Yönetici sorumluluğu davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1002 E. 2013/537 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu davası↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ ttk 309/4↗ yönetici sorumluluğu↗ sorumluluk davası↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 309 ve 336. maddeleri uyarınca şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılması mümkün ise de bu davanın şirket tüzelkişiliğine karşı açılamayacağı, iddia edilen zararın tüm hissedarlar için geçerli olduğu, davacının zararının şirketten karşılanması halinde diğer hissedarların ikinci kez zarara uğrayacakları gerekçesiyle, davalı şirketin iş bu davada davalı sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici sorumluluğu davası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8365 E. 2013/12985 K.
Ortak:sorumluluk davası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 309 ve 336. maddeleri uyarınca şirket yöneticileri hakkında «sorumluluk davası» açılması mümkün ise de bu davanın şirket tüzelkişiliğine karşı açılamayacağı, iddia edilen zararın tüm hissedarlar için geçerli olduğu, davacının zararının şirkett …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 309 ve 336. maddeleri uyarınca şirket yöneticileri hakkında «sorumluluk davası» açılması mümkün ise de bu davanın şirket tüzelkişiliğine karşı açılamayacağı, iddia edilen zararın tüm hissedarlar için geçerli olduğu, davacının zararının şirkett …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.
Farklı:doğrudan zarar · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı
Benzer bu kararda… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1002 E. , 2013/537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.09.2011 tarih ve 2011/299-2011/569 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ...'de işlem gören ... kodlu 1.100.000 hissesini 01.08.2009-01.09.2009 tarihleri arasında 1.815.000 TL'ye satın aldığını, 09.09.2009 tarihinde usulsüz satışlar yapıldığı gerekçesiyle ... tarafından davalı şirkete ceza tahakkuk ettirildiğini, şirketin hisse fiyatının 1.64 kuruştan 1.06 kuruşa kadar düşmesi sonucu müvekkilinin anılan hisseleri 1.445.000 TL'ye sattığını, davacının zararının davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmamasından kaynaklandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nın ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, değer kaybının yöneticilerin kusurundan kaynaklanmadığını, o dönemde genel olarak borsada işlem gören tüm hisselerde değer kaybı yaşandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 309 ve 336. maddeleri uyarınca şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılması mümkün ise de bu davanın şirket tüzelkişiliğine karşı açılamayacağı, iddia edilen zararın tüm hissedarlar için geçerli olduğu, davacının zararının şirketten karşılanması halinde diğer hissedarların ikinci kez zarara uğrayacakları gerekçesiyle, davalı şirketin iş bu davada davalı sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252176700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz