Gayrinakdi alacakta risk gerçekleşmeden ihtiyati haciz talep edilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1424 E. 2019/1074 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek kanuni karşılığı gibi gayrinakdi alacaklar, risk gerçekleşip banka tarafından tazmin edilmedikçe (rücu hakkı doğmadıkça) mevcut ve muaccel bir para alacağı niteliği kazanmaz; sözleşmede bankaya tanınan "depo edilmesini isteme" yetkisi ifa talebi anlamına gelmediğinden, İİK 257 uyarınca şarta bağlı ve henüz muaccel olmayan bu tür alacaklar için ihtiyati haciz talep edilemez.
Ele alınan sorunlar
Gayrinakdi alacak (teminat mektubu bedeli/çek kanuni karşılığı) yönünden ihtiyati haciz talebinin muacceliyet koşulu → ret
İddia: Alacaklı banka vekili, gayrinakdi risklerin nakit olarak depo edilmesinin talep edildiğini, riskin gerçekleşmesine gerek bulunmadığını, genel kredi ve teminat sözleşmeleri uyarınca depo talebinin yasal olduğunu ve Yargıtay içtihatlarının da bu yönde bulunduğunu, ihtiyati haciz talebinin kabulü için kanaat edinilmesinin yeterli olduğunu ileri sürerek gayrinakdi alacak yönünden reddedilen kısmın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 27.12.2018 tarih 2016/1 esas, 2017/6 karar sayılı ilamı uyarınca, bankanın teminat mektubu verilmesini sağlamak amacıyla yaptığı gayri nakdi kredi sözleşmesinden doğan borç, doğrudan nakit çıkışı değil bir riskin üstlenilmesi niteliğindedir; risk gerçekleşip banka tarafından muhataba ödeme yapılmadıkça (mektup bedeli tazmin edilmedikçe) bankanın müşterisine rücu hakkı doğmaz ve bu nedenle takip yapılamaz (Bankacılık Kanunu m.48). İhtiyati haciz talep edilebilmesi için kural olarak borcun muaccel olması gerekir (İİK m.257/1). Banka ile müşterisi arasındaki sözleşmede banka lehine risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden ödenecek meblağın depo edilmesini isteme yetkisi tanınmış olsa da, bu yetki alacağın mevcut ve istenebilir olduğunu göstermez; zira "depo etmek" ifa etmek değildir ve banka sadece depo edilmesini isteyebilir, ifa talep edemez. Şüpheli ve müstakbel olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ancak şart gerçekleştiğinde belli olacağından, henüz tazmin edilmemiş teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çıkma ihtimaline binaen istenecek kanuni karşılık bedeli, risk gerçekleşmeden önce mevcut ve muaccel bir alacak niteliğinde değildir. İİK 257 karşısında şarta bağlanmış bir alacak için ihtiyati haciz istenmesi mümkün değildir. Kanun'un 4949 sayılı Kanunla değişik 257. maddesinde "borcun" ibaresi "para borcunun" şeklinde değiştirilmiş olup, bu değişiklik teminat alacakları için genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılabilse de ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini göstermektedir; çünkü ihtiyati haciz özel bir geçici hukuki koruma müessesesi olup sadece para alacakları için öngörülmüştür. Bu itibarla teminatın "depo edilmesi" için ihtiyati haciz kararı verilemez. İlk derece mahkemesinin gayrinakdi alacak yönünden bu içtihadı birleştirme kararı uyarınca alacağın muaccel olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun bağlayıcı ilamını uygulayarak gayrinakdi alacaklarda (teminat mektubu bedeli, çek kanuni karşılığı) risk gerçekleşmeden ihtiyati haciz talep edilemeyeceğine ilişkin genel kuralı somut olaya uygulamıştır; muacceliyet koşulu bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ gayrinakdi alacak↗ teminat mektubu↗ muacceliyet↗ şarta bağlı alacak↗ içtihadı birleştirme kararı↗ rücu hakkı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1424
KARAR NO 2019/1074
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/05/2019
NUMARASI 2019/278 D.İş 2019/273 Karar
İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/09/2019
İlk derece mahkemesince verilen 28/05/2019 tarihli ihtiyati haciz talebinin kısmen reddine ilişkin kararın ihtiyati haciz isteyen vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen vekili, ... Bankası Genel Kredi ve Teminat sözleşmesi, ihtarname asıllarına istinaden 690.583.683,69 -TL nakdi, 2.555.531,15-TL gayri nakti olmak üzere toplam 693.139.214,84TL alacaklı olduğunu, vadesinde borçluların borçlarını ödemediğini,borçluların, borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, asıl kredi borçlusuna hesap kat ihtarının hukuken tebliğ edilmiş hükmünde olduğu, kredi lehtarı asıl borçlu şirket yönünden hesap katının alacağın muaccel olması için yeterli olup, bu borçlu yönünden somut olayda ihtiyati haciz koşulları oluştuğu ve yine hesap kat ihtarnamesi gönderildiğine ve borcun da halen ödenmediği, müteselsil kefiller aleyhine de nakti alacak yönünden ihtiyati haciz talep edilebileceği; ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın talebine konu 2.555.531,15-TL gayrinakit alacak yönünden yapılan değerlendirmede ise gayrinakit alacak yönünden yapılmış bir ödemenin iddia ve ispat edilmediği, bu haliyle bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar yönünden henüz riskin gerçekleşmediği gerekçesiyle 690.583.683,69-TL nakti alacak yönünden talebin kabulüne, 2.555.531,15-TL gayrinakti alacak yönünden ise talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Alacaklı vekili; mahkemece müvekkili bankanın gayrinakit alacaklarını depo talebini hatalı değerlendirdiğini, gayrinakit risklerin nakit depo edilmesi talep edilmiş olup, kararda belirtildiği gibi riskin gerçekleşmesine gerek bulunmadığını, genel kredi ve teminat sözleşmeleri uyarınca depo talebinin yasal olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, yasa hükmü ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince de ihtiyati haciz talebinin kabulü bakımından kanaat edinilmesinin yeterli olup, alacağın tam ve kesin olarak tesbitinin gerekli olmadığını, bu nedenlerle 2.555.531,15- TL gayrinakit alacak yönünden talebinin reddine dair verilen kararın kaldırılmasına, gayrinakit alacak tutarı yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep konusu gayrinakit alacaklar meri teminat mektup bedelleri ve çek kanuni karşılık tutarından ibarettir. Konuya ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.12.2018 tarih 2016/1 esas 2017/6 karar sayılı ilamında; "Bankanın teminat mektubu verilmesini sağlamak amacıyla yapılan gayri nakdi kredi sözleşmesinden doğan borcunun doğrudan nakit çıkışı yapılması değil, bir riskin üstlenilmesi niteliğinde olduğu; risk gerçekleşip bankaca muhataba ödeme yapılmadıkça, diğer deyişle mektup bedeli tazmin edilmedikçe bankanın müşterisine rücu etmesinin de söz konusu olamayacağı anlaşılmaktadır. Mektup bedeli tazmin edilmeden ve rücu hakkı doğmadan takip yapılamaz (Bank. K. m.48).İhtiyati haciz talep edilebilmesi için kural olarak borcun vadesinin gelmiş/istenebilir/muaccel olması gerekir (İİK.m.257/1).
O hâlde asıl sorun: henüz tazmin edilmemiş teminat mektubu veya karşılıksız kalıp kalmayacağı henüz belli olmayan çeklerin kanuni karşılıkları olan bedellerin banka tarafından istenip istenemeyeceği konusudur. Banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine “risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisi, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermez. Zira “depo etmek” ifa etmek değildir. Sözleşmede anılan şekilde hüküm olsa bile, banka sadece “depo edilmesini” isteyebilir. Kendisine ödeme yapılmasını (ifa) talep edemez........Zira şüpheli ve müstakbel olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, şarta bağlı borcun talep ve takip edilebilir bir alacak doğurup doğurmayacağı, ancak şart gerçekleştiğinde belli olacaktır.
Henüz tazmin edilmeyen teminat mektubu bedelinin veya karşılıksız çıkabileceği ihtimaline binaen bankanın ödemek zorunda kalacağı kanuni karşılık bedelinin, henüz risk gerçekleşmeden önce, mevcut ve muaccel bir alacak niteliğinde olduğu söylenemeyecektir. Nitekim İİK’nun 257’nci maddesi karşısında şarta bağlanmış bir alacak için ihtiyati haciz istenmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.İİK’nun 257’nci maddesinde 17.07.2003 gün ve 4949 sayılı Kanunun 59’uncu maddesiyle yapılan değişiklikte, madde başlığı “İhtiyatî haciz” iken “İhtiyatî haciz şartları”; birinci fıkrasında yer alan “borcun” ibaresi, “para borcunun” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik göstermektedir ki, teminat alacakları için İcra ve İflas Kanunu’nun 42’nci maddesi gereğince genel haciz yolu ile ilamsız takip yapılabilir ise de ihtiyati haciz kararı verilemez.
Çünkü İcra ve İflas Kanunu’nun 257’nci maddesinde ihtiyati haciz, sadece “para alacakları” için öngörülmüştür. İhtiyati haciz; “icra işlemi” değil, özel geçici hukuki koruma müessesesi olduğundan, ancak İcra ve İflas Kanunu’nun 257’nci maddesindeki şartlar çerçevesinde karar verilebilir. O hâlde, teminatın “depo edilmesi” için ihtiyati haciz kararı verilemez."denilmiştir. İlk derece mahkemesince gayrinakit alacak için gerekçesi yukarıda yazılı bağlayıcı bulunan içtihadı birleştirme kararı uyarınca alacağın muaccel olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından alacaklı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran alacaklı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/09/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/251815 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi