kayyımı atandığı ve kayyımın bu davada görevine devam ettiği belirlenmiştir.
Şirket yönetimine açılan fesih davası kapsamında denetim kayyımı atandığı ,mevcut kayyım var iken yeniden kayyım atanması talebinde hukuki yarar bulunmadığı gibi şirket yöneticisi hakkında açılan tazminat davasında şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine ilişkin ara kararında isabetsizlik olmadığından davacılar vekilinin bu yönde ki talebin reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş bu istem yönünden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kayyum talebi yönünden HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, kısmen HMK.'nın 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 44,40 -TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/04/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254981 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi