Azınlık hakları
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15392 E. 2013/55 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azınlık hakları↗ ttk 309/4↗ pay sahipliği↗ yönetim kurulu kararı↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların bir kısım iddialarının davalı yönetim kurulu üyelerinin görev süresi dışında gerçekleştiği, olayların zamanaşımına uğradığı, davacıların şirketteki hisselerinin azınlık haklarını kullanmalarına yeter miktarda olmadığı, bir kısım iddiaları kanıtlayacak belgelerin ibraz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava mülga 6762 Sayılı TTK'nun 309. maddesi uyarınca açılmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacılar dolayısıyla zarar gören pay sahibi sıfatıyla bu davayı açmışlardır. Her ne kadar pay sahipleri eski TTK'nun anılan maddesi uyarınca dolayısıyla zararları için yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açabilirlerse de madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere tazminatın şirkete verilmesi şeklinde talepte bulunulması gerekir. Oysa eldeki davada davacılar tazminatın kendilerine verilmesini talep etmişlerdir. Davacıların şirkete yönelik bir talepleri de mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenmesi yerinde değil ise de, davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan mülga HUMK'nun 438/son. maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların bir kısım iddialarının davalı «yönetim kurulu» üyelerinin görev süresi dışında gerçekleştiği, olayların «zamanaşımına» uğradığı, davacıların şirketteki hisselerinin «azınlık haklarını» kullanmalarına yeter miktarda olmadığı, bir kısım iddiaları kanıtlayacak belgelerin «ibraz» edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar «pay sahipleri» eski TTK'nun anılan maddesi uyarınca dolayısıyla zararları için «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine dava açabilirlerse de madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere tazminatın şirkete verilmesi şeklinde talepte bulunulması gerekir.
Benzer bu kararda… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Farklı:doğrudan zarar · şirket zararı
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15392 E. , 2013/55 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.07.2010 tarih ve 2005/14-2010/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı, diğer davalıların ise yönetim kurulu üyeleri olduğunu, müvekkilerinin olağan genel kurul toplantılarından hebardar edilmediğini, şirketin gayrifaal olduğu yönündeki faaliyet raporlarının gerçeği yansıtmadığını, şirkete ait taşınmaz kamulaştırıldığı, ilçedeki sel felaketi nedeniyle bu taşınmaz için sigorta şirketinden para alındığı, taşınmazdan elde edilen çakıl satılarak gelir elde edildiği halde bu hususlara faaliyet raporlarından yer verilmediğini, davalıların şirket gelirlerini saklayarak pay sahiplerini zarar uğrattıklarını ileri sürerek, TTK'nun 336. maddesi uyarınca bu zarara karşılık fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6.000 TL'nin davalılardan tahsili ile payları oranında davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların bir kısım iddialarının davalı yönetim kurulu üyelerinin görev süresi dışında gerçekleştiği, olayların zamanaşımına uğradığı, davacıların şirketteki hisselerinin azınlık haklarını kullanmalarına yeter miktarda olmadığı, bir kısım iddiaları kanıtlayacak belgelerin ibraz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava mülga 6762 Sayılı TTK'nun 309. maddesi uyarınca açılmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacılar dolayısıyla zarar gören pay sahibi sıfatıyla bu davayı açmışlardır. Her ne kadar pay sahipleri eski TTK'nun anılan maddesi uyarınca dolayısıyla zararları için yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açabilirlerse de madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere tazminatın şirkete verilmesi şeklinde talepte bulunulması gerekir. Oysa eldeki davada davacılar tazminatın kendilerine verilmesini talep etmişlerdir. Davacıların şirkete yönelik bir talepleri de mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenmesi yerinde değil ise de, davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan mülga HUMK'nun 438/son.
maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın mülga HUMK'nun 438/son. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/251197100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz