6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşme ibraz edilemezse kefalet geçerliliği ispat edilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1413 E. 2019/1076 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Kefalet sözleşmesinin aslı veya sureti dosyaya sunulamıyorsa, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirlenemediğinden geçerli bir kefalet taahhüdü ispat edilmiş sayılmaz. İspat yükü, sözleşmeye dayanan tarafın üzerindedir; sözleşme ibraz edilmeden yalnızca banka kayıtlarına veya dolaylı delillere dayanılarak kefalet ilişkisinin varlığı kabul edilemez.

Ele alınan sorunlar

Kayıp Genel Kredi Sözleşmesine dayalı kefalet iddiasının ispatı → ret

İddia: Davalı murisin sözleşmeye imza attığına ve kefil olduğuna ilişkin imza itirazının bulunmadığı, sadece borca itiraz edildiği, bu durumun mirasçıları da bağladığı, bilirkişi raporunda davalıların şekli görünüş itibariyle kefil olduklarının belirtildiği, banka kayıtlarının dikkate alınmaması gerektiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan BK'nun 487. maddesi (TBK 586) müşterek kefaleti, BK'nun 484. maddesi (TBK 583) ise kefalette şekil şartını düzenlemektedir; bu hükümlere göre kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe kefalet geçerli olmaz. Sözleşme aslı veya sureti yargılama aşamasında sunulamadığından davalıların geçerli bir kefalet taahhüdünde bulundukları belirlenememektedir. İspat yükü davacı üzerinde olup, davacının öncelikle geçerli bir kefalet akdine dayalı olarak davalıların sorumlu tutulabilecekleri bir sözleşme ibraz etmesi, ancak bundan sonra banka kayıtlarının incelenerek bir sonuca varılabileceği kabul edilmiştir. Müteselsil kefil olduğu iddia edilen davalıların imzasını havi herhangi bir Genel Kredi Sözleşmesi ibraz edilemediğinden ve davalıların dava dışı asıl borçlu lehine kullandırılan kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı hususu ispat edilemediğinden, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kefalet sözleşmesinin aslı veya suretinin dosyaya sunulamadığı hallerde, azami miktar ve tarih unsurlarının belirlenemediği için kefaletin geçerliliğinin ispatlanamayacağına ve ispat yükünün alacaklıda olduğuna ilişkin değerlendirme yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet kefalette şekil şartı ispat yükü Genel Kredi Sözleşmesi itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 487BK 484 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 586TBK 583

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1413

KARAR NO 2019/1076

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/10/2018

NUMARASI 2015/686 E.- 2018/1009 K.

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/09/2019

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili müvekkili şirketin alacağı temlik aldığı bankanın (...) Uşak Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu/lehtarı ...San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı/kefillerinde sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, dava dışı şirkete senet karşılığı avans kredisi kullandırılmış olduğunu, verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle, Genel Kredi Sözleşmesi'nin verdiği yetkiye istinaden Uşak .... Noterliği'nin 10.05.1999 tarih ve ... no.lu ihtarnamesi ile 2.980,75- TL ticari kredi hesabının kat edildiğini, verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı/borçluların;

asıl borca, işlemiş faize ve fer’ilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek 34.069,96- TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... mirasçıları vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin hiçbirisinin böyle bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, kefil olduğu iddia edilen davalıların imzasını havi herhangi bir Genel Kredi Sözleşmesi ibraz edilemediği, davalıların dava dışı asıl borçlu lehine kullandırılan kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı hususu ispat edilemediğinden davacının ...'a ve (Müteveffa) ... yönelik davasının reddine, talep üzerine işlemden kaldırılması ve süresinde yenilenmemiş olması gerekçesiyle davacının davalı ...'a yönelik davasının HMK.'nın 150. maddesi gereği açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı müteveffa ...'ın Genel Kredi Sözleşmesine imza atmadığı gibi bir iddiasının olmadığı gibi imza itirazının da bulunmadığını, sadece borca itirazlarının bulunduğunu, bu hususun doğal olarak mirasçılarını da bağladığını bilirkişi raporunda, sözleşmenin kayıp olduğu ancak davalıların şekli görünüş itibariyle her üçünün de kefil olduklarının açıkça belirtildiğini, hal böyle iken Genel Kredi Sözleşmesinin kayıp olmasından bahisle, dosyada mevcut iddialarını destekler nitelikteki banka kayıtlarının dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın kefil sıfatı bulunan davalı ve mirasçılarından tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı temlik alacaklısı, ... A.Ş Uşak Şubesi ile davalı/kefiller arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini kayıp olduğu gerekçesiyle sunamadıklarını bildirmişlerdir. Davalılar ve murisleri kredi hesabı kat ihtarında müteselsil kefil olarak gösterilmiştir. Sözleşme sunulmadığı için müteselsil kefil oldukları ileri sürülen davalıların sözleşmeyi ne zaman ve hangi kefalet limiti dahilinde imzaladıkları belli değildir. Asıl borçlu ile akdedildiği iddia olunan sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve müşterek kefaleti düzenleyen BK'nun 487.

madde (TBK'nun 586 m.) ile kefalette şekil şartını düzenleyen BK'nun 484. madde (TBK'nun 583 m.) hükmüne göre kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe kefalet geçerli olmaz. BK.nun 484. maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılmış olması yanında ayrıca kefilin mesul olacağı miktarında gösterilmiş olması gerekir. Sözleşme aslı veya sureti yargılama aşamasında sunulamadığından davalıların geçerli bir kefalet taahhüdünde bulundukları belirlenememektedir.Yapılan yargılama neticesinde davacı tarafça, müteselsil kefil olduğu iddia edilen davalıların imzasını havi herhangi bir Genel Kredi Sözleşmesi ibraz edilemediği, davalıların dava dışı asıl borçlu lehine kullandırılan kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı hususu ispat edilemediğinden davacının ...'a ve (müteveffa) ...

mirasçılarına yönelik davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.İspat yükü üzerinde bulunan davacının öncelikle geçerli bir kefalet akdine dayalı olarak sorumlu tutulabilecekleri bir sözleşme ibrazından sonra banka kayıtları incelenerek bir sonuca varılabileceğinden istinaf nedenleri yerinde görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı tarafça yatırılan 35,90- TL peşin harcın istinaf karar harcına mahsubuna,bakiye 8,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına ,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 09/09/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/251805 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.