Ayrı yargı çevrelerindeki bağlantılı davaların birleştirilmesi istinafı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1224 E. 2019/946 K. · · İlk derece: Osmaniye Asliye Hukuk Mahkemesi
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Davaların Birleştirilmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Aynı sözleşmeden doğan ve aralarında HMK 166/4 kapsamında bağlantı bulunan davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olsalar da, ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep üzerine HMK 166/2-3 uyarınca birleştirilebilir; heyet halinde çalışan bir mahkemenin bulunmaması birleştirmeye engel değildir ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesi, çelişkili kararların önlenmesi bakımından bu birleştirme bekletici mesele yapılmasına tercih edilebilir.
Ele alınan sorunlar
Ayrı yargı çevrelerinde açılan bağlantılı davaların birleştirilmesinin hukuka uygunluğu → ret
İddia: Davacı vekili, sözleşmenin feshine ilişkin davanın işbu davanın sonucuna etkisi olacağı düşünülse bile bekletici mesele yapılması gerekirken dosyaların birleştirilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu davanın miktar itibariyle heyetçe hükme bağlanması gereken bir dava olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 166/4 uyarınca davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı bulunduğu kabul edilir. HMK 166/3 uyarınca davalar ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmışsa, bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir ve birinci davanın açıldığı mahkeme, birleştirmeye ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır. Somut olayda her iki dava dosyasının taraflarında ayniyet bulunduğu, birleştirilen dava konusunun davacıya teslimi kararlaştırılan bir ofisin boşaltılarak teslimi veya kira bedelinin tahsili olduğu, Osmaniye Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın tarih itibariyle önce açıldığı, davalardan birinin sözleşmenin feshine, diğerinin feshi istenen sözleşmeye dayalı tazminata ilişkin olduğu ve aralarında bağlantı bulunduğu tespit edilmiştir. Yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ve çelişkili kararların önlenmesi açısından davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Osmaniye Adliye Teşkilatında heyet halinde çalışan ticaret mahkemesi bulunmaması birleştirme kararına engel değildir; her iki mahkeme aynı düzey ve sıfatta bulunmaktadır. Bu nedenle davalar arasında HMK 166/4 kapsamında bağlantı bulunduğundan ve davalar ayrı yargı çevresinde aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açıldığından, HMK 166/2 gereğince verilen birleştirme kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ayrı yargı çevrelerinde açılan, aralarında sözleşmenin feshi ile bu sözleşmeye dayalı alacak talebi bağlantısı bulunan davaların HMK 166/2-3-4 uyarınca birleştirilmesinin, heyet halinde çalışan mahkeme bulunmaması dahil koşullarda hukuka uygun olduğuna ilişkin bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davaların birleştirilmesi↗ bağlantı nedeniyle birleştirme↗ bekletici mesele↗ yargı çevresi↗ aynı düzey ve sıfatta mahkeme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1224
KARAR NO 2019/946
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMES İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/03/2019
NUMARASI 2018/1143 Esas 2019/264 Karar
DAVA
Alacak (Hisse Devir Sözleşmesinden Doğan Kira Bedelinin Ödenmesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/07/2019
Birleştirmeye dair hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 09/06/2016 tarihli Hisse Satış ve Devir Protokolün 7.maddesi gereği satılacak olan plazadan bir katın 6 ay içerisinde müvekkiline tahsis edileceği, aksi halde müvekkilinin İstanbul'da bulunan ofisinin kira bedelinin davalı tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini, ancak davalının yeri 6 aylık süre içinde boşaltmadığını,kira bedelini de ödemediğini, sözleşmenin iptali konusunda davalının Osmaniye 2. AHMsi 2018/62 esas sayılı dosyası ile dava açtığını, TBK 117.maddesi uyarınca sözleşmede belirlenen tarihte davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle yazılı bir ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünü belirterek protokol konusu ofisin derhal boşaltılarak teslimine, aksi halde İstanbul'daki ofisin kira tutarı olan aylık 5.250-USD'nin düzenli olarak ödenmesine, toplam 105.050-usd tutarındaki kira bedelinin ve 09/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili;protokolün 5.maddesi gereğince hisse devrinin yapılması akabinde, müvekkillerinin davacı lehine vermiş oldukları gayrimenkullerdeki ipoteklerin 9 aylık süre içinde kaldırılması gerektiğini ancak davacının ipotekleri kaldırmadığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Osmaniye 2. AHM 2018/62 esas sayılı dosyası ile sözleşmenin feshi davası açıldığını, ipoteklerin fekkinin sözleşmenin olmazsa olmazı olduğunu,davacının dava açılmadan önce kira bedelini yüksek gösterdiğini, kira bedelinin 1 yılda iki katına çıkarıldığını,davanın Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/62 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davanın Osmaniye 2.
AHM 2018/62 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı vekilinin talebi doğrultusunda Osmaniye 2. AHM 2018/62 esas sayılı dosyasının daha önce açıldığı, davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, davalılar tarafından davacı ve diğerleri aleyhine dayanak sözleşmenin feshi istemiyle dava açıldığı, dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği, HMK 166/2. maddesinde davaların ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılması sebebiyle bağlantı sebebiyle birleştirmenin ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebileceği, madde hükmü ve usul ekonomisi hükümleri göz önünde bulundurularak dosyanın Osmaniye 2. AH M(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2018/62 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalıların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, sözleşme gereği katı boşaltıp teslim etmedikleri gibi ihtarlara rağmen kira bedelini de ödemediklerini, Osmaniye 2.AHM'nin 2018/62 Esas sayılı dosyasının sözleşmenin feshine ilişkin olduğunu,sözleşmenin feshine ilişkin karar çıksa bile o tarihe kadar sözleşmenin geçerliliğini koruduğunu, feshin de karar tarihinden itibaren sonuç doğuracağından, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten müvekkilinin hak kazandığı alacağa hiçbir şekilde halel gelmeyeceğini, işbu davanın miktar itibariyle heyetçe hükme bağlanması gereken bir dava olduğunu, sözleşmenin feshi davasının işbu davanın sonucuna etkisi olacağı düşünülse bile bekletici mesele yapılması gerekirken dosyalarının birleştirilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK hükümleri uyarınca aralarında bağlantılı olan davaların birleştirilmesine karar verilebileceği düzenlenmiştir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması veya biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında bağlantının varsayılacağı HMK 166/4 maddesinde belirtilmiştir. HMK 166/3.maddesinde davalar ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfatta hukuk mahkemelerinde açılmış ise, bağlantı sebebiyle birleştirmenin ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebileceği, birinci davanın açıldığı mahkemenin birleştirmeye ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda;İstanbul Anadolu 8.
ATM nin 2018/1143 esas sayılı dosyasının tarafları ile birleştirme kararı verilen Osmaniye 2.AHM'nin dava dosyasında davanın taraflarında ayniyet bulunduğu ,birleştirilen dava konusunun davacıya teslimi kararlaştırılan bir ofisin boşaltılarak teslimi,veya kira bedelinin tahsiline ilişkin olduğu, Osmaniye AH M'nde açılan davanın evvel ki tarihli anlaşılmıştır.Davalardan birinin sözleşmenin feshi ,diğerinin feshi istenilen sözleşmeye dayalı tazminat olduğu, aralarında bağlantı mevcut olduğundan gerek yargılamanın daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve gerekse çelişkili kararlar verilmesini önlemek açısından, davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Osmaniye Adliye Teşkilatında heyet halinde çalışan ticaret mahkemesi bulunmaması, birleştirme kararına engel teşkil etmemektedir.Her iki mahkeme aynı düzey ve sıfatta bulunmaktadır.Davalar arasında HMK 166/4 maddesi kapsamında bağlantı bulunduğu, davaların ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzeyde sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılması nedeniyle davalı vekilinin birleştirme talebi doğrultusunda 166/2 maddesi gereğince birleştirme kararı verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252265 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi