6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tüzel kişi tacirin bankaya açtığı tazminat davasında görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/790 E. 2019/606 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali

Sınır kaydı: sınır-aday → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Tüzel kişi tacirin, ticari işletmesi için kullandığı kredi ve kredi kartları ile ticari mevduat hesabından kaynaklanan tazminat talebinde, taraflardan birinin (davacının) tacir sıfatı taşıması ve işlemin ticari işletmeyi ilgilendirmesi nedeniyle uyuşmazlık tüketici işlemi sayılmaz; bu durumda 6502 sayılı Kanun'un 73/1. maddesi uyarınca Tüketici Mahkemeleri görevli değildir, TTK m.4, m.5 ve m.19 uyarınca görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa Tüketici Mahkemesi mi olduğu → kabul

İddia: Davacı vekili, müvekkili şirketin tüzel kişi tacir olduğunu, davalı bankadan aldığı kredi ve kredi kartlarını ticari işletmesi için kullandığını, mevduat hesabının da ticari mevduat hesabı olduğunu, tacirlerin işlemlerinin aksi belirtilmedikçe ticari iş sayılacağını ve bu nedenle görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK m.4/1 uyarınca her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır; TTK m.5/1 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesi değerine bakılmaksızın tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. TTK m.3 uyarınca bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari iştir. Davacı şirketin, davalı bankadan aldığı kredileri ve kredi kartlarını ticari işletmesi için kullanması, kendisine tüketici sıfatı vermez. TTK m.19/1 uyarınca tacirin borçlarının ticari olması asıldır; ancak gerçek kişi tacir işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirir veya işin ticari sayılmasına durum elverişli değilse borç adi sayılır. Davacı tüzel kişi tacir ile davalı banka arasındaki ilişki, her iki tarafın da tacir olması nedeniyle ticari dava niteliğindedir ve Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Davacı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesi kapsamında tüketici değildir, taraflar arasındaki işlem de aynı Kanun'un 3/1-l maddesi kapsamında tüketici işlemi değildir. Tüketici işlemi olmayan ve taraflardan birinin tüketici sıfatını taşımadığı davalar aynı Kanun'un 73/1. maddesi uyarınca Tüketici Mahkemelerinde görülemez. Hukuki işlemin ve davanın tarafları tacir sıfatını haiz ticaret şirketleri olduğundan, ilk derece mahkemesinin yanılgılı değerlendirmeyle verdiği görevsizlik kararı doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tüzel kişi tacirin ticari faaliyeti kapsamında kullandığı banka kredisi/mevduat ilişkisinden kaynaklanan tazminat davasının tüketici işlemi sayılamayacağı ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu yönündeki tespit, benzer nitelikteki banka-tacir uyuşmazlıklarında görev belirlemesi açısından bölgesel emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Ticari işletmeyi ilgilendiren ve tarafları tacir olan, tüketici işlemi niteliğinde bulunmayan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir; taraflardan biri tüketici sıfatını taşımıyorsa Tüketici Mahkemesi görevli değildir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tacir sıfatı ticari iş ticari dava tüketici işlemi görevsizlik

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4(1)TTK 5(1)TTK 3TTK 19(1) · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 3/1-k6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 3/1-l6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 73/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/790

KARAR NO 2019/606

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/12/2018

NUMARASI 2017/879 Esas 2018/1192 Karar

DAVA

Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/04/2019 ( 05/05/2019 yazım tarihli )

Görevsizliğe ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; Rekabet Kurulunun, 2011-4-91 Dosya No, 13-13/198-100 Karar No ve 08.03.2013 tarihli kararı ile, aralarında davalı bankanın da bulunduğu 12 bankanın 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 tarihleri arasında kartel (uyumlu eylem/uzlaşma) oluşturduğunu, anılan kartel neticesinde faiz oranlarını birlikte belirlemeleri nedeniyle serbest piyasa koşullarının bozulduğunu, faiz oranlarının arttığını ve o yüzden de o dönemde çekilen krediler ve kredi kartlarına olağandan yüksek faiz, mevduatlara ise olağandan düşük faiz uygulandığını,müvekkili şirketin kullandığı kredilere yüksek faiz uygulanırken mevduatına da düşük faiz verildiğini ,bu suretle zarara uğradığını , zarar tutarının ancak bilirkişi tarafından yapılacak teknik inceleme sonucu belirlenebilecek olması nedeniyle, davalı bankanın müvekkil şirkete vermiş olduğu zararın 3 katının fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.480- TL'sinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının, müvekkili bankaya yönelttiği haksız dava ve rekabet ihlali iddiası, Rekabet Kurulunun henüz kesinleşmemiş 08 Mart 2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararına dayandırdığını,hukuki menfaat yokluğu ve zamanaşımı itirazlarına halel gelmemek üzere, haksız davaya dayanak gösterilen Rekabet Kurulu"nun anılan kararına karşı müvekkili banka tarafından Ankara 2. İdare Mahkemesinde iptal davası açıldığını, söz konusu karar henüz kesinleşmediğinden HMK'nın 165/1 maddesi uyarınca iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, haksız fiil nedeniyle tazminat borcunun doğabilmesi için kusurlu davranış ile hukuka aykırı bir fiilin ortaya çıkması, zararın gerçekleşmesi ve hukuka aykırı fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece ; davacı şirketin davalı bankanın müşterisi olmaktan kaynaklandığı, davacının burada tüketici sıfatında olduğu saptandığı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri de birlikte değerlendirilmiş, dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı bankaya karşı uğranılan maddi zararın tazmini için dava açıldığını, ticaret şirketlerinin, tüzel kişi tacir konumunda olduğunu, müvekkili şirketin, davalı bankadan aldığı kredileri ve kredi kartlarını ticari işletmesi için kullanmış olup, kendi nam ve hesabına açtığı mevduat hesabının da ticari mevduat hesabı olduğunu, tüzel kişi tacir olan şirketlerin bütün işlemlerinde, aksi, karşı tarafa belirtilmemişse ticari iş söz konusu olduğunu, ticari iş söz konusu olduğunda da TTK hükümlerine gidileceğini ve uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesi'nde çözüleceğini, belirterek kararın kaldırılarak dosyanın Ticaret Mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK nun 4(1). madde de her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu; 5(1) maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. TTK 3.madde hükmüne göre ,bir iticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Davacı şirketin, davalı bankadan aldığı kredileri ve kredi kartlarını ticari işletmesi için kullandığından bu durum davacıya tüketici sıfatı vermez. TTK nun 19-(1) .maddesi uyarınca bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır.Ancak gerçek kişi olan bir tacir ,işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.

Davacı tüzel kişi tacir ile davalı banka arasında ticari ilişki olacağından ;davanın her iki tarafının tacir bulunması nedeniyle dava ticari dava olarak kabul edileceğinden Asliye Ticaret Mahkemeleri davaya bakmakla görevlidir.Görülen davada davacı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1-k maddesi kapsamında tüketici olmadığı gibi, taraflar arasındaki işlem de aynı kanunun 3/-l-l maddesi kapsamında tüketici işlemi değildir. Tüketici işlemi olmayıp, taraflardan birinin tüketici sıfatını taşımadığı davalar, aynı kanunun 73/1.maddesi uyarınca Tüketici Mahkemelerinde görülemez. Hukuki işlemin ve davanın taraflarının tacir sıfatını haiz ticaret şirketleri olduğundan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvusunun kabulü ile HMK’nun 353(1)a-3 maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına ve görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2018 Tarih 2017/879 Esas 2018/1192 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,"

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254484 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.