6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşme feshi sonrası maden ruhsatının devrinin tedbirle önlenemeyeceği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/958 E. 2019/801 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

Davanın esası, ruhsatın devrinin mümkün olmaması halinde sahaya yapılan masrafların ve zararların tazminine yönelikse; sözleşmenin haksız feshedildiğinin sonradan tespiti halinde zararın giderilmesi her zaman talep edilebileceğinden, feshedilmiş bir sözleşme ilişkisinde maden ruhsatının üçüncü kişiye devrinin ihtiyati tedbirle önlenmesi talebinin yasal dayanağı bulunmaz; ayrıca önceki ret kararına dayanak delillerde herhangi bir değişiklik yaratmayan yeni bilgiye dayanan yinelenen tedbir talebi de yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığından reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Yinelenen ihtiyati tedbir talebinin, önceki delillerde değişiklik yaratmayan yeni bilgiye dayanması → ret

İddia: Davacı vekili, davalının dava dışı üçüncü kişi ile rödövans sözleşmesi imzaladığını ve maden sahasının devri için resmi makamdan izin talep ettiğini öğrendiğini, bu yeni bilginin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabıyla teyit edildiğini, bu nedenle tedbir talebinin yinelendiğini ve kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabı, dosyadaki iddia ve savunmanın aksine bir yenilik getirmemekte, delillerde herhangi bir değişiklik yaratmamaktadır; davalının dava dışı şirketle sözleşme imzaladığı husus zaten cevap dilekçesinde kabul edilmiştir. Bu nedenle yinelenen tedbir talebi, önceki ret kararının dayanağını değiştirecek nitelikte yeni bir olgu içermemektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davanın esasının tazminat istemi olması nedeniyle maden ruhsatının üçüncü kişiye devrinin tedbirle önlenmesinin yasal dayanağının bulunmaması → ret

İddia: Davacı vekili, maden sahasının üçüncü kişilere devri halinde müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağını, davalının kötü niyetle üçüncü kişiyle anlaşma yaptığını belirterek HMK 389. madde uyarınca tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Davacı tarafından açılan dava, davalının davacı ile yaptığı sözleşmeler gereği maden ruhsatının müvekkiline devrinin mümkün olmadığı takdirde, sözleşme konusu sahanın iyileştirilmesi amacıyla yapılan masrafların ve uğranılan maddi-manevi zararların giderilmesi istemine yöneliktir. HMK 389. madde uyarınca ihtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya ciddi bir zararın doğacağı endişesi halinde verilebilir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden, dayandığı sebebi ve türü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, iddia, savunma, müzekkere cevabı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedildiği tespit edildiği takdirde davacının zararının giderilmesinin her zaman mümkün bulunduğu; davalı tarafça fesih bildirimi yapıldıktan sonra maden ruhsatının dava dışı üçüncü kişilere devrinin engellenmesi talebinin yasal dayanağının bulunmadığı; dosya mevcudunun yaklaşık ispat düzeyine ulaşmadığı görülmüştür. İlk derece mahkemesinin bu doğrultudaki takdirinde isabetsizlik bulunmamaktadır; değişen durum ve koşullar ilerleyen aşamalarda ayrıca değerlendirilecektir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Davanın esası tazminat istemine yönelikken, sözleşmenin feshedilmesi sonrasında dava konusu malın/hakkın üçüncü kişiye devrinin ihtiyati tedbirle önlenmesi talebinin yasal dayanağının bulunmadığına ve yinelenen tedbir taleplerinde önceki delil durumunu değiştirmeyen yeni bilginin yaklaşık ispatı sağlamayacağına ilişkin değerlendirmeler açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat yinelenen tedbir talebi rödövans sözleşmesi maden ruhsatı devri

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/958

KARAR NO 2019/801

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/03/2019 (Ara Karar)

NUMARASI 2018/548 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/06/2019

İlk derece mahkemesince verilen 27/03/2019 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, davalı tarafından ... isimli firma ile 05/02/2019 tarihinde rödövans sözleşmesi imzalandığını, 17163 sayılı dilekçe ile bunu ... bildirdiğini, ayrıca dava konusu maden sahasının devir talebini içeren 26/02/2019 tarihli 25553 sayılı dilekçe ile devir için izin talep ettiğini, tüm dosya kapsamı ve davalı tarafından yapılan devir işlemleri dikkate alındığında gelinen nokta itibariyle maden sahasının devrine engel teşkil eden bir durum kalmadığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebini yineleyerek maden sahasının üçüncü kişiye devrini önleyecek nitelikte tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 16.03.2019 tarihli Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü yazı cevabı, dosyada iddia ve savunmanın aksine bir yenilik getirmediği, delillerde herhangi bir değişiklik yaratmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yinelenen tedbir istemlerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; ihtiyati tedbir talebinin mahkemece ve istinaf mahkemesince reddedilmesi üzerine edinilen bilgiye göre, davalı tarafından ... isimli firma ile 05/02/2019 tarihinde rödövans sözleşmesi imzalandığı ve 17163 sayılı dilekçe ile bu talebin ... bildirdiğini, ayrıca dava konusu maden sahasının devir talebini içeren 26/02/2019 tarihli 25553 sayılı dilekçe ile devir için izin talep ettiğini, mahkemece ... müzekkere yazıldığını, yazı cevabı ile bu hususun teyit edildiğini, gelinen nokta itibariyle maden sahasının üçüncü kişilere devri sonucunda müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağını, maden sahasında bulunan cevherin çıkarılmaya başlanacağını, davalı firmanın, müvekkili ile yaptığı sözleşme üzerine müvekkilinin sahada yaptığı iyileştirme ve çalışmalar neticesinde sahanın değer kazanması üzerine haksız kazanç elde etme saiki ve kötü niyetle yeni müşteri arayışına çıktığını, 3.kişi ile anlaşma yapıp bu anlaşmanın uygulanmasından hiçbir şartta kaçınmadığının verdiği ipotekle ortaya çıktığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbirin reddi kararının kaldırılarak HMK 389.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

davacı tarafından açılan dava ,davalının davacı ile yaptığı sözleşmeler gereği maden ruhsatının müvekkiline devri mümkün olmadığı takdirde sözleşme konusu sahanın iyileştirilmesi amacıyla sahaya yaptığı masrafların uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine yöneliktir. Yaklaşık ispat olgusu gerçekleşmediğinden İlk Derece Mahkemesince verilen 05/12/2018 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararın davacı vekilince istinafı üzerine Dairemizin 24/01/2019 Tarih 2019/59 Esas 2019/72 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davacı-ihtiyati tedbir talep eden vekili Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabı dikkate alınarak tedbir talebini yinelemiş, mahkemece 27/03/2019 tarihli ara karar ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabının dosyada iddia ve savunmanın aksine bir yenilik getirmediği, davalının dava dışı şirketle sözleşme imzaladığını cevap dilekçesinde kabul ettiğini belirterek delillerde herhangi bir değişiklik yaratmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda, iddia, savunma, müzekkere cevabı, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, taraflar arasında ki sözleşmenin haksız feshedildiği tesbit edildiği takdirde davacı zararının giderilmesinin talebi her zaman mümkün bulunmaktadır.Davacı ile yapılan sözleşmenin davalı tarafça fesih bildirimi yapıldıktan sonra maden ruhsatının dava dışı 3.şahıslara devrinin engellenmesi talebinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.Dosya mevcudunun yaklaşık ispat düzeyine ulaşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar veren mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.İlk derece mahkemesince değişen durum ve koşullar aşamalar itibariyle değerlendirilecek olup ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/06/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/253060 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.