Anonim şirket hisse satış usulünün belirlenmesinde ticaret mahkemesinin görevsizliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2030 E. 2019/1581 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Anonim şirket hisselerinin satış usulünün belirlenmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Haczedilen anonim şirket hisselerinin İİK 94 ve 121. maddeler uyarınca hangi usulle satılacağının belirlenmesi icra hukuk mahkemesinin (icra hakiminin) görev alanına girer; TTK'da şirket hisselerinin haczi genel hükümlerde düzenlenmiş olsa da haciz sonrası satış usulünün belirlenmesi konusunda ticaret mahkemelerine görev verilmemiştir. İcra hakiminin verdiği yetki belgesi üzerine ticaret mahkemesinde açılacak somut, türü belirli bir dava bulunmadığı hallerde, satış usulünün tespitine yönelik açılan dava ticaret mahkemesinde çözümlenecek somut bir uyuşmazlık içermediğinden dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Anonim şirket hissesinin haciz sonrası satış usulünün belirlenmesinde ticaret mahkemesinin görevi → ret
Gerekçe: TTK 133(2) uyarınca alacaklı, sermaye şirketlerinde senede bağlanmış veya bağlanmamış payların İİK'nın taşınırlara ilişkin hükümlerine göre haczedilerek paraya çevrilmesini isteyebilir. Şirket hisselerinin haciz üzerine satış usulü İİK 94. maddede düzenlenmiş olup satışın menkul hükümlerine göre yapılacağı belirtilmiştir; hangi usulle satılacağının belirlenmesi İİK 94 ve 121. maddeler uyarınca icra hukuk hakiminin görev alanındadır. TTK'da şirket hisselerinin haczi genel hükümlerde düzenlenmiş olmakla birlikte, haciz ve satış aşamasında ticaret mahkemelerine hiçbir görev verilmemiştir. 6102 sayılı Kanun ile TTK 249(1) uyarınca sadece kollektif şirketlere münhasır olmak üzere alacaklıya fesih davası açma hakkı tanınmış, anonim şirket hisse hacizlerinde böyle bir yol öngörülmemiştir. İcra daireleri İİK 13 uyarınca icra hakiminin daimi denetim ve gözetimi altındadır ve icra dairelerinin kanuna uygun olmayan işlemleri şikayet yoluna tabidir. Somut olayda icra memuru, icra hakiminden görüş sormuş; icra hakimi hisselerin İİK 121 uyarınca alacaklıya verilecek yetki belgesiyle ticaret mahkemesinde açılacak bir dava yoluyla satılabileceğini belirtmiş, ancak ticaret mahkemesinde açılacak davanın türü belirlenmemiştir. Açılacak bir dava bulunmadığı gözetildiğinde, ticaret mahkemesince çözümlenecek somut bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacının satışa hangi hükümlerin uygulanacağının belirlenmesine yönelik isteği yönünden şikayet mercii ticaret mahkemesi olmadığından bu istemin yasal dayanağı yoktur. Bu nedenlerle, satış usulünün belirlenmesi ticaret mahkemelerinin görev alanında kalmadığından ilk derece mahkemesinin istemin reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesine yönelik istinaf sebebi → ret
İddia: Davalı şirket vekili, müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra dairesinin icra hukuk mahkemesinden görüş istemesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta olup, verilen hükümle davacı tarafın davada haksız çıktığından söz edilemez; bu nedenle davalı şirket vekilinin vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Anonim şirket hissedarının davada taraf gösterilmemesi nedeniyle eksik hasım iddiası → ret
İddia: Davalı şirket vekili, davalı şirketin hissedarları arasında bulunan bir kişinin davada davalı olarak gösterilmediğini, bu nedenle taraf teşkilinin sağlanmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhtilafa dahil olmayan ve esasen konusu da bulunmayan eldeki davada anonim şirket hissedarlarının gösterilmediği, eksik hasım ile davanın görüldüğü iddiaları dinlenebilir değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gerekçeli karar başlığında davalı vekilinin gösterilmemiş olması → ret
İddia: Davalı şirket vekili, dosyada vekaletnamesi bulunmasına rağmen gerekçeli karar başlığında gösterilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı safında gösterilen şirketin kendisini vekille temsil ettirdiği ve 18.07.2019 tarihinde dosyaya vekaletname sunulduğu halde davalı şirket vekilinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş olması maddi hata niteliğinde olup, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkündür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, haczedilen anonim şirket hisselerinin satış usulünün belirlenmesi talebinin ticaret mahkemesinin görev alanına girmediğini, bu hususun İİK 94 ve 121. maddeler kapsamında icra hukuk mahkemesinin (icra hakiminin) görevinde olduğunu ve icra hakiminin verdiği yetki belgesine dayanarak açılacak somut bir dava bulunmadan ticaret mahkemesinde satış usulü tespiti istenemeyeceğini ortaya koyması yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Haczedilen anonim şirket hisselerinin İİK 94 ve 121. maddeler uyarınca hangi usulle satılacağının belirlenmesi hususunda görevli merci icra hukuk mahkemesi (icra hakimi)dir; ticaret mahkemelerine bu konuda görev verilmemiştir.
- Dava şartı
- Ortada ticaret mahkemesince çözümlenecek somut bir uyuşmazlık/açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğu
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket hissesinin haczi↗ İİK 94↗ İİK 121↗ TTK 133↗ TTK 249↗ görev↗ dava şartı yokluğu↗ icra hukuk mahkemesi↗ yetki belgesi↗ şikayet yolu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2030
KARAR NO 2019/1581
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/07/2019
NUMARASI 2019/518 E.-2019/846 K.
DAVA
Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2019 (10/01/2020 yazım tarihli )
Davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı şirket vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Bakırköy ....İcra Dairesinin .... sayılı dosyasında alacaklı olup ,borçlu ... ait bulunan karşı yan olarak gösterilen şirkette 2200/20000 hissenin satışının talep edildiğini ve İcra Dairesince satışın hangi usulle yapılacağının İcra Hakimliğinden sorulduğunu ,İcra Hukuk Mahkemesinin İİK nun 121.maddesi uyarınca yetki belgesi verilmek suretiyle satışın yapılmasına karar verdiğini şirket hisselerinin iştirak halinde olmadığını,mahkemenin kesin kararı nedeniyle bu davayı açmak zorunda kaldıklarını anonim şirket hisseleri için İİK 121.m. hükmünün uygulanamayacağı ve İİK 94.m. uyarınca menkul satış hükümlerine tabi şekilde satış işlemlerinin gerçekleştirilebileceği yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş bu davanın İcra Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, yasa gereği bu Mahkemede görülemeyeceği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyada vekaletnameleri bulunmasına rağmen gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş olmalarının , müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin ve davalı şirketin hissedarları arasında ... de bulunmasına rağmen davalı olarak gösterilmediğini, dolayısıyla taraf teşkilinin sağlanmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Davaya konu uyuşmazlık haczedilen anonim şirket hisselerinin satışı talebine ilişkindir. Dosya da hisselerin senede bağlanıp bağlanmadığı hususunda bir bilgi yoktur.TTK nun 133(2) maddesinde (madde başlığı ortakların kişisel alacaklısıdır.) alacaklının " tüm sermaye şirketlerinde senede bağlanmış veya bağlanmamış payların İİK nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilerek, paraya çevrilmesini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Şirket hisselerinin haciz talebi üzerine yapılacak işlemler İİK nun 94.maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup; bu maddede satışın menkul hükümlerine göre yapılacağı tekrar edilmiştir. İcra Dairesin de satışların hangi usulle yapılacağı yine İİK da düzenlenmiş olup ;İİK 94 ve 121 .maddelerinde şirket hisselerinin hangi usulle satılacağının İcra Hukuk hakimince belirlenmesi gerekmektedir.TTK da şirket hisselerinin haczi yukarıda yazıldığı üzere genel hükümler de düzenlenmiş olup şirket hisselerinin haczi ve satışı aşamasında Ticaret Mahkemelerine hiç bir görev verilmemiştir.
6102 sayılı kanunun yürürlüğü ile birlikte TTK nun 249(1) maddesin de sadece kollektif şirketlere münhasır olmak üzere alacaklıya fesih davası açma hakkı muhafaza edilmiştir.Anonim şirket hisse hacizlerinde böyle bir yol bulunmadığı gibi davacı vekili elde ki davayı İcra Hukuk Mahkemesinin kesin kararı nedeniyle açmak zorunda kaldıklarını karşı yandan vekalet ücreti talep etmediklerini dilekçesinde beyan etmektedir. Yasal düzenlemeler yukarıda yazıldığı üzere açık olup İcra Daireleri İİK nun 13.maddesi uyarınca İcra Hakiminin daimi denetim ve gözetimi altındadır. İcra dairelerinin kanuna uygun olmayan işlemleri şikayet yoluna tabiidir.Somut olay da ;elde ki dava şirket haczedilen şirket hissesinin satışının talep edilmesi nedeniyle İcra Memurunun İcra Hakiminden görüş sorması üzerine "şirket hisselerinin İİK nun 121.maddesi uyarınca alacaklının İcra Mahkemesinden alacağı yetki ile ticaret mahkemesinde şirket hisselerinin satışı için dava açabileceği anlaşıldığından ,alacaklı vekiline yetki belgesi verilerek satışın gerçekleştirilmesi hususunda "karar verildiği anlaşılmakla birlikte, Ticaret Mahkemesinde ne davası açılacağı da belirlenmemiştir.
Açılacak bir dava bulunmadığı gözetildiğinde elde ki dava da Ticaret Mahkemesince ortada çözümlenecek somut bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin satışa hangi hükümlerin uygulanacağının belirlenmesine yönelik isteği ise şikayet mercii ticaret mahkemesi olmadığından yasal bir dayanağı yoktur. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yasal düzenlemeler gereği satış usulunün belirlenmesi Ticaret Mahkemelerin görev alanında kalmadığından istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp ; İcra Dairesinin İcra Hukuk Mahkemesinden görüş istenmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla ve verilen hüküm ile davacı tarafın davada haksız çıkmadığı anlaşılmakla davalı şirket vekilinin vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Ayrıca davada taraf gösterilmeyen anonim şirket ortağı bulunduğu ileri sürülmekte ise de ihtilafa dahil olmayan ,esasen bir konusu da bulunmayan elde ki dava da anonim şirket hissedarlarının gösterilmediği ,eksik hasım ile davanın görüldüğü iddiaları dinlenebilir değildir.Bununla birlikte davalı safında gösterilen ...
San. Ve Tic. A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiği ve 18.07.2019 tarihinde dosyaya vekaletname sunulduğu halde, davalı şirket vekilinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş olması maddi hata niteliğinde olduğundan mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün görülmüş,yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ....A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b/1 gereği ESASTAN REDDİNE,Davalı şirket tarafından yatırılan 44,40- TL peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/247320 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi