Tüzel kişilik perdesinin aralanması yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/451 E. 2019/675 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talepleri hukuki nitelendirme yetkisi hakime ait olduğundan İİK 257 ve devamı hükümleri kapsamında değerlendirilir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle ortakların şahsi mal varlığına ihtiyati haciz konulabilmesi için, asıl borçlu ile aleyhine haciz istenen kişiler arasında organik ve fiili bağ bulunduğu ve tüzel kişiliğin bu amaçla kötüye kullanıldığı hususunun yaklaşık ispat düzeyinde ortaya konması gerekir; ticaret sicil kayıtları, cari hesap özeti gibi belgelerle bu bağın ancak iddia düzeyinde kalması ve konunun esaslı bir araştırma/yargılamayı gerektirmesi halinde ihtiyati haciz talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Gerçek kişi davalılar hakkında tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle ihtiyati haciz talebi → ret
İddia: Davacı vekili, taraflar ve dava dışı diğer şirketler arasındaki organik bağın dava dilekçesinde gösterildiğini, davalı gerçek kişilerin konkordato ilanından hemen önce ortaklıktan çıkarak sorumluluktan kurtulmayı hedeflediklerini, iddialarının kesin ispatı için bilirkişi incelemesi ve ticari defter/kayıt incelemesi gerektiğini, tedbir kararı için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğini belirterek ara kararın kaldırılmasını ve diğer davalılar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davacının ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talebi, hukuki nitelendirme yetkisi hakime ait olduğundan İİK 257 ve devamı maddeleri kapsamında ihtiyati haciz olarak değerlendirilmelidir; İİK 257/1 uyarınca ihtiyati haciz isteyen, bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat verecek şekilde ispat etmelidir. Tüzel kişiler, kendisini oluşturan gerçek kişilerden ayrı ve bağımsız bir hukuk süjesi olup şahıs ve mal ayrılığı ilkesi uyarınca ortaklar tüzel kişinin borçlarından sorumlu değildir. Ancak tüzel kişilik kurumunun kötüye kullanılması halinde, öğretide kabul edilen tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi uyarınca istisnaen tüzel kişilik göz ardı edilerek ortakların mal varlığına başvurulabilir. Bu durumda öncelikle asıl borçlu ile davalılar arasında organik ve fiili bağ bulunup bulunmadığı belirlenmeli, ardından gerçek kişi davalıların borçtan sorumlu oldukları kanaatine varılırsa diğer hususlar değerlendirilmelidir. Davacının sunduğu belgeler (ticaret sicil kayıtları, cari hesap özeti, sözleşme ve cari hesap mutabakat belgesi), davalı şirket ile davalı gerçek şahıslar ve dava dışı şirketler arasında organik bağ, iktisadi bütünlük, yönetsel özdeşlik bulunduğu ve tüzel kişilik perdesinin arkasına gizlenildiği iddiasını yaklaşık ispata yeterli değildir. Dava dışı borçlu şirket ile davalılar arasındaki ilişki ve davalıların borçtan sorumlu olup olmadığı, ancak yargılamada sunulacak delillerle araştırılması ve tartışılması gereken bir husustur; bu nedenle ara kararına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı şirket hakkında talep edilmeyen ihtiyati hacizin de reddedilmiş olması ve taleple bağlılık ilkesi → tartışılmadı
Gerekçe: Davacı taraf dava dilekçesinde davalı şirket hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunmadığı halde, mahkemece davalı şirket hakkında da talebin reddine karar verilmesi HMK'nın 26. maddesinde belirtilen taleple bağlılık ilkesine aykırı olsa da, davacı tarafça gerek ilk derece mahkemesinde gerekse istinaf incelemesinde bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinildiğinden, bu aykırılık ayrıca bir sonuç doğurmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle ortaklar aleyhine ihtiyati haciz talep edildiğinde, organik/fiili bağın ve kötüye kullanımın yaklaşık ispat düzeyinde somut belgelerle ortaya konması gerektiği, aksi halde bu hususun yargılamayı gerektiren bir mesele olduğu yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ organik bağ↗ yaklaşık ispat↗ taleple bağlılık ilkesi↗ hukuki nitelendirme yetkisi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/451
KARAR NO 2019/675
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/10/2018 (Ara Karar)
NUMARASI 2018/985 Esas
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/05/2019
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı ... Şirketine mal sattığını, karşılığında çekler aldığını, bu süreçte davalının konkordato talebinde bulunduğunu ve 19/07/2018 tarihi itibariyle 3 aylık geçici mühlet verildiğini, çeklerin ödenmediğini, bu davalının konkordato ilan etmesi sebebiyle alacak için icra takibine geçemediklerini,diğer davalıların davalı ...Şirketi'nin ortakları olduğunu, benzer çok sayıda şirketleri bulunduğunu, müvekkilinin alacağının tüzel kişilik perdesi aralanarak diğer davalılardan da tahsili gerektiğini, diğer davalıların ise kötü niyetli bir şekilde hareket ettiklerini, müvekkilinin alacağını tahsil imkanının güçleştiğini, ileride müvekkilinin alacağı kesinleşse bile bunun tahsilinin imkansız olacağını,davalı şirket haricinde adı geçen gerçek kişi davalıların menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarını kapsayacak şekilde HMK.nun 389 ve devamı maddeleri gereği 243.282,- TL üzerinden tedbiren ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davalı ... hakkında ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının durdurulmasına karar verildiğinden davalı şirket hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine, diğer davalılar yönünden, tüzel kişilik perdesinin aralanması ve taraflar arasındaki organik bağın varlığının araştırılmasının yargılamayı gerektiği ve davacı vekili tarafından sunulan bilgi ve belgelerin alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında mahkemede kanaat uyandırmaya yeterli olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili ;taraflar arasında ve tarafların ortak olduğu diğer şirketler arasındaki organik bağın dava dilekçesinde gösterildiğini, davalıların, ...Ltd. Şti.’in konkordato ilan etmesinden hemen önce ortaklıktan çıkmaları ve böylece sorumluluktan kurtulmayı hedeflediklerini, davalı gerçek kişilerin ...Ltd. Şti.’ne benzer ticaret unvanları olan ve aynı alanda faaliyet gösteren bu şirket ile bağlantısı olan diğer şirketlerde ortak olduklarını, dava dilekçesinde açık ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde “HMK 389 madde ve davamı hükümlerine uygun şekilde” tedbiren ihtiyati haciz talep edildiğini, Yargıtay kararları ve HMK hükümleri kapsamında ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbire karar verilebileceğinin hüküm altına alındığını, iddialarının kesin bir şekilde ispatı için bilirkişi incelemesi, ticari defter ve kayıtların ayrıntılı incelenmesi gerektiğini, tedbir kararının tesis edilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğini belirterek ara kararın kaldırılarak davalı ...Ltd.
Şti. haricinde adı geçen diğer davalıların menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını kapsayacak şekilde alacak bedeli olan 243.282,-TL üzerinden HMK madde 389 ve devamı hükümlerine uygun şekilde tedbiren ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep,ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz isteminin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.Hukuki nitelendirme yetkisi hakime ait olmakla, davacı tarafın ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir karar verilmesine yönelik talebi, hukuki niteliği itibariyle ihtiyati hacizdir ve davacının talebi İİK 257 ve devamı maddeleri kapsamında değerlendirilmelidir.İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında ihtiyati haciz isteminde bulunan ; bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat verecek şekilde ispat etmek durumundadır. Bilindiği gibi tüzel kişiler kendisini oluşturan gerçek kişilerden ayrı ve bağımsız bir hukuk süjesidir ve bu nedenle ayrı bir şahıs ve malvarlığına sahip kabul edilmektedir.
Şahıs ve mal ayrılığı ilkesi uyarınca tüzel kişiliği oluşturan üye ve ortaklar, tüzel kişinin borçlarından dolayı sorumlu değildirler. Ana kural bu olmakla birlikte, tüzel kişiliği oluşturan gerçek kişiler bazı yükümlülüklerinden kurtulmak ya da hukuken geçerli olmayan sonuçlara ulaşabilmek amacıyla bu durumu kötüye kullanabilmektedirler. Öğretide kabul edilen tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi ile tüzel kişilik kurumunun kötüye kullanılması karşısında, belli şartların varlığı halinde istisnaen tüzel kişiliğin gözardı edilerek, üyelerinin dikkate alınması kastedilmektedir. Bu teori uyarınca tüzel kişilik ardında yer alan ortak gerçek kişilerin, sorumluluğu kabul edildiği takdirde, kişisel olarak ortak gerçek kişilerin mal varlığına başvurulabilmektedir.
Asıl borçlu firma, davalı ...Hiz.Tic. Ltd ...dir. Davalılar ile borçlu arasında organik ve fiili bağ bulunduğu, borçlu firmanın ortaklarının tüzel kişilik perdesi ardına gizlendiği, davalıların bu nedenle borçtan sorumlu olduğu öne sürülmekte olup, öncelikle asıl borçlu ile davalılar arasındaki organik ve fiil bağ olup olmadığı belirlenmeli, bundan sonra aleyhlerine ihtiyati haciz talep edilen gerçek kişi davalıların borçtan sorumlu oldukları kanaatine varılırsa diğer hususlar değerlendirilmelidir. Davalı şirket ile davalı gerçek şahısların ve davacı tarafın iddia ettiği dava dışı şirketler arasında organik bağ, iktisadi bütünlük, yönetsel özdeşlik olduğu yönünde davacının sunduğu belgeler (Ticaret Sicil Kayıtları, cari hesap özeti, sözleşme ve cari hesap mutabakat belgesi), talebin değerlendirildiği aşama itibariyle aralarında organik bağ,yönetsel özdeşlik, iktisadi bütünlük olduğu ve tüzel kişilik perdesinin arkasına gizlenildiği iddiasını yaklaşık ispata yeterli değildir.
Dava dışı borçlu şirket ile davalılar arasındaki ilişkinin ve aleyhine ihtiyati haciz istenen davalıların borçtan sorumlu olup olmadığı ancak yargılamada sunulacak delillerle araştırılması ve tartışılması gereken bir özellik taşımaktadır. Gerçek kişi davalıların borçtan sorumlu olup olmadıkları yargılamayı gerektirmekte olduğundan ara kararına yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.Davacı taraf dava dilekçesinde, davalı şirket hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunmadığı halde,mahkemece davalı şirket hakkında da talebin reddine karar verilmesi HMK.nun 26.maddesinde belirtilen taleple bağlılık ilkesine aykırı olsa da, davacı tarafça, gerek ilk derece mahkemesinde gerekse istinaf incelemesinde, davalı şirket hakkında ihitiyati haciz talebinde bulunulmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiş, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/05/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/253587 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi