Fatura alacağında davacının ticari defterindeki ödeme kaydı ile ispat çürütülmesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1026 E. 2019/956 K. · · İlk derece: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Faturadan doğan alacak davasında malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; fatura ve davacının kendi ticari defter kayıtları, yasal delillerle desteklenmedikçe ve özellikle davacının kendi defterinde faturaya ilişkin bir ödeme kaydı bulunuyorsa, tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacının defterinde faturaya ait ödeme kaydına rastlanması, davacının kendi delili ile iddiasını çürütmesi sonucunu doğurur ve davanın reddini gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Malın teslimi ve alacağın ispatı külfeti → kabul
İddia: Davalı vekili, dava konusu faturanın gerçek olmadığını, sevk irsaliyesindeki imzaya itiraz edildiğini, davacının ticari defterlerinin lehe delil vasfı bulunmadığını ve davacının münhasıran davalı defterlerine dayanmadığını ileri sürerek hükmün kaldırılıp davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Somut olayda davalı defterleri sunulmamış, delil olarak dayanılmasına rağmen vergi kayıtları celp edilmemiş; davalı taraf sevk irsaliyesindeki adına atfen atılan imzaya itiraz etmiş, ancak davacı tarafça irsaliye aslı sunulamadığından inceleme yapılamamıştır. Dava konusu fatura, lehe delil vasfı olmayan davacı defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte, aynı zamanda bu faturaya ilişkin ödeme kaydı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının alacak iddiasını kendi ticari defterleri ile çürüttüğü kabul edilmelidir. İlk derece mahkemesince davacı defterlerindeki aleyhe delil teşkil eden ödeme kaydı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Davacının kendi ticari defterinde dava konusu faturaya ilişkin ödeme kaydının bulunması halinde, bu kaydın davacının alacak iddiasını çürüten aleyhe delil sayılacağı ve davanın reddi gerektiği yönündeki değerlendirme, ispat külfetine ilişkin genel ilke bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat külfeti↗ ticari defter kaydının delil vasfı↗ sevk irsaliyesi↗ fatura↗ aleyhe delil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1026
KARAR NO 2019/956
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/12/2017
NUMARASI 2016/1029 E.- 2017/857 K.
DAVA
Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/07/2019
Davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 30/10/2015 tarihinde et satarak sevk irsaliyesi karşılığında teslim ettiğini, ancak bu satışa ilişkin düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek 220.589,80-TL alacağın fatura tarihi olan 30/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı, yasal sürede davaya cevap vermemiş, ön inceleme duruşmasında davacıyla ticari ilişkisi olmadığını, adına atfen atılan hiçbir imzayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça 6.433.159 kg. dana kuşbaşı lop etin davalıya teslim edildiği, her ne kadar davalı teslime ilişkin sevk irsaliyesindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de sevk irsaliyesi aslı ibraz edilemediğinden imza incelemesinin yapılamadığı, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, her ne kadar davacının ticari defterlerinin kapanış tasdiki yapılmamış ise de davalının ticari defterlerini bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere tayin edilen inceleme gününde hazır bulundurmayarak defter ibrazından kaçınmış olduğu, davacının defterinde kayıtlı fatura bedeli kadar davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1- Dava konusu faturanın gerçek olmadığını, irsaliyedeki imzaya itiraz edildiğini, 2-Davacının ticari defterlerinin lehe delil vasfı olmadığını,3-Davacı tarafça delil olarak münhasıran davalı defterlerine dayanılmadığı halde davanın kabulünün doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, faturadan doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Davalı, taraflar arasında akdi ilişki olmadığını, faturaya konu malın kendisine teslim edilmediğini savunmuştur.Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.Somut olayda davalı defterleri sunulmamış, delil olarak dayanılmasına rağmen vergi kayıtları celp edilmemiş, öte yandan davalı taraf sevk irsaliyesindeki adına atfen atılan imzaya itiraz etmiş, ancak davacı tarafça irsaliye aslı sunulamadığından inceleme yapılamamıştır.Bununla birlikte dava konusu faturanın lehe delil vasfı olmayan davacı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş ise de, aynı zamanda bu faturaya ilişkin ödeme kaydı bulunduğu da tespit edilmiştir.
Bu durumda davacının alacak iddiasını kendi ticari defterleri ile çürüttüğü kabul edilmelidir(Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 31.05.2018 tarihli 2016/18667 E., 2018/3139 K. sayılı ve 09.04.2013 tarihli 2013/3093 E., 2013/6371 K. Sayılı emsal kararları).O halde ilk derece mahkemesince davacı defterlerindeki aleyhe delil teşkil eden ödeme kaydı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1029 Esas- 2017/857 Karar sayılı ve 08/12/2017 tarihli hükmünün HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE”İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 44,40-TL harcın, toplam 3.767,13- TL harçtan mahsubu ile 3.722,73- TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan 5,80- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 19.185,39- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 3.768- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, istinaf başvuru harcı olarak yatırılan 98,10- TL’nin hazineye irad kaydına,Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 70-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252259 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi