6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kredi kefaletinde eş rızası aranmaz, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/487 E. 2019/383 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TBK'nın yürürlüğe girmesinden sonra akdedilen ve şirket/işletme lehine kullandırılan kredilerde, ticari işletme sahibi veya şirket ortak/yetkilisinin verdiği müteselsil kefaletin geçerliliği için eşin muvafakati aranmaz (TBK 584/3). Ayrıca, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan ve bilirkişi incelemesiyle miktarı belirlenen kredi alacağı likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan, itirazın kısmen kabulüne karar verilse dahi kabul edilen kısım üzerinden haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka uygundur.

Ele alınan sorunlar

Kefalet sözleşmesinde eş rızasının aranıp aranmayacağı → ret

İddia: Kredi sözleşmelerine verilen kefalette eş rızası aranmakta olup, eşin rızası alınmaksızın tanzim edilen kefalet sözleşmelerinin geçerliliği bulunmadığı; müvekkilinin şirket borçlarından hukuki sorumluluğu ve kefaleti olmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Müteselsil kefalet sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden sonra akdedilmiştir; TBK'nın 6455 sayılı kanunla değişik 584/3. maddesine göre şirket veya işletme lehine kullandırılan kredilerde, ticari işletmenin sahibi veya şirketin ortak veya yetkilisinin verdiği kefaletin geçerli olması için eşin muvafakati gerekmemektedir. Dosyada mevcut imza sirkülerine göre davalının davadışı şirketin münferit yetkilisi olduğu anlaşıldığından, kefaletin eş rızası bulunmadığı gerekçesiyle geçersiz sayılamayacağı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın miktarı ve itirazın iptaline karar verilmesinin isabetli olup olmadığı → ret

İddia: İhtarname ekinde hesap özetinin gönderilmediği, bu nedenle borcun kabul edilebilir olmadığı, takip talebi ve ödeme emrinin usulüne uygun olmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, alacaklı banka tarafından davadışı kredi borçlusu şirkete kullandırılan krediler nedeniyle borcun oluştuğu, hesabın usulen kat edilerek alacağın muaccel olduğu, davadışı borçlu ve davalının temerrüdünün takip tarihi itibariyle başladığı, bu sebeple takip tarihine kadar akdi faiz ve sözleşme gereği BSMV'yi ödemekle yükümlü oldukları, kullanılan kredilerden dolayı sorumlu bulundukları tutarın belirlendiği ve icra takip dosyasında mevcut itirazda somut bir sebep gösterilmediği anlaşıldığından, hesaplanan borç tutarınca itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısmi kabul edilen davada icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğruluğu → ret

İddia: Davanın kısmen kabul edilerek aslında reddedilen kısım yönünden davacının haksız olduğu anlaşılmasına rağmen davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Bankanın alacağı kullandırılan krediye ilişkin olup likit ve belirlenebilir bir alacak olduğundan, kabul edilen kısım üzerinden haksız itiraz nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket ortağı/yetkilisinin şirket lehine kullandırılan kredi için verdiği müteselsil kefalette, TBK 584/3 uyarınca eş muvafakatinin aranmayacağına ilişkin tespit ve likit alacaklarda kısmi kabul halinde de icra inkar tazminatına hükmedilebileceğine ilişkin değerlendirme yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali müteselsil kefalet eş rızası/muvafakati icra inkar tazminatı likit alacak hesabın kat'ı temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 584/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/487

KARAR NO 2019/383

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/07/2018

NUMARASI 2016/207 E.- 2018/797 K.

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/03/2019

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme uyarınca davalıya kredi kullandırıldığını ve davalı tarafça sözleşmeye uyulmayarak kullanılan bu kredinin geri ödemelerinin yapılmadığını, borcun ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini fakat buna rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davaya konu icra takibinin ödeme emrinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, müvekkilinin ikametinin Avcılar ilçesi olduğunu, müvekkiline 27/11/2015 keşide tarihli ihtarnamenin tebliğ edildiğini fakat borçlu olduğu iddia edilen şirket ile müvekkilinin ortaklığının 2014 yılı Mart ayında sona erdiğini, müvekkilinin şirketin borçlarıyla hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1888...20701 nolu kredi için 1.945,20 -TL asıl alacak 166,34 TL işlemiş faiz 8,34 -TL BSMV olmak üzere toplam 2.119,85 TL üzerinden, 5526...7968 nolu kredi için 2.795,19 -TL asıl alacak, 239,03- TL işlemiş faiz, 11,95 TL BSMV, 148,47 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 3.194,64 -TL üzerinden devamına, 1.945,20 TL ve 2.795,19 TL lik asıl alacak miktarları için ayrı ayrı takip tarihlerinden itibaren % 48,48 oranında temerrüt faizi ile %5 temerrüt faizinin gider vergisi uygulanarak devamına , itiraz haksız görüldüğünden ve alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; ihtarname metninde yer almasına rağmen kredi sözleşmesine ilişkin hesap özetinin ihtar ekinde gönderilmediğini, bu nedenle ihtarname içeriği ve müvekkiline yükletilen borcun müvekkili tarafından kabul edilebilir olmadığını, kredi sözleşmelerine verilen kefalette eş rızası aranmakta olup eşin rızası alınmaksızın tanzim eden kefalet sözleşmelerinin geçerliliğinin olmadığını, müvekkilinin şirket borçları ile ilgili hukuki sorumluluğu bulunmadığını, şirketin banka nezdindeki herhangi bir borcu için şahsı sorumluluk ve kefaleti de bulunmadığını, mahkemenin davacının davasını kısmen kabul ederek aslında reddettiği kısım yönünden davacının haksız olduğu anlaşılmasına rağmen davalı aleyhine %20 inkar tazminatına hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin gerek başlatılan icra takibi kapsamında gerekse ikame edilen dava neticesinde mağduriyetinin ağırlığı ve tüketici olması da göz önünde bulundurularak itiraza konu icra takibinde ödeme emri ve takip talebinin yasal unsurları taşımadığını, usuli olarak hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı banka ile davadışı . ..ltd.arasında 6.11.2013 tarihli 50.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve davalının da bu sözleşmeye 23.sayfasında el yazısı ile yazılan sözleşmeye isitinaden kullandırılan ve kullandırılacak tüm kredilere 50.000-TL ye kadar 10 yıl süre ile müteselsil kefalet verdiği ,şirkete kullandırılan krediden doğan borçtan kefalet limiti kapsamında ve kendi temerrüdünün sonuçlarından ayrıca sorumlu bulunduğu dosya mevcudu toplanan delillerden anlaşılmaktadır.Davalı vekili kefalete eş rızasının alınmaması nedeniyle kefaletin geçerli olmadığını ileri sürmekte ise de müteselsil kefalet sözleşmesi 6098 sayılı TBK nun yürürlük tarihinden sonra akdedilmiş olup ; TBK nun 6455 sayılı kanunla değişik 584/3 maddesine göre ;

şirket veya işletme lehine kullandırılan kredilerde ticari işletmenin sahibi veya şirketin ortak veya yetkilisinin kefaletinin geçerli olması için eşin muvafakatı gerekmemektedir.Dosyada mevcut 24 nisan 2013 tarihli imza sirkülerine göre davalı davadışı şirketin münferit yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır.Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; alacaklı banka tarafından davadışı kredi borçlusu şirkete kullandırılan krediler nedeniyle borcun oluştuğu ,hesabın usulen kat edilerek alacağın muaccel olduğu, davadışı borçlu ve davalının temerrüdünün takip tarihi itibariyle başladığı ,bu sebeble takip tarihine kadar %24,24 akdi faiz ve sözleşme gereği bsmv sini ödemekle yükümlü oldukları ,kullanılan ticari artı para ve bizcard kredilerinden dolayı sorumlu bulundukları tutarın belirlendiği ,İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında mevcut itirazında somut bir sebeb göstermediği ,buna göre hesaplanan borç tutarınca davalının itirazının iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekili itirazın iptali isteminin kısmen reddine ilişkin karara rağmen müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istinaf nedeni yapmış ise de ;bankanın alacağı kullandırılan krediye ilişkin olup likit ve belirlenebilir bir alacak olduğundan kabul edilen kısım üzerinden haksız itiraz nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmayıp ;İlk Derece Mahkemesi'nin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davalıdan alınması gereken 363,03- TL nispi karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin yatırılan 90,75- TL nin mahsubu ile bakiye 272,28- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına.

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/03/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254825 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.