Azınlık pay oranı hesabında yavru şirket payının düşülemeyeceği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1591 E. 2019/1399 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Haklı Sebeple Fesih mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 531. maddesi uyarınca haklı sebeple fesih davası açabilmek için gereken asgari pay oranının hesaplanmasında, TTK 389. maddesindeki yavru şirketin ana şirket paylarına ilişkin genel kurul nisabı ve oy hakkı donma hükmü uygulanamaz; çünkü pay sahipliği ile oy kullanma hakkı farklı kavramlardır ve TTK 389 yalnızca genel kurul toplantı nisabının hesabına yöneliktir. Bu nedenle davacı, dava dışı bir şirketin (yavru şirket konumundaki) sahip olduğu payı toplam pay sayısından düşerek kendi pay oranını yükseltme yoluna başvuramaz.
Ele alınan sorunlar
TTK 531 uyarınca haklı sebeple fesih davasında %10 pay oranı dava şartının hesaplanması → ret
İddia: Davacılar vekili, davalı şirkette %25,03 oranında pay sahibi olan dava dışı şirketin yavru şirket konumunda bulunduğunu, TTK 389 uyarınca bu payın toplam pay sayısından düşülmesi gerektiğini, bu düşüm yapıldığında müvekkillerinin pay oranının %10'un üzerine çıkacağını ve dava açma hakkına sahip olduklarını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 531. maddesi uyarınca haklı sebeple fesih davası açabilmek için halka açık olmayan şirketlerde sermayenin en az 1/10'unu temsil eden pay sahibi olunması gerekir. Davalı şirket halka açık olmayıp davacıların pay toplamı %7,56 oranındadır. Davacılar, dava dışı yavru şirket konumundaki şirketin sahip olduğu %25,03 oranındaki payın TTK 389 gereğince toplam pay sayısından düşülmesi gerektiğini, bu durumda kendi oranlarının %10'u geçeceğini ileri sürmüştür. Ancak TTK 389. maddesindeki düzenleme, yavru şirket tarafından iktisap edilen ana şirket paylarının ana şirketin genel kurulunun toplantı nisabında dikkate alınmayacağına ve bu payların oy haklarının donacağına ilişkindir; bu hüküm genel kurul toplantı nisabının hesabına yöneliktir. TTK 531. maddesinde ise haklı sebeple fesih davası açabilmek için 1/10 oranında pay sahipliği esas alınmıştır. Pay sahipliği ile oy kullanma hakkı farklı kavramlar olduğundan, TTK 389'daki nisap düzenlemesinin TTK 531'deki pay oranı hesabına esas alınması mümkün değildir. Bu nedenle davacıların TTK 531'de belirtilen %10 oranına ulaşamadıkları ve dava açma haklarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 531 kapsamında haklı sebeple fesih davasındaki asgari pay oranı dava şartının hesaplanmasında, TTK 389'daki yavru şirket paylarına ilişkin nisap/oy hakkı donma hükmünün uygulanamayacağına dair açık bir norm yorumu içermesi nedeniyle emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- TTK 531 uyarınca haklı sebeple fesih davası açabilmek için halka açık olmayan şirketlerde sermayenin en az 1/10'unu temsil eden pay sahibi olma koşulu; bu oranın sağlanamaması dava şartı eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple fesih↗ azınlık pay sahipliği↗ dava şartı↗ hakim şirket-yavru şirket ilişkisi↗ genel kurul nisabı↗ oy hakkının donması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1591
KARAR NO 2019/1399
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/05/2019
NUMARASI 2018/1307 Esas 2019/529 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Fesih İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2019
Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 6.318.000-TL sermayeli ve 4511 ortaklı halka kapalı bir şirket olduğunu, dava dışı .... AŞ’nin davalı şirkette %25,03 oranına tekabül eden 158.120.278 adet paya sahip olduğunu, davalı şirketin de ...AŞ’nin hisselerinin %92,52’sine sahip bulunduğunu, iki şirket arasında hakim şirket- yavru şirket ilişkisi bulunduğunu,davacı ...’in davalı şirketteki hisse sayısının 336.000 adet, ....’in 133.350 ve ...’nın ise 8.250 adet olup hisselerinin %10’undan fazlasına sahip olduklarını ve azınlık hissedarı olduklarını, davalı şirket yöneticilerinin küçük yatırımcıyı zarara uğrattıklarını,şirketi kendi çıkarlarına uygun yönettiklerini, bilançoda gelirlerin az, giderlerin fazla gösterildiğini,hissedarlara çok düşük temmettü dağıttıklarını, yavru şirketin kâr payı almaması gerekirden kâr payı verildiğini, müvekkilleri açısından ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini, şirketin feshinin diğer ortaklar ve kamu yararına olduğunu ileri sürerek davalı şirketin feshine, feshe karar verilmediği takdirde müvekkillerinin pay bedellerinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 6.318.000- TL sermayeli ve 4.500 ortaklı bir şirket olduğunu, davacıların şirketteki ortaklıklarının devam ettiğini, davacıların iyiniyetli olmadığını, fesih nedeni bulunmadığını, müvekkili şirketin yedi defa kâr payı dağıttığını, davacıların gelirlerin az, giderlerin fazla gösterildiği iddiasının doğru olmadığını, davacıların toplam hisselerinin % 7.56 oranında bulunduğunu ve TTK 531. maddesindeki onda bir pay sahipliği koşulunu sağlamadıklarından davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacıların pay oranı TTK 531. maddesinde belirtilen %10na ulaşamadığından iş bu davada dava takip yetkileri bulunmadığı , diğer yandan HMK 115. maddesi gereğince eksikliğin mahiyetine göre, bu eksikliğin giderilmesi sonradan mümkün olmadığından ayrıca süre verilmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; davalı şirket hissedarlarından ...A.Ş.'nin 158.120.278 adet hisseye sahip olduğu ve bu toplam hissenin %25,03'ne tekabül ettiğini,şirketlerin karşılıklı iştirak durumunda olup, iki şirket arasında hakim şirket yavru şirket ilişkisinin mevcut olduğunu, her iki şirketin aynı adreste bulunduğunu ve yönetim kurulunun aynı kişilerden oluştuğunu, müvekkillerinin hisselerinin ... 336.000, ... 133.350 ve ...'un 8.250 adet olduğunu, bu hisselerin toplam miktarının sermayenin %10'undan fazlasına tekabül ettiğinden TTK gereği azınlık hissedar olduklarını,... AŞ.'ne ait davalı şirket hissesi olan 158.120.278 adet hissenin toplam hisseden çıkarıldığında 473.678.042 adet hisse kaldığını, bu hissenin %10'unun ise 473.679 adet hisse olup,müvekkkillerinin hisse toplamı 477.600 adet olduğundan dava açma hakkına sahip olduklarını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
TTK 531.maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında , sermayenin en az 1/10, halka açık şirketlerde 1/20 i temsil eden pay sahipleri...şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler..." hükmü yer almaktadır. Davalı şirket halka açık değildir.Davalı şirketin 6.318.000-TL sermayeli olup davacı ...’in 336.000 adet,...’in 133.350 ve ...’nın ise 8.250 adet pay sahibi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacıların pay toplamının %7,56 oranında bulunduğu hesaplanmaktadır.Davacılar vekili,dava dışı ... AŞ’nin davalı şirkette %25,03 oranına tekabül eden 158.120.278 adet hissesi TTK 389. maddesi gereğince yavru şirket konumunda bulunan .... AŞ’nin %25,03 oranına tekabül eden payı düşüldüğünde müvekkillerinin %10'un üzerinde pay sahibi olduklarını ve TTK 531.
maddesindeki özel dava şartın gerçekleştiği iddia etmektedir. TTK 389. maddesindeki düzenlemede yer alan " yavru şirket tarafından iktisap edilen ana şirket paylarının ana şirketin genel kurulunun toplantı nisabında dikkate alınmayacağı ve oy hakları ve buna bağlı hakların donacağına" ilişkin hüküm genel kurul toplantılarında nisabın hesabına ilişkindir. Halbuki TTK 531. maddesinde ise haklı sebeple fesih davasını açabilmek için 1/10 oranda pay sahiplerine tanınmıştır.Pay sahipliği ve oy kullanma hakkı farklı kavramlar olduğundan TTK 389. maddesindeki düzenlemenin TTK 531. maddesinde pay oranını hesaplamasına esas alınması mümkün görülmemiştir.Davacıların TTK 531. maddesinde belirtilen %10 oranına ulaşamadığından iş bu davada dava açma hakları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Açıklanan nedenlerle;
mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin olarak kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davalı gider avansından karşılanan 23,50-TL posta masrafının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/248852 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi