6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kredi sözleşmesine dayalı kefalette sözleşme aslının sunulmaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1994 E. 2019/1389 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İstinaf dilekçesinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal süre içinde sunulmaması halinde istinaf sebepleri incelenemez, inceleme HMK 355/1 uyarınca yalnızca kamu düzenine aykırılıkla sınırlı kalır. Takip dayanağı sözleşmenin aslı veya onaylı suretinin ilk derece yargılamasında kesin süreye rağmen sunulmaması durumunda, bu belgenin istinaf dilekçesine fotokopi olarak eklenmesi HMK 357/3 kapsamında kabul edilmez ve istinaf incelemesinde nazara alınmaz. 818 sayılı Kanun döneminde akdedilen müteselsil kefalet sözleşmelerinde 10 yıllık süre hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan kamu düzeni gereği resen incelenmelidir. Kefalet sorumluluğuna dayalı alacak davasında, geçerli bir kefalet sözleşmesinin ve kefile başvuru süresinin ispat edilememesi halinde davanın reddi gerekir.

Ele alınan sorunlar

İstinaf dilekçesinin süresinde verilmemesi nedeniyle incelemenin kamu düzeniyle sınırlanması → ret

Gerekçe: Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal süre içinde istinaf dilekçesi sunulmadığından, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen istinaf nedenleri incelenemez; ancak HMK 355/1 uyarınca hüküm kamu düzenine aykırılık bakımından resen incelenir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kesin süreye rağmen sunulmayan genel kredi sözleşmesinin istinaf dilekçesine fotokopi olarak eklenmesi → ret

Gerekçe: Dava dilekçesinde sözleşme suretinin davacı bankadan istenilmesi talep edilmiş, HMK 121/1 gereği davacı elindeki belgelerin asıllarıyla birlikte sunulması gerektiği halde, 4 yıl süren yargılama boyunca takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin aslı veya onaylı sureti sunulmamış, verilen kesin süreye rağmen ibraz edilmemiştir. Bu sözleşmenin bir fotokopisinin istinaf başvuru dilekçesine ekli olarak sunulması HMK 357/3 kapsamında kabul edilemeyeceğinden istinaf incelemesinde nazara alınmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Müteselsil kefaletin hak düşürücü süre niteliğindeki 10 yıllık geçerlilik süresinin re'sen incelenmesi → ret

Gerekçe: 6098 sayılı Kanunun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında 6101 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca, 818 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde akdedilen sözleşmedeki müteselsil kefaletin 10 yıl için verildiğinin kabulü gerekir; öngörülen 10 yıllık sürenin kendiliğinden sona ereceği düzenlendiğinden bu süre niteliği itibariyle hak düşürücü süredir ve resen incelenmesi gerekir. HMK 355/1 uyarınca istinaf başvuru yolunda kamu düzenine aykırı bir yön olup olmadığı resen incelenir. Kefalet sorumluluğuna dayalı davada alacağın ispatı yanında isteğin geçerli bir kefalet sözleşmesine dayalı olup olmadığı ve kefile başvuru süresinin geçip geçmediği belirlenmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kefalet sözleşmesinin ve alacağın ispatlanamaması nedeniyle davanın reddi → ret

Gerekçe: Dosyaya sunulan kat ihtarı ve alacağın temliki sözleşmeleri TBK hükümlerine göre geçerli bir kefaletin bulunduğunu ispatlar mahiyette değildir; davalı ... ve ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Tebliğ edilmiş ödeme emri bulunmayan davalı yönünden davanın reddi → ret

Gerekçe: Diğer davalı yönünden tebliğ edilmiş ödeme emri bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

818 sayılı Kanun döneminde akdedilen müteselsil kefalet sözleşmelerinin 10 yıllık geçerlilik süresinin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu ve bu sürenin istinaf incelemesinde kamu düzeni gereği resen gözetilmesi gerektiği yönündeki tespit bakımından bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
818 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde akdedilen müteselsil kefalet sözleşmelerinde kefaletin 10 yıl için verildiğinin kabulü gerekir; bu 10 yıllık süre kendiliğinden sona erdiğinden niteliği itibariyle hak düşürücü süredir ve kamu düzeni gereği resen incelenir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet hak düşürücü süre itirazın iptali kamu düzeni kesin süre ispat yükü alacağın temliki genel kredi sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355(1)HMK 121(1)HMK 357(3) · 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun — 6101 sayılı Kanun 1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1994

KARAR NO 2019/1389

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/02/2019

NUMARASI 2017/797 E.-2019/156 K.

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2019

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı .... Ltd. Şti.'nin, davacı banka bünyesinde birleştirilen ... T.A.Ş. nin devir öncesi kredili mevduat müşterisi olduğunu, imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında krediler kullandırıldığını, davalıların ilgili kredinin teminatı olarak genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan müteveffa ... nin mirasçıları olduğunu,borcun ödenmemesi üzerine keşide edilen ihtarname ile hesabın katedildiğini, ancak borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının davalı taraflara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili; müteveffa ...'nin müvekkillerinin babası olduğunu, vefatı anında terekesinin borca batık olduğunu, murisin malvarlığının da bulunmadığını, bu durum açıkça belli olduğundan mirasın hükmen reddedilmiş sayılmasının ve davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, bu kapsamda müvekkillerinin bir borcunun bulunmadığını savunarak haksız davanın reddini, yargılama aşamasında dosyaya sunulan 24.03.2018 tarihli dilekçe ile, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/310 E dosyasıyla mirasın reddi talepli dava açıldığı bildirilerek sonucunun beklenmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, banka alacağı ve kefil sorumluluğuna dayanan, hatta kefilin mirasçıları hakkında başlatılan takip ve davada, alacağın ispatı yanında kefilin sorumluluk sınırı ve kefaletin yasal koşullarının bulunup bulunmadığı bakımından sözleşme delilinin dosyaya sunulması zorunlu olup, davacı tarafça dosyaya sözleşmeyi ve kefaleti ispatlar başka bir delil sunulamadığı, dosyaya sunulan kat ihtarı tek başına davalıların murisinin borca kefil olduğunu ve alacağın kefalet limiti dahilinde olduğunu, kefaletin adi mi müteselsil mi olduğu, TBK hükümlerine göre geçerli bir kefaletin bulunup bulunmadığını ispatlar mahiyette olmadığı, davalılar ... ve ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine; diğer davalı yönünden ise ödeme emri tebliği ve takibe itiraz bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili 26.2.2019 tarihinde süre tutum dilekçesi vermiş ise de gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal süre de istinaf dilekçesi sunulmadığından istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen istinaf nedenleri incelenemeyecek ,ancak hüküm HMK 355(2) gereği hüküm kamu düzenine aykırılık bakımından incelenmiştir.

GEREKÇE

Dava; ... Bankası A.Ş.'ye devredilen ... A.Ş.nin genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının, borçlu kefilin mirasçılarından tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili müteveffa kefilin borca itiraz etmediğini ,mirasçıların borca itiraz hakları olmadığını ileri sürmekte ise de nüfus kayıtlarından müteveffanın 2007 yılında vefat ettiği takibin ise mirasçılar hakkında 3 ağustos 2014 tarihinde başlatıldığı ,dolayısıyla murisin borca itiraz etmemesi sözkonusu olamayacaktır.Sunulan temlik sözleşmeleri 28 aralık 2001 tarihli olup ,temlik sözleşmesinde 1993 esas tarihli bir kısım icra takip numaraları mevcuttur.Dava dilekçesinde sözleşme suretinin davacı bankadan istenilmesi talep edilmiştir.

Dava açıldığı tarihte HMK 121.(1)maddesi gereği dava dilekçesinde gösterilen ve davacı elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabii olmaksızın davalı sayısınca örneğinin dilekçeye ekli olarak mahkemeye verilmesi öngörülmüştür.Şüphesiz bu kural yargılamanın makul sürede bitirebilmesi içindir. 2015 yılında açılan dava da 4 yıl süren yargı sürecinde takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin aslı veya onaylı sureti davacı vekili tarafından dosyaya sunulmamış, sözleşmenin bulunabileceği yerler ile yapılan yazışmalardan bir sonuç alınmamıştır. Verilen kesin süreye rağmen sunulmayan genel kredi sözleşmesinin bir fotokopisinin istinaf başvuru dilekçesine ekli olarak sunulması da HMK 357(3) kapsamında kabul edilemeyeceğinden istinaf incelemesinde nazara alınmamıştır.

Müteselsil kefaletin mevcudiyeti, , 6098 sayılı kanunun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında 6101 sayılı kanunun 1.maddesi uyarınca, 818 sayılı kanunun yürürlükte olduğu dönemde akdedilen sözleşmedeki müteselsil kefaletin 10 yıl için verildiğinin kabulü gerektiği,öngörülen 10 yıllık sürenin kendiliğinden sona ereceği düzenlendiğinden niteliği itibariyle hak düşürücü süre olduğundan kefalet süresinin re'sen incelenmesi gerekmektedir.HMK 352. maddesi uyarınca başvuru sebep ve gerekçelerinin de gösterilmesi zorunludur. İİK HMK 355/1 maddesi gereğince istinaf başvuru yolunda kamu düzenine aykırı bir yön olup olmadığı resen incelenir.Somut olayda Kefalet sorumluluğuna açılan davada alacağın ispatı yanında isteğin geçerli bir kefalet sözleşmesine dayalı olup olmadığı,kefile başvuru süresinin geçip geçmediğinin de belirlenmesi gerekmektedir.Dosyaya sunulan kat ihtarı ve alacağın temliki sözleşmeleri TBK hükümlerine göre geçerli bir kefaletin bulunduğunu ispatlar mahiyette olmadığı gerekçesiyle, davalı ...

ve ... yönünden ispatlanamayan; diğer davalı yönünden ise tebliğ edilmiş ödeme emri bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı harçtan muaf olduğundan alınmasına yer olmadığına,peşin harcın iadesine,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 07/11/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/248859 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.