İstinaf sebepleri gösterilmeyen başvurunun esastan reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1997 E. 2019/1378 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun usulden reddiTemyiz yolu açık
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
İstinaf başvurusunda başvuru sebep ve gerekçelerinin gösterilmemesi ve bunun sonradan sunulacağının bildirilmesine rağmen gerekçeli kararın tebliğinden sonra bu dilekçenin sunulmaması halinde, HMK 352 uyarınca sebep ve gerekçe gösterme dosyanın incelemeye alınmasının ön şartı olduğundan, başvuru HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilir; ancak bu durumda dahi BAM, HMK 355/1 gereği kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığını re'sen inceler.
Ele alınan sorunlar
İstinaf dilekçesinde başvuru sebep ve gerekçelerinin gösterilmemesi → ret
İddia: Davacı vekili, hukuka ve dosya münderecatına aykırı kararın kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden karar verilmesini talep etmiş, ayrıntılı istinaf dilekçesini gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunacağını belirtmiştir.
Gerekçe: HMK 352. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda başvurunun sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalarda öncelikle gerekli kararın verilmesi gerekir; başvuru sebep ve gerekçelerinin istinaf dilekçesinde gösterilmesi dosyanın incelemeye alınmasının ön şartıdır. Davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesini sonradan sunacağını belirtmiş, ancak gerekçeli karar 17/09/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmamıştır. Bu nedenle başvuru sebep ve gerekçe içermediğinden, HMK 352 ve 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kamu düzenine aykırılığın re'sen incelenmesi → ret
Gerekçe: Somut olayda mahkemece, sözleşmelerde dava konusu ödemelerin davalı tarafından davacıdan talep ve tahsil edilemeyeceğine dair açık bir hüküm yer almadığı, davacının kayıtlarına göre bu tahsilatlardan haberdar olduğu ve makul süre içinde itiraz ileri sürmediği, sözleşmenin sona ermesinden sonra yapılan davacı talebinin TMK 2. maddesine aykırı olduğu, sektörel uygulama gereği dava konusu edilen kalemlerin bayilerin katlanması gereken yükümlülüklerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu hükümde kamu düzenine aykırılık görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İstinaf dilekçesinde başvuru sebep ve gerekçelerinin gösterilmemesi ve bunun sonradan tamamlanacağının belirtilmesine rağmen bu tamamlamanın yapılmaması halinde, HMK 352 uyarınca başvurunun esastan reddedileceğine ilişkin usuli tespit açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvuru sebeplerinin gösterilmemesi↗ HMK 352 ön inceleme↗ kamu düzeni re'sen inceleme↗ otomasyon komisyon bedeli↗ istirdat davası↗ hak düşürücü süre↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1997
KARAR NO 2019/1378
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/05/2019
NUMARASI 2016/286 Esas - 2019/434 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/11/2019
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 21/05/2008 tarihinde bir akaryakıt bayilik ilişkisi kurulduğunu, işbu ilişki kapsamında müvekkilinin, akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapmaya başladığını, yalnızca davalıdan akaryakıt alındığını, sözleşmelere aykırı olarak 2011-2015 yıllarına ilişkin davalı tarafından haksız tahsilatlar yapıldığını, yapılan bu tahsilatların ağırlıklı olarak otomasyon komisyon bedeli olarak tahsil edildiğini, ancak bu otomasyon sisteminin tamamen davalının yükümlülüğünde olduğunu, davalı tarafından otomasyon komisyon bedeli olarak müvekkilinden tahsil edilen tutar toplamının 754.673,90.-TL, diğer yandan yakıt kart komisyon bedeli, yakıtpuan, iletişim hizmet bedeli, tuvalet temizlik bedeli ve sair ad altında 94.144,08.-TL olmak üzere davalı tarafından 2011-2015 yıllarında yapılan haksız tahsilat tutarı toplamının ise 848.817,98.-TL olduğunu, bu tahsilatların doğrudan borçlandırma sistemi ile müvekkilinin kredili banka hesabından tahsil edildiğini, fazla tahsilatların davalıdan ihtarname ile talep edilmesine rağmen ödenmediğini beyanla davalarının kabulü ile;
fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını saklı tutarak davalının 2011 yılı ile 2015 yılını kapsayan (5 yıllık) dönemlerdeki bayilik sözleşmelerine ve EPDK kararlarına, mevzuata ve hakkaniyete aykırı olarak müvekkilinden tahsil ettiği 848.817,98.-TL tutarındaki otomasyon komisyon bedelleri başta olmak üzere tam komisyon vb diğer bedellerin tahsil tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın istirdat davası olduğunu, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini bu yönden davanın reddi gerektiğini, davacının, huzurdaki davaya konu ettiği fatura bedellerini, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin başlangıcından itibaren itirazsız olarak ödediğini, EPDK tarafından vaz edilen 1240 sayılı kararda anılan otomasyon sistemi'nin müvekkili tarafından kurularak ariyeten davacıya teslim edildiğini, davacının davaya konu yaptığı faturaların, taraflar arasında imzalanan tüm sözleşmelere uygun olduğunu, davacının kurumsal müşterilerinin davacıya oluşturduğu toplam maliyetin ortalama %50 hesabıyla taraflar arasında paylaşıldığını ve komisyon faturalaması yapıldığını, bu uygulamanın ticari ilişkinin başlangıcından beri süregeldiğini ve davacı tarafından da kabul gördüğünü beyan ederek;
öncelikle davanın zamanaşımı ve 1 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddine ve aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; sözleşmelerde dava konusu ödemelerin davalı tarafından davacıdan talep ve tahsil edilemeyeceğine dair açık bir hüküm yer almadığı, ancak davacı kayıtlarına göre davacının haberdar olduğu ve makul süre içerisinde bir itiraz ileri sürülmediği, sözleşmenin sona ermesinden sonra yapılan davacı talebinin TMK 2.maddesine aykırı olduğu, sektörel uygulama gereği dava konusu edilen kalemlerin bayilerin katlanması gereken yükümlülüklerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; hukuka, kanuna, içtihatlara ve dosya münderecatına aykırı kararın istinafen incelenerek ve kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden karar verilmesini, ayrıntılı istinaf dilekçesini gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunacağını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş ise de gerekçeli kararın tebliğinden itibaren istinaf sebeblerini içeren dilekçe sunulmamıştır.
GEREKÇE
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından; gerekçeli kararın tarafına tebliğine müteakiben ek dilekçe ile başvuru sebeplerini detaylandıracağını bildirerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.HMK 352.maddesinde; Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda başvurunun sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalarda öncelikle gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.İstinaf başvurusunun sebeplerinin ve gerekçesinin açıkça gösterilmesi dosyanın incelemeye alınmasının ön şartıdır. Eldeki davada davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesini sunacağını belirtmişse de; gerekçeli kararın 17/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
HMK 352. maddesi uyarınca başvuru sebep ve gerekçelerinin istinaf başvuru dilekçesinde gösterilmesi zorunludur. HMK 355/1 maddesi gereğince istinaf başvuru yolunda kamu düzenine aykırı bir yön olup olmadığı resen incelenir. Somut olayda mahkemece sözleşmelerde dava konusu ödemelerin davalı tarafından davacıdan talep ve tahsil edilemeyeceğine dair açık bir hüküm yer almadığı, ancak davacı kayıtlarına göre davacının haberdar olduğu ve makul süre içerisinde bir itiraz ileri sürülmediği, sözleşmenin sona ermesinden sonra yapılan davacı talebinin TMK 2.maddesine aykırı olduğu, sektörel uygulama gereği dava konusu edilen kalemlerin bayilerin katlanması gereken yükümlülüklerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin hükümde kamu düzenine aykırılık görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 352, 355 ve 353/1-b-1 maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/248438 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi