6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpotek veren-kefil sıfatı birleşiminde önce rehnin paraya çevrilmesi zorunluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1878 E. 2019/1363 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

Bir taşınmaz, hem asıl borçlunun kredi borçlarının hem de ipotek verenin kendi asaleten/kefaleten borçlarının teminatı olarak ipotek edilmişse; ipotek veren ayrıca müteselsil kefil sıfatıyla da sorumlu olmayı kabul etmiş olsa dahi, ipotek bedelince olan sorumluluğu için taşınmaz ipoteği paraya çevrilmeden borçlunun diğer malvarlığına ihtiyati haciz konulamaz; İİK 45 gereği önce rehnin paraya çevrilmesi zorunludur.

Ele alınan sorunlar

İpotek veren ile kefil sıfatının birleştiği borçlu hakkında rehin paraya çevrilmeden ihtiyati haciz istenip istenemeyeceği → ret

İddia: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, ipotek belgesi ve resmi senedin 5. maddesi uyarınca borçlunun ipotek veren sıfatı yanında ayrıca müteselsil kefil sıfatıyla da sorumlu olduğunu, ilk derece mahkemesinin bu hususu sehven eksik incelediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.

Gerekçe: İhtiyati haciz talebi İİK 257 vd. hükümlerine dayanmaktadır; İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talep edebilir; İİK 258/1 uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. TBK 586/1 uyarınca kefil müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girmişse, alacaklı borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir; ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Bununla birlikte İİK 45/1 uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi olsa da alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir; rehin tutarı borcu ödemeye yetmezse kalan alacağı için haciz veya iflas yoluyla takip yapılabilir. Somut olayda ipotek senedi uyarınca borçlu, ipotek veren olarak sorumlu olmanın yanında ipotek bedelince kefil olarak da sorumlu olmayı kabul etmiş ve asıl borçluya çekilen ihtar sonuçsuz kalmıştır; bu haliyle taşınmaz ipoteği paraya çevrilmeden kefilin takip edilebileceği düşünülebilirse de, taşınmaz aynı zamanda hem asıl borçlunun borçlarının hem de ipotek verenin kendi asaleten/kefaleten borçlarının teminatı olarak ipotek edildiğinden, ipotek verenin kefil sıfatıyla sorumlu olduğu bedel için taşınmaz ipoteği paraya çevrilmeden kefil olarak sorumluluğuna gidilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin gerekçesi hatalı olsa da sonucu itibariyle doğru bulunmuş ve ihtiyati haciz isteminin reddi yerinde görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Aynı taşınmazın hem ipotek hem müteselsil kefalet teminatı olarak gösterildiği durumlarda, kefil sıfatıyla sorumluluk nedeniyle önce rehin paraya çevrilmeden malvarlığına ihtiyati haciz konulamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer teminat yapılarındaki ihtiyati haciz taleplerine ışık tutması bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz ipotek müteselsil kefalet rehinle temin edilmiş alacak rehnin paraya çevrilmesi ilkesi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257İİK 257/1İİK 258/1İİK 45/1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 586/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1878

KARAR NO 2019/1363

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/08/2019

NUMARASI 2019/1145 D. İş-2019/1199 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2019

İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile borçlu ...Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin geri ödenmediğini, karşı tarafın ise asıl borçlu şirketin borçlarına karşılık taşınmazını ipotek ettiğini, söz konusu ipotek belgesine istinaden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, ayrıca ipotek senedinin 5.maddesi uyarınca karşı taraf borçlunun, ipoteğe ilaveten ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfastıyla da sorumlu olmayı kabul ettiğini ileri sürerek 600.000-TL alacak yönünden ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, karşı taraf borçlunun kredi sözleşmesinde kefil olmadığı, sadece ipotek veren olduğu, dolayısıyla ipotek bedeli kadar şahsen tekeffül kabul eden kişi olduğu, bu durumda, ipotek paraya çevrilip tekeffül edilen miktarın karşılanıp karşılanmadığı tespit edilmeden, diğer mal varlığına yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin talep yersiz olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek belgesi ve resmi senet tablosunun 5.m. uyarınca borçlunun ipotek veren sorumluluğu yanında, müteselsil kefil sıfatıyla da sorumluluğunun mevcut olduğunu, ancak ilk derece mahkemesince sehven incelemenin eksik yapıldığını düşündüklerini belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Talep, İİK’nun 257 vd.devamı uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında mevcut ipotek belgesi incelendiğinde, karşı taraf borçlu ... adına kayıtlı taşınmazın, banka tarafından .... Ltd. Şti.’ne açılmış veya açılacak her türlü krediden,.....kaynaklanan, gerek bu firmanın gerekse ipotek verenin kendisinin bankaya karşı doğmuş doğacak asaleten/kefaleten borçlarını karşılamak üzere 600.000-TL üzerinden 1.dereceden ipotek edildiği, ipotek resmi senedinin 5.maddesi uyarınca ise, ipotek verenin tesis edilen ipoteğe ilaveten, ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfatıyla da ayrıca sorumlu olmayı kabul ve taahhüt etttiği görülmüştür.

Yine dosya kapsamında mevcut sözleşme ve ihtarnameler incelendiğinde, ihtiyati haciz talep eden banka ile ...Tic. Ltd. Şti. arasında 26.01.2015 tarihli 2.550.000-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, ...’in bu sözleşmede kefil sıfatıyla isminin bulunmadığı, sözleşme uyarınca asıl borçluya kullandırılan kredilere ilişkin hesabın 02.01.2019 tarihi itibariyle kat edildiği, ... dışındaki borçlulara gönderilen ihtarnamede 2.754.774,87TL nakdi borcun derhal ödenmesinin talep edildiği,ihtarnamenin asıl borçlu şirkete 03.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ...’e hitaben düzenlenen ihtarnamede ise, ipotek edilen ayrıca müteselsil sıfatıyla da borçlu olunan borçlara ilişkin hesabın kat edildiği belirtilerek ipotek bedeli 600.000-TL’nin ipotek veren ve kefil sıfatıyla ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin borçluya 05.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.

İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. Cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. TBK nun 586/1.

maddesi; '' Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkca ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir '' düzenlemesini içermektedir. İİK’nun 45/1 maddesi “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.” hükmünü içermektedir.Somut olayda, ipotek senedi uyarınca karşı taraf borçlu ...’in ipotek veren olarak sorumlu olmanın yanında, ipotek bedelince kefil olarak sorumlu olmayı da kabul ettiği ve asıl borçluya ihtarın sonuçsuz kaldığı açık olup, bu durumda taşınmaz ipoteği paraya çevrilmeden kefilin takip edilebileceği düşünülebilir.

Ne var ki, taşınmaz, asıl borçlunun borçları yanında ipotek verenin asaleten/kefaleten borçlarının teminatı olarak da ipotek verilmiş olduğundan, ipotek verenin kefil olarak sorumlu olduğu 600.000-TL için taşınmaz ipoteği paraya çevrilmeden kefil olarak sorumluluğuna gidilemeyeceğinin kabulü gerekmiştir.O halde ilk derece mahkemesinin, gerekçesi hatalı olsa da sonucu itibariyle doğru olan kararında bir isabetsizlik görülmemiş, açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 04/11/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/248467 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.