Arabuluculuk anlaşması kapsamı dışındaki dava için hukuki yarar bulunur
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/804 E. 2025/1425 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Arabuluculuk anlaşmasına dayalı hukuki yarar itirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğinde olması ve HUAK 18/5 gereği anlaşmaya varılan hususlar hakkında dava açılamaması, ancak davacının talep ettiği husus anlaşma belgesinde açıkça yer almıyorsa (örneğin anlaşmada taşınmazın satışı ve satış bedelinin paylaşımı düzenlenmişken dava taşınmazın mülkiyetinin devrine ilişkinse) bu talebin arabuluculuk anlaşması kapsamı dışında kaldığı ve dolayısıyla dava açılmasında hukuki yarar bulunduğu kabul edilir; böyle bir durumda hukuki yarar yokluğundan usulden ret kararı verilemez.
Ele alınan sorunlar
Arabuluculuk anlaşma belgesi kapsamında dava açılıp açılamayacağı (hukuki yarar) → kabul
İddia: Davacı vekili, HUAK 1. maddesi uyarınca kanunun ancak tarafların serbestçe tasarruf edebileceği hususlarda uygulanacağını, tapu mülkiyetinin tescil ile kazanılıp tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir konu olmadığını, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar, dava dışı şirketin ortakları olup arabuluculuk başvurusu üzerine şirketin tasfiyesi, ortakların hak ve borçları ile paylaşımın ne şekilde yapılacağı hususunda anlaşmaya varmış ve 01.12.2023 tarihli anlaşma belgesini imzalamışlardır. Anlaşmada, davalı adına kayıtlı olmakla birlikte gerçekte 1/3'er pay halinde davacı, davalı ve dava dışı bir kişiye ait olduğu kabul edilen dava konusu taşınmazın en geç 6 ay içinde piyasa değerinde satılarak bedelinin 1/3'ünün davacıya ödenmesi kararlaştırılmıştır. HUAK 18/4 uyarınca taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır; 18/5 uyarınca ise arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Ancak taraflarca imzalanan anlaşma belgesinde açıkça uyuşmazlık konusu bağımsız bölümün davalı tarafça satılması ve satış gelirinin 1/3'ünün davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup, taşınmazın 1/3 payının davacıya devrine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Davacının işbu davada talep ettiği husus ise taşınmazın 1/3 payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilidir. Bu durumda davacının dava konusu ettiği husus, arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesinde yer almadığından, davanın konusu HUAK 18/5 kapsamında üzerinde anlaşılan bir hususa ilişkin değildir. Bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Arabuluculuk anlaşma belgesinin ilam niteliğinde belge sayılması ve HUAK 18/5 kapsamında dava açma yasağının, ancak anlaşmada açıkça düzenlenen hususlarla sınırlı olduğunu; anlaşmada yer almayan bir talebin (somut olayda mülkiyetin devri talebi, anlaşmada ise satış ve bedel paylaşımı düzenlenmesi) bu yasağa girmediğini ve dolayısıyla hukuki yarar bulunduğunu ortaya koyması nedeniyle emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Arabuluculuk anlaşma belgesinde yer almayan bir hususa ilişkin dava açılmasında hukuki yarar bulunduğu; anlaşmada düzenlenmeyen talep yönünden HUAK 18/5 kapsamında dava açma yasağının uygulanmayacağı.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk anlaşma belgesi↗ ilam niteliğinde belge↗ hukuki yarar↗ tapu iptali ve tescil↗ şirket tasfiyesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/804
KARAR NO 2025/1425
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/01/2025
NUMARASI 2025/64 Esas - 2025/65 Karar
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil
İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/09/2025
Hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ve diğer ortaklar arasında imzalanan arabuluculuk anlaşması ile, göre ... adına kayıtlı olduğu halde 1/3'er pay halinde davacı, davalı ve ...'a ait olan ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan ... ada 5 parsel sayılı 5 numaralı bağımsız bölümün en geç 6 ay içerisinde piyasa değerinde satılarak bedelinin 1/3'ünün davacıya ödenmesi şeklinde anlaşmaya varıldığını, buna rağmen müvekkilinin fiili zilyetliğine hırsızlık suretiyle son verme girişiminde bulunulduğunu, müvekkili ile davalı ve ...'ın ...şirketinin ortağı olduklarını, şirkette kar payı dağıtılmaması ve gerçek dışı faturalarla pasifinin artırılması nedeniyle müvekkilinin şirketten ayrılmak ve alacaklarının ödenmesi için talepte bulunduğunu, davalının olumlu dönüş yapmaması üzerine arabulucuya başvurulduğunu, yapılan müzakereler sonucunda 01.12.2023 tarihinde anlaşma belgesi imzalandığını, anlaşma gereği davalı adına kayıtlı taşınmazın satışı için belirlenen sürenin 01.06.2024 tarihinde ve satış bedelinin müvekkiline ödenmesi için belirlenen sürenin de 04.06.2024 tarihinde dolduğunu, buna rağmen davalının hiç bir girişimde bulunmadığını belirterek, taşınmazın 1/3 payının tapu kaydının iptali le müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde karar tarihine en yakın tarihteki taşınmaz güncel değerinden şimdilik 10.000-TL'nin belirsiz alacak olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının 01.12.2023 tarihli arabuluculuk anlaşmasında kendisine yüklenen edimleri yerine getirmediğini, anlaşmanın 7. maddesi gereği davacının 4A firmasındaki hisse devri taahhüdünü yerine getirmediğini, şirketin yapılması gereken genel kurulunu yapmadığını, bu nedenle davacının arabuluculuk anlaşmasına dayalı olarak dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının yetkili müdür ve hissedarı olduğu 4A şirketinde genel kurul yapmaması nedeniyle şirketin genel kurulunun yapılabilmesi için İstanbul Anadolu 13. ATM'nin 2024/237 esas dosyasında genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesi talebi ile 02.04.2024 tarihinde dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, davacının kendisine ait ...
Proje Mühendislik şirketinin faaliyetlerini sürdürmesi için ...şirketinden 12.12.2022 tarihinde ve 2023 yılında bedellerini ödemeksizin aldığı ticari malları işlerinde kullandığını, teslim tarihindeki değeri yaklaşık 1.000.000-TL olan borcunu iki yıldır ödemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; her iki tarafın ...şirketinin ortakları oldukları, davacının ...- ... İlçesi ... Mahallesi ... ada 10 parselde bulunan 5 numaralı bağımsız bölümün 1/3 hissesinin tapusunun iptali ile kendi adına tescili olmadığı taktirde hissenin güncel bedelinin ödenmesi istemiyle davayı açtığı, şirket ve şirket yetkili ve ortakları ile 01.12.2023 tarihinde arabuluculuk anlaşma belgesi imzalandığı, anlaşma ile ... adına kayıtlı bulunduğu halde gerçekte 1/3'ü ..., 1/3'ü ... ve 1/3'ü ...'a ait olan taşınmazın en geç 6 ay içerisinde piyasa değerinde satışına, satışından elde edilen değerin 1/3'ünün ...'ın hesabına satışından en geç 3 gün içerisinde gönderilmesine dair karar alındığı, anlaşma metni ile tarafların ortak oldukları dava dışı şirketin tasfiye edilmesine karar vererek tasfiye kapsamında karşılıklı edimleri ve tasfiye paylarını belirledikleri, anlaşma belgesinin 2/C maddesinde dava konusu edilen taşınmazın 1/3 hissesinin davacıya ait tasfiye payı olduğunun kabul edildiği ve satış ile ödeme koşullarının belirlendiği, 6325 sayılı HUAK'ın 18.
maddesinin; "Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz" hükmünü içerdiği, kanunda belirtildiği üzere, kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayıldığından, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağını, tarafların 01/12/2023 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesi ile taşınmazın satışı ve bedelinin davacıya ne şekilde ödeneceği hususlarında anlaştıklarından, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; 6325 sayılı kanunun 1. maddesinde, bu kanunun ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanacağının belirtildiğini, mülkiyet konusunda bir tespit ve belirleme anlamına gelen mevcut anlaşma şartlarının, icra edilebilir nitelikte olmadığını, yine tapu mülkiyeti tescil ile kazanıldığından ve tescil işlemi tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği bir konu olmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, arabuluculuk anlaşma belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Somut olayda; taraflar ... ... Ltd. Şti'nin ortakları olup davacının arabuluculuk başvurusu üzerine şirketin tasfiyesi, ortakların hak ve borçları, paylaşımın ne suretle yapılacağı ve işbu dava konusu taşınmazın paylaşımı hususunda taraflarca anlaşmaya varılarak 01.12.2023 tarihli anlaşma belgesinin imzalandığı, anlaşmada taraflar diğer hak ve yükümlülükleri ile birlikte, davalı ... adına kayıtlı olduğu halde gerçekte 1/3'er pay halinde davacı, davalı ve dava dışı ...'a ait olduğu kabul edilen ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan ... ada 5 parsel sayılı 5 numaralı bağımsız bölümün en geç 6 ay içerisinde piyasa değerinde satılarak bedelinin 1/3'ünün satıştan itibaren 3 gün içerisinde davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça bu edimini yerine getirilmemesi nedeniyle davacı tarafça işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
6325 sayılı HUAK'ın 18. maddesinin 4. fıkrasında, kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılacağı, 5. fıkrasında ise, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Taraflarca imzalanan anlaşma belgesinde açıkça uyuşmazlık konusu bağımsız bölümün davalı tarafça satılması ve satıştan elde edilen gelirin 1/3 payının davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup, anlaşma belgesinde taşınmazın 1/3 payının davacıya devri konusunda bir hüküm bulunmamaktadır.
Davacı tarafça açılan işbu davada ise taşınmazın 1/3 payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili talep edilmiştir. Bu durumda davacının dava konusu ettiği husus arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesinde yer almamakta olup, işbu davanın konusu arabuluculuk faaliyeti sonunda üzerinde anlaşılan bir hususa ilişkin değildir. Bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2025 Tarih 2025/64 Esas - 2025/65 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/09/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/2469 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi