Mevduat rehin sözleşmesine dayalı teminat mektubu ödemesi ve itirazın iptali
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/736 E. 2021/709 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir sözleşmenin boş olarak imzalanıp sonradan karşı tarafça doldurulduğu iddiası ileri sürülüyorsa, imza inkar edilmediği sürece bu iddianın ispat külfeti iddia sahibine aittir (HMK 190/2); delil sunulmazsa sözleşme metni geçerli kabul edilir. Ayrıca, alacağının var olmadığını bilerek ve imzaladığı sözleşmeye rağmen icra takibi başlatan alacaklı hakkında, borçlunun talebi üzerine İİK 67 uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilir; bu husus dosya kapsamından açıkça anlaşılabiliyorsa ayrıca kanıtlanmasına gerek yoktur.
Ele alınan sorunlar
Mevduat rehin sözleşmesinin boş imzalanıp sonradan doldurulduğu iddiası → ret
İddia: Davacı vekili, 02.08.2013 tarihli belgedeki boşlukların davalı banka tarafından doldurulduğunu, sözleşmenin farklı bir hukuki ilişkinin teminatı olduğunu ve davacının rehin veren olmadığını, bu itirazlarının ilk derece mahkemesince karşılanmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı, sözleşmenin imzasını inkar etmemekte, ancak sözleşmenin boş olarak verildiğini ve davalı banka tarafından sonradan doldurulduğunu iddia etmektedir. HMK 190/2 maddesi gereğince sözleşmenin boş olarak verildiğini ispat külfeti davacı şirkete aittir; davacı bu konuda delil sunmamıştır. Dosyada mevcut mevduat rehin sözleşmesinin 1. maddesinde, dava dışı şirkete kullandırılan ve kullandırılacak krediler ve teminat mektuplarından dolayı davacı tarafından davalı banka lehine teminat verildiği açıkça yazılıdır. Davalı banka tarafından bu sözleşmeye dayalı verilen teminat mektubu tazmin edilmiş, mektup bedeli davacının rehinli hesabından ödenmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyet tazminatı → ret
İddia: Davacı vekili, davacının yasalardan kaynaklanan haklarını kullanmak üzere icra takibi başlattığını, sırf takipte haksız çıkmasının kötüniyet tazminatı için yeterli olmadığını belirterek bu yöndeki hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: İİK 67. maddesinde düzenlenen kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırımdır. Somut olayda davacı, davalı bankada bulunan vadeli mevduatının iadesi için alacağının var olmadığını bilerek ve imzaladığı sözleşmeye rağmen takip yapmıştır; takip haksız ve açıkça kötüniyetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Boş imzalanan sözleşmenin sonradan doldurulduğu iddiasında ispat külfetinin bu iddiayı ileri süren tarafa ait olduğu ve alacağın yokluğunu bilerek yapılan icra takibinde kötüniyet tazminatına hükmedilebileceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ mevduat rehin sözleşmesi↗ blokaj taahhütnamesi↗ teminat mektubu↗ kötüniyet tazminatı↗ ispat yükü↗ müteselsil kefalet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/736
KARAR NO 2021/709
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/02/2019
NUMARASI 2015/188 Esas-2019/143 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/05/2021
Davanın reddine yönelik kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacının davalı bankanın Balgat Şubesindeki vadeli mevduat hesabında yaklaşık 150.000-TL tutarında parası bulunduğunu,parayı 02.08.2013 tarihinde yatırdığını,vadesi dolan paranın davacı firma tarafından verilen 23.12.2013 tarihli yazılı talimatı ile firmanın başka bir hesabına aktarılmasını ve vadesinin de uzatılmayacağının bildirildiğini ,ancak davalı tarafından hesap üzerinde blokaj olduğunun bildirildiğini, davacının ihtiyaç duyduğunda davalı bankadan teminat mektubu kredisi kullanmak için vadeli hesaba para yatırdığını,fakat daha sonra bu banka ile çalışmaktan vazgeçtiğini,risk doğmadığından davalı bankanın hesaptaki parayı müvekkiline ödememesinin haklı sebebi olmadığını, ödeme yapmayan banka hakkında icra takibi yapıldığını,davalı tarafından takibe- borca itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı şirketin ...Ltd.Şti nin kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere 101.750-TL yi davalı bankanın Balgat Şubesindeki ... nolu hesabından blokeye alınması için 02.08.2013 tarihli mevduat rehin sözleşmesi ve blokaj taahhütnamesi imzaladıklarını, ....Şti.nin talebi ile 02.11.2012 tarih 9510-3978 nolu teminat mektubu düzenleyerek .... lehine teminat mektubu düzenlendiğini, teminat mektubunun süresinin 01.04.2013 olduğunu, muhatap tarafından 15.01.2013 tarihinde tazmin talebinde bulunulması üzerine bedeli olan 96.010-TL nin 12.01.2016 tarihinde lehdarın hesabına ödendiğini ileri sürerek davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ
Mahkemece; davacı ile lehine teminat mektubu düzenlenen ... Ltd.Şti.ninortak ve yetkililerinin aynı kişi olduğu,dava dışı şirketin kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davalı banka ile 02.08.2013 tarihli mevduat rehin sözleşmesi ve blokaj taahhütnamesinin imzalandığı, tazmin talebi üzçerine 96.010-TL nin 12.01.2016 tarihinde davalı hesabından tahsil edildiği,sözleşmeye aykırılık bulunmadığından davanın reddine ve davacının alacağı olmadığını bilmesine rağmen kötü niyetle takip yaptığından davacının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili,davalı banka ile imzalanan 02.08.2013 tarihli belgedeki boşlukların davalı tarafından doldurulduğunu,farklı bir hukuki ilişkinin teminatı olduğunu, rehin verenin ....Ltd.Şti.olduğunu, davacının rehin veren olmadığını,bu yöndeki itirazlarının hiç karşılanmadığını , davacının davalı bankaya güvenerek bir başka hukuki ilişkinin teminatı için boş olarak verdiği belgenin davacı şirketten farklı bir tüzel kişiliğe sahip olan ....Ltd.Şti nin rehin veren olduğu bir sözleşmeye eklendiğini, ayrıca davacının yasalardan kaynaklı haklarını kullanmak üzere icra takibi başlattığını,davacının sırf takipte haksız çıkmasının kötüniyet tazminatı verilmesi için yeterli olmadığını belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Toplanan tüm delillere göre;Davacı ile davalı banka arasında 02.08.2013 tarihinde Mevduat Rehin Sözleşmesi ve Blokaj Tahhütnamesi imzalanmış ve sözleşmenin 1. maddesinde " ...Ltd.Şti'ne kullandırılan ve kullandırılacak olan krediler ve teminat mektuplarından, kontrgarantilerden dolayı davacı tarafından davalı banka lehine teminat verilmiştir" denilmiştir.Davalı banka tarafından mevduat rehin sözleşmesine dayalı verilen teminat mektubu için tazmin talebinde bulunulmuş, mektup bedeli 12.01.2016 tarihinde davalı banka tarafından muhataba ödenmiştir.Dosyada mevcut 17.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesini dava dışı ...Ltd.Şti asıl borçlu, ... ve davacı şirket müteselsil kefil sıfatı ile imzalamışdır.Bilirkişi tarafından davacının davalı bankada bulunan ...
nolu vadeli mevduat hesabı incelenmiş,hesabın 02.08.2013 tarihinde açıldığı, 12.01.2016 tarihinde teminat mektubu tazmin tarihinde hesabın 101.860,22 TL mevcudu olduğu belirlenmiştir.Davalı banka tarafından davacının 3. kişi lehine rehin verdiği hesaptaki para kullanılarak teminat mektup bedeli ödenmiştir.Ayrıca davalı banka tarafından ödenmeyen teminat mektubu komisyon ,gecikme faizi ,bsmv ve kkdf tahsilatı yapılarak hesabın kapatılması nedeni ile takip tarihi itibarı ile davacı hesabında bakiye bulunmadığı belirlenmiştir.Davacı tarafından her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin imzası inkar edilmeyerek sözleşmenin boş olarak imzalandığı ve davalı banka tarafından sonradan doldurulduğu iddia edilmiş ise de,HMK190/2 maddesi gereğince sözleşmenin boş olarak verildiğini ispat külfeti davacı şirkete ait olup davacı tarafından bu konuda delil sunulmamıştır.İİK'nun 67.
maddesinde düzenlenen ve uygulamada “kötüniyet tazminatı” olarak adlandırılagelen tazminat türü, sadece ve ancak takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Somut olayda davacı davalı bankada bulunan vadeli mevduatının iadesi için alacağın var olmadığını bilerek ve imzaladığı sözleşmeye rağmen takip yapmış olup,takip haksız ve açıkca kötüniyetli olduğundan davacı vekilinin kötü niyet tazminatı konusundaki istinaf sebebi yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle,istinaf sebebleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/05/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254381 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi