Tazminat davasında davalı mal varlığına ihtiyati tedbir konulamaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/132 E. 2019/443 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbirdiğerKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Yönetici Sorumluluğu Tazminat Davası mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Yönetici sorumluluğundan kaynaklı tazminat davalarında ihtiyati tedbir, HMK 389 uyarınca ancak uyuşmazlık konusu olan hak/mal varlığı bakımından verilebilir; davalı şahısların veya şirketin genel mal varlığı (taşınmaz, hisse vb.) dava konusu olmadığı için bunlara tedbir konulamaz, para alacağı niteliğindeki taleplerde koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz yoluna gidilebilir. Ayrıca ilk derece mahkemesinin hiç karar vermediği bir talep (kayyım tayini) hakkındaki istinaf başvurusu, o husus yönünden inceleme konusu olamayacağından usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Tazminat davasında davalı/şirket mal varlığına ihtiyati tedbir talebinin reddi → ret
İddia: Davacılar, tedbir talep edilen taşınmazların ve davalıların mal varlıklarının, dava kabul edildiğinde zararın bu mal varlıklarından tahsil edilebileceği gerekçesiyle tedbire konu edilmesi gerektiğini, HMK 389 koşullarının fazlasıyla gerçekleştiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir, ancak uyuşmazlık konusu hak hakkında verilebilir. HMK'nın 389. maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebilir; para alacağı (tazminat) talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebilir. Konusu tazminat olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı yargı kararları ile sabittir. Somut olayda yöneticinin sorumluluk davasında davalıların ve şirketin mal varlığı dava konusu olmadığından, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği koşulu gerçekleşmemiştir; bu nedenle tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kayyım tayini talebine yönelik istinaf başvurusu → ret
İddia: Davacılar, şirketin kötü yönetildiği ve mal varlığının eritildiği gerekçesiyle şirkete kayyım tayin edilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiş ve bu talebin hiç değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İlk derece mahkemesince 07/06/2018 tarihli ara karar ile kayyım tayinine ilişkin bir karar verilmediğinden, bu istem yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tazminat (para alacağı) talepli davalarda, davalı veya üçüncü kişilerin dava konusu olmayan mal varlığı unsurlarına HMK 389 kapsamında ihtiyati tedbir konulamayacağı, bu tür alacaklar için ihtiyati haciz yolunun öngörüldüğü yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ uyuşmazlık konusu hak↗ ihtiyati haciz↗ yönetici sorumluluğu tazminat davası↗ kayyım tayini↗ usulden ret↗ esastan ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/132
KARAR NO 2019/443
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/06/2018 (Ara Karar)
NUMARASI 2017/1059 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/03/2019
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilince istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacılar vekili; müvekkillerinin %23'er oranında davalı şirkette hissedar olduklarını, şirketin bir aile şirketi olup babaları ... vefatından sonra, şirket yönetiminin en büyük hissedar ve tek erkek evlat olan ...'ya geçtiğini, şirket yönetiminde hukuki ve ticari normlara uymayarak dilediği gibi hareket edip, şirketi ve ortak olan kardeşleri de zarara uğratarak mağdur ettiğini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 20.000 TL belirsiz alacaklarının temerrüt tarihi itibariyle avans faizi ile davalı şahıslardan tahsili ile davalı şirkete ödenmesine, şirketten alınan borçların şirkete ödenmesini, davalı şirkete tedbiren kayyum atanmasını, şirketin 3. kişilere borçlanma işlemleri ile özellikle şirketin İstanbul Bakırköy-...
Mah. ... ada ... parsel nolu taşınmazı ile ilgili tüm tasarruf işlemlerinin yapılmasının tedbiren durdurulmasına, yönetim kurulu üyelerinin hukuka aykırı olarak şirketi borçlandırma işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, davalı ... ve ...'nın şirketteki hisselerine ve diğer malvarlıklarının devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına karar verilmesi istenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davacının ihtiyati tedbir istemi HMK 389 ve devamı maddeleri çerçevesinde denetlemiş, HMK 389/1 maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebileceği, somut olayda davanın yönetici sorumluluğundan kaynaklı tazminat davası olup, tedbir talep edilen taşınmazların ve bir kısım davalıların mal varlıklarının davanın konusunu oluşturmadığı, yasal koşulların oluşmadığı nedenle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar tarafından verilen red kararı istinaf edilmiş, tedbir konulması taleplerinin red gerekçesinin yerinde olmadığı, davanın kabul edilmesi halinde bu zararın davalı şahısların mal varlıklarından tahsil edilebileceği, bu şahısların taşınmaz malları ile şirketteki hisselerinin bu değerleri karşılayacak mamelekleri olduğunu, yine şirket adına kayıtlı taşınmazdaki bir kısım hisselerin müteahhit firma olan .... AŞ'ye devir edildiğini, aynı mahkemede dava olup, mahkemenin bilgisinde bulunduğunu, şirket mal varlığının satılarak, satış bedellerini şirketten ve ortaklardan kaçırarak şirketi zarara uğratacağı, şirkete kayyum tayini taleplerininde bulunduğunu, bu hususun hiç değerlendirilmediği, HMK 389 madde koşularının fazlası ile gerçekleştiği, bu nedenle yönetim kurulu üyeleri ...
ve ...'nın taşınmaz mallarına ve .... AŞ'de bulunan hisselerine ihtiyati tedbir konularak 3. Şahıslara devrinin önlenmesini,Şirketin kötü yönetildiği ve mal varlığı eritildiği, bu hususun şirketin feshi davasındaki deliller ile ortaya konulmuş olduğundan şirkete kayyum tayin edilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE
Dava, şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/773 sayılı sorumluluğa ilişkin dava dosyasının şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesine ilişkin dava ile birleştirildiği ancak 20/11/2017 tarihli ara karar ile tefrik kararı verildiği anlaşılmaktadır.HMK'nın 389. maddesi:, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
HMK.'nun 389 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, para alacağı(tazminat) talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği açıktır. Somut uyuşmazlıktaki gibi konusu tazminat olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı yargı kararları ile sabittir. HMK 'nın 389 maddesi gereği, öncelikli koşul olan, “... ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği” koşulu yönünden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekmektedir. Bu sebeblerle yöneticinin sorumluluk davasında davalıların ve şirketin malvarlığı dava konusu olmadığından ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davacı vekili kayyım tayini talebinin reddine ilişkin ara kararını da istinaf etmekte ise de mahkemece 7.6.2018 tarihli ara kararı ile kayyım tayinine ilişkin bir karar verilmediğinden bu istem yönünden başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar/ihtiyati tedbir isteyen vekillerinin istinaf başvurusunun kayyım istemi yönünden USULDEN REDDİNE, diğer istekler bakımından HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254680 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi