6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Para alacağı davasında borçlunun mal varlığına ihtiyati tedbir konulamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/149 E. 2019/380 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konusu para alacağı olan davalarda, uyuşmazlığın esasının mal varlığı değerlerine ilişkin olmaması nedeniyle davalı borçlunun mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilemez; ayrıca tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir, bu şartlar sağlanmadıkça tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Para alacağına ilişkin uyuşmazlıkta davalının mal varlığına ihtiyati tedbir konulup konulamayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının takibe itirazının alacağın tahsilini engellemeye yönelik olduğunu, davalı şirketin piyasaya borcu bulunduğunu ve iflas tehlikesi olduğunu, mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmazsa telafisi güç sonuçlar doğacağını, delillerin temin edilmeden karar verildiğini ileri sürerek ret kararının kaldırılıp teminatlı ya da teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.

Gerekçe: HMK 389. madde uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, imkansız hale geleceği ya da ciddi bir zarar doğacağı endişesi bulunan hallerde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı sebebi ve tedbirin türünü açıkça belirtmek, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Uyuşmazlığın konusu para alacağı olup davalının mal varlığı değerlerine yönelik bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. HMK 398. maddenin açık hükmü gereği, ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebilir; konusu para alacağı olan davalarda mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı doktrin ve yargı kararları ile sabittir. Somut olayda davacı, para alacağının tahsili amacıyla yaptığı takipte alacağını alma imkanının kalmayacağını ileri sürerek tedbir talep etmiş, ancak dayanaklarının davanın esası hakkında yaklaşık ispat düzeyinde bulunmadığı; davalının takas-mahsup beyanları ve taleplerin esasının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Para alacağına ilişkin davalarda HMK 398 gereği davalının mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği yönündeki tespit, benzer nitelikteki uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat itirazın iptali mal varlığına tedbir takas-mahsup

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3HMK 398

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/149

KARAR NO 2019/380

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/11/2018 (tensip ara karar)

NUMARASI 2018/1025 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/03/2019

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Davacı vekili davası ile, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini, haksız itirazın iptali, takibin devamı, %20 inkar tazminatı ve davalının mal kaçırma ihtimaline binaen mal varlığına ihtiyati tedbir konulması istenmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebi alacağın yargılamayı gerektirdiği nedenle tensip tutanağının 12. numaralı ara kararı ile reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Karar davacı tarafından istinaf edilmiş olup, beyanında; davalının takibe itirazındaki amacının alacağın tahsilini engellemek olduğunu şirketin piyasaya borcu olduğunu, iflas tehlikesinin bulunduğu, davalı şirketin mal varlığı üzerinde tasarruf yetkisinin kısıtlanmaması halinde telafisi güç sonuçlar ortaya çıkacağını, deliller temin edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, icra dosyası ve dayanak belgeler denetlenip alacağın teminat altına alınması için red kararırın kaldırılarak, teminatlı yada teminatsız ihtiyati tedbir karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali davası olup, davacı tarafından davalının mal kaçırma ihtimali nedeniyle borçlunun mal varlığına yönelik ihtiyati tedbir talebi red olunmuştur.

Davacı tarafından red edilen tedbir istemi istinaf edilmiş olup, Gaziosmanpaşa .. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibi ile davacının davalı aleyhine cari hesap alacağı nedeniyle 135.920,53 TL asıl alacak, 9.113,19 TL faiz olmak üzere 145.033,72 TL üzerinden yapılan takibe borçlu tarafından süresinde borcunun bulunmadığı nedenle itiraz edilmiştir.Dava asıl alacak 145.033,19- TL üzerinden açılmıştır.Dosyada davalının istinafa cevabında davacının kendilerinin alt taşeronu olarak çalıştıklarını, davacının sorumluluğunda olan kaza nedeniyle teminat mektubu ve nakit teminatı ... AŞ'ye sunduklarını, davacının kazada sorumluluğu olup takas-mahsup haklarını saklı tuttukları bu durumda tedbirin varlığını gerektirecek durum bulunmadığı ifade edilmiştir.HMK 389.

madde gereğince "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" demektedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi "tedbir talep eden taraf talebinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünün açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesini içermektedir.Uyuşmazlığın konusu para alacağı olup, davalının mal varlığı değerlerine yönelik bulunmamaktadır. HMK 398. maddenin açık hüküm gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık kanunu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, konusu para alacağı olan davalarda mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı doktrin ve yargı kararları ile sabittir.Somut olayda davacı para alacağının tahsili için yaptığı takipte alacağını alma imkanının kalamayacağını ifade ederek bu yönde tedbir talebinde bulunduğu, davacı dayanaklarının ayrıca davanın esası hakkında yaklaşık ispat düzeyinde bulunmadığı, davalı beyanları ile ayrıca takas-mahsup açıklaması yönünden ve taleplerin esasının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmış ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik mahkemece verilen karar doğru bulunup davacının istinaf gerekçeleri yerinde görülmeyerek esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 44,40- TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL istinaf harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/03/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254823 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.