6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati hacze itirazda 7 günlük sürenin geçirilmesi ve hakkın kötüye kullanılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2346 E. 2019/1582 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU (KAPATILAN)17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

İhtiyati hacze itiraz süresi İİK 265/1 uyarınca 7 gündür; haciz tutanağının tebliğine ilişkin belge bulunmasa da, borçlunun eşinin huzurunda haciz işleminin yapılması ve borçlunun sonraki yıllarda açtığı davalarda ihtiyati hacizden söz etmesi gibi dolaylı deliller, borçlunun haciz kararından kesin olarak haberdar olduğunu gösterebilir. Bu haberdar olma tarihinden itibaren yıllarca geçtikten sonra yapılan itiraz süresinde değildir; ayrıca bu denli uzun süre haberdar olunmadığının ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati hacze itiraz süresinin geçip geçmediği → ret

İddia: Borçlu vekili, ihtiyati haciz kararının/tutanağının müvekkiline tebliğ edilmediğini ve ihtiyati hacizden ancak 18.03.2019 tarihinde haberdar olunduğunu, bu nedenle itirazın süresinde olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 265/1 uyarınca ihtiyati hacze itiraz süresi 7 gündür; haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa bu tarihten, yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren süre işlemeye başlar. Somut olayda borçlunun huzurunda uygulanan bir haciz bulunmadığı ve tutanağın tebliğine ilişkin belgeye rastlanılmadığı belirlenmiş olsa da, çeke dayalı kambiyo takibi başlatıldıktan sonra 22.10.2014 tarihinde borçlunun eşinin huzurunda ihtiyati haciz işlemi yapıldığı ve borçlu tarafından 2014-2015 yıllarında icra hukuk mahkemelerine açılan birden çok davada ihtiyati haciz kararından söz edildiği tespit edilmiştir. Bu olgular birlikte değerlendirildiğinde borçlunun 2014 yılı itibariyle ihtiyati haciz kararından kesin şekilde haberdar olduğu, ancak itirazını yaklaşık 5 yıl sonra 18.03.2019 tarihinde yaptığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Uzun süre sonra haberdar olunmadığı iddiasının hakkın kötüye kullanılması sayılması → ret

Gerekçe: Bu kadar uzun bir süre boyunca ihtiyati hacizden haberdar olunmadığı yönündeki iddianın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunun kabulü gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Haciz tutanağının tebliğine ilişkin doğrudan belge bulunmasa da, borçlunun sonraki işlem ve dava dosyalarındaki beyanlarından ihtiyati hacizden haberdar olduğunun dolaylı delillerle tespit edilebileceğine ve uzun süre sonra yapılan itirazın hakkın kötüye kullanılması sayılabileceğine ilişkin değerlendirme içermesi nedeniyle emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 265/1 uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz süresi 7 gündür; süre, haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa bu tarihten, yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren işlemeye başlar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz itiraz süresi İİK 265 hakkın kötüye kullanılması tebliğ kambiyo senetlerine özgü icra takibi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 265İİK 265/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2346

KARAR NO 2019/1582

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU (KAPATILAN)17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/04/2014-21/05/2019 (Ek Karar)

NUMARASI 2014/117 D. İş- 2014/117 Karar

TALEP İHtiyati Hazce İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2019

08/04/2014 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazın reddine yönelik 21/05/2019 tarihli ek kararın ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkilinin borçlulardan 74.760-USD bedelli çeke dayalı alacağı olduğunu, çek bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız işlemi gördüğünü ileri sürerek 74.760-USD alacağını teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesinin 08.04.2014 tarihli kararı ile, uygun görülen ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati hacze itiraz eden ... vekili 18.03.2019 tarihli dilekçesi ile, müvekkiline ihtiyati haciz kararının tebliğ edilmediğini ve ihtiyati hacizden 18.03.2019 tarihinde haberdar olunduğunu, çeke ilişkin borcun işveren ve üçüncü kişi olan Karaville firması tarafından ödendiğini, alacaklı tarafından bu firma adına 156.000,-TL bedelli bir fatura düzenlendiğini ve fatura bedelinin ödendiğini, ancak gerçekte alacaklının ... firmasına faturaya konu hizmeti vermediğini, ayrıca alacak iddiasına karşı takas definde bulunulmuş olup bu nedenle de borcun ortadan kalktığını, çekin alacaklıya sözleşme gereğince verildiğini ancak alacaklının sözleşme gereği edimini yerine getirmediğini, ayrıca kambiyo takibine yasal sürede itiraz edildiğini ve açılan davanın henüz kesinleşmediğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İTİRAZA CEVAP

htiyati haciz isteyen vekili, borçlunun en geç 20.05.2014 tarihinde ihtiyati hacizden haberdar olması nedeniyle itirazının süresinde olmadığını, borçlunun açıkça kötüniyetli olduğunu ve hukuki koruma yollarını kötüye kullandığını, itiraz sebeplerinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu iddiaları açtığı davalarda da ileri sürdüğünü, kaldı ki bu itirazların ancak menfi tespit davasında ileri sürülebileceğini belirterek itirazın reddini istemiştir.

EK KARAR

İlk derece mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ek kararı ile, ihtiyati hacze yönelik itirazların ancak borçlu tarafça açılacak menfi tespit davasında ileri sürülebileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

htiyati hacze itiraz eden ... vekilinin istinaf dilekçesinde özetle;

1- İtirazın süresinde olduğunu, zira müvekkiline ihtiyati haciz tutanağının tebliğ edilmediğini,2-Alacaklının çek bedelince alacaklı olmadığının taraflarınca kesin olarak ispatlandığını, 3-Avalist olan müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin doğru olmadığını, zira keşideci asıl borçlunun imzaya itiraz ettiğini ve müvekkilinin sorumluluğunun bu davanın sonucuna bağlı olduğunu,4-Teminat tutarının eksik belirlendiğini belirterek itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Talep, İİK 265.m. uyarınca ihtiyati kararına itiraz istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ek kararı ile, yukarıda açıklanan gerekçelerle itirazın reddine karar verilmiştir.İİK.nun 265/1.maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz süresi (7) gündür. İhtiyati haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa bu tarihten, borçlunun yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren (7) günlük süre işlemeye başlar. Somut olayda, borçlunun huzurunda uygulanan bir ihtiyati haciz söz konusu olmayıp, açıkça ihtiyati haciz tutanağının tebliğine ilişkin belgeye de rastlanılmamış ise de, 09.04.2014 tarihinde talebe konu çek hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldıktan sonra, 22.10.2014 tarihinde borçlunun eşinin huzurunda ihtiyati haciz işlemi yapıldığı, borçlu tarafından 2014 ve 2015 yıllarında İcra Hukuk Mahkemelerine açılan birden çok davada borçlu tarafından ihtiyati haciz kararından söz edildiği görülmüştür.

O halde borçlunun itiraza konu ihtiyati haciz kararından, 2014 yılı itibariyle kesin bir şekilde haberdar olduğu, ancak yaklaşık 5 yıl sonra 18.03.2019 tarihinde itiraz ettiği, kaldı ki bu kadar uzun sürede ihtiyati hacizden haberdar olunmadığı yönündeki iddianın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunun kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin sonucu itibariyle doğru olan kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 19/12/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/247472 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.