6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1571 E. 2019/1393 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde bulunan tarafın, İİK 257/1 ve 258/1 uyarınca alacağın varlığı, rehinle temin edilmediği ve vadesinin geldiği hususlarını mahkemeye kanaat getirecek şekilde yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir. Alacağın miktarı davalı tarafça tartışmalı olup, ticari defter ve kayıtların incelenmesi ve yargılama sonucunda belirlenecek nitelikteyse, bu aşamada yaklaşık ispat koşulu sağlanmamış sayılır ve ihtiyati haciz talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinde İİK 257 ve 258 koşullarının yaklaşık ispatının sağlanıp sağlanmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, faturalara dayalı borcun ödenmediğini, davalının icra takibine itirazında sözleşmeden kaynaklanan bir borcu bulunmadığını ileri sürdüğünü, faturalara itirazının bulunmamasının alacağın varlığını kabul anlamına geldiğini, yaklaşık ispat koşulunun kesin delile dayanması gerekmediğini belirterek kararın kaldırılıp ihtiyati haciz talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir; İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK 258/1'in 2. cümlesine göre ihtiyati haciz talep eden, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur; bu nedenle talep eden, para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak ispat etmek durumundadır. Somut olayda dosya mevcuduna göre, taraflar arasında bir franchise ön sözleşmesi imzalandığı, ancak esas sözleşme kurulmadan davacı tarafça önsözleşmenin feshedildiği, davalı tarafın markalı ürünlerin iadesi için ihtarname keşide ettiği, cevap dilekçesinde bir kısım malın teslim alındığının kabul edildiği fakat ön sözleşmenin haksız feshedildiği ve kullanım belgesi bulunmayan ayıplı ürün teslim edildiği yönünde savunmalar bulunduğu görülmüştür. Muaccel alacağın varlığı, özellikle miktarı hususunda dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı; davalı savunmaları değerlendirildikten ve tarafların ticari defter ve kayıtları incelendikten sonra alacak miktarının belirleneceği; talep olunan alacağın davacının iddiasının aksine davalının kabulünde olmadığı; alacağın yargılama sonucunda belirleneceği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Alacak miktarının davalı tarafından tartışmalı olduğu ve ticari defter/kayıt incelemesi ile yargılama sonucunda netleşeceği durumlarda, ihtiyati haciz talebinin İİK 257-258 kapsamında yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle reddedilebileceğine ilişkin bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muacceliyet itirazın iptali cari hesap alacağı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 257/1İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1571

KARAR NO 2019/1393

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/06/2019 Tarih

NUMARASI 2018/550 Esas

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2019

İlk derece mahkemesince verilen 17/06/2019 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili, dava konusu alacağın rehinle temin edilmemiş olduğunu, cari hesaba-faturaya dayandığı için muaccel olduğunu, kanunda öngörüldüğü şekilde %15 teminat miktarını aşmaksızın teminat mukabilinde davalının kendi uhdesinde bulunan gayrimenkul ve menkul tüm malvarlığı ve 3.kişiler uhdesinde bulunan hak ve alacakları üzerine borca yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın itirazın iptali (alacak) vasfında olduğu, delillerin toplanmaya devam ettiği, davanın veya savunmanın doğruluğunun belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalara dayalı borcun ödenmediğini, davalı tarafın icra takibine sadece sözleşmeden kaynaklanan bir borcu bulunmadığını ileri sürdüğünü, faturalardan haberdar olmadığına yönelik bir beyan veya faturalara itirazının bulunmadığını, bu durumun alacağın varlığını kabul anlamına geldiğini, yaklaşık ispat koşulunun kesin delile dayanması gerekmediğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE Talep, cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan itirazın iptali davasında, İİK’nun 257 vd.devamı uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Dosya kapsamında mevcut belgeler incelendiğinde,taraflar arasında franchise verilmek üzere bir ön sözleşme imzalandığı, ancak esas sözleşmenin henüz imzalanmadan, önsözleşmenin davacı tarafça feshedildiği ,bunun üzerine davalı tarafça davacıya markalı ürünlerin iade alınması için ihtarname keşide edildiği ,davaya cevap dilekçesinde de bir kısım malların teslim alındığı kabul edilmekle birlikte ön sözleşmenin haksız feshedildiği ,kullanım belgesi bulunmayan ayıplı ürün teslim edildiğine yönelik savunmalar mevcuttur. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir.

İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Somut olayda, dosya mevcuduna göre muaccel alacağın varlığı, özellikle miktarı hususunda dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı ,davalı savunmaları değerlendirildikten ve tarafların ticari defter ve kayıtları incelendikten sonra alacak miktarının belirleneceği,talep olunan alacağın davacı tarafın iddiası aksine davalının kabulünde olmadığı ,alacağın yargılama neticesi belirleneceği sonuç ve kanaatine varılmış olup,ilk derece mahkemesinin istemi reddinde isabetsizlik görülmemiştir.İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Alacaklı-davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/248832 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.